EĞİTİM - 26 Mart 2025 Çarşamba 12:17

Ailesinin sağlık sorunları onu yıldırmadı, Türkiye derecesi yaptı

A
A
A
Ailesinin sağlık sorunları onu yıldırmadı, Türkiye derecesi yaptı

Yozgat’ta yaşayan İlayda İkbal İcik, Milli Savunma Üniversitesi sınavında derece yaparak Türkiye 25.’si oldu.


Yozgat Şehitler Fen Lisesi öğrencisi İlayda İkbal İcik, ÖSYM tarafından açıklanan Milli Savunma Üniversitesi sınavında yaptığı derecenin, 9.sınıftan beri sistemli çalışmasına bağlı olduğunu ifade etti. Dershane veya özel ders almaya ihtiyaç duymayan İcik, lise hayatı boyunca okulu ile sınav çalışma düzenini bir arada götürdüğünü söyledi. "Okulum bizlere düzenli çalışmayı ve kendini yönetmeyi öğretti. Kendi programımı kendim yaparak öz disiplinli bir şekilde devam ettim. Küçüklüğümden beri hayalim doktor olmak. TYT ve AYT için çalışmalarıma devam ediyorum. Milli Savunma Üniversitesi sınavı benim için deneme sınavı gibiydi. Aldığım sonuç sonrası çok mutlu oldum. Öğretmenlerim ve ailem de çok mutlu oldu" dedi.



"6.sınıftayken anneme meme kanseri teşhisi konulmuştu"


Ailesinin yaşadığı sağlık sorunlarına değinen İcik, "6.sınıfın yaz tatilinde anneme meme kanseri teşhisi konuldu. Annemle babam etkilenmememiz için bu süreci yönetirken ellerinden geleni yaptılar. Biz de ağabeyimle birlikte onları mutlu etmek için daha çok çalıştık. Çünkü bunun onları da bizleri de mutlu edeceğini biliyorduk. 10.sınıfın başlarında da babama kalp ameliyatı geçirmesi gerektiğine dair bir teşhis konuldu. İkinci dönemde babam ameliyat oldu. Bir dönem amcamlarda kaldık. Bu süreci yaşarken öğretmenlerim ve arkadaşlarım çok yardımcı oldu. Onları mutlu etmek için derslerime daha fazla yoğunlaştım. Bazı durumlar geçici ama elde ettiğiniz başarı, çalıştığınız zaman size kalıcı değerler sağlıyor" diyerek yaşadığı zorlu sürece değindi.



"Her gecenin sonunda bir aydınlık vardır"


Kendisi gibi zor süreçlerden geçen yaşıtları için ise "Hayat bu. Başımıza her şey gelebilir. Bir günümüz diğerini tutmuyor. İnişler çıkışlar olabilir. Her gecenin sonunda bir aydınlık vardır. Üzülecek şeyler oluyor. Ama üzüldükten sonra kendini derslerine vermen gerekiyor. Derslerden elde ettiğin başarı hem seni mutlu ediyor hem de ailene motivasyon kaynağı oluyor. Umutlu olmak lazım" sözleriyle öneride bulundu.


İlayda İkbal İcik’in hem babası hem de öğretmeni olan Murat İcik, kızının ilkokuldan beri daima planlı hareket ettiğini söyledi. "İlayda ortaokuldayken annesinin hastalığı oldu. O süreci güzel atlattı. Kızım lisedeyken benim çok büyük bir kalp ameliyatı geçirmem gerekti. 1 yıl okula gidemedim. O süreçte okuldaki arkadaşlarım benim yokluğumu hissettirmeden manevi desteklerini sundular. Hepsine teşekkür ediyorum" dedi.


Anne Nilgün Neşe İcik "Kızım anaokulundan beri hep disiplinli olarak çalıştı. Verilen görevleri en iyi şekilde yapmak için üstün bir gayret sarf ederdi. Kızımla gurur duyuyorum. Destek veren öğretmenlerine teşekkür ediyorum" cümlelerine yer verdi.


Ağabey Engin Güray İcik ise "Kardeşimin başarısı bizi çok gururlandırdı. Annemin babamın zor sürecinde onları mutlu ettiği için teşekkür ederim. Ev işlerinde ve başka işlerde annemle babama yardımcı olduk. Onları yormadık, elimizden geleni yaptık" şeklinde konuştu.



Ailesinin sağlık sorunları onu yıldırmadı, Türkiye derecesi yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Uğur Uçar: "Hedefimiz kupayı Çorum halkına armağan etmek" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, takımın kısa sürede önemli bir çıkış yakaladığını belirterek sezon sonunda kupayı Çorum halkına armağan etmeyi hedeflediklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’de üst sıraları hedefleyen Çorum FK, ligin kritik haftalarından birinde karşılaşacağı Hatayspor maçı öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Kırmızı-siyahlı ekip, Çorum FK Tesisleri’nde Teknik Direktör Uğur Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana ısınma hareketleriyle başladı. Antrenman daha sonra taktiksel çalışmalarla sürdü. Teknik Direktör Uçar, kısa sürede oynanan üç maçtan da galibiyetle ayrıldıklarını belirterek takımın performansından memnun olduğunu söyledi. Uçar, "Gerçekten zorlu bir periyotla geldik. Kısa bir dönemde üç maç oynadık ve üç maçta da galip geldik. Bu bizim için sevindirici. Zaten takımın kalitesini buraya gelmeden önce de biliyorduk. Gerekli opsiyonları verdiğimiz zaman zaten takımın fark oluşturacağını biliyorduk. Çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Sadece biraz sonuçlandırmada, son vuruşlarda sıkıntımız var. Onu da düzeltirsek daha rahat maçlar oynayacağımızı düşünüyorum" dedi. "Zaten önemli olan forma adaleti" Takım içinde saygı ve adaletin önemli olduğunu vurgulayan Uçar, "Futbolcudan saygı ve sevgi görmek istiyorsanız aynı sevgi ve saygıyı onlara göstermeniz gerekiyor. Zaten önemli olan forma adaleti. Formayı adaletli dağıttığınız sürece takım için mücadele eden oyuncularla beraber inşallah Çorumspor’a kupayı getiririz, Çorum halkına armağan ederiz" diye konuştu. Uçar, "Geldiğimizde altıncı sıradaydık, bugün dördüncü sıradayız. Yedi puan fark vardı, beş puana indi. Daha önümüzde on maç var. Ama bizim hedefimiz maç maç gidip her maçı kazanmak. Ama ben takım halinde sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Fredy: "Üç maçın üçünü de kazandık" Fredy ise yeni teknik direktörle birlikte takımın güçlü bir mantalite kazandığını belirterek, "Üç maçın üçünü de kazandık. Ancak bireysel performanstan çok takım performansına odaklanmamız gerekiyor. Daha çok maç kazanıp üst sıralara çıkmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Burak Çoban: "Takım içinde çok güzel bir atmosfer var" Takımın tecrübeli isimlerinden Burak Çoban da sezonun kalan bölümünde tüm maçları kazanmak istediklerini belirterek taraftara destek çağrısında bulundu. Çoban, "Önümüzde on maç var ve hepsini kazanmak istiyoruz. Takım içinde çok güzel bir atmosfer var. Taraftarlarımızın desteği bizim için çok önemli. Hatay maçında herkesi stada bekliyoruz" dedi.
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.