GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 09:54

Asrın felaketini Hatay’da yaşayan Önal Burç, Yozgat’ta yeni bir hayat kurdu

A
A
A
Asrın felaketini Hatay’da yaşayan Önal Burç, Yozgat’ta yeni bir hayat kurdu

Asrın felaketi 6 Şubat depremlerini Hatay’da yaşayan Önal Burç, kendisine Yozgat’ta yeni bir hayat kurdu.


6 Şubat depremleri sırasında memleketi Hatay’da yaşayan Önal Burç, depremin ardından Yozgat’ın Sorgun ilçesine göç etti. 34 yaşındaki Burç, Hatay’daki işini Sorgun’da devam ettirmenin yanı sıra Sorgun halkının misafirperverliği sayesinde moral buldu. 4 yıllık evli olan Burç’un depremler sırasında hamile olan eşi, ilk bebeğini Sorgun’da dünyaya getirdi. 2 buçuk yaşında ve 6 aylık erkek bebekleri olan Önal Burç, tanıdıklarının yardımıyla Sorgun’da açtığı iş yerinde yeniden memleketine döneceği günlerin hayalini kuruyor.



"Burada hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz"


Depremlerden sonra yaşadığı süreci anlatan Önal Burç, "Yozgat Sorgun’a göç etmek zorunda kaldık. Kendi ayaklarımızın üstünde durmaya ve eski yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Yeniden ayakta durmaya çalışıyoruz. Maddi kayıplarımızı saymıyoruz, manevi kayıplarımız çok oldu. Yaralarımız daha taze. Benim yaşadığım yer biraz dağ eteğiydi, biz enkaz altında kalmadık ama kalan eş, dost, akrabalarımız vardı. Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Eski çalıştığımız toptancılar ve eş dost vesilesiyle iş kurmaya çalıştık. Burada kendi halimizde yeni baştan hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz" dedi.



"Çocuklarım Sorgun’da doğdu"


Vatandaşlardan gördüğü desteğin önemine değinen Burç, "Sorgun’daki manevi destek çok iyiydi. Allah birliğimizi dirliğimizi bozmasın. Sorgun halkı kendi acılarıymış, kendi yaralarıymış gibi paylaşımda bulundu. Deprem zamanı eşim hamileydi, çocuğum Sorgun’da doğdu. Burada kalmaya heves ettik. Hatay’da durumlar çok kötü. Yaralar geçmesine rağmen acılar var. Doğma büyüme Hataylıyım. Oraya dönmek isterim" dedi.



"Enkazları görünce insan bir çift çorabın ne kadar değerli olduğunu anlıyor"


Depremden dersler çıkarılması gerektiğini belirten Burç, "Burada bizi bir yabancıdan çok kendi evlatları gibi kucaklamaya çalıştılar. Geçmişten kültürümüzden gelen sıcaklığı bize göstermeye çalışıyorlar. Enkazları görünce insan bir çift çorabın ne kadar değerli olduğunu anlıyor. İnsan bazı şeylerin değerini elindekileri kaybettikten sonra anlayabiliyor. Bizim yaşadıklarımıza bakıp toplumun genelinin kendine çekidüzen vermesi lazım. Yaptığımız işlerde, evlerde canımızı emanet edecek şekilde bir liyakat ve düzen oluşturmamız lazım" diyerek konunun önemine dikkat çekti.



"Depremden sonra elimizden geleni yaptık"


Osmançavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin ise, "Önal Bey bizim komşumuz. 6 Şubat depremlerinden sonra buraya geldi. Yaklaşık 3 yıldır buradalar. Biz de sahip çıkabildiğimiz kadar çıktık. Depremden sonra biz de kendi imkanlarımızla deprem bölgesine gittik. Elimizden geldiği kadar ikramda bulunduk. Televizyondan izlemek gibi değil de canlı görmek bambaşka. Allah kimsenin başına vermesin, çok kötü bir olay" dedi.



Asrın felaketini Hatay’da yaşayan Önal Burç, Yozgat’ta yeni bir hayat kurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Başkan Çetin’den muhtarlara Kurban Bayramı ziyareti Kurban Bayramı münasebetiyle mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutlayan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ziyaretlerde mahallelerin ihtiyaçları, belediye çalışmaları hakkında muhtarlarla kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Kurban Bayramı dolayısıyla mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutladı. Gün boyu süren ziyaret programında mahalle muhtarlarıyla tek tek bir araya gelen Başkan Ertuğrul Çetin, hem bayram tebriğinde bulundu hem de mahallelerin ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve vatandaşların talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir" Muhtarların vatandaşlarla belediye arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade eden Başkan Çetin, "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir. Bizler de bu anlamlı günlerde mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek hem bayramlarını kutlamak hem de mahallelerimizin durumu hakkında istişarelerde bulunmak istedik. Muhtarlarımız vatandaşlarımızın taleplerini en iyi bilen, mahallelerimizin nabzını tutan önemli temsilcilerimizdir. Hep birlikte el ele vererek ilçemizi daha güzel yarınlara taşımak için çalışıyoruz. Kurban Bayramı’nın başta ilçemiz olmak üzere ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Muhtarlar ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür etti. Bayramda gerçekleştirilen ziyaretlerin moral ve motivasyon açısından anlamlı olduğunu belirten muhtarlar, mahallelere yönelik hizmetlerden dolayı da memnuniyetlerini ifade etti.
İstanbul Elini teraziye sıkıştıran acemi kasap: "Bir şey olmadığını düşünmüştüm, tendonlarım kopmuş" Kurban Bayramı’nda kurban kesimi ve hazırlığı sırasında yaralanan vatandaşlar hastanelere akın etti. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’ne gelen acemi kasaplardan Uzay Güler, elini teraziye sıkıştırdığını belirterek, "Bir şey olmadığını düşünmüştüm, tendonlarım kopmuş" dedi. İstanbul’da her Kurban Bayramı’nda yaşanan tanıdık manzaralar bu yıl da değişmedi. Bayram namazının ardından kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle kendini yaralayan çok sayıda vatandaş hastanelere akın etti. Kesim alanlarında ve evlerinin önünde kurban işlemleri yaparken bıçakla ya da çeşitli aletlerle kendilerini yaralayan vatandaşlar, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde yoğunluk oluşturdu. "Sakarlığımız başımıza dert oldu" Kurban etlerini tarttığı esnada elini teraziye kaptıran ve tedavisinin ardından yaşadığı talihsiz kazayı anlatan Uzay Güler, vatandaşları uyararak şöyle konuştu: "Terazinin arasına elim sıkışmıştı. Onu çekerken bir anda hızlı gelmesiyle elim saca çarptı ve kesildi. Bir şey olmadığını düşünmüştüm ama hastaneye geldiğimde tendonlarımda da bir zarar olduğunu söylediler ve tendonları diktiler, parmağımı da diktiler. Sakarlığımız başımıza dert oldu. Benim aslında bıçakla da işim yoktu ama içeride gördüğüm kadarıyla çok daha ciddi vakalar vardı. Bu konuda halkımızın dikkat etmesini ve bu işleri bilinçli kişilere bırakmasını öneriyorum; ben de dahil."