ASAYİŞ - 25 Mart 2026 Çarşamba 15:36

Bebeğin cesedi bulunamadı, anneye müebbet hapis cezası verildi

A
A
A
Bebeğin cesedi bulunamadı, anneye müebbet hapis cezası verildi

Yozgat’ta 4 yaşındaki oğlunu öldürüp çöplüğe attığını itiraf eden 35 yaşındaki anne, müebbet hapis cezasıyla cezalandırıldı.


Edinilen bilgiye göre olay, 15 Ocak 2025 tarihinde Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, önce 4 yaşındaki oğlu E.Ç. için kayıp ihbarında bulunan anne Merve Sağın daha sonra Boğazlıyan İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek 6 ay önce oğlunu öldürüp çöplüğe attığı itirafında bulundu. Annenin itirafı üzerine çöplükte günler süren geniş çaplı aramalara rağmen çocuğun cesedine ulaşılamadı. Bugün Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi’nde, olay sonrası gözaltına alınıp cinayet suçlamasıyla tutuklanan Sağın son kez hakim karşısına çıktı.



Cesedin bulunmasını istedi


Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mütalaa tekrarlandı. Anne Merve Sağın duruşmada çocuğunun cesedinin bulunmasını istedi.


İtirafı, tanık beyanları göz önünde bulundurularak Sağın’a cinayet suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. İyi hali göz önünde bulundurularak müebbet cezasına dönüştürüldü.



Bebeğin cesedi bulunamadı, anneye müebbet hapis cezası verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Ücretsiz fidan dağıtıldı Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğinde, 21–26 Mart Orman Haftası kapsamında düzenlenen "İklim Değişikliği Odağında Orman Köylerinin Rolü" başlıklı Bilim Kafe etkinliği gerçekleştirildi. Yığılca Orman İşletme Müdürlüğü ev sahipliğinde ki programa; Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Pınar Gültekin, Enstitü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Tuğba Torun, Yığılca Orman İşletme Müdürlüğü’nde görev yapan şef ve personeller ile çok sayıda Yığılca halkı katılım sağlarken; Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Selman Gültekin, konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Cömert, Bilim Kafe buluşmalarının Düzce Üniversitesi’nin topluma katkı misyonu doğrultusunda önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Düzce Üniversitesi’nin, akademik bilgiye erişimi yaygınlaştırmayı ve toplumun ihtiyaç duyduğu her alanda destek sunmayı önemsediğini dile getiren Cömert, katılımcıların talep ettikleri konularda her zaman yanlarında olacaklarını belirterek etkinliğe katkılarından dolayı Yığılca Orman İşletme Müdürlüğü’ne teşekkürlerini sundu. "İklim değişikliği orman ekosistemlerini doğrudan etkiliyor" Konuşmacı Doç. Dr. Yaşar Selman Gültekin, iklim değişikliğinin orman ekosistemleri ve kırsal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Son yıllarda artış gösteren orman yangınlarının bu sürecin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Gültekin, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve sosyal sonuçlar da doğurduğunu belirtti. Yığılca’nın orman varlığı açısından zengin bir bölge olduğunu belirten Gültekin, ormanların korunması ve gelecek nesillere aktarılması için planlı ve bilinçli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini, bu süreçte yalnızca kamu kurumlarının değil toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi. "Kırsal kalkınma için alternatif gelir kaynakları geliştirilmeli" Konuşmasında kırsal kalkınma konusuna da değinen Gültekin, orman köylerinde yalnızca geleneksel üretim faaliyetlerine bağlı kalınmaması gerektiğini ifade etti. Ekoturizm faaliyetlerinin geliştirilmesi, yöresel ürünlerin değerlendirilmesi ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi gibi uygulamaların bölge ekonomisine katkı sağlayacağını vurgulayan Gültekin, safran ve lavanta gibi alternatif üretimlerin de değerlendirilebileceğini belirtti. "Yığılca’nın doğal potansiyeli değerlendirilmeli" Yığılca ve çevresinin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin önemli bir potansiyel sunduğunu ifade eden Doç. Dr. Gültekin, Sarıkaya Mağarası başta olmak üzere bölgedeki doğal alanların turizm açısından daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Katılımcıların interaktif katılımıyla devam eden program kapsamında katılımcılara çevre bilincinin artırılmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla fidan dağıtımı gerçekleştirildi. Bilim Kafe; teşekkür belgesi takdimi ve günün anısına fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Diyarbakır Diyarbakır’da ‘yasa dışı bahis ve sanal kumarla’ mücadelede hukuki süreç ele alındı Diyarbakır Adliyesinde "yasa dışı bahis ve sanal kumarla" mücadelede hukuki süreç ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanması konuları ele alındı. Diyarbakır Barosu ev sahipliğinde adliyede düzenlenen toplantıya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavıcısı Erdal Kuruçay, yargı mensuplar, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Ekizer, Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ve kolluk kuvvetlerinden müdürler katıldı. Başsavcı Vekili Cemal Kurt, yaptığı açılış konuşmasında, şans oyunları, kumarla mücadele eylem planı kapsamında belirtilen suçlar yönünde soruşturma ve kovuşturma dahil olmak üzere yargısal etkinin artırılması, uygulamada karşılaşan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk kuvvetleri ve adli merciler arasında koordinasyonun sağlanması, kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, toplanacak delilerin yöntem ve usullerinin belirlenmesi, uygulama birliğinin sağlanması ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesi hedeflenmekte olduğunu söyledi. Başsavcı Vekili Kurt, günümüz çağında teknolojinin gelmiş olduğu aşamanın hayatımızda birçok kolaylık sağladığını gözlemlerken, ne yazık ki bu ilerlemenin olumsuz yönleri olduğunu, bireylerin ve toplumun aleyhine sonuç doğurabilecek tarzda kullanıldığını da yakından takip ettiklerini ifade etti. Başsavcı Vekili Kurt, "Uluslararası sorun haline gelen ve ülkenin en üst seviyede mücadele ettiği boyutlara ulaşan yasa dışı bahis ve kumar oyunları devletlerin ekonomik politikalarını olumsuz etkilemekte, vergi kayıplarına yol açmakta ve daha önemlisi ne yazık ki birçok vatandaşın istikballerini karartmak, aile bütünlüğünü ve huzurunu bozmakta, mahsum vaatlere inandırılarak tuzağa düşürülen genç kardeşlerimizin umutlarını ve geleceğini yok etmekte. Çok sayıda vatandaşımızı ekonomik zorluklara maruz bırakmakta ve bu buhrandan kurtulamayanların intihar etmesi, yahut bu amaçla başka bir suç işlemesine yol açarak birçok haneye acı düşürmekte, böylece toplum ve kamu düzenini bozmaktadır. Olumsuz etkileri saymakla bitmeyecek bu suçlarla etkin ve hızlı bir şekilde mücadele etme konusunda bizlere çok önemli sorumluluk ve görev düşmektedir. Bu doğrultuda vazifemizi en güzel şekilde yapmamız halinde birçok genç kardeşimizin istikbalinin yok edilmesine engel olacağımız gibi mağdur olan bireylerinde haklarını koruyarak suç ve suçluyla mücadelede başarılı bir yol kat etmiş ve kamu düzenin sürekliliğine hizmet etmiş olacağız" dedi. Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç ise dijitalleşmenin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumar faaliyetleri artık yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıkmış, ceza hukuku, idari düzenlemeler, finansal denetim ve uluslararası işbirliğini gerektiren çok katmanlı bir mesele haline gelmiş olduğuna dikkat çekti. Güleç, burada gerçekleştirmiş oldukları toplantının, çok boyutlu mücadelenin ortak akılla yürütülmesi açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, "Sonuç olarak ifade etmek isterim ki, sanal ortamda yasadışı bahis ve kumarla mücadele yalnızca ceza hukuku açısından sürdürülebilecek bir mücadele değildir. Etkin bir politika, cezai yaptırımların yanı sıra finansal denetimi, teknolojik altyapıyı ve sosyal politikaları birlikte içermelidir" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından basına kapalı sunumlarla devam etti.
Balıkesir Damızlık koçta rekor, açık artırmada 1 milyonluk satış Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen 83. Geleneksel Damızlık Koç Satışı Töreni’nde 26 numaralı koç, 1 milyon 110 bin liraya satılarak rekor kırdı. Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen açık artırmaya Türkiye’nin dört bir yanından gelen küçükbaş hayvan yetiştiricileri yoğun ilgi gösterdi. Damızlık ihtiyacını karşılamak isteyen üreticiler, satışa sunulan koçlar için kıyasıya yarıştı. Bu yıl açık artırmada 121 koç satışa sunulurken, yaşlarına göre 50 bin liradan başlayan fiyatlarla alıcı buldu. Günün en dikkat çeken satışı ise 26 kulak küpeli koç oldu. Manyas’ın Eşen Mahallesi’nde çiftçilik yapan Emre Sömer, söz konusu koçu 1 milyon 110 bin liraya satın alarak törende en yüksek bedeli ödeyen isim oldu. İlk satış ise Balıkesir’in Balya ilçesine bağlı Ilıca Mahallesi Muhtarı Metin Salgın tarafından 155 bin liraya gerçekleştirildi. Programa; Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Erdek Kaymakamı Hasan Göç, Gönen Kaymakamı Ahmet Altıntaş, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Karakoyun, Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, Bandırma Ziraat Odası Başkanı Süleyman Dönmez, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda üretici katıldı. Programın açılışında konuşan Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, enstitü bünyesinde Karacabey merinosu, Bandırma koyunu ile birlikte kıvırcık, sakız ve Gökçeada gibi yerli koyun ırklarının bulunduğunu belirterek, manda ve boz ırk sığırı üzerine de çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Kılınç, "Her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz ve bu yıl 83’üncüsünü gerçekleştirdiğimiz koç satış törenimize Türkiye’nin dört bir yanından katılım sağlayan tüm üreticilerimize teşekkür ediyorum. Kurumumuzun imkânlarını her yıl geliştirerek daha iyi hizmet vermeye çalışıyoruz. Hava şartlarına rağmen bizleri yalnız bırakmayan tüm yetiştiricilerimize ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Kurumun faaliyet alanlarına da değinen Kılınç, kaz yetiştiriciliği ve su ürünleri araştırmalarının sürdüğünü belirterek, sürü yönetiminde kullanılan köpek ırkları hakkında da bilgi verdi. Kangal ve Akbaş köpeklerinin koruma amaçlı, Border Collie ırkının ise sürü yönlendirmede kullanıldığını ifade etti. TAGEM Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay ise konuşmasında damızlık hayvanların önemine dikkat çekerek, "Seçilmiş ve özenle yetiştirilmiş hayvanlardan bahsediyoruz. Bugün piyasada bu nitelikteki hayvanların normal değerinin 3, 5 hatta 10 katına satıldığını görüyoruz. Biz ise bu değeri üreticimizin memleketine kazandırmayı hedefliyoruz. Alacağınız koçlar ve koyunlar yarının sürülerini oluşturacak, verimi ve kaliteyi artıracaktır. Bu noktaya gelmek kolay olmadı. Yıllara yayılan, nesiller boyu süren çalışmaların bir sonucudur" diye konuştu. Atalay, tarımda sağlanan gelişmelere de değinerek, "Nasıl ki ülkemiz savunma sanayiinde ve teknolojide önemli bir seviyeye ulaştıysa, tarımın pek çok alanında da aynı ilerleme söz konusu. Tohumdan hayvancılığa, balıkçılıktan diğer üretim alanlarına kadar her birinde ayrı bir bilim, teknoloji ve emek var. Bu çalışmaların sahada karşılık bulması bizler için hem gurur hem de mutluluk kaynağıdır. Üreticilerimizin bu damızlıkları memleketlerine götürerek daha verimli ve bereketli nesiller elde edeceğine inanıyorum. Bu vesileyle mezatımızın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Bandırma’da uzun yıllardır geleneksel olarak düzenlenen Damızlık Koç Satışı Töreni, bu yıl 83. kez üreticilerle buluştu.
Düzce Öğrencilere denetçi olma daveti DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi’nde 21 Mart Dünya Ormancılık Günü etkinliklerle kutlanmaya başlandı. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Sürdürülebilir Orman, Güçlü Endüstri: Türkiye’nin Ahşap Geleceği" adlı panel, Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, davetli konuşmacılar Türkiye Orman Ürünleri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TORİD) Üyesi Cenk Cenkci, Sürdürülebilir Orman Yönetimi Ürün ve Hizmetleri Belgelendirme Derneği (SOYDER) Genel Sekreteri Furkan Gültekin ile Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri katıldı. Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, 21 Mart 1971 tarihinde toplumları bilinçlendirmek için, 21 Mart gününün, Dünya Ormancılık Günü olarak kutlanmaya başlandığını ifade etti. Fakülte olarak bu hafta içerisinde birçok etkinlik planladıklarını söyleyen Aydın, konuşmacılara deneyimlerini paylaşacakları için teşekkür etti. SOYDER Genel Sekreteri Furkan Gültekin, "Sürdürülebilir Ormanlardan Güçlü Endüstriye" konulu sunumunu katılımcılarla paylaştı. Sunumunda Pefc belgesi ve belgenin sağladığı faydalar, ormanların önemi, insanlık ve gezegenimiz için faydaları, marka kullanımı, yapısal ahşap ve uygulama alanları, sertifika alımında fabrika süreçleri ve eğitimleri ile belgelendirme konularına değindi. Derneklerinin ormanların sürdürülebilirliğini sağlamaya çalıştığını dile getiren Gültekin, denetçi eğitim ve sınav başvurularının başladığını söyleyerek Orman Fakültesi öğrencilerini bu sınava katılmaya ve denetçi olmaya davet etti. TORİD üyesi Cenk Cenkci ise konuşmasında sektöre bakış, sektörün güçlü ve zayıf yanları, yapısal ahşap üretimindeki yeni gelişmeler, ahşabın yapı malzemesi olarak avantajları ve tarihi süreçte ahşaptan yapılan binalardan söz etti. Cenk Cenkci, kamu desteği ile ahşap sektöründe üretim ölçü ve standartlarının oluşturularak, özellikle ülkemizin bir deprem bölgesi olduğu gerçeği göz önüne alınarak ahşap binaların yapımının desteklenmesi, teşvik edilmesi ve markalaşmaya önem verilmesi gerektiğini vurguladı.