GÜNDEM - 18 Ekim 2025 Cumartesi 13:08

Erkeklere yakıştırılan muhtarlık mesleğinin, Yozgat’taki iki kadın temsilcisinden biri

A
A
A
Erkeklere yakıştırılan muhtarlık mesleğinin, Yozgat’taki iki kadın temsilcisinden biri

Yozgat’ta yaşayan Özlem Önsoy, ev hanımıyken ailesinin desteğiyle aday olduğu muhtarlık seçimlerini kazanarak Yozgat’ın iki kadın muhtarından biri oldu.


Her yıl 19 Ekim’de kutlanan Muhtarlar Günü, mahalle ve köy yaşamının vazgeçilmez isimleri olan muhtarların özverili çalışmalarını ön plana çıkarıyor. Yozgat’ta görev yapan kadın muhtarlardan biri olan Özlem Önsoy, azimli kişiliğiyle örnek bir yerel yönetici profili çiziyor.


Yozgat merkezde bulunan 27 mahalleden sadece ikisinde kadın muhtar görev yapıyor. Bu isimlerden biri olan Özlem Önsoy, seçimle göreve geldiği günden bu yana mahallesine hizmet etmek için gece gündüz demeden çalışıyor ve kadınların yerel yönetimlerde daha fazla temsil edilmesi gerektiğini vurguluyor.


"Muhtarlık daha çok erkeklere yakıştırılan bir meslek"


Bahçeşehir Mahalle Muhtarı olarak görev yapan Özlem Önsoy, muhtar olmaya eşi, ailesi ve komşularının sayesinde karar verdiğini söyledi. Önsoy, "Muhtarlık daha çok erkeklere yakıştırılan bir meslek olarak görülüyor. Gittiğimiz yerlerde eşimi muhtar sanıyorlar. Kadın muhtarlarımız çok değil. Yozgat’ta 27 mahallemiz var. 2 merkezde 2 köyde kadın muhtarlarımız var. Seçimi kazandıktan sonra aldığım geri dönüşler güzeldi. Oy vermeyenler bile ‘Sizi tanımış olsaydık oyumuzu size verirdik’ dedi. Bunları duyunca mutlu oluyorum" dedi.


"İhtiyaç sahibi kişilere yardımcı oluyorum, gerekirse kendi aracımla resmi dairelere götürüyorum"


Mahallede bulunan ihtiyaç sahibi kişilere elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan Önsoy, gerekli durumlarda resmi kurumlara kendi aracıyla vatandaşları götürdüğünü ifade etti. Önsoy, "Resmi dairelere gidemeyenler, aracı olmayanlar, oraya ulaşamayan veya haberi olmayanlar var. Çevremizden araştırarak bildiğimiz kişilere kendi aracımızla yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yardım kuruluşları ve derneklere başvuru yapıyoruz. Ailelere yardımcı oluyorlar. Formlarını dolduruyoruz. Posta geldiğinde evlerinde bulunamayanlara evraklarını ulaştırıyorum. Önceden hep evdeydim. Şimdi daha sosyal oldum. 3 çocuğum var ikisi büyük ve olanların farkında. En küçük çocuğum 10 yaşında. O yeni yeni farkına varıyor. Onlar anneleriyle hep gurur duyuyorlardı şimdi de gurur duyuyorlardır. Kadınlar siyasette de muhtarlıkta da olmalı. Kadınlar, elinin değdiği her şeyi güzelleştiriyor" ifadelerini kullandı.


"Muhtarlık gereksiz değil"


Bahçeşehir Mahallesi sakinlerinden Zübeyde Caner, Muhtar Özlem Önsoy’dan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Caner, "Gece gündüz her zaman kapısını çalabileceğimiz biri. Her derdimize her sıkıntımıza koşar. Muhtarlık gereksiz değil. Muhtar bir mahallenin en büyük destekçisi diyebilirim. Her türlü sıkıntıda her şeyden önce onun kapısını çalacağız" diyerek muhtarlığın gerekli olduğuna değindi.


Yukarı Çatak Mahallesi Muhtarı Harun Yozgat, "Muhtarlık demokrasinin en temellerini oluşturan şeylerden birisi. Muhtarlık belediyelerden de önce kurulmuş bir sistem. İki bayan muhtarımız var. Özlem Hanım çok aktif, pozitif bir arkadaşımız. Her zaman yanımızda. Mahalleli için kendini paralıyor, elinden geleni yapıyor. Allah sayılarını arttırsın" cümlelerine yer verdi.


Çapanoğlu Mahallesi Muhtarı Necip Eröz, "Muhtarlarımıza hayırlı görevler yapmayı diliyorum. Özlem Hanıma desteğimiz tam. Yozgat’ta 27 mahallemiz var iki tane bayan adayımız vardı. İkisi de muhtar oldu. Şimdiye kadar kadın muhtar görmediklerinden şaşıranlar oluyor. Özlem Hanım mahallesine iyi şeyler yapıyor, hizmet ediyor" dedi.


Köseoğlu Mahallesi Muhtarı Mithat Ceylan "Ablamız olarak ona destek çıkıyoruz, oda bize destek çıkıyor sağ olsun" derken, Mutafoğlu Mahallesi Muhtarı Ali Çankaya ise "25 senelik muhtarım. İki tane çiçeğimiz var. Biri Özlem Hanım diğeri Gülseren Hanım. Onlarla da çalışmalarımız iyi oluyor" şeklinde konuştu.



Erkeklere yakıştırılan muhtarlık mesleğinin, Yozgat’taki iki kadın temsilcisinden biri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da ’Geleneksel ramazan ayı’ etkinliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Süleyman Yılmaz Anaokulu tarafından düzenlenen iftar programı, velilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Şenol Düğün Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, minik öğrenciler davul eşliğinde geleneksel Ramazan manilerini seslendirirken, Hacivat-Karagöz gösterisi de çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Programa Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, şube müdürleri, okul yönetimi ve çok sayıda veli katıldı. Ellerinde davullarıyla sahne alan öğrenciler, manileriyle davetlileri karşıladı. Ezanın okunmasıyla birlikte dualar eşliğinde oruçlar açıldı ve iftar yemeğinin ardından Hacivat-Karagöz gösterisi sunuldu. Veliler ise çocukların bu coşkusunu cep telefonlarıyla kaydetti. Etkinlikte konuşma yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, okul-aile iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Ramazan ayının bu mübarek günlerinde bizleri bir araya getiren bu sofralar, birlik ve beraberliğimizin en güzel nişanesidir. Eğitimin sadece dört duvar arasında olmadığını, bu tür sosyal etkinliklerin çocuklarımızın gelişimine ve veli-okul bağının güçlenmesine büyük katkı sağladığını görüyoruz. Organizasyonda emeği geçen okul yönetimini ve katılım sağlayan velilerimizi tebrik ediyorum" dedi. Okul yönetimi ise etkinliklerin öğrencilerin kültürel değerleri tanıması açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Adana BMW ile ölümden döndü, milyonluk otomobil hava yastığı açmadı Adana’da BMW marka lüks otomobiliyle kaza yapan ve hava yastığının açılmadığını öne süren Rıdvan Bilgin, firmadan şikayetçi oldu. Bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı satıldığı belirtilirken Bilgin, "Ağır bir kazaydı, ölümle sonuçlanabilirdi ve BMW yine sessiz kalacaktı. Bu ihmalin araştırılmasını istiyorum" dedi. Adana’da yaşayan esnaf Rıdvan Bilgin, geçtiğimiz sene 2. el 01 BAN 34 plakalı BMW marka lüks bir otomobil satın aldı. Bilgin, geçtiğimiz 6 Şubat Cuma günü ise Yüreğir ilçesi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nda direksiyon hakimiyetini kaybedip refüje çarptı. Ancak BMW marka lüks otomobilin hava yastıkları kaza sonucu açılmadı ve Bilgin ölümden döndü, araç ise ağır hasar aldı. Otomobilini tamirciye götüren Bilgin, hava yastıklarının yerinde olduğunu, sistemsel bir hata yüzünden açılmadığını öğrenince BMW’ye ulaştı. Ancak firma, Bilgin’e herhangi bir dönüş yapmadı. Yaşadığı kaza ve BMW’nin mağduriyeti üzerine Rıdvan Bilgin, bilirkişi raporu alıp firmayı Tüketici Hakem Hakları Heyeti’ne şikayet etti. Gizli ayıp olduğu ortaya çıktı Bilirkişi raporunda ise BMW marka lüks otomobilin, üretimden kaynaklı gizli ayıpla satıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Aracın gövdesine ait önemli bileşenleri puntalı kaynak bağlantılarından koparacak büyüklükte ve önden gelen bir çarpışma kuvvetine maruz kalmasına rağmen, normal şartlarda ilk aşamada sürücü ve yolcu hava yastıklarının, daha sonraki aşamada sağ yan hava yastıklarının açılması beklenirken, tespite konu olan otomobilde herhangi bir hava yastığının açılmamış olduğu ve buna bağlı olarak yolcu konumunda bulunan kişilerin kaza nedeniyle yaralanmış olduğu; Bu nedenle araçta üretime dayalı gizli ayıptan bahsedilebileceği, bu gizli ayıbın çıplak gözle fark edilebilecek ayıplardan olmadığı, satın alındığı tarihte bu tür bir gizli ayıp bulunan aracı gizli ayıptan haberdar olmadan satın aldığınız kanaati oluşmuştur." "Firma bize cevapsız kaldı" Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Rıdvan Bilgin, "Kötü bir kazaydı, ölümden döndüm. Yaptığımız bütün resmi başvurulara rağmen BMW’den hiçbir şekilde dönüş alamadım. Aracın kazadan sonra hava yastığı açmaması bizi tedirgin etti. Araç hava yastığı açmayınca Borusan Otomotiv’e, BMW ile iletişime geçtik, aracın incelenmesini istedik ancak firma bize cevapsız kaldı" ifadelerini kullandı. "İhmalin araştırılmasını istiyorum" Otomobilin kusurlu olduğunu ve bilirkişi raporuyla bunu kanıtladığını anlatan Bilgin, "Firma bize cevapsız kalınca kendimiz dışarıdan avukatımız aracılığıyla bilirkişi raporu aldık. Aracın kusurlu olduğu orada belli oldu. Bu, üretim hatalı bir araç. Gözle görülmeyecek şekilde gizli bir ayıbı var. Ağır bir kazaydı, ölümle sonuçlanabilirdi ve BMW yine sessiz kalacaktı. Bu ihmalin araştırılmasını istiyorum" dedi.
İzmir Dr. Öğretim Üyesi Yağmur: "Oruç, bireyin kendini inşasıdır" Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Temel İslami Bilimler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Şemseddin Yağmur, Ramazan ayının kutsiyetinden oruç ibadetinin tarihi gelişimine kadar pek çok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bu mübarek ayın "kendini inşa süreci" olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Yağmur, İslam’daki oruç ibadetinin özgünlüğü ve toplumsal yansımaları üzerine önemli açıklamalar yaptı. İbadetlerin tarihi sürekliliğine ve İslamiyet’teki orucun özgün yapısına değinen Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, orucun insanlık tarihi boyunca var olduğunu hatırlattı. Kur’an’daki ilgili ayete atıfta bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Ayet, ‘Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı’ der. Burada iki vurgu vardır. Bir, farz kılınması; ikincisi, öncekilere de farz kılındığı. Dolayısıyla oruç, insanlık tarihi boyunca olan bir şey. Dünya tarihinde orucun bulunmadığı hiçbir inanç sistemi yok diyebiliriz ama bu, farklı farklı tezahür etmiş. Hristiyanlara baktığınız zaman 40 günlük perhiz orucu; Yahudilere baktığınız zaman özellikle Yom Kippur’da tuttukları kefaret ve tövbe orucu karşımıza çıkıyor. İslam’ın getirdiği oruçta iki temel unsur var. Birincisi, bir dini hafıza oluşturuyor. Geçmişten beri gelen oruçlar kefaretti, bağışlanmaydı ama İslam’daki oruç sadece bunlar değil. Evet, nefis terbiyesi var, bir fakirin açlık durumunu anlamak var ama İslam’da oruç, bir bireyin kendisini inşa etmesine yöneliktir" dedi. "Toplumun Ramazan’a ilgisi artıyor" Günümüz bilgi çağında toplumsal gözlemlerini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, dijitalleşmenin etkisiyle oluşan algının aksine, toplumun Ramazan’a olan ilgisinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Geçmişte bu kadar çok bilgi ağına sahip değildik. Türkiye’nin neresinde ne olduğunu görmüyorduk. Şu anda her şeyden haberdar olduğumuz için gelişmeleri gözlemleyebiliyoruz. Dizilerde oruca yer verilmesi, okullarda ve camilerde bu sene gerçekleştirilen etkinlikler, Ramazan’a olan ilginin arttığını gösteriyor" diye konuştu. "Oruç tutanlar iyi örnek olmalı" Ramazan ayının ruhunun daha iyi kavranabilmesi için tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, ibadetin ahlaki boyutla bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Gençlerin bu ayı daha iyi idrak edebilmesi için oruç tutanların iyi örnek olması lazım. Oruç tutan, tuttuğu oruçla beraber ahlakını ve davranışını daha da güzelleştirirse, iyi örnek olursa, oruç tutmayanlarla olan diyaloğunu ve ilgisini artırırsa inanıyorum ki ondan etkilenenler de oruç tutacaktır" dedi.