KÜLTÜR SANAT - 05 Mart 2026 Perşembe 13:06

Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi dünya pazarına açıldı: İlk ihracat Bosna Hersek’e

A
A
A
Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi dünya pazarına açıldı: İlk ihracat Bosna Hersek’e

Sorgun Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren sanat atölyesi, yerel üretimde çıtayı uluslararası seviyeye taşıdı. Sorgun’un cadde ve sokaklarını süsleyen dekoratif ürünler, artık Balkanlar’da da boy gösterecek. Atölyede üretilen aydınlatma direkleri, çeşmeler ve vazoların yer aldığı ilk sevkiyat Bosna Hersek’e gönderildi.


Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi, kurulduğu günden bu yana ilçenin estetik çehresini değiştiren projelere imza attı. Belediye öz kaynaklarıyla ve yerel iş gücüyle üretilen dekoratif ürünlerin kalitesi, kısa sürede sınırları aşmayı başardı.


Bosna Hersek ile yapılan anlaşma kapsamında ihraç edilen ürün grubu aydınlatma direkleri, dekoratif çeşmeler, vazolardan oluşuyor. Belediye yetkilileri, bu ihracatın sadece bir ticari faaliyet değil, aynı zamanda Sorgun’un üretim gücünün bir kanıtı olduğunu vurguladı. Atölyede üretilen ürünlerin düşük maliyet ve yüksek estetik değer taşıması, dış pazarda tercih edilme sebebi oldu.


Bosna Hersek’e yapılan bu ilk sevkiyatın ardından, sanat atölyesinin kapasitesinin artırılması ve farklı Avrupa ülkelerinden gelen taleplerin değerlendirilmesi bekleniyor. Sorgun Belediyesi, bu hamleyle hem ilçe ekonomisine döviz girdisi sağlamayı hem de belediye atölyelerini birer üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.


Atölye çalışanlarından Sevgi Ünal Erciyas "Sanat atölyemizde Bosna Hersek’e ilk ihracatımızı bugün gerçekleştiriyoruz. Bugün burada aydınlatma direği, çeşme, vazolarımız ilk sevkiyatımızda. Tüm ürünlerimiz kalite standartlarına uygun, dayanıklı ve estetik anlayışla üretilmiştir. Yaklaşık 1 senedir burada üretim yapıyoruz. Önce Sorgun’umuz için estetik anlayışlı üretimler yaptık. Bununla birlikte ilk uluslararası ihracatımız da başladı. İnşallah böyle devam edecek" dedi.



Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi dünya pazarına açıldı: İlk ihracat Bosna Hersek’e

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
Çanakkale Diyetisyen Sarıbudak: Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemli Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramında kırmızı et tüketiminin yoğun olduğuna değinerek, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi. Aile fertlerinin toplandığı, birlik ve beraberlik içerisinde geniş sofraların kurulduğu Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığı artıyor. Bu nedenle Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Diyetisyen Selin Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi. Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki eminimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirme daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı. Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.