GÜNDEM - 07 Ocak 2026 Çarşamba 09:44

Sorgun’da SORDİ Market kuruluyor

A
A
A
Sorgun’da SORDİ Market kuruluyor

Sorgun Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hem dayanışmayı büyütecek hem de yerel üretimi destekleyecek yeni bir hizmeti daha hayata geçiriyor. Kurulacak SORDİ Market ile ürettikleri sebze-meyveler alınacak vatandaşlara gıda ürünleri uygun şartlarla sunulacak.


Yozgat’ta ekonomik zorluk yaşayan vatandaşların temel ihtiyaçlarına daha kolay ulaşabilmesi amacıyla Sorgun Belediyesi tarafından SORDİ Market kuruluyor. Markette gıda ürünlerinden temizlik malzemelerine kadar pek çok temel ihtiyaç ürünü, ihtiyaç sahiplerine uygun şartlarla sunulacak. Bu model sayesinde vatandaşların kendi emeğiyle ürettiği sebze ve meyvelerdeki üretim fazlası alınacak, karşılığında yağ, şeker, un gibi temel gıda ürünleri kendilerine ulaştırılacak. Böylece hem israfın önüne geçilecek, hem dayanışma güçlendirilecek hem de dezavantajlı kesimlere doğrudan ekonomik katkı sağlanacak.


SORDİ Market, İş Geliştirme Merkezi içerisinde hizmet verecek.



Sorgun’da SORDİ Market kuruluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Çıkan yangında ev küle döndü, 1 kişi dumandan etkilendi, 3 hayvan telef oldu Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde bir evde çıkan yangında 3 büyükbaş hayvan telef olurken, dumandan etkilenen 1 kişi hastaneye götürüldü. Gündoğmuş’un Hacımehmetli Köprübaşı Mahallesi’nde dün henüz bilinmeyen bir nedenden ötürü yangın çıktı. Yangında, alevler kısa sürede tüm binayı sardı. Yangın başladığı sırada ev sahibi Mehmet Y. ve oğlu Özkan Y. dışarıda bulunurken, evin en üst katındayken dumanları fark eden anne Doyduk Y., hızla aşağı indi. Ancak alt katın alevlere teslim olması nedeniyle dışarı çıkamadı. Hayvanlarını kurtarmaya çalıştı Alt katı ahır olarak kullanılan evin dumanla dolduğunu gören talihsiz kadın, hayvanlarını kurtarmak için içeri girdiğinde acı manzarayla karşılaştı. Ahırdaki 3 inek telef olduğunu gören anne, ahırın yan tarafındaki diğer hayvanları kendi çabasıyla dışarı çıkarmayı başardı. Dumandan etkilenen Doyduk Y., olay yerine gelen ambulansla hastaneye sevk edildi. İtfaiye aracı arıza yaptı Çobanların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve orman ekipleri yönlendirilirken, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait itfaiye aracının, olay yerine 35 kilometre mesafedeki Ortaköy Mahallesi altında arıza yapması müdahaleyi geciktirdi. Alevlere ilk müdahaleyi Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait yangın araçları yaparak soğutma çalışması gerçekleştirdi. Evleri tamamen yanan ve eşyaları kül olan aileye komşuları yardımcı oldu.
Mersin Mersin 2025’te güçlü ve güvenli bir ulaşım altyapısına kavuştu Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca 13 ilçede yürüttüğü kapsamlı yol, asfalt ve kavşak çalışmalarıyla kentin ulaşım altyapısını güçlendirerek konforu ve güvenliği üst seviyeye taşıdı. Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından 2025 yılı boyunca kent merkezinden kırsal mahallelere kadar 13 ilçede eş zamanlı yürütülen çalışmalar kapsamında, sıcak asfalt seriminden sathi kaplamaya, yeni yol açma projelerinden kavşak düzenlemelerine kadar birçok yatırım tamamlanarak hizmete sunuldu. Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı, ilçelerin mevcut durum ve ihtiyaç analizlerini, muhtarlıklara iletilen talepleri ve TEKSİN üzerinden gelen vatandaş bildirimlerini dikkate alarak, kent genelinde güvenli ve kesintisiz ulaşım faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. "2025 yılında, 170 lokasyonda 400 bin ton sıcak asfalt serimini tamamladık" Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kalite ve Kontrol Şube Müdürü Gamze Bayır, 2025 yılı boyunca ana arterler, caddeler, bulvarlar ve bağlantı yolları başta olmak üzere, kent genelinde 170 farklı lokasyonda toplam 400 bin ton sıcak asfalt serimini tamamladıklarını kaydetti. Kırsal bölgelerde ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla grup yollarının sathi kaplama çalışmalarını da yaptıklarını söyleyen Bayır, "2025 yılı içerisinde 215 grup yolunda, 1.100 kilometrelik sathi kaplama işlemini tamamladık. Ayrıca bu yıl, önceki yıllarda yaptığımız imalatların da üzerinde bir performans sergiledik. Bu da planlı yürüttüğümüz çalışmalarımızın ve sahadaki kurumsal tecrübemizin, 2025 itibariyle daha da güçlenerek devam ettiğinin somut bir göstergesi oldu" ifadelerini kullandı. Yaya güvenliğinin esas alındığı kaldırım imalatlarında, özellikle dezavantajlı grupların ihtiyaçlarının gözetildiğine dikkat çeken Bayır, "Kaldırım projelerimizi de TSE standartlarına uygun şekilde hazırlıyoruz. 2025 yılı içerisinde, toplam 300 bin metrekare kaldırım imalatını tamamladık" diye konuştu. "Yeni yol açma projeleri, kent içi ulaşımı büyük ölçüde rahatlatıyor" ‘38. Cadde Yeni Yol Açma Projesi’ ile 17. Cadde ve 13. Cadde arasında 1.400 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde yeni bir yol projesinin de 2025 Mayıs ayında tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulduğunu belirten Bayır, "Bu yol sayesinde, 21. Cadde’den Hüseyin Okan Merzeci Bulvarı’na kadar kuzey-güney yönünde yaklaşık 4 kilometrelik kesintisiz bir ulaşım hattı oluşturuldu. Yeni yol açma projeleri, kent içi ulaşımı büyük ölçüde rahatlatıyor" dedi. "Hal Katlı Kavşağı projesi, katlı kavşak projeleri arasında en büyük yapım ölçeğine sahip" Yapımı devam eden ‘Hal Katlı Kavşak’ projesinin, 2025 yılı için Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nın en büyük yatırım projesi olduğuna dikkat çeken Bayır, "Kasım ayı itibarıyla tüm güvenlik önlemlerini alarak kavşak bölgesini trafiğe kapattık ve çalışmalarımıza başladık. Projenin bulunduğu alan, Hal Kompleksi, sanayi bölgesi, otoyol ve liman bağlantıları ile 2. Çevre Yolu’nun kesişiminde yer aldığından, kentimizin en yoğun trafik yükünü taşıyan bölgelerden biri. Ayrıca bu kavşak, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz katlı kavşak projeleri arasında en büyük yapım ölçeğine sahip. Proje tamamlandığında, Ulaşım Master Planı’nda hedeflenen 2. Çevre Yolu üzerindeki kesintisiz transit geçiş, bu noktada da sağlanmış olacak" dedi. Ağır tonajlı araçların şehir içi trafiğe etkisinin önemli ölçüde azalacağına da işaret eden Bayır, yapım sürecinde altyapı hatlarının da eş zamanlı olarak yenilendiği ve bu sayede ilerleyen yıllarda oluşması muhtemel altyapı kaynaklı sorunların önüne geçildiği bilgisini verdi. "Afet ve acil durumlarda sahadaki mücadelemizi sürdürüyoruz" Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nın, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan ‘Kriz Masası’na üye daire başkanlıklarından biri olduğunu vurgulayan Bayır, "Diğer daire başkanlıklarıyla uyum halinde çalışarak, özellikle yoğun yağış dönemlerinde ekiplerimiz 7/24 sahada mücadelelerini sürdürüyor. Daire Başkanlığımız bünyesinde, toplam 70 personelden oluşan 14 afet ve acil durum ekibimiz bulunuyor. Bir diğer mücadelemiz ise karla mücadele çalışmaları. 2025 yılının başlarında kar sezonunu başarılı bir şekilde tamamladık. Her yıl olduğu gibi bu yıl da kar yağışının hayatı olumsuz etkilememesi adına, tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Kentimizi daha güçlü ve planlı bir altyapıya kavuşturduk" Altyapı kazı çalışmalarına yönelik denetimler kapsamında, 2025 yılı içerisinde 1.800 adet kazı izin başvurusunun incelenerek sonuçlandırıldığını ifade eden Bayır, kazıların mevzuata uygun şekilde yapılmasının ve yolların eski haline getirilmesinin titizlikle takip edildiğini belirtti. Yürütülen tüm faaliyetlerde kalite, sürdürülebilirlik ve kamu kaynaklarını etkin kullanmayı esas aldıklarını ifade eden Bayır, "Daire Başkanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren laboratuvarlarımız sayesinde, üretimden uygulamaya kadar tüm aşamalarda kalite kontrol deneylerini kendi imkânlarımızla gerçekleştiriyoruz. Bu da sahada etkin bir otokontrol mekanizması kurmamıza ve kaliteli üretim yapmamıza imkân sağlıyor" diye konuştu. 2019-2025 yılları arasında gerçekleştirilen tüm projelerle Mersin’i daha güçlü ve planlı bir altyapıya kavuşturduklarını sözlerine ekleyen Bayır, "2026 yılında da planlanan projeleri hız kesmeden hayata geçirirken; kentimizin ulaşım sistemine uygun, kalıcı ve nitelikli çözüm üretmeye de devam edeceğiz" dedi.
Van Uzmanlardan Van Gölü Havzası için uyarı: Kar yağışı aldatmasın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, son günlerde etkili olan kar yağışlarının iklim değişikliğinin durduğu anlamına gelmediğini belirterek, "Bu yağışlar su sorununu çözecekmiş gibi bir yanılgıya düşmemek gerekir. Dünya ısınmaya devam ediyor ve bu sürecin geri dönüşü yok" dedi. Bu yıl Aralık ayının son haftasında Türkiye’nin büyük bir kısmında olduğu gibi Van Gölü Havzası’nda da yoğun kar yağışı etkili oldu. Kar yağışlarının artmasıyla birlikte iklim değişikliğinin etkilerinin geri planda kaldığı yönünde bir algı oluştu. Ancak uzmanlar, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu yağış ve soğuk hava dalgalarının yanıltıcı olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. "Su sorununu ortadan kaldıracağı düşüncesine kapılmamak gerekir" İHA muhabirine konuşan Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, küresel ısınma sürecinin devam ettiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Bu yıl Aralık ayının son haftasıyla başlayan ve tüm ülkeyi etkisi altına alan yağışlı ve soğuk hava dalgası, Türkiye genelinde bazı bölgelerde kar, bazı bölgelerde ise yağmur şeklinde etkisini gösterdi. Havzamızda olduğu gibi ülkenin farklı bölgelerinde de görülen bu yağışlar elbette değerli ve anlamlıdır. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, küresel ısınma olarak adlandırdığımız sürecin içindeyiz ve bu ısınma devam ediyor. Bu süreçte herhangi bir yavaşlama ya da iyileşme söz konusu değildir. Dünya ısınmaya devam ettiği sürece, içinde bulunduğumuz kapalı havza da bu durumdan payını alacaktır. Bu kar yağışları kuşkusuz önemlidir ancak önümüzdeki süreçte bölgenin ihtiyaç duyduğu suyu tamamen karşılayacağı ve su sorununu ortadan kaldıracağı düşüncesine kapılmamak gerekir. Çünkü bu kar yağışı zaten beklenen, olağan bir durumdur" dedi. "Daha ekstrem soğuklar yaşamamız da mümkün" İklim değişikliğiyle birlikte hava sistemlerindeki dengenin bozulduğunu vurgulayan Alaeddinoğlu, "İklim değişikliğinin en temel sonuçlarından biri; yaz aylarında sıcak hava dalgalarıyla birlikte aşırı sıcakların ve şiddetli buharlaşmanın yaşanması, kış aylarında ise özellikle kuzey kökenli soğuk hava dalgalarının Türkiye’yi ve Doğu Anadolu Bölgesi’ni etkilemesidir. Bu durum son derece doğaldır. Hatta önümüzdeki yıllarda daha ekstrem soğuklar yaşamamız da mümkündür. Dünya ısınmaya devam ederken, Ekvator ile Kuzey ve Güney Kutbu arasındaki sıcaklık farkının azalması, bu bölgeler arasındaki geçirgenliği artırmaktadır. Bunun sonucunda kutupların soğuk havası daha güneye, güneyin sıcak hava dalgaları ise daha kuzeye ilerleyebilmektedir. Dolayısıyla sıcak havanın kuzeye, soğuk havanın güneye inmesi daha sık ve daha şiddetli hale gelecektir. Kış aylarında gördüğümüz bu tablo, iklim değişikliğinin bir sonucudur. Benzer şekilde bahar aylarında da şiddetli soğuklar ve yoğun kar yağışları görülebilir; hatta eksi 30, eksi 40 derecelere varan sıcaklıklar bile normal sayılabilir" diye konuştu. "Havzada Akdeniz ikliminin etkisinin artması beklenmektedir" İklim değişikliği olarak adlandırılan bu yeni sürecin, bu tür ekstrem hava olaylarına zemin hazırladığının altını çizen Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki yıllarda özellikle içinde bulunduğumuz havzada Akdeniz ikliminin etkisinin artması beklenmektedir. Bu durum, kuraklığın şiddetlenmesine, yaz ve kurak sezonun uzamasına, yağışsız ayların sayısının artmasına neden olacaktır. Tüm bunlar; içme, kullanma ve sulama sularını ciddi şekilde olumsuz etkileyecektir. Özetle, bu kar yağışları anlamlıdır ancak sorunun çözümü için kesinlikle yeterli değildir. Kar yağışının devam etmesi dahi, su sorununu tamamen çözdüğümüz ve sürecin geri kalanını sorunsuz şekilde geçireceğimiz anlamına gelmemektedir."
Kayseri Talas’ın Çanakkale Müzesi 2 yaşında Talas Belediyesi tarafından 9 Ocak 2024 tarihinde görkemli bir törenle hizmete açılan ’Çanakkale’den Cumhuriyet’e 100. Yıl Müzesi’; açılışından bu yana tarihe ve milli değerlere sahip çıkan ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Genç kuşaklara Çanakkale ruhunu aktarmak ve Cumhuriyet tarihini yaşatmak amacıyla hayata geçirilen müze, bugün itibarıyla 215 bini aşkın ziyaretçi ağırladı. Bu rakam, müzenin toplumun her kesiminden ne kadar ilgi gördüğünün somut bir göstergesi oldu. Müze; Çanakkale Kara Savaşları’ndan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına uzanan tarihi süreci anlatan eser ve belgeleri bir araya getirerek ziyaretçilerini derin bir tarih yolculuğuna çıkarıyor. Osmanlı Kültür Sokağı’nda tarihi bir taş konağın içinde kurulan müzede 2 kütüphane, 2 sergi salonu ve bir seminer salonu olmak üzere toplam 5 ayrı bölüm yer alıyor. 6 bin 400 parça eserin yer aldığı müzede ziyaretçiler burada orijinal objeler, görseller, belgeler ve anlatımlarla Türkiye’nin dönüm noktası niteliğindeki Çanakkale ve Milli Mücadele yıllarını bütün ayrıntılarıyla görebiliyorlar. Özellikle okullarla yapılan rehberli geziler ve düzenlenen özel etkinliklerle müze gençler arasında tarih bilincini güçlendiren bir eğitim alanı haline geliyor. Ayrıca Ramazan, 18 Mart Çanakkale Şehitleri Günü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gibi özel dönemlerde ziyaretçi sayısında önemli artışlar gözlemleniyor. Nesilden nesile milli değer Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; müzenin sadece bir sergi alanı olmadığını, aynı zamanda tarihi hafızayı canlı tutan bir eğitim ve kültür merkezi olduğunu belirterek, "Çanakkale destanı ile Cumhuriyetimizin kuruluş sürecini gençlerimizle buluşturmak, milli değerlerimizin nesilden nesile aktarılması için bu müze büyük bir fırsat sunuyor." diyerek müzenin öneminden bahsetti. Müze, pazartesi hariç haftanın diğer günlerinde ücretsiz olarak ziyaretçilere kapılarını açıyor ve özellikle öğrencilere özel randevu sistemiyle rehberli ziyaret imkânı tanıyor. Toplumun her kesiminden ilgi gören bu kültür hazinesi, Talas’ın kültürel yaşamına değerli bir katkı sunmaya devam ediyor.