YEREL HABERLER - 05 Ekim 2016 Çarşamba 16:21

BEÜ Fen Edebiyat Fakültesi’nde üç bölüm daha akredite oldu

A
A
A
BEÜ Fen Edebiyat Fakültesi’nde üç bölüm daha akredite oldu

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nden üç bölümün FEDEK başvurusu kabul edildi.
Akredite edilen bölümler ve süreçle ilgili bilgiler veren Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Şen şunları söyledi: “Fakültemiz Bölümlerinin Eğitim-Öğretim Kalitesini artırmak için 2012 yılından itibaren başlamış olduğu akreditasyon çalışmaları kapsamında, ilk olarak Biyoloji Bölümü FEDEK (Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil-Tarih ve Coğrafya Fakülteleri Öğretim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) Akreditasyon Derneği tarafından 27 Aralık 2014 - 27 Aralık 2019 tarihleri arasında 5 yıllığa Akredite edilmişti. Fakültemizin Batı Dilleri ve Edebiyatı, Matematik ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri kalite geliştirme çalışmalarını tamamlayarak 2016-2017 akademik yılında FEDEK değerlendirmesi için başvuruda bulunmuşlardı. FEDEK tarafından yapılan ön inceleme sonrasında, üç Bölümümüzün başvuruları kabul edilmiştir. Bu fakültemiz adına oldukça olumlu ve sevindirici bir gelişme. Ben destekleri için öncelikle sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Özer’e, süreçte emeği geçen tüm öğretim elemanlarımıza teşekkür ediyorum.”
Rektör Özer, FEDEK akreditasyonunun kurumsal anlamda ulusal ve uluslararası standartları yakalamak noktasında önemli katkılar sağladığını belirtti. Programların akredite olmasının kalitenin yükselmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Özer, " Bir ülkenin gelişmiş kabul edilebilmesinin nüfusunun en az yüzde 30’unun lisans mezunu olmasıyla değerlendiriliyor. Üniversite olarak Türk yükseköğretimdeki yeniliklerin ve değişimlerin önünde giderek farkındalık oluşturuyor Üniversite olarak son beş yıldır eğitim veren tüm bölümlerimizin YÖK tarafından tanınan kalite dernekleri tarafından akredite edilmeleri yönünde büyük çaba sarf etmekteyiz. Paydaşlarla iletişimi ve etkileşimi de güçlendiren bu süreçler eğitim kalitemizi olumlu etkilediği gibi üniversitemiz içinde kalite kültürünün yerleşmesi ve güçlenmesini de sağlamakta. Bu nedenle de gerek ulusal gerekse de uluslararası tanınırlık anlamına gelen akreditasyona büyük önem veriyoruz. Bunun olumlu sonuçlarını almaktan da son derece mutluyuz. Bu olumlu sonuçlar doğru yolda olduğumuzu kanıtladığı gibi gelecekle ilgili umutlarımızı da artırmaktadır. Fen-Edebiyat Fakültesi’nin daha önce akredite edilen Biyoloji Bölümü’nün ardından Batı Dilleri ve Edebiyatı, Matematik ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri de akredite edilmesi bizim için çok önemli ve sevindirici bir gelişme. En yakın zamanda Fen Edebiyat Fakültesi ve diğer fakültelerimizin de diğer bölümlerinin bir an önce bu süreci tamamlayarak bölümlerini ileri dönemlerde tercih edecek öğrencilere akredite bir eğitim- öğretim programı sunmalarını diliyorum. Akredite sürecinde emeği geçen başta Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Şen’e ve tüm öğretim elemanlarına şükranlarımı sunuyorum." düşüncelerine yer verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."