EKONOMİ - 22 Ocak 2023 Pazar 11:58

175 yıldır kömürün anavatanıydı, şimdi ithal kömürün merkezi oldu

A
A
A
175 yıldır kömürün anavatanıydı, şimdi ithal kömürün merkezi oldu

Zonguldak’ın 175 yıl önce kömürün bulunmasıyla başlayan yolculuğu, taşkömürünü ham madde olarak kullanan demir-çelik ve termik santrallerin ithal kömür kullanmaya başlamasıyla adeta sekteye uğradı.

Zonguldak’ın 175 yıl önce kömürün bulunmasıyla başlayan yolculuğu, taşkömürünü ham madde olarak kullanan demir-çelik ve termik santrallerin ithal kömür kullanmaya başlamasıyla adeta sekteye uğradı. Stok sahaları tonlarca taşkömürüyle dolarken madenciler işsizlik endişesi yaşıyor.


1848 yılında kömürün bulunmasıyla madencilik sektörünün başladığı Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yanı sıra çok sayıda rödevans (kiralama) işletmeleri yerin metrelerce altından kömür çıkarıyor. 175 yıllık havza tarihi boyunca maden işçileri yerin metrelerce altında çalışarak kömür üretti. ’Kara elmas’ olarak bilinen taşkömürü, bir zamanlar ülkenin lokomotifi olan Zonguldak’tan yine ülkenin ekonomisine katkı sağlıyor.


Havzada üretilen yerli ve milli olan taşkömürüyle sanayinin bacası tütüyor. Koklaşabilir özelliği sayesinde özellikle demir-çelik üretiminde kullanılan 7 bin 500 - 8 bin kalorilik taşkömürü; elektrik üretimi için ÇATES ve Eren Enerji gibi termik santrallerde de uzun yıllar ham madde olarak kullanıldı.



Taşkömürü coğrafi zorluklara rağmen üretiliyor


Kömürün varoluşundan itibaren göçük ve metan gazı drenajı gibi kazalarla 5 bini aşkın maden şehidi veren Zonguldak, yıllardır kömürle anılıyor. Yaşanan maden kazalarının ardından işçi sağlığı ve iş güvenliği ön plana çıkartıldı. Alınan tedbirler artırıldı. Yer altındaki coğrafi zorluklara rağmen karaelması yeryüzüne çıkartan madenciler için iki asgari ücret uygulaması da hayata geçirildi. TTK’ya ait maden sahalarını kiralama usulüyle işleten firmalar ise maliyetlerin artmasına bir de kömürü ham madde olarak kullanan şirketlerin ithal kömür kullanmaya başlamasıyla zor günler yaşamaya başladı.



Stok sahaları yerli kömürle doldu, santraller kömürü yurtdışından getirdi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli ve milli kömürün çıkartılması yönündeki açıklamalarının ardından kömür çıkartan işletmeler stok sahalarını taşkömürüyle doldurdu. Yerli ve milli taşkömürünü ham madde olarak kullanacak olan dev şirketlerin kömürü yurt dışından ithal etmesi tepkilere neden oldu.


Adeta taşkömürüne sırtını dönen ÇATES, Eren Enerji gibi dört büyük şirket karşısında 3 bine yakın maden işçisi işsizlik endişesi yaşamaya başladı. Ham maddeye yakınlığı sebebiyle bölgeye kurulan termik santraller ve fabrikaların gemilerle yurt dışından kömür getirmesi bölge halkının da tepkisine neden oldu. Zor şartlar altında yerin metrelerce altından çıkartılan yüksek kalorili tonlarca taşkömürü stok sahalarını doldurdu.



Yıllık kömür ihtiyacının yüzde 5’ini karşılıyor


Batı Karadeniz Maden Havzası’ndan çıkartılan; şirketlerin demir-çelik ve elektrik üretiminde ham madde olarak kullandığı taşkömürü ise yalnızca yüzde 5’lik ihtiyacı karşılıyor. Buna rağmen şirketlerin kömür ithal etmesine tepki gösteren işletmeci İsmail Ofluoğlu, "Dert sadece bizim derdimiz değil. Madenlerde çalışan bir sürü arkadaşımız işsiz kalacak. Biz bunun peşindeyiz" diyerek yaşanan soruna dikkat çekti.


Dört şirketin yıllık ortalama 20 milyon tona yakın kömür ihtiyacına karşılık rödevanslı sahalardan ortalama 1 milyon tona yakın kömür üretildiğini söyleyen Ofluoğlu "Buna bile burun kıvırıyorlar" diyerek şöyle devam etti:


"Yöremizde dört büyük firmamız olmasına rağmen bunların yıllık ÇATES’in 1,8 milyon ton civarında. Eren Enerji’nin 9-10 milyon ton civarında diğer iki firmanın 7-8 milyon ton kömür tükettikleri yerde bizim stoklarımızda da 10 bin ton civarında biriken kömürümüz var. Ne hikmetse Cumhurbaşkanımız yerli ve milli derken bu arkadaşlar sağ olsun Zonguldak’ımıza sırtını dönmüş durumdalar. Dert sadece bizim derdimiz değil. Bir sürü arkadaşımız işsiz kalacak. Ekmeksiz kalacak. Biz bunun peşindeyiz. Zaten sıkıntılı süreçten geçiyoruz. Bu sıkıntılı süreçte para kazanmayı değil sadece ayakta durmayı hesap ediyoruz. Toplamda sadece rödevanslı sahalardan üretilen kömür 1 milyon ton civarında. Bunu zaten dört büyük firmaya versek kullandıkları kömürün yüzde 5’ine tekabül ediyor. Buna bile burun kıvırıyorlar. Fabrikalarımızın bölgemize kurulmasının amacı zaten taşkömürü havzasına yakın olması gerekir. Çünkü bir ton demir eritebilmek için iki ton kömür kullanılması gerekir. Buna rağmen tamamen şu an sırtlarını bize dönmüş durumdalar."



"Eren Enerji daha rahat para kazanabilmek amacıyla bölgeye geldi"


ÇATES’in yanı sıra Eren Enerji firmasının da bölgeye santral kurma amacının havzadaki kömürü kullanmak olduğuna dikkat çeken Ofluoğlu, "Eren Enerji hatta işletmecilerden yerli kömür alacağı yönünde yazı aldı. En ufak bir sıkıntıda yerli kömüre sırtını döndü" diyerek tepkisini dile getirdi. Linyit maliyetiyle taşkömürü maliyetlerinin bir olmamasına rağmen EPDK kararlarında ayrı ayrı hesaplanmadığının da altını çizen İsmail Ofluoğlu sözlerini şöyle tamamladı:


"ÇATES deseniz zaten kurulma amacı TTK’nın ikinci kalite kömüründen elektrik enerjisi üretmek. Keza Eren Enerji de bu bölgede santrali olduğu için buraya daha rahat santralini kurup para kazanabilme amacıyla gelmiştir. Hatta ilk geldiğinde iki saha almıştır. Buraya rahatlıkla santral kurabilmek için. Akabinde bizim gibi rödevanslı saha sahiplerinden de yazı alarak kömürlerini alacağı yönünde. Fakat sonra da en ufak sıkıntıda sırtını Zonguldak şehrine dönmüş durumda. Hal böyle olunca bizler sıkıntıya girdik. Yörede havzada çalışan 2 bin 500-3 bin civarında çalışan arkadaşlarımızın bir çoğu bu sebepten dolayı bu iş düzelmezse 2-3 ay içerisinde kesinlikle işsiz kalacaktır. Bunu biz tabi ki istemiyoruz. Tabi ki hoşumuza giden bir şey değil. Sesimizin çıkması zaten bu arkadaşlarımızın işsiz kalacağındandır. Bir başka sıkıntımızda EPDK. Hidroelektrikten üretilen enerjinin miktarı, linyit kömürden üretilen elektrik miktarı, taşkömüründen üretilen elektrik miktarı, güneşten üretilen elektrik miktarı gibi. Hepsinden üretilen elektrik miktarı varken ve taşkömüründen üretilen elektrik miktarı 0,98. Hal böyleyken ey EPDK siz bunu kalem kalem ayırdınız da fiyatlandırmaya gelirken neden taşkömürü ile üretilen elektrik miktarını ayırmadınız. Linyitin maliyetleriyle taşkömürü maliyetleri arasında dağlar kadar fark var. Bu sizlerin gözünden nasıl kaçtı. Cumhurbaşkanımıza sonuna kadar güveniyoruz. Ama her şeyi Cumhurbaşkanımızdan bekliyorlar. Cumhurbaşkanım lütfen size sesleniyorum. Cumhurbaşkanımız her yerde her fırsatta ’yerli ve milli üretim’ derken EPDK nasıl elektrik üretiminde taşkömürü ve linyiti birim olarak ayırıyorsanız bunların maliyetlerinin de farklı olduğunu bildiğiniz halde linyitle eş değer tuttunuz. Bunu gözünüzden nasıl kaçırdınız? Yoksa bu bir sabotaj mı? Cumhurbaşkanımız ’yerli ve milli’ derken siz yoksa bunu sabote mi ediyorsunuz."


Yaşanan gelişmelerin ardından söz konusu şirketlerden biri önümüzdeki Şubat ayı itibariyle yerli kömür almayı planladığını duyurdu. Yöre halkı da bölgede kurulu olan ve varlıklarını taşkömürüne borçlu olan tüm şirketlerin yerli kömür almaya başlayacağı güne kadar tepkilerini yineleyeceklerini sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Net UYP açığı Mart ayında 360,8 milyar dolar oldu Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP), 2026 yılı Mart ayı itibarıyla eksi 360,8 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Mart ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri’ni açıkladı. Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu, 2026 yılı Mart ayı itibarıyla eksi 360,8 milyar ABD doları oldu. Mart ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyreğe göre yüzde 4,4 oranında azalışla 395,0 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 1,4 oranında artışla 755,8 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Rezerv varlıklar, 33,2 milyar ABD doları azalarak 150,8 milyar ABD doları oldu. Varlık kalemleri bir önceki çeyreğe göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 3,8 oranında artarak 78,0 milyar ABD doları, portföy yatırımları yüzde 51,9 artarak 10,2 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 6,1 oranında artarak 156,0 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları, yüzde 19,9 oranında artarak 52,7 milyar ABD doları oldu. Yurt dışı yerleşiklerin sahipliğinde olan yurt içi yatırım fonu paylarından kaynaklanan yükümlülükler, 2022 yılının ilk çeyreğinden itibaren istatistiklere yansıtılmaya başlandı. Buna göre, yurt dışı yerleşiklerin sahipliğindeki yatırım fonu büyüklüğü, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla 4,8 milyar ABD doları oldu. Portföy yatırımları alt kalemlerinden Genel Yönetimin DİBS yükümlülükleri, bir önceki çeyreğe göre yüzde 20,1 oranında azalarak 14,6 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki çeyreğe göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 5,2 oranında artışla 212,7 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Portföy yatırımları kalemi, yüzde 0,1 oranında azalarak 142,3 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,1 oranında azalarak 400,8 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.
Kayseri Kayseri merkezli 3 ilde suç örgütüne operasyon: 4 tutuklama Kayseri merkezli 3 ilde, suç örgütü kurarak baskı, cebir, şiddet ve tehdit yöntemleriyle yasa dışı kazanç elde eden kişilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 6 kişiden 4’ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre Kayseri Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince il sınırları içerisinde, kırmızı bültenle uluslararası düzeyde aranan örgüt mensubu M.B. adına suç örgütü kurarak baskı, cebir, şiddet ve tehdit yöntemleriyle kamu düzenini, otoritesini ve barışını tehdit eden, tehlikeye düşüren ve yapmış oldukları eylemlerle yasadışı ekonomik kazanç elde eden şahıslara yönelik operasyon düzenlendi. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 2 aylık teknik fiziki takip ve dinleme sonucunda Kayseri merkezli Mersin ve İstanbul’da tespit edilen adreslere gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda örgüt yöneticisi M.A.Ş. ile örgüt üyeleri N.Ş., Z.E.H., S.Ş., M.Ş. ve İ.A. yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslardan M.A.Ş., N.Ş., Z.E.H. ve S.Ş. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edilirken M.Ş. ve İ.A. hakkında yurt dışı çıkış yasağı ile adli kontrol kararı verildi. Emniyet’ten yapılan açıklamada, "Suç örgütlerine yönelik sürdürdüğümüz mücadele aralıksız ve kararlı bir şekilde devam edecektir" denildi.
Ankara Mayıs ayı doğum yardımı ödemeleri Kurban Bayramı öncesi hesaplara yatırıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, mayıs ayı doğum yardımı ödemelerinin Kurban Bayramı öncesi annelerin hesaplarına yatırıldığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini, 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin lira tutarında tek seferlik, ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti. Doğum yardımlarından bugüne kadar toplam 1 milyon 70 bin 123 çocuğun faydalandığını belirten Göktaş, yardımdan faydalanan çocuklardan 445 bin 20’sinin ailelerin birinci çocuğu, 328 bin 697’sinin ikinci çocuğu, 296 bin 406’sının ise üçüncü ve üzeri çocuklar olduğunu ifade etti. Göktaş, hak sahiplerinden 24 bin 81 kişinin ise ikiz ve üzeri çocuğa sahip olduğunu bildirdi. Bakan Göktaş, iki, üç ve üzeri 625 bin 103 çocuk için düzenli ödeme yapıldığını da vurguladı. Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu ifade eden Göktaş, şunları kaydetti: "Bu kapsamda mayıs ayı doğum yardımı ödemelerini Kurban Bayramı öncesinde ailelerin ihtiyaçlarını karşılamalarına katkı sağlamak amacıyla bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 1 milyon 50 bin 401 annenin hesabına 18 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum." Göktaş, doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını belirterek, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulaması aracılığıyla ulaşılabileceğini bildirdi. Doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığı bilgisini veren Göktaş, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı.
Manisa Yunusemre Belediyesinden öğrencilere "Sınav Kaygısı Yönetimi" semineri Yunusemre Belediyesi, öğrencilerin sınav sürecini daha sağlıklı ve bilinçli yönetebilmeleri amacıyla ‘Sınav Kaygısını Yönetme’ semineri düzenledi. Neşe Gülersoy Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen seminerde Psikolog M. Zahid Abalı öğrencilere sınav kaygısını nasıl yönetmesi gerektiğini anlattı. Yunusemre Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından öğrencilerin sınav sürecini daha sağlıklı ve bilinçli yönetebilmeleri amacıyla "Sınav Kaygısını Yönetme" semineri düzenlendi. Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı içerisinde bulunan Neşe Gülersoy Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda Psikolog M. Zahid Abalı öğrencilerle bir araya geldi. Seminerde sınav döneminde öğrencilerin yaşadığı stres, kaygı ve motivasyon eksikliği gibi konular ele alındı. Psikolog Zahid Abalı, sınav kaygısının öğrenciler üzerindeki etkilerine değinerek bu sürecin doğru yöntemlerle yönetilebileceğini ifade etti. Öğrencilere kaygıyla baş etme yöntemleri, dikkat ve odaklanmayı arttırma teknikleri ile sınav öncesi ve sınav anında uygulanabilecek doğru yaklaşımlar hakkında bilgiler verildi. Karşılıklı soru-cevap şeklinde ilerleyen programda öğrenciler, merak ettikleri konuları uzmanına sorma fırsatı buldu. Özellikle sınav sürecinde düzenli uyku, planlı ders çalışma, doğru nefes egzersizleri ve olumlu düşünmenin önemine dikkat çekilen seminerde öğrencilerin yaşadığı kaygının doğal bir süreç olduğu ancak doğru yönetilmesi gerektiği vurgulandı.