YEREL HABERLER - 27 Şubat 2012 Pazartesi 16:07

EREĞLİ`DE KÖYLERDE TİYATRO COŞKUSU

A
A
A
EREĞLİ`DE KÖYLERDE TİYATRO COŞKUSU

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde gösteren Sanat Kurumunca ilçeye bağlı köy ve beldelerdeki ilköğretim okullarında sergilenen Akıllı Soytarı adlı tiyatro oyunu Kandilli’de ilgiyle izlendi.
Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren Sanat Kurumu’nun, Karadeniz Ereğli Belediyesi ile gerçekleştirdiği "Köy Projesi" kapsamında, ilçeye bağlı köy ve beldelerdeki ilköğretim okullarında sergilediği Akıllı Soytarı adlı tiyatro Oyunu Kandilli’de ilgiyle izlendi. Tiyatroya gitme imkanı bulunmayan ilköğretim okulu öğrencilerini bu önemli sanat dalı ile buluşturmayı amaçlaya proje, Karadeniz Ereğli Belediyesi’nin destekleriyle bugüne kadar altı ayrı yerleşim biriminde gerçekleştirildi. 25 Şubat Cumartesi günü Kandilli’deki Madenci İlköğretim Okulu’nda öğrencilerle buluşan Sanat Kurumu oyuncuları, Fikret Terzi’nin yazdığı Akıllı Soytarı adlı oyun ile çocuklara neşeli bir hafta sonu yaşattılar. Tiyatro oyununun başlamasından önce projeleriyle ilgili bilgi veren Sanat Kurumu yöneticisi ve Akıllı Soytarı adlı oyunun yönetmeni Cihangir Amca, “Biz bugüne kadar büyük şehirlerde çok oyunlar oynadık. Uluslararası festivallerde sahne aldık. Bir gün arkadaşlarla dedik ki, ’Biz buralarda oynuyoruz. Buradaki çocuklar rahatlıkla oyunlarımızı seyrediyorlar. Ama hiç tiyatroya gidememiş çocuklarımız var köylerde.’ Tiyatroya gelme şansları olmayan çocuklara gitmeye karar verdik. Böyle bir fikir attık ortaya. Bütün arkadaşlarımız fikri benimsediler. Bu oyunu hazırladıktan sonra da Karadeniz Ereğli Belediyesi’ne gittik. Projemizi Başkanımız Halil Posbıyık’a anlattık. Başkanımız hemen yardımcılarını çağırdı ve bu arkadaşlarımız ne istiyorlarsa hemen yapılacak, sağ olsunlar, Başkanımızın verdiği araba ve ses sistemiyle bu projeyi gerçekleştirebiliyoruz” dedi. Sloganlarının “İstikbal Köylerdedir” olduğunu kaydeden Yönetmen Cihangir Amca, köylere giderek tiyatro oyunlarını sahnelemenin ve öğrencilerle buluşmanın kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Oyunlarımızı ücretsiz oynuyoruz. Hiçbir şey istemiyoruz. Hatta buralara gelirken sefertaslarıyla yemeklerimizi bile kendimiz getiriyoruz. Köylerdeki vatandaşlarımızdan hiçbir maliyet çıksın istemiyoruz. Çocuklar bizim gözbebeklerimiz. Onlar bizim umutlarımız. O yüzden de köylere ulaşmaktan çok gururluyuz, çok mutluyuz. Bu duygular sadece benim değil, ekipteki tüm arkadaşlarımın duyguları.”
Armutçuk İlköğretim Okulu, Armutçuk Madenci İlköğretim Okulu, Bayat İlköğretim Okulu, Kurtlar İlköğretim Okulu, Kızılcapınar İlköğretim Okulu ve Gökçeler İlköğretim Okulu’nda sergiledikleri oyunlarına büyük ilgi gösterildiğini belirten Amca, “Kandilli geldiğimiz altıncı yer. Bildiğiniz gibi yeni sistemde taşımalı eğitim var. Dolayısıyla bazı köylerde beş-altı okulu birden ağırlıyoruz. Yani yaklaşık otuz köyün okulu oyunumuzu izlemiş durumda. Bundan sonra da gitmemiz gereken yedi merkez daha var. Bu organizasyon İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yapıldı. Toplam on üç merkezde oynayacağız. Bugüne kadar programda bulunan sadece bir yere, yoğun kar yağışı dolayısıyla gidemedik. Ancak o köyümüze de ilerleyen günlerde gideceğiz. Ereğli Belediye Başkanımız Halil Posbıyık’a da bize verdiği destekten dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Göktaş: "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor’’ dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) iş birliğiyle İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı, 16-17 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Konferans, bugün yapılan oturumların ardından Sütlüce Kampüsü’ndeki kapanış programıyla sona erdi. "Türkiye’de ve Özbekistan’da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları" temasıyla düzenlenen konferansın kapanış toplantısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Züleyha Mahkamova, Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Sharipov Kongratbay Avezimbetovich, KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği Başkanı Ozoda İslomova ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı. Konuşmalardan önce ilkokul öğrencilerinden oluşan dans ekibi, Türk kültürüne ait yöresel dansları sergiledi. "Temennimiz buradaki bilgi ve öneriler, Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün" İstanbul’da pek çok ülkenin geleceğini ilgilendiren bir başlık etrafında buluştuklarını aktaran Bakan Göktaş, "İki gün süren 1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı’nda akademinin birikimini, sahadan gelen tecrübeyi ve kurumlarımızın çözüm önerilerini aynı masada buluşturduk. Konferans boyunca aile yapısındaki değişimi, evlilik ve ebeveynliği destekleyen mekanizmaları, kuşaklar arası dayanışmayı ve sahada etkisi kanıtlanmış iyi uygulamaları değerlendirdik. Demografi ve nüfus eğilimlerinden sosyal hizmet modellerine, dijital risklerden aile içi iletişime kadar geniş bir çerçevede ele aldık. Temennimiz odur ki burada ortaya çıkan bilgi ve öneriler Türkiye ile Özbekistan arasında aile konusunda kalıcı iş birliklerine dönüşsün. Sahada karşılığı olan ortak projeler, aileyi güçlendiren somut adımları çoğaltsın’’ şeklinde konuştu. "Türkiye’de nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi, artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor" Ailenin kimliğin, aidiyetin, merhametin, sorumluluğun, dayanışmanın ilk öğretildiği yer olduğuna da dikkat çeken Bakan Göktaş, "Çağımızda aile çok katmanlı bir baskı altında. Bu noktada meseleye iki pencereden bakmak zorundayız. Birincisi, demografik dönüşüm penceresidir. Yıllarca ülkemizde aile planlanması adı altında doğurganlık hızının azaltılması için çalışmalar yürütüldü. Bugün yaşadığımız düşük doğurganlık oranları, bu yaklaşımın birikmiş bir sonucudur. Türkiye’de doğurganlık hızının 2024’te 1,48’e düşmesi, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesi artık yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor. Birçok Avrupa ülkesi düşük doğurganlık düzeyine 200 yılda inerken, Türkiye bu noktaya 60 yıl gibi kısa bir sürede geldi. Türkiye, Çin, Arjantin ve Kuveyt’ten sonra doğurganlık hızı en çok düşen dördüncü ülkedir’’ ifadelerini kullandı. İlk evlenme yaşının yükselmesinin, evlilik ve boşanma göstergelerindeki değişimin aileyi güçlendiren ‘önleyici ve destekleyici’ politikaları daha da kritik hale getirdiğini belirten Bakan Göktaş, "İkincisi günlük hayatın kırılganlıkları penceresidir. Aileyi sadece bir değer olarak değil, aynı zamanda sosyal refahı büyüten, birliği ve beraberliği güçlendiren bir sistem olarak ele almak zorundayız. Çünkü artan şehirleşme, uzayan çalışma saatleri, hayatımızı kuşatan dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları, bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor. Bu durum da bizler için sahaya inen, aileye ulaşan, riskleri erken gören ve aileyi kendi gücüyle ayakta tutan politika tasarımlarını zorunlu kılıyor’’ diye konuştu. "Tüm adımlarımızla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ Aile Eylem Planı’yla aileye erişim ve hizmet kapasitesini büyütürken de iki temel ilkeye dayandıklarını belirten Bakan Göktaş, "Yakınlık, hizmetin ailenin kapısına kadar gidebilmesi demektir. Süreklilik ise bir defalık müdahale yerine aileyle ’hayatın akışı içinde’ yol yürümek demektir. Çocuğu aile yanında desteklemek, ebeveyni güçlendirmek, riskleri erken tespit etmek ve aileye rehberlik etmek bu yaklaşımın omurgasıdır. Sosyal hizmet merkezlerimiz, sosyal risk haritalarımız, mobil SHM, yüz yüze ve online eğitim ve danışmanlık mekanizmalarımız bu ilkelerin sahadaki karşılığıdır. Böylece tüm bu adımlarla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz’’ dedi. Sümeyye Erdoğan Bayraktar da, iki gün boyunca yürütülen tartışmaların ailenin ne kadar kritik ve çok boyutlu bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.