YEREL HABERLER - 08 Mart 2012 Perşembe 16:49

ZONGULDAK`TA KADINLAR YÜRÜDÜ

A
A
A
ZONGULDAK`TA KADINLAR YÜRÜDÜ

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle KESK’e bağlı Eğitim-Sen Kadın Sekreterliği tarafından Madenci Anıtı’nda eylem yapıldı.
Madenci Anıtı’nda düzenlenen eyleme; Zonguldak Kadın Platformu üyeleri ile birçok sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri, ZKÜ öğrencileri ve kalabalık bir kadın topluluğu katıldı. Sloganlar eşliğinde, Madenci Anıtı’ndan Valilik önüne kadar yürüyen topluluk burada, “Bizler bugün kadın ve eşitlik bakanlığı kurulması için alanlardayız”, “İsyanımızı daha da büyütüyoruz” ve “Anayasa için alanlardayız” sloganları attılar. Etkinlikte bir konuşma yapan Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Sevim Adıgüzel, “Kadınlar olarak, bugün bir kez daha baskıya, sömürüye, emeğimizin görmezden gelinmesine artık yeter diyoruz. Bugün 8 Mart Kadınların birlik, mücadele ve dayanışma gününde, biz kadınlar taleplerimizi dile getirmek, her türlü baskı ve sömürüye karşı çıkmak için alanlardayız. Bizler bugün hem evde hem de işte çalışan kadınlara erken emeklilik, ev kadınlarına zorunlu sağlık sigortası ve 50 yaşında koşulsuz emeklilik, işyerlerinde çalışanların cinsiyetine bakılmaksızın kreş, yaşlıları, hastaları, engellileri kadın bakımına terk etmeyen sosyal olanaklar, erkek ve kadınların cinsiyetlendirilmeyen eşit iş bölümü yapılması için alanlara çıktık. Şiddete baskıya, eşitsizliğe karşı çıkıyor, susmuyoruz. Eril zihniyete sesleniyoruz, siz kadın katillerini, tecavüzcüleri korumaya devam edin bizde her fırsatta teşhir etmeye devam edeceğiz. Devletin ve anayasaların görevi, yarısı kadın, yarısı erkek olan yurttaşlar arasıdaki eşitsizliği ortadan kaldırmaktır. Birini, diğerine anayasa zoruyla bağımlı kılmaya çalışmak değil, kadınlardan yana bir anayasa için alanlardayız” dedi.
Eylemde CHP’li kadınlar adına bir konuşma yapan Nemciye Kaya da, “Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında emekçi kadınlar günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Kapalı mekanlardan 1975 yılından sonra açık alanlara taşınarak kutlamaya devam etmektedir. Geçen süre zarfında ülkemizde kadın haklarında meydana gelen devrimlere karşın son yıllarda daha geri süreç yaşanmaya başlanmıştır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından ZKÜ öğrencileri tarafından tiyatro gösterisi yapıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de aracın, refüjdeki yayaların arasına daldığı kazada kamerada Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde SUV aracın refüjde bekleyen yayaların arasına girmesiyle 3 kişinin yaralandığı trafik kazasında yaralanan Aysel Ö., kazanın yarış sebebiyle gerçekleştiğini iddia ederek, "Araç yarışıyordu aşırı hızlı geliyordu" dedi. Öte yandan kazanın görüntüsü bir aracın yol kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Beyazşehir Mahallesi Gesi Caddesi’nde meydana gelen kazada, H.G.A. idaresindeki 38 AOB 801 plakalı araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak tramvay durağının yanında yolun karşı tarafına geçmek için refüjde bekleyen yayaların arasına daldı. Kazada Aysel Ö., D.B. ve T.B. yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Yaralılar ambulans ile hastanelere kaldırılırken, polis ekipleri de yolu kapatarak inceleme yaptı. Ayrıca tramvay durağında da maddi hasar oluştu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. "Kaza yarış sebebiyle gerçekleşti" Öte yandan kazada yaralanan ve tedavisinin ardından taburcu olan Aysel Ö., kazanın yarış sebebiyle gerçekleştiğini iddia etti. Kaza sonrası sürücü tarafından hiçbir şekilde özür almadığını ve bu duruma üzüldüğünü belirten Aysel Ö., "Markete gittim ve alışveriş yaptım. Birkaç kişiyle karşıya geçmek için bekliyorduk. Araçların geçmesini bekledik. O sırada bir aracın hızla geldiğini fark ettim. Araç üzerime geldi ve tek hatırladığım ‘eyvah’ dediğim. Araç yarışıyordu. Çünkü aşırı hızlı geliyordu. Direkt refüje çıktı. Hastanede röntgenlerimi çektiler. Göğüs kafesimde kırıklar olduğunu söylediler. Omzumun çıktığını söylediler. Kafatasımda aşırı kanama vardı. Beni kimse aramadı. Kaza yapan kişiler ‘neyiniz var? İstemeyerek oldu" gibi hiçbir şey söylemediler. Şu anda kendi sağlığımı düşünemiyorum. Ben eşimden ayrıyım. Oğlumla yaşıyorum. Şu anda dükkanım kira ve çalışan bir kadınım. Ben nasıl ayakta duracağım. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Bir insan bir inana zarar veriyorsa cezalandırılmalı" ifadelerini kullandı. Ayrıca, aracın bir otomobilin arkasından ilerlediği ve birden refüje çıktığı kazanın görüntüleri de bir aracın yol kamerasına yansıdı.
Muş Muş’ta şebeke suyunda bakteri tespit edildi, vatandaşlar çeşmelere akın etti Muş İl Sağlık Müdürlüğünün kent merkezindeki içme suyunda bazı değerlerin sınırların üzerine çıktığını açıklaması üzerine vatandaşlar çeşmelere yöneldi. Muş İl Sağlık Müdürlüğü, kent merkezinde kullanılan belediyeye ait şebeke suyuna yönelik yapılan analizlerde bazı parametrelerin mevzuatta belirlenen sınır değerlerin üzerine çıktığını açıkladı. Yetkililer, sonuçlar normale dönene kadar şebeke suyunun içme ve yemek yapımında kullanılmaması gerektiğini duyurdu. Açıklamanın ardından kent merkezinde yaşayan vatandaşlar, içme suyu ihtiyacını karşılamak için merkez ve mahallelerde bulunan çeşmelere yöneldi. Araçlarıyla Mongok Çeşmesi’ne gelen vatandaşlar, bidonlara doldurdukları suları evlerine taşıdı. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, son günlerde kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında yer alan iddialar üzerine içme suyuna yönelik kapsamlı incelemeler gerçekleştirildiği belirtilerek, "Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında ilimiz içme suyuna ilişkin gündeme gelen iddialar üzerine Müdürlüğümüz tarafından gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Bu kapsamda Muş merkez içme suyu sisteminin farklı noktalarından alınan numuneler yetkili laboratuvarlara gönderilerek analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bazı parametrelerin mevzuatta belirtilen sınır değerlerin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler, içme suyu altyapısından sorumlu kurum olan Muş Belediyesi ile paylaşılmış; gerekli bilgilendirme ve ikazlar yapılmıştır. Uygunsuzluğun kaynağının tespiti ile bakım-onarım ve teknik iyileştirme süreçlerinin belediye tarafından ivedilikle yürütülmesi talep edilmiştir. Müdürlüğümüzce süreç yakından takip edilmekte olup, izleme ve denetim faaliyetleri sürdürülmektedir. İçme suyuna ilişkin uygunsuzluklar giderilinceye kadar vatandaşlarımızın sağlığının korunması amacıyla analiz sonuçları normale dönünceye kadar bu süreçte şebeke suyunun içme, yemek hazırlama ve ağızdan temas gerektiren amaçlarla doğrudan kullanılmaması, zorunlu hallerde ise en az 10 dakika kaynatıldıktan sonra soğutularak kullanılması gerekmektedir. Kaynatılmamış şebeke suyunun diş fırçalama ve benzeri doğrudan ağız teması gerektiren işlemlerde kullanılmaması önemle tavsiye edilmektedir" denildi. Çeşmeden su almaya gelen Abdulaziz Yalçın, yetkililerden yeni ve olumlu bir açıklama gelene kadar su ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayacaklarını ifade ederek, "Şu anda mağdur durumdayız. Mongok Çeşmesi’nden su almaya geldik. İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre şebeke suyunda yüksek bakteri tespit edildi. Bu nedenle şebeke suyunu tüketemiyoruz. Mecburen şebeke suyuyla abdest alıyoruz. İnşallah namazımız kabul olur. Sağlık Müdürlüğü ’Su temizdir, tüketebilirsiniz’ şeklinde yeni bir açıklama yapana kadar bu sudan bidonlarla alıp evlerimize taşıyacağız. Belediye Başkanlığından şu ana kadar herhangi bir açıklama yapılmadı. Bizler de Sağlık Müdürlüğü’nün uyarılarını dikkate alarak hareket ediyoruz" dedi. Evlerde ve iş yerlerinde şebeke suyundan gelen kötü koku üzerine durumu yetkililere bildirdiklerini söyleyen Burhan Sayılgan, "Evlerimizde ve iş yerlerimizde şebeke suyundan kötü koku aldık. Bu sorunun giderilmesi için durumu yetkililere bildirdik. Yapılan incelemeler sonucunda Sağlık Bakanlığı ve Muş İl Sağlık Müdürlüğü’nden gelen raporlar, suda bakteri tespit edildiğini ortaya koydu. Ayrıca ikinci bir analiz için numunelerin Ankara’ya gönderildiği ve sonuçların beklendiği belirtildi. Şu anda evlerimizde ve iş yerlerimizde arıtma cihazları kullanıyoruz. Çünkü arıtma olmadan bu suyla başa çıkmak mümkün değil. Suyun tehlikeli olduğunu düşünüyoruz; içindeki virüsün ne olduğu ve kaynağının nereden geldiği bilinmediği için endişe yaşıyoruz. Kimseyi bu konuda suçlamıyoruz ancak yetkililerden bir an önce çözüm üretilmesini bekliyoruz. Halkımız mağdurdur durumda" diye konuştu.