YEREL HABERLER - 12 Mart 2012 Pazartesi 15:18

ALAPLI MYO`DA EMEKLİ İDARECİ VE PERSONELE VEDA YEMEĞİ

A
A
A
ALAPLI MYO`DA EMEKLİ İDARECİ VE PERSONELE VEDA YEMEĞİ

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Alaplı Meslek Yüksekokulu’nda emekli olan idareci ve personel için bir veda yemeği düzenlendi.
Alaplı Meslek Yüksekokulu’nda Müdür Yardımcılığı yapan ve emekli olan Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Tunç ve yüksekokul personeli Burhan Türkoğlu için bir veda yemeği düzenlendi.
Kdz. Ereğli Mühendisler Derneği’nde düzenlenen yemeğe; Kdz. Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Azar, Kdz. Ereğli Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Güner, Alaplı Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Rıfhı Henden, Müdür Yardımcıları Öğretim Görevlisi Nevzat Solmaz, Eyüp Yener, okulda daha önce görev yapmış öğretim görevlileri, idari ve akademik personel, öğretim görevlileri, yüksekokul personeli ve eşleri katıldı. Yemekte konuşan Alaplı Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Rıfhı Henden, Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Tunç ile birlikte okulun kuruluşundan bun yana hizmet verdiklerini söyledi. Tunç’a bundan sonraki yaşamında başarılar dileyen Henden, “1976 yılından bu yana görev yaptığım Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Tunç ile yaklaşık 36 yıldır hep birlik ve beraberlik içerisinde çalıştık. Bu üniversitenin bir parçası olarak diğer arkadaşlarımızla birlikte bu okulu kurduk. Bu okulun her taşında mücadele ettik. Çalışma hayatımız süresince tartışmamız olmuştur, ama asla birbirimizi kırmadık. Kendisi benim en büyük yardımcımdı, şimdi emekliye ayrıldı, inanın aramızdan ayrıldığı için üzgünüm, kendilerine yeni yaşamında başarılı sağlık ve mutluluk dolu yıllar diliyorum. Yine okulumuzda personel olarak hizmet veren Burhan Türkoğlu da okulumuzda 26 yıl görev yaptı, kendisine de başarılar dilerim” dedi.
Kdz. Ereğli Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Güner de, “Okulumuzun delikanlısı olarak gördüğüm Abdülkadir hocamın asla önüne geçmedim. Kendisinin benim gönlümde ayrı bir yeri var, kendisi emekliliği gerçekten hak etti. Ben kendisine ve ailesine bundan sonraki yaşamalarında mutluluklar diliyorum. Diğer yandan okulumuzda yıllardır personel olarak görev yapan Burhan Türkoğlu da gerçekten dürüst ve çalışkanlığı ile bizlerin gönlünü kazandı. Kendisine ve ailesine de bundan sonraki yaşamlarında başarılar diliyorum” diye konuştu.
Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Tunç da, 44 yıllık meslek hayatının 36 yılının Alaplı Meslek Yüksekokulunda geçtiğini belirterek, “Aranızdan ayrılmak benim için de çok zor, ama her başlangıcın bir sonu vardır, ben bunun sonuna geldim. 44 yıllık meslek hayatımın 36 yılı Kdz. Ereğli ve Alaplı Meslek yüksekokullarında geçti. 1976 yılında o zamanlarda Alaplı Meslek Yüksekokulda toplam 8 personeldik, bugün bu sayı 100’leri buldu. O günlerde öğrenci sayısı 150’lerde iken bugün bu sayı 3 binleri geçti. Türkiye’mizin ihtiyacı olan adamlarını yetiştirdiğimiz öğrencilerin sayısı ise 19 binlere ulaştı. Eğer İşte bizim yetiştirdiğimiz öğrencilerimiz bugün ülkemizde aranan elemanlarsa bu siz değerli öğretim görevlilerimizin idarecilerimizin sayesinde olmuştur. İşte bunun için bu ekipten ayrılmak zor geliyor bana, hepinize yaşantınızda sağlık mutluluk ve başarılar diler, Allah’tan sizlere de böyle geceler yaşatmasını dilerim” dedi.
Yemekte ayrıca, Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Tunç ve yüksekokul personeli Burhan Türkoğlu’na okula vermiş oldukları hizmetlerden dolayı plaket ve çeşitli hediyeler takdim edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 117 yıllık gelenekte ustalara vefa: 50 yıllık keşkekçiler ödüllendirildi Sakarya’nın Hendek ilçesi Dikmen Mahallesi’nde 117 yıldır imece usulüyle sürdürülen toplu bayramlaşma ve keşkek ikramı geleneğinde, yıllardır kazan başından ayrılmayan ustalar bu yıl da unutulmadı. Aralarında 50 ve 30 yıldır keşkek pişiren isimlerin de bulunduğu ustalar ile organizasyona katkı sağlayan vatandaşlar plaketlerle ödüllendirildi. Her Ramazan Bayramı’nda sürdürülen asırlık gelenekte, sabahın erken saatlerinde ateş başına geçen keşkek ustaları, hem geleneği yaşatıyor hem de kendilerinden sonraki kuşaklara örnek oluyor. Yarım asra varan tecrübeleriyle kazan başında yer alan ustalar, geleneği sürdürmenin gururunu yaşıyor. Mahallede her bayram yaklaşık 32 kazan keşkek pişirilirken, hazırlanan yemekler on binlerce vatandaşa ikram ediliyor. Hendek’in yüksek kesimlerinde bulunan Dikmen Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan bu köklü gelenek, imece usulüyle yaşatılmaya devam ediyor. Bu çerçevede kazan başında duran ve organizasyonlara katkı sağlayan 18 kişi plaketle ödüllendirildi. "Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir" Yaklaşık 50 yıldan beri kazan başına geçen 78 yaşındaki Mustafa Akdağ, "Belki 50 seneden beri kazan başındayım. Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir. Bizden sonrada arkadaşlarda devam ettiriyor. İyi bir gelenek Allah razı olsun bütün arkadaşlarımızdan" derken Sefer Ulusoy, "İmece usulü olarak yapıyoruz ve maddiyatı mahalle sakinlerimizden topluyoruz. Büyük katılım oluyor yaklaşık 10 gün devam ediyoruz imece usulüyle pişiriciler, hazırlanmalar var ve bunlarda bütün vatandaşların katkısı oluyor. Bu gelenek Trabzon’dan gelme bir gelenek. Bizlerde dedelerimizden kalma geleneği devam ettiriyoruz. Birlik ve beraberlik olduğu müddetçe ölene kadar bu geleneği devam ettirmek istiyoruz. 18 arkadaşımıza da plaket vereceğiz. Herkese katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi.
Samsun Thorsten Fink: "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün maçları kazanmalıyız" Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, ligi ilk 5 sırada bitirip Avrupa Kupalarına gitmek için kalan 8 maçın tamamını kazanmaları gerektiğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor’u evinde ağırlayacak Samsunspor’da Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, Nuri Asan Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Milli arayı iyi değerlendirdiklerini ifade eden Fink, Konyaspor mücadelesiyle ilgili şunları söyledi: "Konyaspor, yeni hoca değişikliğinden sonra çok güçlü bir takım haline geldi. Top onlardayken çok etkili oynuyorlar. Güçlü oyunculara sahip bir rakibe karşı oynayacağız. Eğer bu maçı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermemiz gerekiyor. Geldiğim günden beri oynayacağımız en zor karşılaşmalardan biri olacak. Sadece oyun anlamında değil, taktiksel anlamda da farklı varyasyonlar deneyen bir rakibe karşı oynayacağız. Bu karşılaşmayı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermeliyiz." "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor" Gelecek sezon Avrupa’da oynamak için kalan 8 maçı da kazanmaları gerektiğini vurgulayan Fink, "İlk beş ile aramızda 8 puan fark var. İlk beşte olmak istiyorsak öncelikle bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor. Ama elbette ki maç maç, hafta hafta ilerlememiz lazım. Her maçı oynadıktan sonra bir sonraki maça en iyi şekilde hazırlanmamız gerekiyor. İlk beşe girme şansımız olursa bunu istiyoruz. Bunu canı gönülden istiyoruz. Sadece lig değil, Türkiye Kupası’nda da hedefimiz var ve kendi evimizde Trabzonspor’a karşı oynayacağız. Ama öncesinde ligdeki karşılaşmalarımıza odaklanmamız gerekiyor. Konyaspor karşılaşmasına en iyi şekilde odaklanmalı ve pozitif enerjiyle oynamalıyız" dedi. "1 yıl elde edilmiş başarı, başarı değildir" Başarının uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade eden Fink, "Başarı uzun vadeli bir süreçtir. Kısa vadede ya da bir maç özelinde elde edilen başarı, gerçek başarı değildir. Benim için başarı, genç bir oyuncuyu A takıma kazandırmak ve sonrasında başka kulüplere transferini gerçekleştirmektir. Şu an 7. sıradayız ama hedefimiz ilk 5’te olmak. Sezonun genelinde fena bir performans göstermedik. Avrupa’da takım çok iyi bir performans sergiledi. Ben uzun vadede elde edilen başarıya inanıyorum. Sadece 1 yıl için elde edilmiş bir başarı yeterli değil; bunu yıllara yaymak önemli. Sezon sonuna kadar kaç puan toplarız bilemiyorum ama gelişimimiz devam ediyor. Daha fazla gelişmek, uyum ve becerilerimizi artırmak istiyoruz. Sezon öncesi kampına kadar kendimizi geliştirerek daha güzel bir futbol ortaya koymayı hedefliyoruz. Ben hoca olarak daha fazla maç kazanmak istiyorum. Avrupa’daki performansımızı sürdürürken, Türkiye Kupası maçlarını da en iyi şekilde oynamak zorundayız. Sezon öncesi kampından sonra oyun sistemimizin tam olarak oturacağını düşünüyorum. Ön tarafa oynayıp gerektiğinde sakin kalmalıyız. Duran toplarda da kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Futbolda duran topların önemi çok büyük, Arsenal örneğini verebilirim. Takımımın gelişiminden dolayı çok mutluyum. Daha fazla topa sahip olacağız ve geçiş oyununu etkili oynayacağız, bunu Avrupa ve büyük maçlarda da başardık. Fenerbahçe karşılaşmasında da bunu iyi gösterdik. Gelişimimizi sürdürüyoruz ama biraz daha zamana ihtiyacımız var" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin Dünya Kupası’na gitmesinden mutluyum" A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını da değerlendiren Fink, "Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını tebrik etmiştim. Bu sadece milli takım için değil, ülkede yaşayan herkes için çok önemli bir başarı. Türkiye bir futbol ülkesi ve bu gelişmeden dolayı çok mutluyum. Milli Takım Teknik Direktörü Montella’yı birkaç hafta önce tebrik ettim. Bu başarı Türkiye’deki tüm hocalar için çok değerli. Ben de çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı.