EKONOMİ - 12 Eylül 2024 Perşembe 15:24

23. Uluslararası Kömür Kongresi

A
A
A
23. Uluslararası Kömür Kongresi

Zonguldak’ta düzenlenen 23. Uluslararası Kömür Kongresi’nde konuşan Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kemal Barış, kömürün sıklıkla kirli bir enerji kaynağı olarak gösterildiğini Rusya-Ukrayna savaşı sonrası kömür ocaklarını devreye alma tartışmalarına başladığına dikkat çekti. Barış, batının iki yüzlülüğüne rağmen kömürün 50 yıldır enerji payındaki yerinin aynı olduğunun altını çizdi.


Zonguldak’ta bir otelde gerçekleştirilen 23. Uluslararası Kömür Kongresi’nde, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok davetli katılımcı yer aldı. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmalarıyla başladı. Kongrenin açılışında konuşan Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (BEUN) Madencilik Teknolojisi Üyesi Prof. Dr. Kemal Barış, son 20 yılda küresel ısınma ve çevre kaygıları nedeniyle kömürün geleceği hakkında önemli tartışmaların yapıldığını belirtti. Barış, Batı tarafından kömürün sürekli "kirli" bir enerji kaynağı olarak gösterildiğini fakat bu ülkelerde kullanılmaya devam etmesinin Batı’nın iki yüzlülüğünü ortaya koyduğunu ifade etti.


Prof. Dr. Barış, kömürden yararlanan ülkelerin günümüzde küresel ısınma gerekçesiyle kömürden vazgeçme açıklamaları yaptıklarını ve bu konuda birçok belge yayınladıklarını vurguladı. Özellikle Avrupa Birliği’nin bu konuda birçok inisiyatifte bulunduğunu ancak Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın enerji krizine karşı kömür ocaklarını yeniden devreye alma tartışmalarına başladığını belirtti. Almanya’nın konvansiyonel enerjiden vazgeçme söylemleri ile birlikte bu tartışmaların başladığını, İngiltere’nin ise 35 yıl aradan sonra kömür madenciliğine 200 milyon pound yatırım yaparak yeniden başladığını söyledi.


Barış, “Son 20 yılda küresel ısınma ve çevre kaygıları nedeniyle kömürün geleceği hakkında önemli tartışmalar yürütülüyor, dünyada. Kömürle ilgili tartışmalar devam ederken, sanki diğer enerji kaynakları çok temizmiş gibi kömür sürekli ‘kirli’ bir enerji kaynağı gibi lanse ediliyor. Batının iki yüzlülüğü burada da ortaya çıkıyor. Neredeyse 200 yıl kömürün her türlüsünden yararlanıp sanayiyi artık büyüyemeyecek seviyeye getiren ülkelerin günümüzde küresel ısınma nedeniyle kömürden vazgeçeceklerini deklare ettiklerini hatta bununla ilgili çok sayıda belge yayınladılar. Özellikle Avrupa Birliği çok yapıyor bunu, inisiyatifler falan yapıyor. Fakat bir bakıyoruz, en ufak bir sorunda Rusya- Ukrayna savaşından sonra, batının Ukrayna desteği nedeniyle Rusya doğalgazı kesti Avrupa’ya. Bir anda kapatılan nükleer santralleri tekrar açılması, hatta kömür ocaklarının yeniden devreye girmesi tartışılıyor. Almanya konvansiyonel enerjiden vazgeçeceğini söylerken hemen bu tartışmaları başlattı. İngiltere 35 yıldır yeraltı madenciliğiyle kömür çıkarmıyordu, Cumbria bölgesine 200 milyon pound yatırımla bir ocak açtılar. Çok samimi olduklarını söyleyemem" dedi.



"Kömürün enerji tüketimindeki payı yüzde 26,47"


Barış, küresel ısınma ve çevresel kaygıların önemli olduğunu ancak kömürün enerji tüketimindeki payının 1980 yılında yüzde 26,77, 2000’lerin başında yüzde 25 civarında, 2010 yılında ise tekrar yüzde 30’un üzerine çıktığını belirtti. 2023 yılı itibarıyla kömürün enerji tüketimindeki payının yüzde 26,47 olduğunu ve 50 yıldır kömürün dünya enerji payındaki yerinin aynı kaldığını ifade etti.


Barış sözlerini şöyle sürdürdü:


"Küresel ısınma, çevresel kaygılar sonuçta hepsi bizim için de geçerli ama gibi ancak verilere baktığımızda söylemlerin altının dolu olmadığını görüyoruz. 2024 yılındaki verilerden bahsediyorum. Kömürün enerji tüketimindeki payı 1980 yılında yüzde 26,77’ymiş. 2000’lerin başında yüzde 25’lere doğru geldi. 2010 yılına geldiğimizde tekrar yüzde 30’un üzerine çıktı. 2023 yılında payı yüzde 26.47’de. 30 yıllık tartışmanın üzerine bakıyoruz ki 50 yıldır kömürün dünya enerji payındaki yeri aynı. Kömürden çıkış sıklıkla vurgulansa da en ufak krizden sonra, enerji dengesindeki değişime sebep olan bir olayın kömürden uzaklaşmayı mümkün kılmayacağını düşünüyorum. Yakın gelecekte kömürün özelliğini yitireceğini düşünmüyorum."



"Türkiye’nin enerji ihtiyacı yılda yüzde 2 ila 3 artıyor"


Türkiye gibi ülkelerin her yıl enerji ihtiyacının yüzde 3’e yakın arttığını aktaran Barış, "Ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyacının yılda yüzde 2 ila 3 artıyor. Bunun yerine konvansiyonel kaynakları kullanmazsanız, alternatif enerji kaynakları koymak son derece zor. Bunu Almanya yapabilir, çünkü sanayisi tepeye çıktı artık. Enerjiye daha fazla ihtiyaçları yok, dolayısıyla bir termik santrali kapatıp yerine alternatif enerji kaynağı koyabilir. Ama bizde böyle olamaz. 150 bin megavat kurulu gücümüz varsa her yıl 5 bin megavata ihtiyacımız var, bu seviye itibariyle. Dolayısıyla 5 bin megavatın karşısında bir alternatif enerji kaynağı oluşturmak pek de mümkün değil. Kömürün Türkiye için stratejik olduğunu yıllardır odamız çok sık söylüyor. Bunu tekrar dile getirmek gerekiyor. 2023 yılında 80,9 milyon ton linyit, 1,06 milyon ton taşkömürü üretimi yapılıyor. Linyit miktarımız dünya açısından da iyi ancak 37,7 milyon ton taşkömürü ithal etmişiz. Bunun ülkemize maliyeti 4.5 milyar dolar, sadece tek başına kömür ithalatının maliyeti. Sadece bu veriye bakarak, bırakın TTK’nin kapatılmasını, bu kadar stratejik bir kurumun aslında eski günlerine döndürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Burada artık hangi politika üretilecekse hangi yeniden yapılanma olacaksa böyle stratejik konuda ivedilikle yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu.


Kongre, diğer konuşmacıların da konuşmalarının ardından fuarın açılış kurdelesinin kesilmesi ve oturumlarla devam etti. Kongre, 13 Eylül günü sona erecek.



23. Uluslararası Kömür Kongresi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.