GÜNDEM - 12 Şubat 2026 Perşembe 11:50

Alev Alatlı’ya BEUN’dan anlamlı vefa

A
A
A
Alev Alatlı’ya BEUN’dan anlamlı vefa

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN), "Türk Düşünce Ufuklarında Bir Dünya Nöbetçisi: Alev Alatlı" başlıklı panel, yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.


Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Funda Firuz Aktan, Kapadokya Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar ve İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömür Ceylan’ın konuşmacı olarak yer aldığı programda; mütefekkir ve yazar Alev Alatlı’nın düşünce mirası; cesaret, ahlâk, akıl ve irfan ekseninde derinlikli bir perspektifle ele alındı. Panelde, Alatlı’nın yalnızca eserleriyle değil; hakikat arayışı, entelektüel duruşu ve medeniyet tasavvuruyla Türk düşünce hayatına kazandırdığı değerler yeniden hatırlandı ve genç kuşaklara aktarıldı.


Farabi Kampüsü Sezai Karakoç Kültür Merkezinde düzenlenen programa; Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Funda Firuz Aktan, Kapadokya Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömür Ceylan, Zonguldak İl Jandarma Komutanı Kıd. Albay Barış Cücen ve eşi Melek Cücen, İl Millî Eğitim Müdürü Uygar Keskin, MHP Zonguldak İl Başkanı Çağatay İpekçi, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Metin Vural, il ve ilçe protokolü, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.


İstiklal Marşı’nın okunması ve aziz şehitlerin anısına saygı duruşuyla başlayan program, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından hazırlanan Alev Alatlı video gösterimiyle devam etti. Salonda duygusal anların yaşandığı gösterimin ardından BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi.


Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer konuşmasında şu sözleri dile getirdi:


"Sözlerime başlamadan önce, vefatının ikinci yıl dönümünde ilim camiamızın muazzez isimlerinden mütefekkir, yazar ve Üniversitemizden fahri doktoralı ailemizin değerli üyesi Alev Alatlı Hocamızı huzurlarınızda rahmet, saygı ve özlemle yâd ediyorum. Ruhu şâd, mekânı cennet olsun. Üniversitemiz ev sahipliğinde düzenlediğimiz bu anlamlı programda sizleri aramızda görmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bugün burada yalnızca bir düşünce insanını anmıyoruz; fikirleriyle yolumuzu aydınlatan, cesaretiyle bizlere örnek olan müstesna bir münevveri, Türk düşünce hayatının vicdan nöbetçilerinden Alev Alatlı’yı anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, o; Türkiye merkezli düşüncenin öncülerinden, son asırda yetişmiş en üretken, en cesur ve en hakikatperver kadın münevverlerimizden biriydi. Büyük mütefekkir Cemil Meriç’in deyimiyle ise kendi semasında tek yıldızdı. Filistin’in yalnızlaştırıldığı dönemlerde, saygın bir entelektüelin hiçbir tereddüt göstermeden hakikatin safında dimdik durması, onun karakterinin ve inancının en güçlü tezahürlerinden biriydi. O, susmayı değil konuşmayı; seyretmeyi değil sorumluluk almayı seçti. Sözlerime son verirken; bizleri Alev Alatlı’nın hatıralarında buluşturacak olan kıymetli Rektör Hocamıza ve Prof. Dr. Ömür Ceylan’a, ayrıca bugün aramızda bulunarak üniversitemizi onurlandıran merhume Alev Alatlı’nın değerli evladı Funda Firuz Aktan Hanımefendi’ye gönülden teşekkür ediyorum."


Rektör Özölçer’in ardından kürsüye gelen Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Funda Firuz Aktan, Alev Alatlı’nın düşünce çizgisini ve üniversite idealini anlattı. Aktan, Alatlı’nın Türkiye’yi merkeze alan bir fikrî duruşa sahip olduğunu belirterek, onun "bütüne bakma" çağrısının bugün de yol gösterici olduğunu ifade etti. Bilgiyi bir güç gösterisi değil, bir sorumluluk alanı olarak gördüğünü vurgulayan Aktan, "akıl, ahlak, adalet, adap ve aşk" ilkeleriyle şekillenen bu anlayışın Kapadokya Üniversitesinde kurumsal bir hüviyet kazandığını dile getirdi. Üniversitenin "aşkla kurulduğunu" ifade eden Aktan, Alatlı’nın "bilgi güçtür ve bu gücün kaynağı üniversitelerdir" yaklaşımıyla hareket ettiğini söyledi. Annesinin BEUN’dan fahri doktora almış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Aktan, Zonguldak’ta bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek programın düzenlenmesinde emeği geçen başta Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere herkese teşekkür etti.


Kapadokya Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar ise konuşmasının başında Alev Alatlı’yı rahmet ve saygı ile anarak onunla çalışma imkânı bulmuş olmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu belirtti. Alatlı’nın hem eserleri hem de üniversite kurma iradesiyle kalıcı bir miras bıraktığını ifade eden Karasar, onun "parmağa değil, parmağın gösterdiği yöne bakma" çağrısının hakikat, merhamet ve insan onuru merkezli bir istikameti işaret ettiğini söyledi. Alatlı’nın dar entelektüel çevrelere sıkışmayı reddeden bir düşünce insanı olduğunu belirten Karasar, "Orada kimse var mı?" sorusunun Anadolu’nun dört bir yanında karşılık bulduğunu kaydetti. Üniversitenin mottosu olan "akıl, ahlak, adalet, adap ve aşk" vurgusunun da bu mirasın kurumsal bir yansıması olduğunu dile getirdi. Konuşmasının sonunda Alev Alatlı’nın fikilerini ve eserlerini böylesine anlamılı bir programda gençlerle buluşturarak programın düzenlenmesinde emeği geçen başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.


İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömür Ceylan ise Alev Alatlı ile birlikte hazırladıkları 7 ciltlik "Bize Yön Veren Metinler" adlı eserin ortaya çıkış sürecini anlattı. 750 yılından 2020 yılına kadar uzanan geniş bir zaman diliminde 6500’den fazla metnin incelendiğini belirten Prof. Dr. Ceylan, her ciltte yer alan kapsamlı dizin ve kaynakçaların eserin ilmî niteliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Alev Alatlı’nın düşüncelerinin doğru anlaşılmasının önemine dikkat çeken Ceylan, gençlerin yalnızca bu eseri değil; "Beyaz Türkler Küstüler", "O.K. Musti Türkiye Tamamdır", "Dünya Nöbeti" ve "Ben Böyle Düşünüyorum Demekle Olmuyor" gibi eserleri de okumalarının büyük önem taşıdığını vurguladı. Ceylan, konuşmasının sonunda Zonguldak’ta ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek başta Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.


Program, konuşmacılara Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve il protokolü tarafından teşekkür belgesi takdim edilmesiyle devam etti. Hatıra fotoğrafı çekiminin ardından panel sona erdi.



Alev Alatlı’ya BEUN’dan anlamlı vefa

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Giyim tarzı nedeniyle hedef alınan Belediye Başkanı Akgün’e öğretmeninden destek Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’ün sosyal medyada giyim tarzı üzerinden hedef alınmasının ardından, emekli öğretmen Abdülkadir Tunç eski öğrencisine Kahramanmaraş’tan gelerek destek ziyaretinde bulundu. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı gerekçe gösterilerek sosyal medya üzerinden hedef alınan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’e anlamlı bir destek geldi. Akgün’ün İmam Hatip Lisesi’ndeki matematik öğretmeni Abdülkadir Tunç, yaşanan polemikler üzerine Kahramanmaraş’tan Eskişehir’e gelerek eski öğrencisinin yanında yer aldı. Tunç, sadece bir belediye başkanı olarak değil, zor günlerinde kendisine kucak açan vefalı bir öğrencisi olarak gördüğü Akgün’e yapılan saldırıların haksız olduğunu vurguladı. "Bir insanın gönlündeki güzelliği hissetmek gerekiyor" Eski öğrencisine destek vermek için kente gelen Abdülkadir Tunç, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Kahramanmaraşlıyım. Mihalgazi Lisesi’nin müdürlüğünü yaptım, Zeynep Hanım’ın da İmam Hatip Lisesi’nden matematik öğretmeniydim. Bir insanın sadece kıyafetinin değil, gönlündeki güzelliği hissetmek gerekiyor. Zeynep Hanım, Maraş depremlerinde beni buraya davet etti ve 5 ay boyunca beni burada özel misafir ederek krallar gibi karşıladı. Depremde o benim yanımda oldu, ben de şimdi Kahramanmaraş’tan onun yanında olmaya geldim. Zeynep Hanım’la yollarda yürürken karşılaşırdık ve özel bir muhabbetimiz olurdu. Kendisine başarılar diliyorum, her zaman yanındayız."
Çanakkale Mehmetçik Çanakkale’de "Durgun Sulardan Geçiş Eğitimi" gerçekleştirdi Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi yakınlarındaki Demirci Göletinde 2’nci Kolordu Komutanlığı tarafından planlanan ve 4’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen "Durgun Sulardan Geçiş Eğitimi" icra edildi. "Durgun Sulardan Geçiş Eğitimi" kapsamında, 4’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından eğitim faaliyeti için Tabur Görev Kuvveti seviyesinde birlik teşkil edildi. Teşkil edilen Tabur Görev Kuvvetini, Mekanize Piyade Bölükleri, Tank Bölükleri ve İstihkâm Bölük unsurları oluşturdu. Eğitimin intikal ve prova faaliyetlerini içeren bölümlerine silah, teçhizat ve araçlarıyla, 23 subay, toplam 171 personelin yanı sıra 4 fiberglas bot, 2 zodyak bot, 1 şalter aracı, 6 zırhlı muharebe aracı, 8 geliştirilmiş zırhlı personel aracı, 5 tank, 1 istihkâm muharebe zırhlı aracı, 1 MAGAS-A aracı, 1 ZAAK aracı olmak üzere toplam 23 adet zırhlı araç ve 6 adet bot, Komando Alay Komutanlığından da 18 personel görev aldı. Eğitim esnasında yerli ve millî teknoloji ile geliştirilen çok sayıda araç ve teçhizat kullanıldı. Eğitim kapsamında senaryo gereği, Karşı Kıyı İzleme Timi zodyak bot ile karşı karaya çıktı. Tim burada gerekli hazırlıkları yaptı. Yerli ve Millî imkânlarla üretilen Amfibik araçlar samur devreye girdi. Karadan su kenarına gelen samur kısa sürede kurulumunu yaparak suyu girdi. Kamyon, tank ve ZPTler samurlar sayesinde karşı kıyıya taşındı. Bu sırada başka birlikler botlar ile düşman unsurlarının bulunduğu noktaya intikal ederek sıcak temas sağladı. Samurlar ile karşı kıyıya taşınan tank ve ZPTler karada karşılaştıkları engelleri kurulan portatif köprü ile geçti. Son olarak samurlar su içerisinde birleşerek tam bir köprü oluşturdu ve araçlar iki yaka arasında su üstünden samurlar sayesinde yapılan köprüden geçti. Kara Kuvvetleri Komutanlığının kahraman askerlerinin kendisine tevdi edilen her türlü görevi zor arazi ve mevsim şartlarında dahi görevini yerine getirmedeki kararlılığını ve azmimi yansıtan eğitimde, gerçek muharebe ortamında karşılaşılması muhtemel durumları içeren canlı bir faaliyet icra edildi.