EKONOMİ - 15 Eylül 2021 Çarşamba 11:28

Arı üreticileri 300 ton baldan 60 milyon TL gelir elde etti

A
A
A
Arı üreticileri 300 ton baldan 60 milyon TL gelir elde etti

Zonguldak genelinde bu yıl yaklaşık bin 300 arı üreticisi tarafından yüzde 80’i kestane olmak üzere toplamda 300 tonun üzerinde bal üretimi gerçekleşti.

Zonguldak genelinde bu yıl yaklaşık bin 300 arı üreticisi tarafından yüzde 80’i kestane olmak üzere toplamda 300 tonun üzerinde bal üretimi gerçekleşti. Arıcılar sadece bal üretiminden bu yıl yaklaşık 60 milyon TL gelir elde etti.


Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği (ZAYBİR) Başkanı Abdurrahman Canlı, balın faydaları, arıcılıktaki gelir ve bölge ekonomisine katkıları konusunda açıklamalarda bulundu. Kestane balının bilimsel olarak kanıtlanan yararları olduğuna değinen Canlı, bu sene 300 tonun üzerinde üretim olduğunu ifade etti. Başkan Canlı açıklamasında, “Balın kahvaltıda tüketiminin ötesinde, sağlık açısından da kanıtlanmış belli yararları var. Balın mide ülseri ve reflü oluşumuna neden olan olumsuz asit salgılarına karşı etkili olduğu yönünde bir sonuç elde edildi. Halk arasında yaygın olarak ağrı kesici olarak kullanılıyor. İnsanların belli noktalardaki ağrılarını gidermek için akşamdan kestane balını sardıkları, sabaha ağrılarının geçtiği söylenir. Antioksidan özelliğini biliyoruz. Türkiye’de üretilen monofloral balların parmak izi ile ilgili çalışma yaptık. 2017, 2018 ve 2019 yıllarında belirlediğimiz noktalardan aldığımız örnekleri analiz için gönderdik. 3 yılın ortalaması alındı ve belli sonuçlar çıktı.


Zonguldak ekonomisine hem istihdam açısından hem katma değer kaynağı üretimi açısından faydası var. Bu sene 300 tonun üzerinde bir üretim oldu, kilosunu 200 liradan sattığınızda hesabını yapmak kolay.


Arıcılıktaki geliri sadece üretilen bal, polen, propolis, arı sütü olarak hesaplamak sağlıklı sonuç vermez. Balımız satılabildiği için balı ön planda tutuyoruz ama balın dışında arıların kendisinin alınıp satılması ve yıl içerisinde arıcılık faaliyeti yapılırken, arıların yemlenmesi, arıların bakımı, arıların ilaçlanması, eskiyen aletlerin yenilenmesi gibi çok çeşitli giderler var ama il açısından katma değer oluyor. 300 ton bal üretildiğini düşüyoruz” dedi.



“Dünyadaki küresel sorunlar üretimi etkiliyor”


Bölgede üretilen bal çeşitleri hakkında da bilgiler veren ZAYBİR Başkanı Canlı, bal üretimindeki düşüşün küresel sorunlar olduğunu ifade ederek şunları söyledi:


“Bizim bölgemizde ağırlıklı kestane balı var. Çiçek balı, kestanenin olmadığı yerlerde Çaycuma’nın bir kısmında, Ereğli’nin Güneşli taraflarında, Devrek ve Gökçebey’in bazı yerlerinde çiçek balı üretiliyor. Yaklaşık yüzde 80 kestane balı, yüzde 20 çiçek balı olduğunu düşünüyoruz.


Arıcılık işletmesi, koloni sayısı artmasına karşı üretimde bir düşüş var. Bu düşüşün nedeni, bilgi paylaşıldıkça ve arıcılıkta kullanılan yaşatma tekniği ilerlemesine karşı düşmesinin birinci sebebi, küresel sorunlar. Dünyada yaşanan küresel sorunlar bal üretimini etkiliyor. Özellikle koloni alım satımlarında biraz daha fazla para kazanmak isteyenler, o piyasada iş yapanlar özellikle sıcak bölge arılarını getirerek ilimizde satıyorlar. Dolayısıyla eski hesabı tutmuyor. Hem koloni kayıplarında artış var hem bal üretiminde düşüş var.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Depremde bacağını kaybeden genç, yaşadığı büyük acıların ardından yeni bir hayata adım attı 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde annesi ve erkek kardeşini kaybeden, enkaz altında 12 saat kaldıktan sonra kız kardeşiyle birlikte kurtarılan ve sağ bacağını kaybeden Muhammet Altaş, yaşadığı tüm acılara rağmen sevdiği Semanur ile evlenerek yeni bir yuva kurdu. Depreme Yeşilyurt ilçesi Bostanbaşı Mahallesi Özpolatlar Sitesi’ndeki evlerinde yakalanan 26 yaşındaki Muhammet Altaş, enkazdan kurtarıldıktan sonra tedavi sürecine alındı. İlk olarak Battalgazi Devlet Hastanesi’ne, ardından Elazığ Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Altaş, daha sonra İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde sağ bacağından diz üstü amputasyon ameliyatı geçirdi. Yaklaşık iki ay süren hastane sürecinin ardından hayırseverlerin desteğiyle protez bacağına kavuştu. Yaklaşık üç yıl boyunca konteyner kentte yaşamını sürdüren ve evliliğinin ardından kiraladığı eve taşınan Altaş, yaşadığı zorlu sürece rağmen hayata tutunmayı başardı. Altaş, 25 Ocak 2026 tarihinde bir süredir birlikte olduğu Semanur ile evlenerek yeni bir hayata adım atarken, çiftin nikahını Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er kıydı, Malatya Valisi Seddar Yavuz ile Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit de nikah şahitliği yaptı. Zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Muhammet Altaş, "6 Şubat depremlerinde annemi ve erkek kardeşimi kaybettim. Kız kardeşimle birlikte 12 saat enkaz altında kaldık. Sağ bacağımı kaybettim ama hayata tutunmayı bırakmadım. Devletimizin, valimizin ve belediyelerimizin desteğiyle bugünlere geldik. Hepsine şükranlarımı sunuyorum. Yeni bir hayata başladık, çok şükür ayakta durmaya çalışıyoruz. Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın" diye konuştu.
Mersin Toros Dağlarındaki yılkı atları ve yabani hayvanlar unutulmadı Mersin Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Toros Dağlarının yüksek kesimlerinde etkili olan kış şartları nedeniyle besin bulmakta zorlanan yılkı atları ve yabani köpekler için Karboğazı mevkiinde planlı besleme çalışması gerçekleştirdi. Mersin’de kış mevsiminin en çetin yaşandığı bölgelerden biri olan Karboğazı’nda, yoğun kar yağışı nedeniyle otların azalması ve bitki örtüsünün kar altında kalması, yılkı atlarının besine ulaşmasını zorlaştırıyor. Toros Dağlarının yüksek kesimlerinde yaşayan yaban hayvanlarının bu zorlu süreçte besinsiz kalmaması için harekete geçen Büyükşehir Belediyesi ekipleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da yılkı atları için özel bir besleme çalışması gerçekleştirdi. Ekipler yılkı atlarını, yonca ile birlikte besin ihtiyaçlarına göre hazırlanmış, arpa flake, mısır flake ve toklu besi yeminden oluşan rasyonla besledi. Çalışma kapsamında bölgede yaşayan yabani köpekleri de unutmayan ekipler, onlar için de mama bıraktı. "Hayvanların sağlıklarını riske atmadan, bu zorlu dönemi atlatmalarını amaçlıyoruz" Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkında görev yapan Veteriner Hekim Zekiye Sibel Mazlum, yalnızca Tarsus Doğa Parkındaki hayvanların değil, bölgedeki yabani ve yarı yabani hayvanların refahından da sorumlu olduklarını belirterek, zorlu kış şartları olan Karboğazı mevkiinde besleme çalışması gerçekleştirdiklerini anlattı. Mazlum, "Kış şartlarının ağırlaşmasıyla birlikte, dağlık alanlarda yaşayan yılkı atları ve civardaki yabani köpekler de besin bulmada zorluk çekiyorlar. Mersin Büyükşehir Belediyesinin öncülüğünde yürütülen ve her sene düzenli periyotlarla sürdürülen çalışma kapsamında sahaya çıktık. Amacımız, hayvanların sağlıklarını riske atmadan, bu zorlu dönemi atlatmalarını sağlamak" dedi. Besleme çalışmalarının planlı yapılmasının önemini de anlatan Mazlum, "Bu tür besleme çalışmaları plansız ve bilinçsiz yürütüldüğünde, faydadan çok zarar verebiliyor. Bu yüzden verilen yemlerin içeriği, miktarı ve bırakıldığı alanlar, veteriner hekimler ve biyologlar tarafından özel olarak planlanıyor. Hayvanların doğal davranışlarını bozmadan, sadece hayatta kalmalarını destekleyecek şekilde hareket etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Bu çalışma sadece bugünü değil, ekosistemin geleceğini de gözeten bir anlayışın ürünü" Yaban hayvanlarının besleme çalışmalarının düzenli olarak yapılmaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Mazlum, "Bu çalışma aynı zamanda, insan ile doğa arasında dengeyi koruma sorumluluğunun bir göstergesi olup, sadece bugünü değil, ekosistemin geleceğini de gözeten bir anlayışın ürünü. Bizler doğada yaşayan her canlının yaşam hakkına saygı duyarak, görevimizi yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır FOTONO21’den belgesel fotoğraf gezisi FOTONO21 Fotoğraf Derneği, Doğu Anadolu’nun önemli doğal alanlarından biri olan Nazik Gölünde kış temalı bir fotoğraf gezisi gerçekleştirdi. Bitlis’in Ahlat ilçesi sınırlarında yer alan Nazik Gölü, yaklaşık bin 800 metre rakımı, tatlı su yapısı ve kış aylarında büyük ölçüde donan yüzeyi ile bölgenin karakteristik doğal oluşumları arasında bulunuyor. Süphan Dağının eteklerinde konumlanan göl, özellikle kış mevsiminde buzla kaplanan yüzeyi, karla örtülü kıyı şeridi ve sade peyzajıyla fotoğraf sanatçılarına güçlü bir görsel anlatım alanı sunuyor. Van Gölü Havzası içinde yer almasına rağmen tatlı su özelliği taşıması, Nazik Gölü’nü ekolojik ve coğrafi açıdan özgün kılıyor. Gerçekleştirilen fotoğraf gezisinde, gölün donmuş yüzeyindeki buz dokuları, ışık-gölge ilişkileri ve doğal formlar belgesel bir yaklaşımla kayıt altına alındı. Çalışma, doğanın mevsimsel dönüşümünü belgelemeyi amaçlayan fotoğrafçılar için önemli bir saha deneyimi sundu. FOTONO21 Fotoğraf Derneği üyesi Mehmet Sıddık Demir, Nazik Gölü fotoğraf gezisinin taşıdığı anlamı şu sözlerle değerlendirdi: ‘’Nazik Gölü, kış mevsiminde yalnızca estetik açıdan etkileyici bir manzara sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin iklimsel yapısını, coğrafi karakterini ve doğal döngüsünü bütüncül biçimde yansıtan çok güçlü bir alan oluşturuyor. Donmuş göl yüzeyi, kar dokuları ve çevre peyzaj, fotoğrafçı için hem belgesel hem de sanatsal açıdan zengin bir anlatım imkanı sağlıyor. Bu çalışmadaki temel amacımız, doğanın sert ama bir o kadar da etkileyici bu halini fotoğraf aracılığıyla kayıt altına almak, geleceğe kalıcı bir görsel arşiv bırakmaktı. FOTONO21 Fotoğraf Derneği olarak çalışmalarımız yalnızca Diyarbakır ile sınırlı değil; içinde bulunduğumuz coğrafyanın tarihi, kültürel ve doğal değerlerini belgelemek, bu değerlerin görünür kılınmasına katkı sunmak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bölgenin görsel hafızasını oluşturmaya yönelik bu tür belgesel nitelikli fotoğraf çalışmalarını önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdüreceğiz." Fotoğraf gezisine katılan fotoğraf sanatçısı Terfa Yiğit, Nazik Gölünün kış mevsiminde sunduğu görsel imkanların fotoğraf sanatı açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: ‘’Kış aylarında büyük ölçüde donan Nazik Gölü, yalın ama son derece güçlü bir görsel anlatım dili sunuyor. Donmuş göl yüzeyinde oluşan doğal çatlaklar, buz ve karın birlikte oluşturduğu dokusal yapı ile geniş ve sakin boşluk hissi, fotoğrafa hem derinlik hem de zamansız bir etki kazandırıyor. Bu sade peyzaj, fotoğrafçıyı detaylara, ışığa ve kompozisyona daha bilinçli yaklaşmaya yönlendiriyor. Nazik Gölü, özellikle kış fotoğrafçılığı ve belgesel çalışmalar açısından güçlü bir mekan olmasının yanı sıra, doğanın mevsimsel dönüşümünü yalın bir dille anlatma imkanı sunuyor. Bu yönüyle yalnızca estetik kareler üretmeye değil, aynı zamanda doğaya ve coğrafyaya dair güçlü bir görsel kayıt oluşturmaya imkan tanıyor."