GÜNDEM - 09 Ağustos 2025 Cumartesi 11:07

Baba mesleğini bıraktı, 25 yıldır toprağa emek veriyor

A
A
A
Baba mesleğini bıraktı, 25 yıldır toprağa emek veriyor

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Kayıkçılar köyünde yaşayan 43 yaşındaki Hasan Yıldız, baba mesleği olan mobilyacılığı bırakıp 25 yıl önce tarıma başladı. Evli ve iki çocuk babası olan Yıldız, ailesine ait 20 dönümlük arazide 15 sera ile hem yazlık hem de kışlık sebze yetiştiriyor.


Kayıkçılar köyünde baba mesleği olan mobilyacılığı bırakıp 25 yıl önce tarıma yönelen Hasan Yıldız, ailesine ait arazilerde üretimini sürdürüyor. Yıldız, 15 sera ve 20 dönümlük alanda yazlık ve kışlık sebze yetiştiriyor. Üretimi meslekten öte bir tutku olarak gören Yıldız, bitkilerin bakımını "çocuk büyütmeye" benzetiyor. Tarımda edindiği tecrübeyle ürünlerinin bakımını ve ihtiyaçlarını yıllar içinde ezbere bilir hale geldiğini ifade eden Yıldız şöyle dedi:


"Çaycuma Kayıkçılar köyünde ikamet ediyorum. 2000 yıldan beri profesyonel bu çiftçilikle çalışıyorum. Daha önceki baba mesleğimiz mobilya marangoz üstüneydi. 35 yıl babam marangoz mobilyacılık yaptı. Daha sonra kendimiz çiftçilik yapmaya başladık. Profesyonel anlamda 25 yıldan beri yapmaya çalışıyoruz."


Toplam 6,5 dönüm kapalı alanda üretim yapan Yıldız, karpuz, patlıcan, kapya biber, dolmalık biberin yanı sıra karnabahar, mor lahana, salatalık ve domates yetiştiren Yıldız, "Gerek armut bahçesi 15 bölüme yakın armut bahçemiz var. Şu anda 7-8 gün kapalı seramız var. Bunlarla iştirak etmekteyiz. Dışarı yaz aylarında patlıcan, karpuz, kavun yapıyoruz. Şu anda tarlamızda 5 dönüm karpuz, 5 dönüm patlıcan, 2 dönümde kapya biber dolma biber. Açıkta yetiştirmek şartıyla bunları üretiyoruz" ifadelerini kullandı.


Ürünlerini Mengen, Yeniçağ, Gökçesu ve Çaycuma pazarlarının yanı sıra yerel satış noktalarına verdiğini belirten Yıldız, pazarlama konusunda destek beklediğini vurguladı. Yıldız, "Nitekim bunu kendimiz satmaya çalışıyoruz. Sıkıntımız burada. Üretimde sıkıntı yok. Pazarlara gittiğimizde zaman kayboluyor. Tabi üretim o zaman aksıyor. Canlı bakmak gerekiyor. Nitekim bu canlıya bakmak için de zaman gerekiyor. Zamanında pazarlara gittiğimiz zaman bir gün pazar hazırlığı. Bir günde pazarda kalıyoruz. Her pazar en azından 2 gün iş kaybı. Bunun yerine bize büyüklerimizin veyahut da yerel yöneticilerin bize pazarlarda şey yapmasını öneririz. Bizi pazar sağlamalarını veyahut da malzememizi pazarlamanın sağlanmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.


Tarımı bir "emek ve şefkat işi" olarak tanımlayan Hasan Yıldız, bitkilerin bakımını çocuk büyütmeye benzettiğini ifade etti. Yıldız, "Bire bin veren başka bir şey yok. Canlıya bakmak, küçüklükten beri dikiyorsun. Nereden nereye getiriyorsun? Bu bir hastalık. Bir emek, şefkat neredeyse. Bir çocuk gibi. Aynen. Aynı insan gibi. Bu fizyolojisini çözdükten sonra ne zaman ne istiyor? Azotu, gübresi, potasyumu. Bunları artık yıllardan beri yapa yapa ne zaman ne uygulanacağını biliyoruz" ifadelerine yer verdi.



Baba mesleğini bıraktı, 25 yıldır toprağa emek veriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Kadınlarımızla daha güçlü bir Kayseri" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Türk kadınının fedakârlığı, emeği ve azmiyle hem ailenin hem de toplumun en güçlü temeli olduğunu vurgulayarak, "Kadınlarımızın emeği ve gücüyle Kayseri’miz daha da büyüyor, daha da güçleniyor" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında; kadınların toplumun temeli olan aile yapısının en güçlü unsuru olduğunu belirterek, tüm kadınların bu özel gününü kutladı. Büyükkılıç mesajında, Türk kadınının tarih boyunca yalnızca aile hayatında değil, milletin yazısını belirleyen kritik dönemlerde de büyük fedakârlık ve kahramanlık gösterdiğini vurguladı. Vatanın bağımsızlığı ve milletin geleceği söz konusu olduğunda Türk kadınının her zaman en ön safta yer aldığını belirten Büyükkılıç, şunları kaydetti; "Milletimizin tarihine baktığımızda fedakârlığı, cesareti ve azmiyle destan yazan kadınlarımızı görürüz. Kurtuluş mücadelesinden sosyal hayata kadar pek çok alanda iz bırakan kadınlarımız, bu toprakların ruhunu ve gücünü temsil etmektedir. Kahramanlıklarıyla hafızalara kazınan Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı gibi isimlerin yanı sıra Kayseri’nin tarihine damga vuran Mahperi Hatun, Fatma Bacı ve Gevher Nesibe Sultan gibi değerli şahsiyetler, Türk kadınının gücünün ve azminin en önemli sembolleri olmuştur." Kayseri’nin geçmişten bugüne kadar geçirdiği değişim ve gelişim süreçlerinde kadınların emeğinin büyük payı olduğuna dikkat çeken Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi olarak kadınların ticari, sosyal ve kültürel hayatta daha güçlü yer almaları için her zaman destek verdiklerini ifade etti. Kadınlara yönelik projelerin artarak devam ettiğini belirten Büyükkılıç, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak kadınlarımızı sosyal hayatta daha görünür kılmayı ve aile yapısını güçlendirmeyi hedefleyen çok sayıda projeyi hayata geçirdik" dedi. Bu kapsamda ’Anne Ulaşım Kartı’, ’Beslenmem Çantamda Belediyem Yanımda’ projesi, öğrencilere ulaşım kartı desteği, annelere süt yardımı ve çeşitli nakdi desteklerle ailelerin yanında olduklarını kaydeden Büyükkılıç, kadın girişimciliğinin güçlenmesi için de önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Büyükkılıç, kadın kooperatiflerine her türlü desteği sağladıklarını ifade ederek, e-ticaret ve pazarlama eğitimleri sayesinde kadınların dijital dünyada da güçlü şekilde yer almalarına katkı sunduklarını söyledi. "Kadın eli değen her yer güzelleşiyor" Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki KAYMEK aracılığıyla on binlerce kadına mesleki eğitim, sanat kursları, seminerler ve atölye çalışmaları düzenlediklerini belirten Büyükkılıç, ilçelerde faaliyet gösteren kadın ve gençlik merkezlerinde kadınların hem mesleki hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak eğitim programlarının sürdüğünü dile getirdi. Tarım ve üretim alanında da kadınlara destek verdiklerini ve kadın eli değen her yerin güzelleştiğini ifade eden Büyükkılıç, tavuk, koyun, manda ve arılı kovan dağıtımlarıyla yüzlerce kadın üreticiye katkı sağladıklarını vurguladı. Toplumsal dayanışma ve aile yapısının güçlendirilmesine yönelik projelere de değinen Büyükkılıç, Engelsiz Yaşam Merkezi ile özel bireylere ve ailelerine eğitim, rehabilitasyon ve psikolojik destek sunduklarını, KAYMEK bünyesinde hizmet veren Aile Akademisi ile evlilik öncesi eğitimden çift danışmanlığına kadar ücretsiz danışmanlık hizmetleri verdiklerini ifade etti. Türk kadınının toplumsal hayattaki yerinin önemine vurgu yapan Büyükkılıç mesajının sonunda şu ifadeleri kullandı; "Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük değer verdiği Türk kadını, birçok dünya ülkesinden önce siyasi ve toplumsal hayatta söz sahibi olmuştur. Bugün de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü vizyon doğrultusunda kadınlarımızın her alanda daha ileriye taşınması için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadınlarımızın emeği, azmi ve üretkenliği güçlü aileyi; güçlü aile ise güçlü toplumu ve güçlü Türkiye’yi inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit annelerimiz olmak üzere başımızın tacı olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum."
Osmaniye Osmaniye’de teravih namazı çocukların neşesiyle şenleniyor Osmaniye’de çocuklara yönelik düzenlenen "Teravih Namazı Yarışması" Ramazan ayının manevi atmosferi, çocukların neşesiyle birleştirdi. Osmaniye’de Selahaddin Eyyubi Camii’nde Ramazan ayı boyunca düzenlenen etkinlik, çocukların teravih namazına olan ilgisini artırırken cami avlusunu da neşeli seslerle dolduruyor. Yaklaşık 120 çocuğun katıldığı etkinlikte, çocuklar hem ibadet ediyor hem de Ramazan’ın manevi atmosferini eğlenerek yaşıyor. Teravih namazının ardından camide kalan çocuklar, cami imamı Murat Yılmaz ve müezzin Mustafa Şahan ile ilahiler söylüyor, maniler okuyup çeşitli oyunlar oynuyor. Cami içinde yankılanan ilahi ve çocuk sesleri, Ramazan gecelerine ayrı bir anlam katarken, çocuklar da bu anların tadını çıkarıyor. Etkinlikle çocuklar, Ramazan ayının manevi iklimini hissederken her akşam çeşitli hediyelerle mutlu oluyor. Yarışmaya katılan çocuklar ise bu etkinlikte hem ibadet ettiklerini hem de eğlendiklerini söyleyerek, teravih namazına gelmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade ettiler. Bizim amacımız evlatlarımıza, yeni neslimize camiyi, namazı, inancımızı ve kültürümüzü aktarmak, öğretmek ve bunu sevdirmek diyen Cami İmamı Murat Yılmaz, "Çocuklarımıza yönelik bir teravih namazı yarışması düzenledik. Bu yarışmaya ilkokul, ortaokul ve liseye devam eden öğrencilerimiz; kız ve erkek öğrencilerimiz katılabiliyor. Yarışmamızın büyük ödülü bisiklet. Çocuklarımızın 20 gün boyunca burada kıldıkları teravih namazına katılımlarını takip ederek, çekilişle öğrencilerimize bu hediyeleri ikram edeceğiz. Çok sayıda öğrencilerimizin ilgi gösterdiğini, velilerimizin ve cami cemaatimizin de destek verdiğini fark ediyoruz, görüyoruz, müşahede ediyoruz. Aynı zamanda çocuklarımıza her gün çeşitli ikramlarla onları ödüllendiriyoruz. Teravih namazı sonrasında da çeşitli oyunlarla ve eğlencelerle onların güzel vakit geçirmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Burada temel gayemiz; evlatlarımıza, yeni neslimize camiyi, namazı, inancımızı ve kültürümüzü aktarmak, öğretmek ve bunu sevdirerek yapmaya gayret etmektir. Rabbim çocuklarımızın güzel günlerini görmeyi nasip eylesin. Onları kalbi imanlı, dili dualı, alnı secdeli; vatana, millete, dine ve devlete hayırlı nesiller olarak yetiştirmeyi Allah nasip eylesin."diye konuştu.
Tokat Kavşak ortasında kalan tarihi mezar için ihya çalışması başlatıldı Tokat’ın Niksar ilçesinde yıllardır dört yolun kesiştiği kavşakta bulunan ve bölge halkı arasında çeşitli rivayetlerle anılan Çepnizade Hasan Efendi’ye (Hacı Çabuk) ait mezar alanında ihya çalışmaları başlatıldı. İlçe merkezinde Gaziahmet Mahallesi Dörtyol mevkiinde bulunan ve Anadolu Türk tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen Çepnizade Hasan Efendi’nin kabri, geçmiş yıllarda yapılan yol genişletme çalışmaları sırasında kavşak içinde kalmıştı. Uzun yıllar boyunca korumasız durumda kalan mezar alanı, kar ve yağmur sularına maruz kalırken bakımsız görüntüsüyle dikkat çekiyordu. Başlatılan çalışmalar kapsamında yapılan incelemelerde mevcut mezarın, altta bulunan kripto mezar yapısını tam olarak karşılamadığı tespit edildi. Bunun üzerine kripto mezar ortaya çıkarılarak koruma altına alındı ve alanda temizlik ile kontrollü kazı çalışmalarına başlandı. Hazırlanan proje doğrultusunda türbe yapısının dönem mimarisine uygun kümbet formunda yeniden inşa edilmesi planlanıyor. Çalışmalar tamamlandığında alanın hem korunması hem de Niksar’ın tarihî kimliğini yansıtan önemli bir anıt eser olarak yeniden görünür hale getirilmesi hedefleniyor. Niksar Kaymakamlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmaların, Danişmendliler döneminde başkentlik yapan Niksar’daki tarihî mirası koruma ve gelecek nesillere aktarma amacı taşıdığı belirtildi.