POLİTİKA - 13 Şubat 2026 Cuma 14:25

Bakan Memişoğlu: "Biz ürettikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler"

A
A
A
Bakan Memişoğlu: "Biz ürettikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlıkta ve ekonomide geldiği noktayı değerlendirerek, "Ne zaman ki AK Parti 2002’den itibaren iktidara geldi; çalışmayı, üretmeyi, hizmetkarlığı ön plana tuttu, bu ülke bugün dünyanın 17. büyük ekonomisi oldu. Biz ürettikçe, biz geliştikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler" dedi.


Bakan Memişoğlu, AK Parti Zonguldak İl Teşkilatı ziyaretinde sağlık yatırımları, Türkiye’nin siyasi vizyonu ve yaklaşan Ramazan ayı öncesi sağlıklı yaşam konularında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin geçmişteki siyasi çatışmalarla enerjisini tükettiğini, bugün ise üretim ve hizmet odaklı bir anlayışla büyüdüğünü vurgulayan Memişoğlu, sağlık eğitimindeki rakamsal artışlara da dikkat çekti.



"Yılda 16 bin hekim mezun ediyoruz"


Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde dünyada çok önemli bir yere geldiğini belirten Memişoğlu, "Türkiye’de 46 tane tıp fakültesi varken, bugün 126 tane tıp fakültesine ulaşmış durumdayız. 4 bin 500 senede hekim mezun ederken, bugün 15 bin hekim, 16 bin hekim senede insanlarımızın hizmetine sunmak için mezun oluyorlar. Biz bunun daha iyisini nasıl yapabiliriz onu tartışıyoruz" diye konuştu.



"Biz iyilik medeniyetiyiz"


Hükümet olarak kavga değil iş ürettiklerini ifade eden Memişoğlu, "Biz söz değil, kavga değil, iş yapıyoruz. Bu ülkeyi, bu vatandaşlarımızın daha iyi, daha kaliteli yaşaması için gece gündüz çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki biz insanlarımızın hizmetkarıyız. Vatandaşımızın derdiyle dertlenen bir inanç ve dava insanlarıyız. Ve sadece kendi vatandaşlarımızın değil, dünyada mağdur olmuş, ezilmiş, hakkını arayıp gücü olmayan insanların da temsilcileriyiz. Biz iyilik tarafıyız devlet olarak, millet olarak, hükümet olarak, dava olarak. Bizim davamız sadece 24-25 yıllık bir dava değil; bizim davamız bu topraklarda 954 yıllık bir dava. Biz iyilik medeniyetiyiz. İnsanlara daha iyi hizmet vermek, insanların mutlu etmek, huzurlu kılmak için uğraşan bir medeniyetin temsilcileriyiz. 3 kıtayı yönetmişiz, kimseyi sömürmemişiz, kimseyi katletmemişiz. Kimsenin dilini, dinini, inancını değiştirmek için zorlamamışız veya onları sömürmemişiz" ifadelerini kullandı.



"İyiliğini sürdüren bir medeniyetin varisleriyiz"


Türkiye’nin geçmişte kısır çekişmelerle zaman kaybettiğini hatırlatan Memişoğlu, ekonomik büyüme ve üretim vurgusu yaparak şunları söyledi:


"Bizler baktığınız zaman bu geçmişi, iyiliğini sürdüren bir medeniyetin buradaki varisleriyiz. Bakın etrafımıza; her biri çatışan, kavga eden bir ateş çemberinin ortasında huzur içinde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve dirayetinde yaşayan bir milletiz. Tabii ki eksiklerimiz olacaktır, tabii ki yapamadıklarımız olacaktır. Onları yapmaya gayret ve iyi niyetle çalıştığımızı bütün millet biliyor. Millet AK Parti’yi onun için destekliyor. Çünkü biz iyi niyetle çalışan, milletine Allah rızası için hizmet etmeye çalışan, gerçekten kendini hizmetkar hisseden insanlarız. Ve bir hoş seda bırakacağımız bu dünyada, yaşantımız boyunca daha iyisini, daha mutlu olacak insanlarımıza hizmet sunmayı amaç edinmiş insanlarız. Tabii ki biz kavganın tarafı hiçbir zaman olmayacağız. Biz iyiliğin tarafı olacağız, doğrunun tarafı olacağız, çalışkanlığın, üretenin tarafı olacağız. Hedefimiz bu. Yoksa kavgayla, eleştiriyle bir yere gidilmeyeceğini biz geçmişte çok gördük. Hepiniz hayal edin geçmişi, hep kavga oldu Türkiye’de. Gençlerimizin çoğu bunları bilmiyor. 1960’larda, 1950’lerde, 2000’lerde Türkiye baktığınız zaman hep birbiriyle kavga eden, çatışan, enerjisini maalesef üretmeye ve çalışmaya değil, maalesef çatışmaya harcayan bir toplum olduk geçmişte. Ne zaman ki AK Parti 2002’den itibaren iktidara geldi; çalışmayı, üretmeyi, hizmetkarlığı ön plana tuttu, bu ülke bugün dünyanın 17. büyük ekonomisi oldu. 2 bin -3 bin dolarlardan milli gelirler bugün 15 bin -17 bin dolar bantlarına çıktı. Onun için biz ürettikçe, biz geliştikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler. Biz büyüyeceğiz, gelişeceğiz ve gerçekten bu iyilik tarafını dünyaya hakim kılıncaya kadar da çalışacağız."



"Enerjimizi çatışmaya harcarsak iyilik medeniyetinin yeniden hakimiyetini sağlayamayız"


Toplumsal farklılıkların zenginlik haline geldiğine dikkat çeken Memişoğlu, "Bizler şunu hiç unutmayalım; farklılıklarımız olabilir ama ne zaman bu toplum farklılıklarını bir zenginlik haline, bir güç haline getirdi, yeniden ayağa kalktı. Birbirimizi eleştirebiliriz, birbirimizin eksiğini görebiliriz ama bunu çatışma haline getirirsek, enerjimizi ona harcarsak, gelişmeyi ve bir daha yeniden hedeflediğimiz bu iyilik medeniyetinin yeniden hakimiyetini sağlayamayız. Tabii ki başkasını eleştireceğiz ama önce ’Biz ne yaptık, ben ne yaptım?’ diye sorgusunu sormamız lazım. ’Sen ne yaptın? Sen niye yapmadın?’ demekten önce herkes bizler gibi, bu davanın insanları gibi ’Ben ne yapabilirim? Ben ne yaptım?’ sorusunu sorması gerekir. Eğer bunu sorarsak ve birbirimize hoş bakarsak, birbirimizi iyi niyetle eleştirirsek, gelişmesi için faydalı şekilde eleştirirsek bu bize fayda sağlar. Onu kötülemek için onu aşağılamak için onu geri çekmek için birbirimizle uğraşırsak, kavga edersek, çatışırsak hiçbirimiz istediğimizi elde edemeyiz.


Onun için bu toplumun iyilik tarafında, üretme tarafında, hizmet tarafında bir araya gelmesi lazım. Birbirini hissetme, empati dediğimiz diğerkamlığı hissetmemiz lazım. Bunu gençlerimize de aşılamamız lazım. Biz sağlıkçılar genelde başkası için yaşayan, dertlilerin dermanı olmak için çalışan insanlarız. Onun için bu duyguyu her bir vatandaşımızın hissetmesi, eleştirirken de karşı tarafın duygusunu anlaması gerekir. AK Parti iktidarı olarak, Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olarak bizler gece gündüz çalışıyoruz. İyi niyetimizle, bir Allah rızası için bu ülkeye hizmet etmeye çalışıyoruz. Onun için yollardayız, onun için çalışıp gece gündüz bu insanlara daha iyi nasıl sağlık hizmeti ulaştırırız diye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.



"Ramazan’da sigara illetinden kurtulun"


Konuşmasının son bölümünde vatandaşlara sağlıklı yaşam uyarısında bulunan Bakan Memişoğlu, Ramazan ayının sigarayı bırakmak için bir fırsat olduğunu belirtti. Bakan Memişoğlu sözlerini şöyle tamamladı:


"Bugün insanlarımızın sağlıklı olmasını istiyoruz öncelikli olarak. Yani hastalanmadan bedenimizi, sağlığımızı korumamız gerekiyor. Onun için toplumun sağlıkçılarla beraber sağlığını korumak için yardımcı olmasını istiyoruz. Ve bunun esasında hep beraber başarabileceğimize inanıyorum. Özellikle tütün kullanımı ile ilgili maalesef sorunumuz var toplumsal olarak. İnsanlarımızın, sigara kullanan insanlarımızın yüzde 95’inin üzerindeki insanlar sigaranın zararını ve bunu bırakmak isteğini belirtiyorlar. Bizim hastanelerimize, sağlık kuruluşlarımıza gelen 11,5 milyon insanımıza biz mesaj çektik ’Gelin sigarayı bırakın’ diye. Gerçekten kolay bir iş. Ertelemeyin. Hazır Ramazan geliyor önümüzdeki haftadan itibaren. Gelin şu sigara illetinden, içen vatandaşlarımız kurtulsun. Biz size her türlü yardımı yapacağız. Gelin Ramazan’da sigara bırakmayla ilgili irademizi ortaya koyalım, tütün kullanımını bırakalım. Bu zararlı bir şey. Ve özellikle vatandaşlarımızdan şunu da istiyorum: İftarlar açlığımızı giderecek masalardır. Orada mümkün olduğu kadar az yemeniz, yavaş yemeniz ve bir süre masadan kalktıktan sonra, dolaştıktan sonra o açlığınızı biraz daha gidermek için lütfen iftar sofralarında çok fazla yemenizi tavsiye etmiyoruz. Ve bizler hem kilo anlamında hem sigara ve tütün kullanımı anlamında emin olun sizlere yardım etmek için görev yapıyoruz. Onun için aile hekimlerinize, sağlıklı hayat merkezlerinize, hastanelerinize giderek lütfen bu sigara ve tütün kullanımı illetinden yasakla, cezayla değil; gönülle bırakmanızı özellikle istiyoruz."



Bakan Memişoğlu: "Biz ürettikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sürücüsüz minibüs yola çıktı, seyir halindeki araçların arasına daldı Konya’da sürücüsünün el frenini çekmeyi unuttuğu minibüs geri geri ilerleyip yola çıkarak bir otomobile çarptı. Minibüs çevredeki vatandaşlar tarafından durdurulurken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Sürücüsüz minibüsü durduran kişiler ise o anları anlattı. Olay, dün öğle saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Ankara Caddesi üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan sanayi istikametine seyir halinde olan minibüs sürücüsü markete durarak aracından indi. Bir süre sonra minibüs kendi kendine geri geri ilerlemeye başladı. Ankara Caddesine çıkan araç seyir halindeki bir otomobile çarptıktan sonra tekrar geldiği istikamete ilerledi. Kazayı fark eden çevredeki vatandaşların müdahalesiyle araç durduruldu. Bu anlar ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, minibüs geri geri yola ilerlediği sırada bir otomobilin son anda yaptığı manevrayla çarpmaktan kurtulması, arkadan gelen başka bir otomobilin ise minibüsle çarpışması ve minibüsün tekrar geldiği istikamete ilerlediği, vatandaşların aracı durdurmaya çalıştıkları görülüyor. "Aracın sürücüsü geldi baktı baktı araç yoktu" İlerleyen minibüsü durdurmak için iş yerinden koşarak gelen İsmail Köken, "Biz içerideydik, iş yerinde çalışıyorduk. Bir ses duyduk dışarıya gittik, baktık ki kendi halinde giden bir araç. Şaşırdık tabii içerisinde kimse yok. Koştum kapısını kontrol ettim kilitliydi. O sırada aracı tuttuk. Allah’tan daha fazla araç yoktu daha büyük kaza olurdu. Sonrasında bir araca vurdu. Biz olmasaydık araç daha gidip gelecekti. Aracı parka tekrar itekledik. Takoz falan koyduk aracı durdurduk. Aracın sürücüsü geldi baktı araç yoktu sonra baktı gitmiş buraya. Her iki taraf da şok oldu tabii. Hatta biz de şok olduk kimsesiz aracı görünce" dedi. "Daha önce böyle bir şey yaşamadık şok olduk" Aracın durdurulmasına yardım eden Mehmet Köken ise, "Kaza sesini duyduk dışarıya baktık araçta kimse yok. Aracın el freni unutulmuş. Hemen koşup aracı yakalayıp tekrar kaza olmasın diye itekledik. Daha önce böyle bir şey yaşamadık, şok olduk gerçekten" diye konuştu.
Trabzon Kahverengi kokarcaya karşı kışlaklardan çıkış öncesi ilaçlama hız kazandı Karadeniz Bölgesi’nde tarım ürünlerine zarar veren kahverengi kokarcaya karşı mücadele aralıksız sürüyor. Trabzon Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, zararlının kışlaklardan çıkışı öncesinde biosidal ilaçlama çalışması gerçekleştiriyor. Belirlenen mahallelerde yürütülen çalışmalarda özellikle boş ve metruk yapılar hedef alınırken, ilaçlama faaliyetleri mahalle muhtarlarının nezaretinde yapılıyor. Sürmene ilçesinde yürütülen ilaçlama çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Trabzon Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Ziraat Yüksek Mühendisi Engin Pehlivan, kahverengi kokarcanın hem kent hem de kırsal yaşam için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Pehlivan "Şu anda bulunduğumuz mahallede kahverengi kokarcanın kışlaklardan çıkış öncesinde boş ve metruk halde bulunan yapıları ilaçlıyoruz. Daha önce belirlemiş olduğumuz yapıları Büyükşehir ekiplerimiz ile beraber, köy muhtarlarının nezaretinde ilaçlıyoruz. Kahverengi kokarca ülkemizde hem kent yaşamının hem de kırsal yaşamın ve tarımın bir gerçeği olarak en önemli zararlısı haline geldi" dedi. Kışlaklardan çıkış öncesinde zararlıya karşı entegre mücadele Zararlıyla mücadelede tüm yöntemlerin sahada uygulandığını ifade eden Pehlivan, "Bizler hem kent yaşamında hem de tarım arazilerinde oluşturmuş olduğu zarar ve etkiyi minimize etmek için entegre mücadele çalışmalarının bütün argümanlarını sahada uygulamaya çalışıyoruz. Şu anda kışlaklardan çıkış öncesinde hareketlenme başladı zararlıda. Binaların özellikle güney taraflarında toplanmaya ve oradan çıkışa yaklaşıyorlar. Biz de bunu fırsat bilip doğru zamanda ve doğru yerde bu mücadeleyi yürütüyor, popülasyonu ekonomik zarar seviyesinin aşağısına çekmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "3 bin metruk binanın yüzde 80’i ilaçlandı" Kışlak öncesi ilaçlama çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Pehlivan, "Kışlaklardan çıkış öncesi bizim ilaçlama hedefimiz 3 bin hane metruk bina idi. Şu anda hedefimizin yüzde 80’ini gerçekleştirmiş durumdayız. Özellikle bu noktada 10 bin adet biosidal spreyi 10 bin haneye dağıttık. Onları da mücadeleye dahil etmek istiyoruz. Çünkü vatandaşımız bu mücadelenin merkezinde olmak zorunda. Üreticinin desteği bizim için çok önemli" diye konuştu. Vatandaşa ’bahar temizliği’ çağrısı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kokarca popülasyonunun yoğun olduğuna dikkat çeken Pehlivan, vatandaşların da mücadeleye aktif katılım sağlaması gerektiğini vurgulayarak "Özellikle hava sıcaklıklarının yükselmeye başladığı bu günlerde hane sahiplerinin evlerine gelip bir bahar temizliği yapmaları gerekiyor. Kahverengi kokarcalar şu an o hanelerin içinde bulunuyor. Bizler dışardan kullanılmayan metruk binaları ilaçlıyoruz ama binaların içinde de bu hane sahiplerinin mücadeleye katkıları çok önemli" şeklinde konuştu. "Mücadele uzun soluklu olacak" Kahverengi kokarca ile mücadelenin kısa sürede sonuçlanmayacağını ifade eden Pehlivan, "Şu anda kahverengi kokarca pik yapmadı. Bu mücadele uzun soluklu bir mücadele. Birleşik Devletler’de ve Avrupa’da bu mücadele 30-35 yıldır devam ediyor. Biz henüz mücadelenin başındayız. Bu zararlının ne zaman tamamen biteceğini söylemek kehanet olur. Bu tamamen yapılan mücadelenin sürekliliği ve doğru teknikle alakalıdır" dedi. Mücadele kapsamında önemli bir bütçe ayrıldığını belirten Pehlivan, "Bu zamana kadar Trabzon ile ilgili bu mücadele için Bakanlığımızın göndermiş olduğu yaklaşık 30 milyon TL’ye yakın bir ödenek var. Bu ciddi bir rakam. Bu ödenekler neticesinde sahada çok önemli bir yol kat ettik. Gelecekte daha fazla ödenek ile daha çok işler yapmayı hedefliyoruz" bilgilerini paylaştı. Üreticiye feromon tuzak uyarısı Üreticilere de çağrıda bulunan Pehlivan, biyoteknik mücadelenin önemine dikkat çekerek "Biz bu noktada fındık üreticilerimiz başta olmak üzere şunu bekliyoruz; bizler 16 bin 800 noktada feromon tuzak tesis ettik ve bahçelere astık. Üreticilerimizden bu tuzakları 3-5 günde bir kontrol etmelerini ve dolmuş ise temizlemelerini bekliyoruz. Çünkü yağmur suları ile beraber oluşan koku feromon tuzağın çekiciliğini azaltıyor. Bu da biyoteknik mücadelede tam başarı sağlamıyor" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 10 yıl cezası olan firari yakalandı İzmir’de uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen ve hakkında 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüpheli, polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Evinde uyuşturucu maddelerle yakalanan şüpheli gözaltına alındı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliğine bağlı ekipler, ilçe genelinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında hedef bir şüpheliyi takibe aldı. Uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen U.Ç. (28) isimli şüphelinin uyuşturucuları sakladığı adres belirlenerek operasyon için düğmeye basıldı. Adrese yapılan baskında şüpheli şahıs yakalanarak etkisiz hale getirildi. Çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi Şüphelinin ikametinde yapılan detaylı aramalarda 6 meşe halinde toplam 4,60 gram kokain ve 112 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere polis ekipleri tarafından el konulurken, şüpheli sorgulanmak üzere büro amirliğine götürüldü. 10 yıl hapis cezası olduğu ortaya çıktı Gözaltına alınan U.Ç. (28) hakkında yapılan UYAP sorgulamasında, şüphelinin uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli şahıs, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hazırlanan evraklarla birlikte mevcutlu olarak adli mercilere sevk edilecek.
Aydın Aydın merkezli 10 ilde dolandırıcılık operasyonu: 17 şüpheli gözaltına alındı Aydın’ın Nazilli ilçesi merkezli 10 ilde Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika vaadiyle üniversite öğrencilerini dolandıran şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda 17 şüpheli yakalandı. Nazilli Cumhuriyet Savcılığı ve Aydın İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube ekipleri tarafından üniversite öğrencilerini hedef alan organize suç yapılanmasına yönelik soruşturma başlatıldı. Elde edilen bulgular doğrultusunda harekete geçen ekipler, Nazilli merkezli olmak üzere 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında, 6’sı Nazilli’de olmak üzere toplam 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler üzerinde yapılan teknik ve mali incelemeler kapsamında MASAK verileri detaylı şekilde analiz edildi. Yapılan incelemelerde, suç örgütünün hesaplarında iddiaya göre yaklaşık 1 milyar 500 milyon lirayı aşkın para hacmi bulunduğu tespit edildi. Nazilli Aydoğdu Mahallesi Türkocağı Caddesi üzerinde bulunan kitapevinde de Jandarma Özel Harekat eşliğinde KOM Şube ekipleri tarafından baskın düzenlendi. Sokağa giriş ve çıkışlar komando ekipleri tarafından sınırlandırılırken, bölgede adeta kuş uçurtulmadı. Adreste detaylı aramalar yapıldı. Şüphelilerin özellikle üniversite öğrencilerini hedef alarak, "resmi geçerliliği olan sertifika" vaadiyle para topladığı ve bu yöntemle yüksek meblağlara ulaştığı iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.