POLİTİKA - 14 Şubat 2024 Çarşamba 20:35

Başkan Demirtaş binlerce kişiyle seçim startını verdi

A
A
A
Başkan Demirtaş binlerce kişiyle seçim startını verdi

Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş, binlerce kişinin katılımı ile İYİ Parti Gülüç Belde Başkanlığı ve Seçim Bürosu’nun açılışını yaparak seçim startını verdi. Demirtaş, hakkında ortaya atılan iddiaların iftira olduğunu belirterek, yargı önünde hepsinin hesabını soracağını söyledi.


Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş İYİ Parti Gülüç Belde Başkanlığı ve Seçim Bürosu için açılış töreni düzenledi. Mitinge dönen açılış törenine İYİ Parti Bakı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan, Kdz. Ereğli Belediyesi Önceki Dönem Başkanlarından Murat Sesli, İYİ Parti Alaplı Belediye Başkan Adayı Serdar Akyol ile çok sayıda partili ve vatandaşlar katıldı.


Gülüç Belediye Başkanı ve İYİ Parti Gülüç Belediye Başkan Adayı Gökhan Mustafa Demirtaş, kendisine yönelik ortaya atılan iddiaların tamamen iftiradan ibaret olduğunu belirterek, bu iddialara gerekli cevabı yargı aracılığıyla verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyledi. 31 Mart günü belediye başkanlığı seçimlerini yeniden kazanarak ustalık dönemini yaşayacağını belirten Demirtaş, Gülüç’e hak ettiği hizmetleri getirmeye devam edeceğini söyledi.


Demirtaş hizmetlerini anlattı


Başkan Demirtaş konuşmasında: “2014 yılında sizlerin sevgisi ve desteği ile başladığımız hizmet yolunda yaklaşık 10 yıllık bir süreci geride bırakıyoruz. Şöyle dönüp geriye baktığımda aklıma ilk gelen; bu caddenin eski hali geliyor. Tabir yerindeyse bataklık gibiydi buralar. Yollar çamur içerisindeydi. Bırakın insanlarımızın yürümesini, araçlar bile gidemiyordu bu yolda. Göreve gelir gelmez ilk işimiz bu yolu pırıl pırıl yapıp sizlerin hizmetine sunmak oldu. Buraların eski halini hatırlıyorsunuz değil mi? Sonra yine hemen karşı tarafta Pazar yeri olarak yapılan bir yer vardı. Yıllarca atıl durumda kalmıştı. Tabir yerindeyse çürümeye başlamıştı artık. Buraya bölgenin en güzel düğün ve toplantı salonunu yaptık. Ne kadar isabetli bir iş yaptığımızı zaman geçtikçe daha iyi anladık. Burada yüzlerce gencimizin ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. Tüm etkinlerimizi kendi yerimizde yaptık. Çocuklarımız, kadınlarımız ve tüm Gülüç halkı olarak burada kimi zaman eğlendik, kimi zaman etkinlikler düzenledik, kimi zamanda vatanımızın bölünmez bütünlüğü için can veren şehitlerimiz, sağlığından olan gazilerimiz için mevlit programları düzenledik, birlikte dualar ettik. Gülüç meydanımızın eski halini ve çevresini de hatırlıyorsunuz değil mi? Gülüç Meydanımızıda Gülüç’ümüze yakışır şekilde yaptık. Geriye dönüp baktığımda 10’larca eseri Gülüç’ümüze kazandırmanın mutluluğunu yaşıyorum. Gülüç’te çocuklarımızın oynayabileceği doğru dürüst bir tane bile çocuk parkı yoktu. Sizler gezmek, dinlenmek, oturup bir çay içmek için Karadeniz Ereğli’ye gitmek zorunda kalıyordunuz. Belediyemizin kısıtlı bütçesine rağmen Gülüç Sahil projemizi hayata geçirdik. Çocuk parkları, masal kahramanları, kamelyalarımız, yürüyüş yolları ve gezinti alanlarımızın yanı sıra çok modern bir kafeteryayı yapıp, sizlerin hizmetine sunduk. Gülüç deresinin üzerinde hep birlikte gerek kadınlar günü, gerek sünnet şölenleri, gençlik eğlenceleri gibi etkinlikler düzenledik. Gülüç deresinin üzerinde gençlerimizin nişan, söz ve düğünlerini yaptık. Yeterli miydi? Gülüç halkımızı her şeyin en iyisine en güzeline layık; elbette YETMEZ dedik ve millet bahçesi projemizi yapmaya başladık. Millet Bahçemizin büyük bir bölümünün yapımını tamamladık. Ufak tefek çevre düzenleme gibi işlerimiz kaldı. Onları da tamamladıktan sonra inşallah en kısa zamanda orada da ailecek gidip mangalınızı yaparken, çocuklarınızda parkta eğlenecek. Yapay şelalesi, eşsiz güzellikleri ile Gülüç tepesinden manzarayı izleyip hoş vakit geçireceksiniz. Projemizin ikinci etabında ki restoran, açık ve kapalı düğün salonu, futbol, voleybol, basket sahaları, fitnes spor alanları ve yürüyüş yollarını da yine en kısa sürede yapıp sizlerin hizmetine sunacağız. 10 yıllık görev süremiz içerisinde Gülüç’te tüm yolları ya asfaltladık, ya beton yaptık yada parke yaptık. Yeni yollar açtık, dar olan yerleri genişlettik. Gülüç halkımızı çamurdan ve çukurdan kurtardık. Kaldırımlar ve çevre düzenlemeleri yaparak sizlerin daha rahat ve konforlu bir yaşam sürmeniz için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Gülüç’ümüze hayırseverlerimizin desteği ile merhum Emin Ayhan ağabeyimizin ismini taşıyan modern bir okul kazandırdık. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız şimdi bu modern okulda eğitim ve öğrenimlerini sürdürüyor. İnşallah Gülüç Vesile Dikmen İlkokulu’nun yapımı da yeni dönemde tamamlanacak ve çocuklarımız daha güzel bir okula kavuşacaklar. 10 yıllık görev süremiz içerisinde gerek okullarımızın ve gerekse tüm camilerimizin eksiklerini tamamladık, bakımını ve temizliğini düzenli olarak yaptık. “Ölüsüne sahip çıkmayan, dirisine de sahip çıkmaz” sözünden yola çıkarak mezarlığımızı yeniden düzenledik, şadırvanlarını yaptık, düzenli olarak ta bakımlarını yapıyoruz. Her dini bayramlar öncesinde de yine burada ahirete irtihal eden yakınlarımız için Kur’an-ı Kerim okutup birlikte dualar yaptık. Gülüç’te cenaze hizmetlerini sunmaya başladık. Cenaze hizmetlerimiz ve cenaze nakil aracımızla sadece Gülüç’e değil tüm bölgeye de ihtiyaç duyulduğunda hizmet vermeye devam ediyoruz. Yaptıklarımızı burada sizlere anlatmaya devam etsem inanın saatlerce konuşabilirim. Kısaca Gülüç’te yeni doğan çocuğumuzdan en yaşlımıza kadar ne ihtiyacı varsa yanında olduk. Belediye başkanlığı makamının kapısını sizlere sonuna kadar hep açtık. 7 gün 24 saat hangi vakitte bana ihtiyaç duyduysanız ben hep sizlerin yanında oldum.”


Gülüç’ü çok sevdiğini ve son nefesini verene kadarda hizmet etmeye devam edeceğini anlatan Demirtaş, Gülüç’ün öz evladı olarak bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra halkın kendisine sahip çıkacağına olan inancının tam olduğunu vurguladı. Demirtaş, tek amacının Gülüç’ü en güzel hale getirip arkasında bıraktığı eserler için hayır duası almak olduğunu ifade etti.


“Bize yaşattıklarının hesabını adalet önünde verecekler”


Hakkında iddiaların iftiradan ibaret olduğunu, bunlarında yargı kararlarıyla ortaya çıkmaya başladığını belirten Demirtaş, bu iftiraların arkasında fırsat vermediği rant çetelerinin olduğunu öne sürdü. Demirtaş konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Görev yaptığım 10 yıllık süre içerisinde bana inanan, bana güvenen, benimle birlikte yol yürüyen hiç kimseyi mahcup etmedim. Gülüç halkının başını öne eğdirecek hiçbir iş yapmadım. Son zamanlarda şahsıma yönelik atılan iftiraları sizlerde takip ediyorsunuz. Neden bu güne kadar bekledim? Yüce Türk adaletine güvendim. Şimdi adalet yavaşta olsa tecelli etmeye başladı. Şahsıma yönelik ortaya atılan iftiralardan birinden yargı takipsizlik kararı vererek beni akladı. Bir diğer şikayetle ilgili olarak ise dosyaya delil olarak konulan ses kayıtlarının Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı tarafından yapılan incelemesinde montaj olduğu tespit edildi. Bu rapor mahkemeye sunulacak. Hiç merak etmeyin; benim alnım ak, başım dik. Üzerime atılan iftiraların hepsinden Yüce Türk Adaleti’nin vereceği kararlarla yine alnım ak bir şekilde çıkacağımdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şimdi bu iftira atanların bir tanesi ile ilgili gerekli suç duyurularımızı yaptık, bize yaşattıklarının hesabını elbette adalet önünde er yada geç verecekler.”


“Rant çetelerine tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem”


Kendisine yönelik karalama kampanyalarının arkasında rant çetelerinin olduğunu öne süren Demirtaş açıklamalarına devam etti. "Peki bunlar benim başıma durup dururken mi geldi?” diye soran Demirtaş konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Elbette durup dururken gelmedi. Bazı rant çeteleri bana geldiler; Dediler ki bize düğün salonunu vereceksin, işte bize Gülüç sahilinde yaptığın kafeteryayı vereceksin, şu arsamızda bize imar rantı vereceksin? Hepsini makamımdan kovup gönderdim. Sonra bunlar satın aldıkları bazı kalemşörlerle basın yoluyla bize saldırmaya başladılar. Yüzlerce haber, her tarafa yüzlerce şikayet dilekçesi ile beni tehdit edip istediklerini yapmam için beni zorlamaya çalıştılar. Hem İçişleri Bakanlığı, hem Zonguldak Valiliği ve hemde Kdz. Ereğli Kaymakamlığı yüzlerce şikayeti gönderdikleri müfettişlerle haftalarca didik didik incelediler. Rabbime şükürler olsun; tek bir olumsuz bir durum bile bulunmadı. Çünkü; benim hiçbir yanlış işim olmadı. Bu yolla olmayınca bu sefer ahlaksızca iftiralarla benimle sizlerin arasına girmeye kalktılar. Seçimle beni yenemeyen birkaç sözde siyasetçi de bunlara maddi-manevi destek verdi. Hepsini biliyorum. Bana oynanan oyunları da, bu oyunları oynayanları da, arkalarında ki rant çetelerini de iyi biliyorum. Buradan sizlerin önünde bir kez daha söylüyorum: Allah’tan başka hiç kimseden korkmuyorum. Ben Gülüç’ün öz evladıyım. İşte burada Gülüç halkımla yine beraberim ve dimdik ayaktayım. Gülüç’te tüyü bitmemiş bir tek yetimin hakkını dahi sizlere yedirirsem namerdim. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Amacınıza ulaşamayacaksınız. Kötüler her zaman yenilmeye mahkumdur. Sizler bu kirli oyunlarınızla 31 Mart günü bir kez daha yenileceksiniz. Hangi iftirayı atarsanız atın, hangi saldırıyı yaparsanız yapın, ben Gülüç halkına güveniyorum. Gülüç halkı beni yalnız bırakmadı. Benim Gülüç halkı ile arama asla giremeyeceksiniz. 31 Mart akşamı bu rant çetelerine en güzel cevabı sandıklarda vermeye var mısınız? Türlü iftiralar ve kirli oyunları ile Gülüç Belediyesi’ni ele geçirmeye çalışanlara en güzel cevabı sandıklarda vermeye var mısınız? Allah hepinizden razı olsun.”


Belediye başkanlığında ilk döneminin çıraklık, ikinci döneminin kalfalık yeni döneminin ise ustalık dönemi olacağını anlatan Demirtaş, 31 Mart 2024 akşamı yeniden iyilerin kazanacağını söyledi. Demirtaş kendisine İYİ Parti’de adaylık yolunu açan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Şükrü Kuleyn, Batı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Erdal Gülay, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan ile tüm partililere teşekkür etti.


Törende konuşan İYİ Parti Batı Karadeniz Kadın Politikaları Başkanı ve 28. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan ve İYİ Parti Gülüç Belde Başkanı Turan Bilgen Demirtaş’a desteklerini ifade ederek, 31 Mart 2024 akşamı Gülüç’te İYİ Parti’nin kazanacağını vurguladı. Kdz. Ereğli Belediyesi Önceki Dönem Belediye Başkanlarından Murat Sesli ise Demirtaş’ın uzun yıllardır başarılı bir belediye başkanlığı yaptığını belirterek, 31 Mart’ta Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı’nı kazandıklarında Gülüç’e her türlü desteği vereceğini söyledi. Başkan Sesli, kendilerinin de İYİ Parti ailesine katıldıklarını belirterek Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığı seçimlerine İYİ Parti ile gireceklerini açıkladı.


Belediye meclis üyesi adaylarını tanıtan Gülüç Belediye Başkanı Demirtaş, tören sonrası eşi Işıl Demirtaş’ın sevgililer gününü kutlayarak bir buket çiçek takdim etti. Demirtaş, beraberindeki partililerle daha sonra programa katılan kadınlara karanfil dağıtarak sevgililer gününü kutladı.



Başkan Demirtaş binlerce kişiyle seçim startını verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kara’dan 23 Nisan mesajı Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kara, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Kara, "Bugün, Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara bayram olarak hediye etmesi, geleceğimize duyduğu güvenin en güçlü göstergelerinden biridir. 23 Nisan, yalnızca çocuklarımızın bayramı değil; aynı zamanda millet iradesinin, bağımsızlığımızın ve demokrasimizin simgesidir. GAGİAD olarak bizler; gençlerimizin enerjisine, üretkenliğine ve yarının liderleri olma yolundaki azmine yürekten inanıyoruz. Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkarak, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Gençlerimize girişimcilik ruhu kazandırmak, onları ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü bireyler olarak geleceğe hazırlamak en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar, bugünün bilinçli, donanımlı ve vizyon sahibi gençleriyle inşa edilecektir. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, rahmet ve minnetle anıyor; vatan uğruna can veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Yakın zamanda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan üzücü olayların bir daha tekrar etmemesini temenni ediyor; bu anlamlı günün tüm dünya çocuklarına barış, mutluluk ve umut getirmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Düzce Bölgesel kalkınma kongresiyle öncü rol DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresinin ikinci günü de birbirinden değerli oturumlara sahne oldu. Cumhuriyet Konferans Salonu’ndaki I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin ikinci günü, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk’ün yönetimindeki Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-I başlıklı birinci oturumla başladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, "Bölgesel Kalkınma Perspektifinde Kırsal Alanlar ve Tarım: Düzce İli Analizi" başlıklı sunumunda, köylerde kırsal altyapının geliştirilmesi, kırsalda nüfusun tutulması, üretim ve pazarlama konularında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hedeflerini açıkladı. Prof. Dr. Yekta Karaduman, "Bölgesel Kalkınmada Stratejik Bitki: Kenevir ve Yüksek Katma Değerli Ürün Ekosistemi" ile ilgili bilgiler paylaşırken; Prof. Dr. Rüştü Hatipoğlu, "Bölgesel Kalkınmada Üniversitelerin Rolü: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Örneği", Prof. Dr. Tamer Keçeli, "Çankırı Kaya Tuzunun Sektörel ve Stratejik Önemi", Prof. Dr. Murat Korunur, "Stratejik Hammaddeler İçin Sürdürülebilirlik Rezerve Alanları Oluşturmasının Bölgesel Kalkınma Açıdan Değerlendirmesi" ve Dr. Öğr. Üyesi Ebubekir İzol ise "Bingöl Üniversitesi Tarım ve Havza Bazlı Kalkınma ve İhtisaslaşma Çalışmaları" başlıklı sunumlarıyla programa katkı sağladı. Stratejik analizler gerçekleştirildi Düzce Üniversitesi ve ülkemizin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin oturum başkanlığını yürüttüğü kongrenin ikinci oturumda "Bölgesel Kalkınma Politikaları, İhtisaslaşma ve Kurumsal Kapasite Analizleri-II", üçüncü oturumda "Fonksiyonel Gıda Geliştirilmesi ve Uygulamaları", dördüncü oturumda ise "Geleneksel Tıp ve Biyoaktif Bileşenler" konusunda bildiriler paylaşıldı. Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi’nde de eş zamanlı oturumlar gerçekleştirildi. İlk oturumda "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-I" ve "Bitkisel ve Doğal İçerikli Ürün Geliştirilmesi-II" başlıkları masaya yatırıldı. İkinci oturumlarda "Biyokütle, Atıklar ve Biyobazlı Malzemeler" ile "Enerji ve Biyo-Temelli Teknolojiler" hakkında önemli bildiriler sunuldu. Üçüncü oturumlarda ise "Kültürel Miras, Sürdürülebilir Sanat ve Turizm" ile "Ekosistem Yönetimi" ne yönelik bildiriler paylaşıldı. Dördüncü ve son oturumda ise "Tarım, Kırsal Kalkınma ve Agroekoloji" ile "Akıllı Sistemler" konularında önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Kongrenin kapanış oturumunda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin çok verimli ve başarılı şekilde geçtiğini ifade ederek Araştırma Dekanı ve Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin’e ve Düzce Üniversitesi birimlerine teşekkür etti. Donanımlı bir akademik kadroya sahip olduklarını dile getiren Nedim Sözbir, proje başvuru ve desteklenmede hamle yaptıklarını belirtti. Sağlık ve mühendisliği birleştirip Türkiye’ye örnek olmak istediklerine işaret eden Sözbir, kongreyi gelecek yıllarda da düzenlemek istediklerini söyleyerek sözlerini sonlanırdı. Kongreyle Ulusal Kalkınma, Proje Geliştirme ve İş Birliği Fırsatları Noktasında Önemli Hizmet Düzce Üniversitesi’nin "Bölgesel Kalkınma Üniversitesi" olması, çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaşması da kongreye ayrı bir değer katarken, Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve ülkemizin dört bir yanından gelen akademisyenler, bölgesel kalkınmaya yönelik stratejik değerlendirmelerde bulundu. Kongre, ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları oluşturma noktasında da önemli hizmet sağladı. Üniversitelerin bölgesel kalkınmaya sağladıkları katkılar vurgulandı Üniversitelerin eğitim-öğretim ve bilimsel araştırmanın yanında bölgesel kalkınma misyonuyla da ülkemize önemli katkılar sunduğu vurgulanırken, Düzce Üniversitesi organizasyona ev sahipliği yaparak bu konuda da öncü bir rol üstlendi.
Ankara Uluslararası Denizcilik Örgütü Deniz Hukuku Komitesi’nin 113. Dönem Toplantısı Londra’da yapıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının temsil edildiği Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Deniz Hukuku Komitesi’nin (LEG) 113. Dönem Toplantısı, 13-17 Nisan tarihlerinde Londra’da gerçekleştirildi. IMO LEG’in 113. Dönem Toplantısı 13-17 Nisan tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının da temsil edildiği görüşmede birçok hususlar öne çıktı. Bu hususlar ise, Türkiye’nin de taraf olduğu ’Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınmasından Kaynaklanan Zararın Tazmini ve Sorumluluğuna İlişkin HNS Sözleşmesi 2010 Protokolü’ne Belçika, Almanya, Hollanda ve İsveç’in taraf olduğu bildirildi. Böylece sözleşmenin uluslararası anlamda yürürlük kazanması için 12 ülkenin taraf olması şartı sağlandığı ifade edildi. Sözleşmenin taraf ülkelerce yıllık toplam 40 milyon ton katkı yükü bildirimi şartını da bu yıl içinde yerine getirerek izleyen 18 ay içinde yürürlüğe girmesinin beklendiği kaydedildi. Korsanlık ve silahlı soygunlarla ilgili gelişmeler de ele alındı Toplantıda Türkiye tarafından sunulan ‘Insurer’s liabilities and verification of insurance policies / Sigortacının Sorumluluğu ve Sigorta Poliçelerinin Doğrulanması’ dokümanıyla Türkiye’de yaşanan Amnah kazasından yola çıkılarak gemilerin uluslararası mevzuat gereği bulundurmak zorunda oldukları sigortanın varlığı, geçerliliği ve doğrulanmasının önemi LEG Komitesinin dikkatine sunulduğu vurgulandı. Konunun, Oturumlararası Yazışma Grubu’nda ülkelerin bu alanda yaşadıkları deneyimlerin paylaşılarak etraflıca tartışılmasına karar verildi. Ayrıca, ‘Gemi Sicili Tutulmasına İlişkin Rehber’in onaylandığı ise edinilen bilgiler arasında yer aldı. Gemi Sicili Tutulmasında yasadışı uygulamaların önüne geçilmesine ilişkin önlemler konusunda mevcut Çalışma Grubu’nun ise incelemelerinin sürdüğü belirtildi. Alternatif yakıt kullanan gemilerin sorumluluk ve tazmin rejimine uyumu konusunda yasal boşluk olabileceği değerlendirmesinden yola çıkılarak LEG 114’e bir rapor sunmak üzere Oturumlararası Yazışma Grubu’nun kurulduğu kaydedilirken, korsanlık ve silahlı soygunun ötesindeki deniz güvenliği tehditleriyle ilgili son dönemdeki hukuki ve politik gelişmelerin ele alındığı, denizde artan sınır ötesi organize suçlar ve denizcilerin suçlu muamelesi görme vakalarındaki keskin artış konusunda kapsamlı bir rapor oluşturulabilmesi için ayrı bir Yazışma Grubu’nun kurulduğu açıklandı. Liman, kıyı ve bayrak devletlerinin iş birliği konusu ele alındı Toplantıda, gemi insanlarının terk edilmesi konusunda geçtiğimiz yılda vaka sayısındaki artışa dikkat çekilerek zorunlu mali güvence bulunmayan gemilerde özellikle bayrak devletlerinin yükümlülüklerini etkili biçimde yerine getirmesinin önemi vurgulanırken; liman, kıyı ve bayrak devletlerinin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği toplantıda ele alınan önemli hususlar arasında yer aldığı belirtildi.