SPOR - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 17:15

BEUN BESYO Öğrencisi Dünya ve Türkiye Şampiyonu Sude Nur Basancı’dan bir başarı daha

A
A
A
BEUN BESYO Öğrencisi Dünya ve Türkiye Şampiyonu Sude Nur Basancı’dan bir başarı daha

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencisi, millî sporcu ve aynı zamanda dünya ve Türkiye şampiyonu olan Sude Nur Basancı; Türkiye Üniversitelerarası Muaythai Şampiyonası’nda, gösterdiği üstün performansla başarılarına yeni bir başarı daha katıp, adını yeniden Türkiye Şampiyonu olarak zirveye yazdırdı.


Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu ve Türkiye Muaythai Federasyonu iş birliğinde 04-07 Mayıs 2025 tarihleri arasında Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Kemer Spor Salonu’nda düzenlenen şampiyonaya, 49 üniversiteden 176 sporcu katılım sağladı.


BEUN BESYO öğrencisi Basancı, bu yıl 15’incisi Antalya’da tertip edilen şampiyonada çıktığı 3 maçta rakiplerini yenerek, Türkiye ÜNİLİG Muaythai Elite Bayanlar 60 Kg’da büyük bir başarıya imza atıp 1’inci oldu.


Müsabaka sonrası duygularını paylaşan millî sporcu, dünya ve Türkiye şampiyonu Sude Nur Basancı, altın madalyaya uzanmanın kendisi için hem büyük bir gurur hem de mutluluk olduğunu ifade etti. Basancı ayıca, "Sporculuk hayatımda her zaman daha iyisi için çalıştım, bu madalya da emeğimin bir karşılığıdır. Önümüzdeki süreçte millî takım kadrosuyla 8-12 Temmuz 2025 tarihleri arasında Tayland’da düzenlenecek olan Muaythai Askeri Oyunları’nda yer alacağım. Bununla birlikte Türkiye Muaythai Süper Lig Finali ve Avrupa Şampiyonası için de çalışmalarımı sürdürüyorum" dedi.


Sude Nur Basancı, açıklamasında kendisine her zaman destek olan başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere, Muaythai Millî Takım Antrenörü Cemal Kocabaş ve BEUN BESYO ailesine de özel olarak teşekkür etti.


Türkiye Şampiyonu olarak altın madalya kazanan BEUN BESYO öğrencisi Sude Nur Basancı’nın üstün başarısına istinaden açıklamada bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, "Üniversitemizin millî gururu, dünya ve birçok kez Türkiye şampiyonu olan değerli öğrencimiz Sude Nur Basancı’nın Antalya’da düzenlenen şampiyonada Türkiye Şampiyonluğunu elde etmesi hepimize büyük bir gurur ve mutluluk yaşatmıştır. Bizler sporda yetenek kadar disiplinin, kararlılığın ve akademik desteğin de önemli olduğuna inanıyoruz. Sude Nur, elde ettiği bu başarısı ve daha önce elde ettiği dünya çapındaki büyük başarılarla Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin spor alanındaki vizyonunu ve kalitesini de ulusal düzeyde bir kez daha tescillemiş oldu. Millî gururumuz kıymetli öğrencimiz Sude Nur, göstermiş olduğu üstün gayret ve azim ile de genç sporcularımıza, sporcu adaylarımıza ve tüm öğrencilerimize örnek teşkil etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle ülkemizin genç sporcularını her daim destekleyerek önemli dereceler ve başarılar kazanılmasına katkı sunan başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ailesi ile üniversitelerin BESYO ve Spor Bilimleri Fakültelerinin gelişimine her zaman destek olan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ve Yükseköğretim Kurulu olmak üzere şampiyonanın düzenlenmesinde emeği olan Türkiye Üniversite Sporları Federasyonuna ve Türkiye Muaythai Federasyonuna teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca öğrencimizi büyük bir özveriyle çalıştıran Muaythai Millî Takım Antrenörü Cemal Kocabaş’a ve Üniversitemiz BESYO akademik kadrosuna da teşekkürlerimi iletiyorum. Türkiye Üniversitelerarası Muaythai Şampiyonası’nda Elite Bayanlar 60 Kg’da Türkiye Şampiyonu olarak altın madalya almaya hak kazanan millî sporcumuz ve aynı zamanda dünya şampiyonumuz olan Sude Nur Basancı’yı ise en içten duygularımla tebrik ediyorum. Önümüzdeki dönemde sevgili öğrencimiz Sude Nur Basancı’nın ulusal ve uluslararası platformlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine canı gönülden inanıyorum. Kendisine başarılarla dolu bir spor kariyeri diliyor; Üniversitemizin adını ve bayrağını hem ulusal hem de uluslararası arenada gururla taşıdığı için tekrar kutluyorum." açıklamasında bulundu.



BEUN BESYO Öğrencisi Dünya ve Türkiye Şampiyonu Sude Nur Basancı’dan bir başarı daha

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Aldemir: "Limon ithalatında vergi düzenlemesi hem üreticiyi hem tüketiciyi koruyacak" AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir, Ticaret Bakanlığı tarafından limon ithalatında uygulanan gümrük vergisine yönelik yapılan yeni düzenlemenin, hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumayı amaçladığını söyledi. Başkan Aldemir yaptığı açıklamada, tarım ve gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve piyasada oluşabilecek spekülatif fiyat hareketlerinin önüne geçilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığının önemli bir adım attığını belirtti. Bu kapsamda limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin 31 Temmuz 2026 tarihine kadar geçerli olmak üzere yüzde 10 olarak yeniden düzenlendiğini ifade etti. Mersin’in, Türkiye’nin en önemli limon üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Aldemir, düzenlemenin hem piyasa dengesi hem de üreticinin korunması açısından önemli olduğunu dile getirdi. Aldemir, "Bilindiği üzere Mersin ilimiz Türkiye’de limon üretiminin merkezi konumundadır. Devletimiz üreticimizin emeğini korurken aynı zamanda tüketicimizin de uygun fiyatlarla ürüne ulaşmasını sağlamak adına dengeli bir politika yürütmektedir. Limonun hasat dönemi de dikkate alınarak 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren ithalatta gümrük vergisi tekrar yüzde 54 seviyesine çıkarılacaktır. Bu uygulama yerli üreticimizin korunmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Hükümetin tarım ve gıda piyasalarını yakından takip ettiğini belirten Aldemir, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hükümetimiz, hem üreticimizin emeğini hem de vatandaşımızın alım gücünü koruyacak politikaları kararlılıkla uygulamaya devam etmektedir. Tarım ve gıda ürünlerinde fiyat istikrarını sağlamak, piyasayı dengede tutmak ve üreticimizi desteklemek adına gerekli tüm adımlar atılmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Eskişehir "Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığını yalnızca iki öğrenci arasındaki bir sorun olarak değil, okul, aile ve öğrencilerin birlikte ele alması gereken bir sistem sorunu olarak değerlendirmek gerektiğini belirtti. "Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı" konusunu ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığında seyirci kalmanın çoğu zaman sessiz kalmak olmadığını, zorbalığın sürmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtti. Akran zorbalığının yalnızca iki öğrenci arasında yaşanan bireysel bir çatışma olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, zorbalığın tekrarlayıcı bir niteliğe sahip olduğunu ve taraflar arasında güç eşitsizliğinin bulunduğu durumlarda sistematik bir sorun haline geldiğini ifade etti. Zorbalıkla mücadelede yalnızca zorbayı cezalandırmaya ya da mağdura yönelik bireysel müdahalelere odaklanmanın yeterli olmayacağını vurgulayan Şahbudak, okul ortamı, aileler ve öğrencilerin dâhil olduğu bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Akran zorbalığı dediğimiz zaman aslında birebir bir çatışmadan ya da bir akran tartışmasından bahsetmiyoruz. Bu sürecin kronik olması, tekrarlayıcı zeminde olması önemli. Taraflar arasında güç eşitsizliğinin olması önemli ve sistematik bir hale geldiğinde akran zorbalığı diyoruz. Akran zorbalığı dediğimiz zaman müdahale sırasında sadece zorba ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden değil, aslında sisteme yönelik bir müdahaleden bahsetmek mümkün. Zorbanın okuldan uzaklaştırılması ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden bahsetmiyoruz. Orada bir sorun var ve bu sorun aslında ailelerin de dahil edildiği bir sistem sorunu olarak görülür ve okul içerisinde ele alınırsa o zaman çözüm çok daha kolay oluyor. "Sessiz kalmak zorbaya yardım etmektir" Çözüm dediğimizde aslında öğrencilerin de içine dahil edildiği, öğretmenlerin ve ailelerin de içine dahil edildiği çözümden bahsediyoruz. Söylediğimiz şey aslında seyircilerin de ortamdaki zorbalığa müdahil olması. Çünkü seyirci kalmak demek aslında sessiz kalmak demek değil. Aslında zorbaya yardım etmek demektir. Ve zorbanın okuldan uzaklaştırılması çoğu zaman bir çözüm olmuyor. Aksine bir sistem sorunu olarak ele alırsak eğer bir süre sonra mağdurun da zorlu olabileceğini düşünmemiz gerekiyor ve bunu bu şekilde ele alırsak aslında hepimizin üzerine düşen sorumluluklar var. Bir zorbayı cezalandırmaktansa hem akan zorbalığı yapan kişinin hem de mağdurun ruhsal olarak güçlendirilmesi ve değerlendirilmesi, mutlaka sisteme ailelerin de dahil edilmesi ve ailelerin de bu konuda sorumluluk alması önemli. Aslında öğrencilerin kendisine de adalet duygusunu sağlamak üzere bir sorumluluk verilmesi önemli. Seyirci kalmıyoruz. O sırada akran zorluğuna uğrayan kişiye hemen müdahale edemesek bile sonradan müdahale etme şansımız var ve bunu özellikle değerlendirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Bunu bir sistem sorunu olarak ele alırsak çözüme ulaşmak çok daha kolay. Çünkü orada birebir bir zorbayı cezalandırdığımızda aslında sistemin çarkları dönmeye devam ediyor. "Hem zorba, hem mağdur için ruhsal yardım mümkün" Ergenlik döneminde akran ilişkileri oldukça önemli. Bu akran grubunda kabul görmek, dışlanmama ihtiyacı aslında kişiliğin de belirleyici yanlarından biri oluyor. Kimlik gelişiminde bunlar da önemli. Hem zorba için hem mağdur için aslında bir ruhsal etkilenme varsa yardım arayışında olmak sadece okul ikliminde çözülebilen sorunlardan bahsetmiyoruz. Aileler de bu konuda sorumluluk alarak ruhsal yardım ihtiyaçlarını görmezden gelmemeli ve bununla ilgili destek almalı. Hem zorba hem mağdur için ruhsal yardım mümkün ve aslında bu çocukların her birini suça sürüklenen çocuk ya da zorba çocuk olarak etiketlemeden önce onlar, bizlerin çocukları ve mutlaka yardımla değiştirebileceğimiz şeyler var. Bu umudu aşılayarak bitirmek istiyorum. Çünkü özellikle yardım alırsak değiştirebileceğimiz çok fazla şey var."