EĞİTİM - 23 Eylül 2025 Salı 12:18

BEUN Türkiye’nin enerji hamlesine yerli ve milli insan kaynağı yetiştiriyor

A
A
A
BEUN Türkiye’nin enerji hamlesine yerli ve milli insan kaynağı yetiştiriyor

Türkiye’nin Karadeniz’deki enerji keşiflerinin ardından başlattığı yerli ve milli insan kaynağı yetiştirme seferberliği ilk meyvelerini verdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Türkiye Petrolleri-Offshore Technology Center (TP-OTC) iş birliğiyle Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) bünyesinde kurulan ve alanında Türkiye’de bir ilk olan Açık Deniz Sondaj Teknolojisi Programı, ilk mezunlarını sektöre kazandırdı. Geleceğin sondaj uzmanlarını yetiştiren program, yüzde 90’a varan istihdam oranıyla dikkat çekiyor.


Yükseköğretim Kurulu ile Türkiye Petrolleri-Offshore Technology Center arasında imzalanan protokol kapsamında, YÖK, TP-OTC ve BEUN iş birliğinin bir ürünü olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulunda ’Açık Deniz Sondaj Teknolojisi Programı’ açıldı. 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ilk kez öğrenci alan bölüm ilk mezunlarını da verdi. İş birliği kapsamında; bu programa kaydolan tüm öğrencilere TP-OTC tarafından ’Burs Yönergesi’ndeki şartlara göre, (Hazırlık sınıfı da dahil olmak üzere) yılda 12 ay boyunca eğitim bursu veriliyor. Ayrıca TP-OTC tarafından staj, teknik gezi, mezuniyet sonrası iş fırsatı gibi destekler de sağlanıyor.



Filyos Limanı ve Karadeniz Gazına komşu bir eğitim merkezi


Türkiye’nin enerji stratejisinde kilit rol üstlenen Filyos Limanı ve Karadeniz doğal gaz rezervlerinin bulunduğu bölgenin hemen yanı başında açılan bu bölüm, öğrencilere teorik bilginin yanı sıra sahaya yakın uygulama imkânı da sunuyor. 2023 yılında kampüsteki 10 bin metrekarelik alana F125 tipi 55 metre yüksekliğindeki sondaj kulesi de kuruldu. Öğrenciler, sınıftaki teorik bilgilerini kule üzerinde uygulamayla pekiştiriyor.


Çaycuma MYO bünyesindeki Madencilik ve Maden Çıkarma Bölümü bünyesinde elektrik-elektronik, haberleşme, sondaj akışkanları, mekanik gibi alanlarda 9 adet laboratuvardan oluşan Uygulama Laboratuvarlarında eğitim gören öğrenciler, yabancı dillerini de hazırlık sınıflarından itibaren geliştiriyor.



Türkiye Yüzyılı’nın enerji neferleri rekor istihdamla göreve başladı


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Türkiye’nin milli enerji politikaları doğrultusunda açılan ve alanında ilk olan Açık Deniz Sondaj ve Taban Teknolojileri programlarından mezun olan ilk öğrencilerin, yüzde 90’lık bir oranla sektörün aranan personelleri haline geldiğini bildirdi.


Rektör Özölçer programların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu ve Filyos’taki Karadeniz gazının keşfi sonrası ortaya çıkan "yerli ve milli insan kaynağı" ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulduğunu belirtti.



"Aranan insan kaynağı oldular"


YÖK ve Türkiye Petrolleri-Offshore Technology Center (TP-OTC) ile imzalanan protokol kapsamında "Açık Deniz Sondaj Teknolojisi" ve "Açık Deniz Tabanı Teknolojisi" olmak üzere iki programa öğrenci aldıklarını ifade eden Özölçer, ilk mezunların başarısına dikkat çekerek şöyle dedi:


"Sayın Cumhurbaşkanımızın enerji ve Türkiye Yüzyılı politikasıyla birlikte Filyos’ta başlayan çalışmalarla büyük bir doğal gaz rezervi keşfedildi. Bu keşfin yanı sıra burada yerli ve milli insan kaynağının değerlendirmesi için belli çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalardan bir tanesi de bizim üniversitemizin de içinde yer aldığı TP-OTC Türkiye Petrolleri ile YÖK arasında imzalanan protokol ile birlikte aslında 4 tane program açıldı. İkisine öğrenci alındı. Yabancı Dil Hazırlık Okulu ile beraber bu öğrencilerimizi kendi yerli ve milli insan kaynağımızı yetiştirmek için açtık. Türkiye Petrolleri, TP-OTC de bizi destekliyor. YÖK’ün de desteğiyle beraber destekliyor. İnşallah burada bu sene itibariyle de ilk mezunlarımızı verdik. Bu ilk mezunlarımız yüzde 90’ı iyi firmalarda iş buldular, aranan insan kaynağı oldular. İnşallah bu hızla devam edersek diğer bölümlerimizi de açacağız. Bu açmış olduğumuz bölümler doğalgazla ilgili, doğalgaz arama çalışmalarla ilgili bir tanesi açık deniz sondaj teknolojisi, bir tanesi de açık deniz tabanı teknolojisi olmak üzere iki program. Bunun yanı sıra iki programımız daha var. İnşallah onları da açabilir isek. Aynı zamanda bu birlikteliğimiz bizim üniversite sanayi iş birliğine de iyi bir örnek oluşturuyor. Beraberce oluşturduğumuz Türkiye Petrollerinin öğrencilerimize burs verdiği ve en iyi şekilde yetişmeleri için en modern laboratuvarlarda öğrencilerimizin yetişmesini de sağladılar. Bu açıdan hem YÖK’e hem de Türkiye Petrolleri Yönetimi’ne çok teşekkür ediyoruz. Son derece modern laboratuvarlarda öğrencilerimize eğitim verebiliyoruz. Onların sayesinde ve bu yetiştirmiş olduğumuz insan kaynağı yakında Türkiye Yüzyılıyla beraber daha başka ülkelerde biliyorsunuz sondaj teknolojimiz, sondaj ekipmanlarımız giderek artıyor ve yurt dışına açılma imkanları var. Kendi yerli milli insanımızla beraber çalıştığımız zaman daha güçlü olacağız. Bu öğrencilerimiz de bize bunu sağlayacaklar. Öğrencilerin ne kadar kaliteli yetiştiği İngilizceleriyle ve yetiştikleri derslerle, laboratuvarlarla zaten test ediliyor şu anda. İnşallah daha faydalı olurlar üniversitemize de ülkemize de."



Kardeş ülkeden gelip geleceğe hazırlanıyorlar


Program, sadece Türkiye’den değil, kardeş ülke Azerbaycan’dan da öğrencilerin ilgisini çekiyor. SOCAR bursuyla eğitim alan 1. sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Galiba Samedzade, kadınların da bu alanda başarılı olabileceğini göstermek istediğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:


"Burada Açık Deniz Sondaj Teknolojilerini seçmemde maksadım kızların da petrol sahasında ilerleyebileceğini ve kendini, yeteneğini toplumsal olarak kanıtlayabileceğine inanıyorum. Benim için birçok nitelikte imkanlar sağlıyor açık deniz sondaj teknolojileri. Şöyle ki sondaj teknolojileri alanında bir mühendisin yapabilecekleri bence sınırsız. Bu programın olduğunu işitirken çok heyecanlanmıştım. Ve öğrendiğimde kızları da alabiliyorlar ve kızlara da sondaj niteliğinde avantajlar sağlıyorlar. Bu benim için çok heyecanlı oldu ve bu fırsatı değerlendirmeliyim diye düşündüm. Bu alanda kendimi çok yüksek nitelikte geliştirebileceğimi düşünüyorum. Gerçekten Türkiye’nin çok büyük bir projesi kadınlara da yer verdiği için ben ayrıca mutluyum."



"Deniz cesaret sever"


Yine Azerbaycan’dan gelen 33 yaşındaki mühendis Kamran Asgarov ise deniz tutkusunu ve Türkiye’ye katkı sağlama arzusunu dile getirdi. Asgarov, öğrenim gördüğü BEUN Çaycuma MYO’daki niteliğe de dikkat çekerek şöyle dedi:


"Denizi çok seviyorum. Petrol gaz üzerinden zaten denizde gördüğüm şeyler hepsi. Biz Azerbaycan’la zaten Türkiye bir devlet, iki millet. Orada da çalıştık. Burada da bir katkımız olursa ne mutlu bize. Karadeniz’in en büyük rezervleri en yakınımızdan çıkıyor. Onun için de biz de buradayız. Bir katkımız olması için çok gururluyuz, çok seviniyoruz. İnşallah projeyi bitirdikten sonra da yine bu sektörde çalışıp becerilerimizi göstermek için dediğim gibi kardeş ülke ile birlikte çalışıp katkımızı göstermeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Burada da aynı kendi ülkemizde nasıl ise burada da aynıyız. Yani hiçbir farkı yok. Dil konusunda olsun medeniyet konusundan olsun yani çok benzeriz. Burada evimizde olduğumuz gibiyiz. Burada uygulamalı kulemiz var. O dersleri göreceğiz. Hem teorik hem pratik olarak dersleri öğrenmek, geçmek bu daha üst bir şey."



Sektörden eğitime tam not


Programın başarısını somut verilerle açıklayan BEUN Çaycuma Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Zikrullah Samet Güloğlu ise şunları kaydetti:


"Öğrencilerimizin avantajlarından birazcık bahsedecek olursak laboratuvar imkanları, derslikler, iyi bir İngilizce almaları öğrencilerimiz için çok büyük bir artı olacak ve oldu. Geçen sene ilk mezunlarımızı verdik. Hâlihazırda şu anda çalışmaya devam ediyorlar. Yüzde yüzlük bir mezuniyet var ve bunun devamında da öğrencilerimiz şu anda sahada, sektörde çalışmaya başladılar. Bölgedeki yöre halkının öğrencilerin buraya gelmesi, buradaki sahanın yakınlığı, çalışma ortamları hepsi öğrencilerimiz açısından bir avantaj. Türkiye’nin her yerinden öğrencilerimizin bize geldiğini görüyoruz. Bu da bizim açımızdan çok iyi bir şey çünkü Türkiye’nin her yerine yayılmış bir şekildeyiz öyle söyleyebilirim. Öğrencilerimiz aslında hepsi memnun. Çünkü bu şartlarda okuyup bu şartlarda bu süreçleri geçirmeleri, iyi bir eğitim almaları bile onlar açısından çok büyük bir artı. Biz aslında öğrencilerimizden daha da fazla mezun verdikten sonra öğrencilerimizin geri dönüşleri var. Hatta şu anda çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Sektörde çalışanlardan, onların şeflerinden burada almış oldukları kaliteli eğitimin etkisini biz hissediyoruz."



BEUN Türkiye’nin enerji hamlesine yerli ve milli insan kaynağı yetiştiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta içme suyunda "sıfır kayıp" hedefi Sinop’ta, 2026 yılı yaz aylarında içme suyu sorunu yaşanmaması amacıyla "Suda Sıfır Kayıp Seferberliği" değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Vali Mustafa Özarslan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, belediyeler ve ilgili kurumların koordinasyon içinde yürüttüğü çalışmalar ele alındı. Toplantıda, yaz aylarında artan su tüketimine karşı bireysel su tasarrufunun artırılması ve su israfının önlenmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, Sinop İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde veya şebekede yaşanabilecek olası sorunlara karşı alternatif kaynak oluşturulması amacıyla Kabalı Deresi’nde sondaj çalışması yapılması konusu değerlendirildi. İçme suyunun paydaş kurumlar ve yerleşim yerleri arasında adil şekilde dağıtılması gerektiğinin altı çizilen toplantıda, şebekelerde oluşan kayıp ve kaçakların ileri teknoloji yöntemlerle tespit edilmesi için üniversite iş birliği yapılması kararlaştırıldı. Sinop Merkez, Gerze ve Erfelek belediyeleri ile birlik üyesi 33 köyde kaçak su kullanımının önlenmesine yönelik denetimlerin özellikle Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında artırılması planlandı. İçme suyunun tarımsal sulamada kullanılmasının engellenmesine yönelik tedbirler de gündeme geldi. Toplantıda ayrıca, 15 Haziran 2026 tarihine kadar su depoları, isale hatları ve altyapı unsurlarının bakım ve kontrollerinin tamamlanması hedefi değerlendirildi. DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından kurulumu süren SCADA ve otomasyon sisteminin en kısa sürede devreye alınması ve sistemi kullanacak personelin yetkinliğinin artırılması yönünde çalışmalar yapılacağı belirtildi. Yetkililer, içme suyu arz güvenliğinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla ilave tedbirlerin de hayata geçirileceğini ifade etti.
Sakarya Türkiye’nin spor üssü Sakarya’da kuruluyor: 300 sporcu aynı anda kamp yapabilecek Sakarya’nın Karasu ilçesinde 44 dönüm alan üzerine yaklaşık 3 milyar liralık yatırımla yapılması planlanan Güreş Eğitim Kamp Merkezi Projesi’nde aynı anda 300 sporcu kamp yapabilecek. Karasu’da 44 bin metrekarelik alan üzerine inşa edilecek Güreş Eğitim Kamp Merkezi; modern antrenman salonları, kamp ve konaklama alanları, kondisyon merkezleri, tenis ve padel sahaları, rehabilitasyon üniteleri ile eğitim salonlarından oluşacak. Plaj, olimpik havuz ve birçok sosyal donatıyı da bünyesinde barındıracak tesisin, dünya standartlarında spor altyapısı sunması hedefleniyor. Tamamlandığında yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük güreş eğitim ve kamp merkezlerinden biri olması planlanan tesisin; spor turizmi, istihdam, ekonomik hareketlilik ve gençlerin sportif gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Merkezin ayrıca uluslararası kamp programları ile büyük organizasyonlara ev sahipliği yapması hedefleniyor. AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci, Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül’ün projeyi gündeme getirmesinin ardından hızlı şekilde harekete geçtiklerini belirterek, Karasu’nun konumu ve altyapısıyla böyle büyük bir yatırım için uygun bir bölge olduğunu söyledi. İnci, projeye desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül’e teşekkür etti. Projeyi inceleyen Taha Akgül ise tesisin 5 yıldızlı bir spor kompleksi niteliğinde olacağını ifade ederek, "Konaklama, havuz, deniz, kumsal ve en önemlisi muhteşem bir kamp merkezi Karasu’da hayata geçirilecek. Bu tesislerde yeni olimpiyat ve dünya şampiyonları yetişecek" dedi.
Sinop Sinop’ta yoğun bakımın "uzman elleri" sertifikalarını aldı Sinop Atatürk Devlet Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen ’Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifika Programı’ düzenlenen törenle sona erdi. Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’nde 30 Mart - 12 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifika Programı başarıyla tamamlandı. Sağlık personellerinin mesleki bilgi ve becerilerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen programda, yoğun bakım hemşireliğine yönelik güncel klinik yaklaşımlar ve uygulamalı eğitimler verildi. Alanında uzman doktorların ve eğitmenlerin katkılarıyla yürütülen program süresince kursiyerler; hasta güvenliği, kritik hasta bakımı, yoğun bakım süreç yönetimi ve multidisipliner çalışma disiplini konularında kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Teorik bilgilerin yanı sıra klinik uygulama aşamasında da yetkinlik kazanan hemşireler, modern yoğun bakım standartlarını yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Eğitim programının başarıyla sonuçlanmasının ardından hastane yönetiminin katılımıyla bir tören düzenlendi. Kursu başarıyla bitiren sağlık personellerine sertifikaları; Başhekim Vekili Uzm. Dr. Mehmet Bağlıoğlu, başhekim yardımcıları ve idari ekip tarafından takdim edildi. Törende kısa bir konuşma yapan Uzm. Dr. Mehmet Bağlıoğlu, yoğun bakım ünitelerinin hastanelerin en kritik noktaları olduğunu vurgulayarak, bu alanda uzmanlaşan personelin hizmet kalitesini daha da ileriye taşıyacağını ifade etti. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.