EĞİTİM - 20 Ekim 2023 Cuma 17:31

‘Eğitimde Yeni Yaklaşımlar Öğrenci Kongresi’nin açılışı gerçekleştirildi

A
A
A
‘Eğitimde Yeni Yaklaşımlar Öğrenci Kongresi’nin açılışı gerçekleştirildi

ZBEÜ Ereğli Eğitim Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Bölümü iş birliği ile düzenlenen Cumhuriyetin Yeni Yüzyılında Eğitim temalı “Eğitimde Yeni Yaklaşımlar Öğrenci Kongresi’nin (EYYOK) açılışı gerçekleştirildi.


Kültür Merkezinde gerçekleştirilen etkinliğe ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Soner Yavuz, Kdz. Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Akgül, Erdemir Genel Müdürü Niyazi Aşkın Peker, TAT Metal Genel Müdür Danışmanı Ali Sezai Demirel, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılışında Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Okan Bilgin, ZBEÜ Ereğli Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Murat İnce birer konuşma yaptı. Ardından kürsüye çıkan Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanı Soner Yavuz, İsrail’in Filistin halkına yönelik insanlık dışı saldırıları sonucunda hayatını kaybeden tüm Filistinlileri rahmetle anarak, fakültenin fiziki yapısı, mevcut bölümler, hayata geçirilen projeler hakkında bilgiler paylaşarak, kongrenin herkes açısından verimli olması temennisinde bulundu.


Etkinliğin açılışında konuşan ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer kongrenin, eğitim alanında yeni yaklaşımların ve yenilikçi fikirlerin paylaşılacağı bir imkân sunması açısından önem arz ettiğini belirterek, “Ülkemiz, Cumhuriyetimizin 100. yılında, eğitim ve yükseköğretim alanlarında önemli dönüşümlerle karşı karşıyadır. Geleceğin Türkiye’sini inşa etmek için eğitim, temel taşımızdır ve yükseköğretim ise bu taşın en üst noktasında yer alır. Ülkemizin bu yeni yüzyılında eğitim ve yükseköğretimde karşılaştığımız fırsatlar ve sorumluluklar büyüktür. Eğitimde teknolojik dönüşümün potansiyelini kullanarak öğrenci merkezli, esnek ve etkili öğrenme ortamları oluşturmalıyız. Yüz yüze eğitime ek olarak; dijital kaynaklar, ve çevrimiçi dersler v gibi yenilikçi yaklaşımlar, eğitimi daha geniş kitlelere ulaştırmak ve öğrencilere daha fazla özgürlük ve imkan sunmak açısından kritik öneme sahiptir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, eğitim ve yükseköğretim alanında sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek, aynı zamanda toplumsal eşitsizliklerin azaltılması ve herkesin eğitim fırsatlarına erişebilmesi için çalışmak anlamına gelir. Öğrencilerimizin sadece akademik değil, aynı zamanda sosyal ve kişisel gelişimlerini desteklemeliyiz. Bu yolda, birlikte çalışarak, eğitim ve yükseköğretim sistemimizi daha iyi bir geleceğe doğru yönlendirmeye devam edelim” diye konuştu.


Konuşmaların ardından Rektör Özölçer, Erdemir Genel Müdürü Niyazi Aşkın Peter ile TAT Metal Genel Müdür Danışmanı Ali Sezai Demirel’e katkılarından dolayı plaket ve teşekkür belgeleri takdim etti. Etkinlikte, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Bülbül “Eğitimde Dijitalleşme ve Ötesi”, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Buluç “Cumhuriyet Döneminde Öğretmen Yetiştirme ve İstihdam Sorunu” başlıklı sunum gerçekleştirdi.


Ardından kongre panelle devam etti. 14 farklı konuda eğitim atölyelerinin gerçekleştirileceği kongre 21 Ekim Cumartesi gününe kadar devam edecek.



‘Eğitimde Yeni Yaklaşımlar Öğrenci Kongresi’nin açılışı gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde aileler eğitim seminerleri ile bilgilendiriliyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde ailelere yönelik olarak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) konulu eğitim semineri gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi, eğitim alanında yürütülen çalışmalar kapsamında, bünyesinde bulundurduğu Hatice Hatun Mahalle Külliyesi Çocuk Mektebi’nde, 4-6 yaş aralığındaki çocukların gelişimine katkı sunmak amacıyla velilere yönelik milli ve manevi değerler temelli eğitimler düzenleniyor. Velilerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmaları konusunda büyük destek olan ve gelişim süreçlerine dair farkındalık oluşturan eğitimlerin son oturumunda "DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)" konusu ele alındı. Alanında uzman Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti Ayşe Söğüt’ün katkılarıyla gerçekleştirilen seminerde velilere kapsamlı bilgiler aktarıldı. Söğüt, DEHB’nin özellikle 3-6 yaş aralığı çocuklarda ortaya çıktığını belirterek, çocukların dikkatini toplamakta zorlandığı, çok hareketli olabildiği ve bazen düşünmeden hareket ettiği bir durum olduğunu aktararak, ailelere tavsiyelerde bulundu. Bu durum ile karşı karşıya kalan velilerin sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemeleri, net kurallar ve düzenli rutinler oluşturmaları, çocuklarının güçlü yönlerini desteklemeleri ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmalarının önemine değinen Söğüt, ayrıca okul-aile iş birliğinin çocuğun gelişim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Psikolog Ayşe Söğüt, "Ayrılık Kaygısı ve Okula Dönüş", "Oyun Terapisi Nedir, Ne Değildir?", "Gelişim Dönemleri ve Mizaç" ile "Sınır Koyma" gibi önemli başlıkları dönem boyunca velilere aktardı.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi. Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu. " Tetkikler tek başına belirleyici değildir" Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir" Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi. "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez" Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu. "Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik" Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.