GÜNDEM - 08 Mart 2026 Pazar 13:04

"Gazeteci bu işten ne anlar" diyenlere inat kalemi bıraktı, güzelliğe imza attı

A
A
A

5 yıldır kendi merkezini işleten Ünlü, "İnsanlığı öğrenmek için bazı aşamalardan geçmek gerekiyormuş, benim aşamam da gazetecilik oldu" dedi.

Çaycuma ilçesinde 14 yıl boyunca muhabirlik ve editörlük yaparak kamuoyunun nabzını tutan 44 yaşındaki Gönül Ünlü, tutkusunun peşinden giderek sektör değiştirdi. Gazeteciliğin verdiği disiplin ve iletişim becerilerini güzellik sektörüne taşıyan Ünlü, Çaycuma’da açtığı merkezle kısa sürede bölgenin tanınan isimlerinden biri haline geldi.

Bir çocuk annesi Ünlü, "Yaklaşık 14 yıl boyunca bu mesleğin içerisindeydim. Çok güzel acı tatlı günlerim de oldu. Çok heyecanlı ve hüzünlü günler de yaşadım. Bu mesleği bırakma anım; aslında bir gecede karar verdim ben buna. Çünkü gerçekten çok yorulmuş ve yıpranmıştım. Karadeniz Ereğli’de güzellik uzmanı, işletmeci bir arkadaşımın tavsiyesiyle bu mesleğe atıldım. İyi ki de atılmışım, verdiğim karardan da hiç pişman değilim" dedi.

"’Gazeteci bu meslekten ne anlar’ diyenler oldu"

Meslek hayatındaki değişimi anlatan Gönül Ünlü, gazeteciliğin kendisine kattığı değerlerin ticaret hayatında büyük avantaj sağladığını belirterek şöyle dedi:

"Güzel tepkiler de aldım, çok kırıcı tepkiler de aldım. ‘Bu gazeteci bu meslekten ne anlar, zaten yapmadığı da bir bu iş kaldı’ diyenler de oldu. Ama bu sözlerin hiçbirine ben kırılmadım, darılmadım; aksine beni daha çok böyle hırslandırdı, daha çok işime sahip çıkmama neden oldu. Bu işi 5 yıldır kendi başıma yapıyorum. Koltuğumda oturup müşteri gelmesini hiçbir zaman beklemedim. Her zaman yaptığım işin arkasında oldum. Çok güzel işler de başardım. ‘Bu gazeteciydi, bu mesleği niye bıraktın, bu uzmanlığa geçti’ diyenlere ise bence insanlar ya da kadınlar her türlü meslek alanını denemeliler. Çünkü kadının başaramayacağı, isteyip de elde edemeyeceği hiçbir şey yoktur. Ben bu işe girdim ve başardım, iyi ki de yapmışım diyorum."

"Gazetecilik bana insan sarrafı olmayı öğretti"

Güzellik merkezini açma sürecini ve sonrasını değerlendiren Ünlü, "Şimdi gazetecilik zamanımda, çok gergin ortamlarımız vardı. Çok güzel ortamlarla karşılaştık diyemem. Ama bence şimdi burada da mutsuz gelen kadınları mutlu bir şekilde göndermek beni daha çok onurlandırıyor, daha çok keyifli işler yapıyorum. Çünkü genelde kendini iyi hissetmeyenler, moral olarak bozuk olanlar, kendini güzel görmeyenler bu salona geliyorlar. Ve yaptığı işten de çok memnun olup geri döndükleri zaman ben daha çok da mutlu oluyorum. Ve gidip tekrar geri geldiklerinde ise daha da çok mutlu oluyorum. O yüzden gergin ortamlardan ziyade bu ortamlarda bulunmak bence bir kadına gelebilecek en güzel duygu. Gazeteciliği 14 yıl boyunca yaptım, çok işime yaradı. O kadar çok insanlarla tanıştım ki; Çaycuma küçük bir ilçe zaten. Kurumlarda da, sivil hayatta da, ticarette de birçok insanla karşılaştım. Bu çok insanla tanışmam aslında gazetecilik bana insan sarrafı olmayı öğretti. İyi ki de gazetecilikle başlamışım. Bana öğrettiklerini işimin başında daha çok iyi yerlere getirdi. İnsan sarrafı oldum diyebilirim. İnsanların niyetlerini, amaçlarının ne olduğunu daha net görebiliyorum. İyi ki gazetecilik yaptım. İnsanlığı öğrenmek için bazı aşamalardan geçmek gerekiyormuş; benim aşamam da gazetecilik oldu.

"Kadınlar başarılı olmak için çok çalışmalı"

Girişimci ruhuyla hemcinslerine örnek olan Ünlü, kadınların iş hayatında daha aktif olması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Bir kadının isteyip de başaramayacağı hiçbir şey yoktur bence. Aslında bu mesleğe bir anda karar verdim, bir gecede karar verdim. Cesaretli bir kadınım aslında; girdiğim her alanda da başarılı olduğumu düşünüyorum. Bu mesleğe girdiğimde sıfırdan başlamıştım. Çok güzel eğitimler aldım. Aldığım eğitimlere güvenerekten de kendimi de başarılı olabileceğimi hissettiğim için de bu meslekte çok güzel yollar aldım. Bence kadınların başarılı olabilmek için çok çalışmaları gerekiyor. Eğer çalışırlarsa, o işe gerçekten kendini verirlerse başarılmayacak hiçbir alan yoktur. Bu vesileyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Kadın bence anaçlık duygusundan ziyade başarı duygusuna da sahiptir. O yüzden her zaman başarılı olmaya ant içsinler; başarılı olurlar. Başarılı oldukları zaman da bütün merdivenleri tırmanarak çıkarlar."

Özlem Kelezoğlu - Onur Altındağ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında ilk ihbarı yapan iş adamının avukatı: "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti" ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasında müşteki olarak yer alan ve savcılığa İmamoğlu hakkında ilk şikayeti 2019 yılında yapan iş adamı Sedat Kapıdağ’ın avukatı, "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti. Biz bu rüşveti kabul etmedik" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan 1 nolu duruşma salonunda görülmeye başlandı. "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti" Duruşmada, müşteki olarak yer alan ve savcılığa İmamoğlu hakkında ilk şikayeti 2019 yılında yapan iş adamı Sedat Kapıdağ’ın avukatı Vizyonkent Reklam Pazarlama Firması yetkilisi Murat İlbak’ın, Kapıdağ ve ailesine rüşvet teklif ettiğini öne sürerek, "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti. Biz bu rüşveti kabul etmedik, İlbak bu davada ’sanık’ olarak yer almıyor ancak onunla iş yapan kişiler tutuklandı ve sanık olarak yer aldı" şeklinde konuştu.
Çanakkale Çanakkale’de "Savaşın Gölgesinde Kadın" Paneli Düzenlendi Çanakkale’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde "Savaşın Gölgesinde Kadın" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı uzmanlarından Aslıhan Kervan’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, savaş dönemlerinde kadınların toplumsal, kültürel ve fikri hayattaki rolleri farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele alındı. Panelin ilk konuşmacısı Dr. Aslı Topsoy, Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk kadınının hak mücadelesini ve bu mücadelenin toplumsal dönüşüm üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Dr. Mert Yavaşca ise Birinci Dünya Savaşı yıllarında resim sanatında kadın temsilini ele alarak, savaş döneminde sanat eserlerinde ortaya çıkan değişen kadın kimliği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panelin son konuşmacısı Dr. Ersin Antep ise müzikte kadın varlığına dikkat çekerek, özellikle kadın bestecilerin eserlerinde vatan algısı ve savaş yıllarının duygusal dünyasının nasıl yansıtıldığını anlattı. Dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla zenginleşen panelde, Milli Mücadele döneminde silaha sarılarak cepheye çıkan Türk kadınının, bu mücadeleye giden süreçte Birinci Dünya Savaşı yıllarında hasta bakıcılık yaparak, ekonomik hayata katılarak, dernekler kurarak ve basın hayatında yer alarak kendisini görünür kıldığı; böylece devlet ve toplumla daha güçlü bir temas kurduğu vurgulandı. Panel, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Mersin Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatleri korunmalıdır" MERSİN (İHA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs Türk halkı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunması önceliğimizdir" dedi. Mersin’in Tarsus ilçesinde özel bir üniversitede Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen ’Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı’na akademisyenler ve alanında uzman isimler katıldı. Programın onur konuğu olan Tatar, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve bölgesel dengeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Tatar, Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayarak, bölgedeki meselelerin uluslararası hukuk ve mevcut dengeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. Kıbrıs Türk tarafının hak ve çıkarlarının korunmasının önemine değinen Tatar, bölgedeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. Konferans kapsamında ayrıca deniz hukuku, Doğu Akdeniz’deki yetki alanı tartışmaları ve bölgesel güvenlik konuları uzman isimler tarafından farklı başlıklarda ele alındı. Programın akademik çevreler ve politika yapıcılar açısından önemli bir bilgi paylaşımı platformu oluşturduğu belirtildi.