GÜNDEM - 19 Ağustos 2023 Cumartesi 17:52

Maden çalışanlarından ferdi kaza sigortası teminatlarının arttırılması talebi

A
A
A
Maden çalışanlarından ferdi kaza sigortası teminatlarının arttırılması talebi

Maden çalışanları, Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası’nın 2015 yılından beri güncellenmeyen prim ve teminatlarının günümüz ekonomik şartlarına göre yeniden düzenlenmesini istiyor.


GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil ile Türkiye Sigorta Eksperleri İşveren Sendikası (TSEİS) Genel Başkanı M. Cemil Boyner, düzenledikleri basın toplantısında Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası teminat ödemelerinin günümüz ekonomik şartları dikkate alındığında kabul edilebilir olmadığını belirterek, arttırılması çağrısında bulundu. Yeşil, 2015 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konan Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası teminatlarının o tarihten bugüne 150 bin TL olarak kaldığına dikkat çekerek, “Teminat miktarı aradan geçen 8 yıllık süreç içinde güncellenmemiştir. Biz ve bizim gibi Türkiye’nin dört bir yanında yüksek riskli meslek icra eden madenciler adına buradan haykırıyoruz; Maden Çalışanları Ferdi Kaza Sigortası teminatları bakanlık nezdinde tekrar değerlendirilmeli ve yeniden düzenlenmelidir” dedi.



Yeşil şöyle konuştu:


“Maden alanlarının özellikle yeraltında çalışmak zorunda olan çalışanlar için emniyet tedbirinin alındığı gelişmiş ülkelerde bile tehlikeli olduğu bilinmektedir. Maden alanlarının yüksek riskli alanlar olması ve madencilerin yüksek riskli bir meslekte çalışıyor olmaları bu konuda uzmanlık gerektiren özel bir sigorta branşının doğmasına yol açmıştır. Bildiğiniz gibi ülkemizde Maden Çalışanları Ferdi Kaza Sigortası, 2015 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulmuştur. Tebliğ gereği sigorta eksperleri maden işletmelerinde risk değerlendirmesi yaparak iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına katkı vermektedirler. Yer altı ve yer üstü kömür madenciliği ya da kömür madenciliği haricindeki yer altı madenciliği faaliyetlerinde bulunan bir tesiste çalışanlar, üretim ve üretim hazırlığı faaliyetinde başlarına gelebilecek kazalara karşı kişi başı yıllık yaklaşık 750 TL prim karşılığında sigorta güvencesi altına alınarak, 2015 yılında yönetmelikle belirlenen sakatlık veya ölüm halinde ödenecek teminat miktarı 150 bin TL olarak belirlenmiştir. Bu teminat miktarı aradan geçen 8 yıllık süreç içinde güncellenmemiştir. Dünyanın en zor ve en riskli işini yapan madencilerin zorunlu ferdi kaza sigortası teminatları günümüz ekonomik şartlarında çok düşük kalmıştır. Teminat ödemeleri kat’i şekilde kabul edilebilir değildir. Bizler maden işçilerinin temsilcileri olarak bu teminatların güncellenerek günümüz ekonomik şartlarına uygun hale getirilmesini talep ediyoruz. Biz ve bizim gibi Türkiye’nin dört bir yanında yüksek riskli meslek icra eden madenciler adına buradan haykırıyoruz; Maden Çalışanları Ferdi Kaza Sigortası teminatları Bakanlık nezdinde tekrar değerlendirilmeli ve yeniden düzenlenmelidir."


TSEİS Genel Başkanı Boyner de Maden Çalışanları Ferdi Kaza Sigortası prim ve teminatlarının 2015 yılından beri değişmediğine dikkat çekerek, “Sigorta primi yıllık 2 bin TL, teminatı ise 2 milyon TL olmalı” dedi. Boyner şöyle konuştu:


“2015 yılında Bakanlar Kurulu yayınladığı yönetmelikle Türkiye’de yeraltı ve yerüstü madenlerinde çalışan düz işçiden mühendislere kadar koordinatlar içerisinde tüm madencilere zorunlu ferdi kaza sigortası yapılması yönünde çok önemli karar aldı. Biz de Sigorta Eksperleri Sendikası olarak Hacettepe Üniversitesi, Zonguldak Maden Fakültesi, İstanbul Maden Fakültesi, Çalışma ve Enerji Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile birlikte o tarihte Ankara’da çok önemli hizmet içi eğitim düzenledik. 21 gün süren bu eğitim sonunda zaten tecrübeli olan maden eksperlerimiz yeraltı madenlerinde de tecrübe kazandılar ve şu anda yürürlükte olan 63 tane önemli maddenin uygulanmasıyla ilgili bir komite başkanı, bir komite başkan yardımcısı, bir maden mühendisi, yine iş güvenliği uzmanı havuzdan atanmak suretiyle 1 Haziran 2015 tarihinde bütün Türkiye’deki yeraltı, yerüstü madenlerinin risk incelemesini sigorta açısından incelemeye başladık. Bugüne geldiğimizde kısaca faydası ocaklardaki çalışma düzeni disipline edildi. İşçi ve işveren güvenliği çok önemli mesafeler kat etti. Önemli olan da üretimde verimlilik ve artış gözlendi. Dolayısıyla maden işverenleri ve sendikalar bu işten fevkalade memnun kaldılar. Bunun yanında 750 lira prim karşılığında 150 bin lira ölüm veya yaralanma teminatı da Bakanlar Kurulu tarafından tesis edildi. Gelin görün ki sene 2023. Biliyorsunuz Bartın’da büyük bir kaza oldu, 43 kardeşimiz Hakk’ın rahmetine kavuştu. Geçenlerde de bir işçimiz göçük altında kaldı. 2015 ile 2023’e kadar dünyadaki yeraltı, yerüstü madenlerindeki kaza istatiksel oranlarına bakıldığında dünyada en düşük Türkiye’de. Demek ki bu verimli çalışmanın sonucunda ortaya çıkan sevindirici bir haber. 2023 yılında prim 750 lira. Ölüm tazminatı 150 bin lira. Olacak iş değil. 150 bin liranın 2015 yılında meydana getireceği mali menfaatler ile 2023 yılının mali menfaatleri göz önüne alındığında bu işin önemi ortaya çıkıyor."


GMİS Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısına GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, TSEİS Genel Başkanı Mesut Cemil Boyner, GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, Genel Sekreter Yener Arslanbuğa, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir ile GMİS’e bağlı şubelerin başkan ve yöneticileri, iş yeri temsilcileri katıldı.



Maden çalışanlarından ferdi kaza sigortası teminatlarının arttırılması talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da jandarma 31 şüpheliyi yakaladı: 19 tutuklama Ordu’da jandarma ekiplerince son bir haftada yürütülen asayiş faaliyetleri kapsamında yakalanan 31 şüpheliden 19’u tutuklandı. Jandarma Asayiş Timleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde 22 bin 100 şahıs sorgulandı. Yapılan sorgulamalar neticesinde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 31 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 19’u tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Trafik faaliyetleri kapsamında Trafik Jandarması Timleri tarafından 17 bin 841 araç kontrol edildi. Narkotik suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında icra edilen 30 operasyonda 30 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden biri hakkında ’uyuşturucu madde imal ve ticareti’, 28’i hakkında ’uyuşturucu madde kullanmak için satın almak, kabul etmek ve bulundurmak’, 1’i hakkında ise ’uyuşturucu madde kullanımını özendirme’ suçundan işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 99 gram esrar, 6 gram skunk, 15 gram sentetik kannabinoid, 2 gram kokain, 11 adet ecstasy hap, 6 kök skunk bitkisi ve 5 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında icra edilen operasyonlarda 14 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 2 adet gümrük kaçağı otomobil, 2 adet plaka, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet tabanca şarjörü, 420 adet tabanca mühimmatı, 136 bin 600 adet boş makaron, 12 adet elektronik sigara, 7 bin 480 adet dolu makaron, 3 kilogram nargile tütünü ve 75 kilogram tütün ele geçirildi.
Gaziantep Gaziantep’te ‘süper hücre’ tarım alanlarını vurdu Gaziantep’te hafta sonu etkili olan ‘süper hücre’ fırtınası ve şiddetli sağanağın ardından tarım alanlarında ciddi zarar meydana geldi. Pazar günü öğleden sonra başlayan ‘süper hücre’ fırtınasıyla adeta felaketi yaşayan Gaziantep’te aniden bastıran şiddetli sağanak, ceviz büyüklüğündeki dolu ve yer yer oluşan hortumlar, cadde ve sokakları kısa sürede göle çevirirken, binaların çatılarını uçurup ağaçları söktü. Gaziantep’te sadece 20 dakika içerisinde metrekareye yaklaşık 60 kilogram yağış düşerken, fırtınanın şiddetiyle çok sayıda araç kullanılamaz hale geldi ve özellikle Antep fıstığı bahçeleri başta olmak üzere tarım arazilerinde büyük çaplı hasar meydana geldi. Felaketin ardından Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Şehitkamil, Şahinbey, Oğuzeli, Nizip, Karkamış, Araban ve Yavuzeli ilçelerinde tarım alanlarında hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Meteorolojik olaylar sonucu tarım alanlarında yapılan ön tespit çalışmaları ile ilgili bilgi veren Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, "3 Mayıs 2026 tarihinde Gaziantep’te meydana gelen şiddetli meteorolojik olaylar, çok kısa sürede aşırı yağış, sel, dolu, kuvvetli fırtına ve hortum şeklinde gerçekleşmiştir. Yaşanan süper hücre fırtınası tarımsal üretimi doğrudan etkilemiştir. Bu olaylar kendisini Karkamış, Nizip, Oğuzeli, Araban ve Şehitkamil ilçelerimizde daha çok hissettirmiştir. Meteorolojik olayların yaşanmasının hemen akabinde tarım alanlarındaki tahribatı görmek ve genel bir fizibilite çıkarmak için 9 ilçemizde, 21 ekip, 21 araç ve 60 teknik personel ile sahada ön tespit çalışmalarına başlanmıştır. Meteorolojik olaylardan etkilenen 5 ilçemizde bulunan 433 köy ve 114 mahallede tarım alanları etkilenmiştir" dedi. Antep fıstığı alanları başta olmak üzere zeytin, arpa ve buğday bahçelerinin de dolu, sel ve fırtınadan etkilendiğini belirten Sağlam, "Özellikle Antep fıstığı bahçelerinde dal kırılmaları, taze meyve sürgünlerinin kopması, ağaç devrilmeleri öne çıkan zarar şekilleri olmuştur. Hasar tespit çalışmaları devam etmektedir" diye konuştu.
Ankara MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
Rize 2026 yaş çay sezonu 15 Mayıs’ta başlıyor Çay işletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yeni sezon öncesi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, kampanyanın 15 Mayıs’ta başlayacağını açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaptığı açıklamada yeni çay sezonuna hazır olduklarını belirterek, sabah tüm fabrika müdürleriyle bir araya geldiklerini ve sahadaki durumun detaylı şekilde değerlendirildiğini söyledi. Çay hasadının henüz başlamaya hazır seviyede olmadığını ifade eden Alim, "Genelde erken hasat Artvin’in Kemalpaşa ilçesinden başlar ancak şu anda görünürde hasat edilecek seviyeye gelen bir çay yok. Buna rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da 15-20 Mayıs tarihleri arasında kampanyayı açmayı planlıyoruz" dedi. Tüm fabrikaların bakım ve onarım çalışmaları tamamlanarak yeni sezona hazır hale getirildiğini belirten Alim, "Tüm bakım onarım işlemlerimizi bitirdik. Oluşabilecek aksaklıklara karşı tekrar kontrollerimizi yapıyoruz. Temizlik, alım yerlerinin düzenlenmesi ve üreticiyle koordinasyon gibi tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Şu an sadece kampanya tarihini bekliyoruz" diye konuştu. Çay üreticilerinin ÇAYKUR’a çay verebilmesi için bahçelerinin 10’da 1’ini budaması kuralına da değinen Alim, üreticilere önemli bir uyarıda bulundu. Normal şartlarda 1 Mayıs’ta sona eren budama işlemlerinin bu yıl 15 Mayıs’a kadar uzatıldığını belirten Alim, "Budamasını tamamlamayan üreticilerimizin 15 Mayıs’a kadar işlemlerini bitirmesi gerekiyor. Aksi halde çay tesliminde mağduriyet yaşayabilirler" dedi. ÇAYKUR’un günlük işleme kapasitesinin 9 bin 250 ile 10 bin ton arasında olduğunu hatırlatan Alim, yoğunluk yaşanması durumunda kapasitenin zorlanabileceğine de dikkat çekerek, üreticileri sağ duyulu olup ürünlerini hızlı şekilde toplayıp bitirme gibi bir düşüncenin içerisine girmemeleri için uyardı. Üretimde kalite vurgusu yapan Alim, bu sezon daha sıkı denetimler uygulanacağını belirterek, "Çayın içine yabancı madde, ot veya kök karışmaması gerekiyor. Herkes çayını temiz toplamalı. Sezon sonunda kalite konuşuluyor ama hasat sırasında aynı hassasiyet gösterilmiyor. Her yıl kaliteye önem gösteriyoruz tabii ki ama bu yıl kaliteye daha fazla önem vereceğiz" dedi. Makineleşmenin bilinçli kullanılması gerektiğini de dile getiren Alim, hızlı ve kontrolsüz hasadın kaliteyi düşürdüğünü belirtti. Toplanan çayın 24 saat içinde işlenmesi gerektiğini hatırlatan Alim, kapasitenin üzerinde alım yapılmasının hem kaliteyi hem de süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Alim, "Biz teknolojik gelişmelere karşı değiliz ama insanlar aslında her geçen gün yapılan makineleşmeyle olan tarımı daha sağlıklı, kendi menfaati için kullanması lazım. Yarım gün toplayıp dinlenmesi lazım belki ama biz sabah başlıyoruz, akşama kadar hepsini topluyoruz. Hepsi toplandığı zaman 24 saat içerisinde bu çayın işlenmesi lazım. Kapasite belli, alınan çayın da işlenebilmesi için verilen limitlere uyulması gerekir" ifadelerini kullandı. Çay sezonunun dengeli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Alim, "Kampanya süreci 30-40 güne yayılmalı. Eğer birkaç günde tüm çay toplanıp teslim edilirse hem kalite düşer hem de çalışanlarımız için istihdam süreci olumsuz etkilenir. Hep birlikte belirlenen kurallara uyarak sağlıklı bir sezon geçirebiliriz" dedi.