GÜNDEM - 25 Mart 2026 Çarşamba 12:23

Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti

A
A
A
Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer; Psikoloji ve Yaşam Topluluğunun, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğine katıldı. Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirilen program, topluluk öğrencileri ile huzurevi sakinlerini bir araya getirerek kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren bir farkındalık oluşturdu.


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Psikoloji ve Yaşam Topluluğu tarafından ÜNİDES kapsamında desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğinde öğrenciler ile huzurevi sakinleri ile bir araya geldi. Farabi Genç Ofiste gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Zonguldak Gençlik Hizmetleri Müdürü Erhan Yavaş, akademik ve idari personel, öğrenciler ile huzurevi sakinleri katıldı.


BEUN Psikoloji ve Yaşam Topluluğu ve Topluluk Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yeşilyaprak tarafından düzenlenen etkinlik, Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirildi. Zonguldak Merkez Huzurevi sakinlerinin üniversiteye davet edildiği programda, büyükler ile genç öğrenciler bir araya gelerek Yaşlılar Haftası’nı birlikte kutladı. Etkinlik kapsamında huzurevi sakinleri öğrencilerle birlikte çeşitli türküler seslendirdi. Düzenlenen çanta boyama çalışmasında ise katılımcılar birebir eşleşerek keyifli anlar yaşadı. Kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren etkinlik, samimi diyaloglara sahne oldu.


Programa ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrenci topluluklarının ÜNİDES kapsamında elde ettiği başarılardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri dile getirdi:


"Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarıyla değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve toplumsal alanlardaki gelişimleriyle de donanımlı bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Bu doğrultuda öğrenci topluluklarımızın proje üretme kültürünü benimseyerek her geçen dönem daha nitelikli, daha kapsamlı ve etkili çalışmalar ortaya koyması, üniversitemizin benimsediği bütüncül eğitim anlayışının somut bir yansımasıdır. Bugün ÜNİDES 5’inci Dönem kapsamında Psikoloji ve Yaşam Topluluğumuzun hayata geçirdiği ‘Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı’nın kapanış etkinliğine katılmış bulunuyoruz. Bu program son derece anlamlı ve örnek bir çalışmadır. Gençlerimiz ile büyüklerimizi bir araya getiren bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışmayı güçlendirmekte, kuşaklar arası bağların kuvvetlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu vesileyle bugün bizlerle bir arada olan, bu anlamlı buluşmaya değer katan kıymetli büyüklerimize de yürekten teşekkür ediyor; kendilerine sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum. Öğrencilerimizin bu süreçte sergilediği duyarlılık ve sorumluluk bilinci bizler için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle öğrencilerimize proje üretme ve kendilerini geliştirme noktasında önemli fırsatlar sunan ÜNİDES Programı dolayısıyla başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne şükranlarımı arz ediyorum. Bununla birlikte öğrencilerimize ÜNİDES kapsamında her zaman destek olan Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Halil Hacı ile İl Müdürlüğümüze de teşekkür ediyorum. Son olarak özveriyle çalışan başta Psikoloji ve Yaşam Topluluğu olmak üzere tüm öğrenci topluluklarımızı ve onlara rehberlik eden değerli danışman akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum."


Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.



Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Baş diyetisyenden kurban eti uyarısı: "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir" Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı boyunca aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bayram boyunca kontrolsüz et tüketiminin sindirim sistemi problemleri başta olmak üzere kolesterol, trigliserid ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Beycan, özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram sabahında hafif bir kahvaltı yapılmasının önemli olduğunu belirten Beycan, "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir. Etin içerisindeki ölüm sertliği dediğimiz bir sertlik oluşur ve bu da sindirim sistemimizde problemlere yol açabilir. Yediğimizde eğer hazımsızlık, şişkinlik oluşmasını istemiyorsak etimizi mutlaka dinlendirmeliyiz. Onun için ilk önce kahvaltıda peynir, yumurta tarzı protein kaynaklarından oluşan, yanına zeytin, yeşillikler eklenmiş bir dilim tam buğday ekmeği tarzında bir kahvaltı yapabiliriz" dedi. "Gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor" Et pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, "Daha çok haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini tercih etmemiz gerekiyor. İçerisine ekstra tereyağı veya kuyruk yağı gibi yağlar kullanmamak lazım ki sağlığımız olumsuz etkilenmesin. Bir diğer önemli hususumuz sebze yemeklerini mutlaka tüketmemiz lazım. Hem etin sindirimini artırabilmek hem de içerisindeki demir emilimini artırabilmek için yanına sebze veya salata ilavesi yapmamız gerekiyor. Mutlaka yanında su tüketimi çok önemli. Böbreklerimize proteinden bir yük binecektir. Bu yükün hafifletilmesi için de gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor. Aynı zamanda kahve ve çayın fazla tüketilmesi de vücuttaki sıvı ihtiyacını artıracağı için su tüketimi bu yönden de önemli" şeklinde konuştu. "Etin yanında asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edilebilir" Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu söyleyen Beycan, "Eti kesilir kesilmez pişirmememiz gerekiyor ki sindirim sisteminde problemlere, hazımsızlığa, şişkinliğe, kabızlığa yol açmasın. Bir diğer husus yine etin yanında mutlaka sebze ve salatanın tüketilmesi gerekiyor. Bu da bizim sindirim sistemimizi daha rahatlatacaktır. Çok kızartmalı, yağlı değil de haşlama tarzı olabilir. İçerisinde baharatları çok fazla kullanmamak gerekir ki sindirim sistemimiz daha rahat çalışsın. Bunlara dikkat edebiliriz. Yine dediğimiz gibi su tüketimi çok önemli. Etin yanında mutlaka asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Kolesterol hastaları haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebilir" Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, "Eğer hastamız diyabet hastasıysa tatlı tüketmesini, hamur işi tüketmesini hiç istemiyoruz. Ancak ikramlık olarak meyve tüketebilir veya kuru yemiş, kuru meyve gibi hafif ikramlıklar tercih edilebilir. Bunun yanında eğer kalp damar hastalığı mevcutsa, kolesterol yükseklikleri varsa et miktarları çok önemli. Haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketmesi gerekiyor. Yine pişirirken yağlı değil de yağsız etleri tercih etmesini istiyoruz. Bunun yanında tansiyon hastalarımız için pişirirken içerisine ekstra tuz ilavesi yapmamalarını istiyoruz ki tansiyon yükselmesi meydana gelmesin. Sindirim ve mide problemleri olanlarda da daha çok haşlama öneriyoruz. Kızartılmış etler sindirim sisteminde problemlere yol açabilir" açıklamasında bulundu. "Eti tekrar dondurmuyoruz, aksi halde zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" Etin saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini ifade ederek, "3-4 gün içerisinde tüketeceksek buzdolabında 0-4 derecede, bir hafta içerisinde tüketeceksek daha çok eksi 2 derecede saklayabiliriz. Ama uzun vadede, yaklaşık 6 ay kadar bir süre saklamayı planlıyorsak eksi 18 derecede dondurarak muhafaza etmemiz gerekiyor. Pişireceğimiz zaman da oda sıcaklığında, kaynar su altında veya kalorifer yanında çözdürme işlemi yapmamalıyız. Buzdolabı içerisinde uzun sürede çözdürme yapmamız gerekiyor ki bakterilerin oluşmasını önleyelim. Ve çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu. Bayram boyunca aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi ve gut gibi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Beycan, dengeli porsiyonlarla birlikte sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Erzurum "Gelin koçu" şampiyon Erzurumspor bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslendi Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Erzurumspor FK bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslenen koç, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Erzurum’un merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da yaşatıldı. Damat tarafı tarafından hazırlanan ve çeşitli süslemelerle donatılan koç, gelin evine götürülerek hem bereketin hem de iki aile arasındaki bağlılığın simgesi oldu. Erzurumspor coşkusu gelin koçuna yansıdı Bu yıl gerçekleştirilen gelenekte gelin koçu, kırmızı tüllerin yanı sıra şampiyon Erzurumspor FK’nın bayrağı vee mavi-beyaz balonlarla süslendi. Erzurumspor’un şehirde oluşturduğu şampiyonluk coşkusu gelin koçuna yansırken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Erzurum’da uzun yıllardır sürdürülen gelenekte damat tarafı tarafından hazırlanan koç, çeşitli süslemelerle gelin evine götürülüyor. Bazı aileler tarafından altın takılarla da süslenen koç, aile büyüklerinin duaları eşliğinde teslim ediliyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde sıkça görülen gelenek, yeni neslin ilgisiyle yaşatılmaya devam ediyor. "Koçumuza Erzurumspor FK bayrağını da taktık" Damat Mikail Şen, Erzurum’un köklü geleneklerinden birini yaşattıklarını belirterek, "Erzurum’un yüzyıllardır geleneksel adetlerinden biri olan kurbanlık koçumuzu süsledik, gelin tarafına götürdük. Tabii bu koç hem damat tarafının hem gelin ailesinin bağlılığını ve saygınlığını gösterir. Koçumuza bir de Erzurumspor FK bayrağını taktık. Bu sene Erzurumspor’un şampiyonluk sevincini de yaşadık. Hem Erzurum hem Erzurumspor adına herkesin bayramı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" dedi.