GENEL - 19 Ağustos 2018 Pazar 09:39

Kurban Bayramında Adanalılar ucuz ve serin tatili seçti

A
A
A
Kurban Bayramında Adanalılar ucuz ve serin tatili seçti

Kurban Bayramının yaz mevsimine denk gelmesi nedeniyle Adana’da havanın çok sıcak olmasından dolayı vatandaşlar hem ucuz hem de serin olan yaylalarda tatil yapmayı tercih ediyor.

Kurban Bayramının yaz mevsimine denk gelmesi nedeniyle Adana’da havanın çok sıcak olmasından dolayı vatandaşlar hem ucuz hem de serin olan yaylalarda tatil yapmayı tercih ediyor.


Adanalıların, yazların sıcak geçmesi nedeniyle geleneksel olarak ilgi duyduğu ve yaz aylarında uzun bir süre konakladığı 600 metre yükseklikten sonra başlayan yaylalar, gerek serinliği gerek ormanlarının sağladığı bol oksijenli havası gerekse ucuz olması ve görsel değerleri nedeniyle rağbet görüyor. Bu yıl Kurban Bayramı’nın da Adana’nın en sıcak olduğu Ağustos ayına denk gelmesi yaylalara olan rağbeti biraz daha artırdı. Ağustos ayının sonuna gelindiği şu günlerde hava sıcaklığının 40 dereceye yaklaşması ve nemin yüzde 70’lere yükselmesiyle Adana’da yaşayanlar serin ve gürültüsüz bir ortamın hayali içinde yaşıyor.


Yerli ve yabancı turistler için denize sahili olan beldeler ve ilçelere göre yaylalarda konaklama ücreti çok ucuz. Denize sahili olan bir pansiyonda bir gün konaklama ücreti 200 ile bin lira civarında olurken, yaylada pansiyonda kalmanın 1 günlük bedeli en az 50, en fazla 150 lira civarında. Yaylalarda üstelik 3 aylık çok ucuza ev kiralama imkanı da bulunuyor. Bu yönüyle özellikle yaylalar yerli turist tarafından büyük rağbet görüyor. Bu nedenle yaylalarda yazın nüfus patlaması yaşanıyor. Kışın 2 bin ile 5 bin arasında değişen yayla nüfusları yazın en az 20 bine yükseliyor.



Adana’nın meşhur yaylaları


Pozantı ve Yenikonacık Yaylaları: Adana il merkezine 112 kilometre uzaklıkta olan Pozantı ilçesi, aynı zamanda yayla özellikleri de taşıyor. İlçe merkezinin 3-4 kilometre batısında yer alan Yenikonacık Yaylası ise Pozantı’nın bir mahallesi konumunda.


Akçatekir Yaylası: Pozantı ilçesine 17 kilometre uzaklıktaki yayla, Adana-Ankara E-90 Otoyolu’nun 95. kilometresinde. Yolun her iki yakasında çok geniş bir alana yayılıyor.


Bürücek Yaylası: Akçaköy ve Tekir Yaylası’nın birleşmesiyle oluşan Akçatekir beldesinin bir mahallesi konumunda. Yaylaya şehirlerarası otobüsler ve Adana ile Tarsus’tan yolcu taşımacılığı yapan otobüs, minibüs ve midibüslerle yaz-kış günün her saatinde gidilebiliyor. Çam, ardıç ve meyve bahçeleri arasında kurulmuş olan yaylada, yayla mimarisine uygun yapıların yanında farklı mimari tarzların örneklerini de görmek mümkün.


Belemedik Yaylası: Adana’ya 117 kilometre, Pozantı ilçesine 10 kilometre uzaklıkta bulunan bu yaylaya tren ve özel araçla ulaşılabiliyor. Zengin doğa manzarası tamamen bakir durumda. Ayrıca 1. Dünya Savaşı’nda burada görev yapan Alman personelden kalan yapılar ve mezarlık bulunuyor. Çakıt Çayı kıyısında kurulmuş yörenin taştan ve ahşaptan yapılmış yayla evlerinde konaklanıyor. Yaban hayatı yönünden zengin olan yaylada yabankeçisi, yabandomuzu ve yırtıcı kuşlar gözetlenebilir. Doğa fotoğrafı çekmek, kamp kurarak tatil yapmak isteyenlerin, ihtiyaçlarını beraberinde götürmeleri gerekiyor.


Armutoğlu Yaylası: Adana’ya 119 kilometre, Pozantı ilçesine 17 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Pozantı-Ankara yol ayrımından doğuya doğru (Sarımsak Dağı) dönülerek 13 kilometrelik çam ve köknar ormanları içinden geçilerek ulaşılıyor. Ulaşımı tamamen özel araçla yapılıyor. Yaylada bulunan arazilerin çoğunluğu orman alanıdır. Tamamen bakir durumda olan yayla, sedir, köknar, ardıç ağaçları ve kır çiçekleriyle iç içedir. Sarımsak Dağı’nın eteğinde bulunması nedeniyle yaban hayatı bakımından da çok zengindir.


Doğayla baş başa buz gibi akan pınarların başında çadır kurarak kamp yapmak, çevrede bulunan yaban hayatını incelemek ve görüntülemek isteyenlerin tercih edeceği bir yayla.


Asar Yaylası: Pozantı-Çamardı karayolunun 14. kilometresinden kuzey-batıya (Sola) dönülerek ulaşılır. Yörenin yayla mimarisine uygun ahşap ve taşlardan yapılan yayla evleri, çam, köknar, sedir ağaçları ve meyve bahçeleriyle iç içedir. Kamp kurarak piknik yapılabilir.


Fındıklı Köyü Yaylası: Pozantı-Çamardı karayolunun 10. kilometresinde bulunan yayla köyü, bağlar ve bahçeler arasına kurulu bulunuyor. Yaylaya günün belirli saatlerinde Pozantı ilçesinden minibüslerle ulaşım sağlanıyor. Kır kahveleri, bakkal ve sağlık ocağının hizmet verdiği yaylada kamp kurarak piknik yapılabiliyor.


Kızıldağ Yaylası: Adını Kızıldağ’dan alan yaylaya, Karaisalı ilçesinden 27 kilometre asfalt yolla ulaşılıyor. Karaisalı ilçesi halkının yoğun olarak rağbet ettiği yaylada kır kahveleri, kır lokantaları, bakkallar, fırınlar ve kasaplar hizmet veriyor. Elma, armut, kiraz, vişne ve ceviz ağaçlarıyla iç içe olan yaylada kamp kurarak Kızıldağ’a yaya yürüyüşü (Trekking) yapılabilir, yaban hayatı incelenerek fotoğraf çekilebilir.


Ağcakise, Başpınar, Bıcıdeli, Ardıç, Çarkıpare, Kelerbaşı ve Kosurga Yaylaları: Birbirine 3-5 kilometrelik kısa mesafedeki ve bakir durumdaki bu yaylalar ormanlık alan içinde kurulu bulunuyor. Çadırlı kamp kurup doğa fotoğrafları çekmek, orman içinde küçük gezinti yaparak Zehli Kalesi’ni görmek isteyenlerin her türlü ihtiyaçlarını yanlarında götürmeleri gerekiyor.


Meydan Yaylası: Aladağ ilçesine 6 kilometre uzaklıkta olan yaylaya stabilize yolla ulaşılıyor. Bin 700 metre rakımda bulunan yayla, ardıç, çam, köknar, sedir ağaçları ve meyve bahçeleriyle iç içe. Kır lokantaları, kahveler, bakkallar hizmet veriyor. Telefon ve elektriğin mevcut olduğu yaylada, yayla mimarisine uygun ahşap ve taş yapılarda konaklanıyor. Ormanlık alan kıyısında kamp kurularak piknik yapılabiliyor. Yaylaya Aladağ ilçesinden minibüsle gidilebiliyor.


Horzum Yaylası ve Çulluuşağı Köyü: Kozan ilçesini, Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli ilçeleriyle Kayseri’ye bağlayan karayolu üzerinde de Çulluuşağı Köyü (Yaylası) bulunuyor. Kozan ilçesi halkı tarafından kullanılan Horzum Yaylası ise çam, çınar, üzüm bağları ve meyve ağaçlarıyla iç içe. Yöre mimarisinin çok güzel ahşap örneklerinin bulunduğu yaylada, bakkallar, kır kahvesi ve lokantalarla sağlık ocağı hizmet veriyor. Telefon ve elektriği mevcut olan bu yaylalara ilçeler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüs ve minibüslerle yaz-kış yıl boyunca gidilebiliyor, kamp kurularak piknik yapılabiliyor.


Göller Yaylası: Kozan ilçesine 40 kilometre uzaklıktaki yayla, tamamen bakir durumda. Ormanlar ve kır çiçekleriyle kaplı bulunan yaylada, elektrik ve telefon bulunuyor, bakkal ve kır kahveleri hizmet veriyor. Yaylaya, yaz aylarında Kozan ilçesinden günün belirli saatlerinde minibüsle gidilebiliyor. Kamp kurarak doğayı incelemek isteyenlerin, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını yanlarında götürmeleri gerekiyor.


İnderesi Köyü Yaylası: Feke ilçesinden 59 kilometre uzaklıkta bulunan ve güzel manzaralı yayla köyü, tamamen bağ ve bahçeler arasındadır. Otantik köy hayatını özleyenler, bu yayla köyünde tatillerini geçirebilir. Elektrik, telefon, sağlık ocağı, jandarma karakolu, bakkal, fırın ve kır lokantalarının hizmet verdiği köyde, Yahyalı tipi halı ve kilimler, çoraplar dokunarak satılıyor. Köyün çevresinde, çadırlarda konaklayarak hayvanlarını otlatan Yörüklerin misafiri olup kısa bir süre için hayatlarını paylaşabilir, rengarenk çiçeklerle kaplı kırlarda dolaşarak, çobanların yanık kaval seslerini dinleyebilirsiniz.


Çatak Yaylası: Saimbeyli-Tufanbeyli karayolunun 2. kilometresinden sola dönülerek bahçeler arasından geçen 3 kilometrelik yolla ulaşılıyor. Saimbeyli’den belediye otobüsleriyle gidilebiliyor. Dağ yamacından akan küçük şelalelerin beslediği ’Anıtçınar’ ağaçlarının gövde ve dalları üzerinde kurulmuş çardaklarda piknik yapılabilen bir yayla. Saimbeyli ilçesinin içme suyunun alındığı yaylada, Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait küçük bir dinlenme tesisi de hizmet veriyor.


Obruk Yaylası: Saimbeyli-Tufanbeyli karayolunun 5. kilometresinde yolun her iki yanında yer alan tamamen bakir bir yayla. Ardıç, karaçam, sedir ağaçları ve kır çiçeklerinin çevrelediği ekilebilir alanlar, buğday ve arpayla kaplı. Yörüklerin tercih ettiği yaylada, kamp kurularak çevre gezileri yapılıp fotoğraf çekilebilir. Hiçbir altyapının olmadığı yaylada kamp kurup dinlenmek isteyenlerin, her türlü ihtiyaçlarını yanlarında götürmeleri gerekiyor.


Başpınar Yaylası: Aladağ ilçesinde yer alan yaylaya Adana’dan 95 kilometre asfalt yolla ulaşılıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Gümüşhane’de sokak oyunları salonlara taşındı Gümüşhane’de çocuklar unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sokak oyunlarını salonlarda öğrenerek lisanslı sporcu oluyor. Gümüşhane’de İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından ‘Gelenekten Geleceğe Çocuk Oyunlarıyla Büyüyorum’ projesi kapsamında yaklaşık bin 500 öğrenci yakan top, seksek, mendil kapmaca gibi unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sokak oyunlarını oynayarak hem eğleniyor, hem de lisanslı sporcular oluyor. Eğlenceli anlara sahne olan mücadelelerde minik öğrenciler arkadaşlarına oyunlarla ilgili taktikler de verirken spor yapmanın yanında sokak oyunlarının da unutulmamasını sağlıyorlar. Bekir Taş: “Oyun oynamak çocukların zekalarını geliştiriyor” Sokak oyunlarıyla ilgili Gümüşhane’nin merkez ve ilçelerinde müsabakalar düzenlediklerini ve bu müsabakalarda derece elde eden öğrencilerin il finalinde yarışacağını söyleyen Gazipaşa Ortaokulu Beden Eğitimi Öğretmeni Bekir Taş, “2011 yılında Çocuk Oyunları Federasyonu Kulüpleri Derneği olarak kurmuş olduğumuz dernekle unutulmuş olan sokak oyunlarımızı güncel kurallı hale getirerek çocuklarımıza spor salonlarında müsabakalar yaptırmak istedik. Bunun sonucunda da Türkiye’nin bütün illerinde şu anda Çocuk Oyunları Ligi olarak müsabakalar düzenlemekteyiz. Gümüşhane’de de ‘Gelenekten Geleceğe Çocuk Oyunlarıyla Büyüyorum” kapsamında Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü birlikteliğiyle de bu sene liglerimizi başlatmış olduk. Yeni nesil maalesef tablet, bilgisayar, televizyon gibi teknolojik aletlerden dolayı bu tür oyunları unutmuştular. Biz bu oyunları ilk olarak öğretmenlerimize eğitim vererek onlara öğrettik daha sonra da öğretmenlerimiz okullarında müsabakalar yaptırıp okul takımları kurarak müsabakalar haline getirerek salonlara taşıdık. Biz zeka gelişiminin ders ve ödev yapmaktan geçtiğini düşünüyoruz bu önyargının yıkılması gerekiyor. Biz çocukların oyun oynayarak zekalarının gelişmesi konusunda adım atmamız gerekiyor. Oyun oynayan çocuk çevresel faktörleri de değerlendirerek hem algılarını geliştiriyor hem de zekâlarını geliştiriyor” ifadelerini kullandı. “Çocukların sokakta oynaması daha iyi” Oynadıkları oyunlarda çok eğlendiklerini söyleyen 10 yaşındaki Ravzanur Bayrak, “Ben çocukların telefon ve tabletle oynamalarını doğru bulmuyorum, sokakta oynamak daha güzel. Okulda artık aralarında seksek oynuyoruz, yakan top oynuyoruz, mendil kapmaca oynuyoruz. Bence çocukların sokakta oynaması daha iyi” dedi. 10 yaşındaki Eyüp Efe Özdemir de, “Burada bugün kaleli yakan top oynadık. Biz iyi oynadık ama karşı takım iyi oynadı ve yenildik, tebrik ederim. Bence burada geçirdiğimiz zaman daha önemli, telefon ve tablet karşısında geçen zaman faydalı değil. Bu tür oyunları oynayarak kendimize bir gelişim sağlıyoruz hem de daha çok eğlenmiş oluyoruz” diye konuştu.
Eskişehir 8 bin öğrenci çevre konusunda bilinçlendi Tepebaşı Belediyesi tarafından çocukların çevre konusunda bilinçlenmesine katkı sağlamak amacıyla 2023-2024 eğitim öğretim yılı boyunca düzenlenen eğitimlerle 8 bin 310 öğrenciye ulaşıldı. Tepebaşı Belediyesi, çevre konusunda hayata geçirdiği çalışmalar ile dünya çapında başarılar elde ederken, çocukların da çevreye karşı duyarlılık kazanması adına eğitici faaliyetlerini sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü tarafından kentte öğrenim gören öğrencilere verilen eğitimler 2023-2024 yılında da devam ediyor. Alanında uzman ekiplerce ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilere çevre, çevre koruma, çevre duyarlılığı, dünyada ve ülkemizde çevre kirliliği sorunları, ekoloji, atık çeşitleri ve sorunları, geri dönüşüm, sıfır atık, bilinçli tüketim kuralları ve dünyada ‘atıksız yaşam’ uygulama örnekleri gibi konular hakkında bilgiler verildi. Önemli başarı 2023-2024 eğitim öğretim yılında öğrencilere yönelik okullarda Çevre Okuryazarlığı & Atıksız Yaşam eğitimlerinin yanında Yeryüzü Ekoloji Okulu Doğa ve Orman Uygulamaları ile Ortak Yaşam Arkadaşlarımız, Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi ve Geri Dönüşüm Tesis gezisi de gerçekleştirilerek geri dönüşüm hakkında bilgiler verildi. Verilen eğitim ve tesis gezisiyle 175 okuldan 8 bin 310 öğrenciye ulaşıldı. Eğitimler kapsamında; Eğitimler için randevu ve bilgi almak isteyenler 0 (222) 211 40 00/3085-3087 numaralı telefondan Tepebaşı Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne ulaşabiliyor.
Osmaniye Ödül almak isteyen öğrenciler, okula poşet poşet çöp taşıyor Osmaniye’de ortaokul öğrencilerinin hayata geçirdikleri “Ben çöp değil, geri dönüşebilir atığım” projesi çerçevesinde ödül almak isteyen öğrenciler, evdeki çöplerini okula getirip, geri dönüşüme katkı sağlayarak “Sıfır Atık” projesine destek oluyorlar. Osmaniye 75. Yıl Ortaokulu öğrencilerinin hazırladığı proje ile evde bulunan geri dönüşüm atıklarını okula getiren öğrenciler, proje ekibi tarafından programlanan manav terazisinden okul numaralarına göre etiketlerini alarak atıkları teslim ediyorlar. Öğrenciler biriktirdikleri etiketlerle hedeflenen miktarlara ulaştığında TÜBİTAK yayını dergiler, akıl zeka oyunları, tablet bilgisayar ve bisiklet gibi çeşitli hediyeler kazanıyor. Adana’da düzenlenen TÜBİTAK 2204-B Ortaokul öğrencileri araştırma projeleri yarışmasında bin 219 proje arasından “Ben Çöp Değil, Geri Dönüşebilir Atığım” isimli proje bölge birincisi olan öğrenciler 26-30 Mayıs tarihleri arası Ankara’da düzenlenecek olan Türkiye Finallerinde Osmaniye’yi temsil edecek. Proje hakkında bilgi veren 5.sınıf öğrencisi Eyüp Eymen Kırıcı, "Biz okulumuzdaki geri dönüşüm kutularına çok geri dönüşüm atıkları atılmadığı için biz bir proje yaptık. Bu projenin ismi ’Ben Çöp Değil Geri Dönüşebilir Atığım.’ Bu projede okullarımıza geri dönüşüm kutuları aldık. Sonra manavlarda olan tartılardan bir tane aldık. Burada gördüğünüz gibi bu terazinin veri tabanına öğrencinin numarasını ve ismini yazdık. Öğrenciler bir miktar atık toplayıp bize getiriyorlar. Burada görevli arkadaşlarımız kiloları, geri dönüşüm atıklarını teraziye koyuyor, terazide tartıyoruz. Mesela bir öğrenci 5 kilogram atık getirmiş. Biz bir etiket çıkartıyoruz öğrencinin numarasına göre o etikette öğrencinin ismi, kaç kilo getirdiği yazıyor" dedi. Proje çerçevesinde 45 günlük sürede 20 ton civarı atık malzeme toplamayı başardıklarını söyleyen 5. sınıf öğrencisi Tunahan Toklu, "Etiketleri biriktiriyorlar 30, 50, 70 kilogram getirene TÜBİTAK kitapları, 500 kilogram getirenlere tablet, bin kilogram getirenlere bisiklet veriyoruz. Toplam 20 ton kadar geri dönüştürebilen atık topladık. Bunları geri dönüşüm firmasına verdik, elde ettiğimiz parayla okul aile birliğini bağışladık ve okulumuzun ihtiyaçlarını karşıladık" diye konuştu. Geri dönüşüme katkının eğitimin merkezi olan okullardan başlayacağına farkında olduklarını söyleyen proje danışmanı Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Sedat Gündoğan, “Okulumuzda TÜBİTAK 2204 Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri yarışmasına hazırlık kapsamında bir geri dönüşüm projesi hazırladık. Ben Çöp Değil Geri Dönüşebilir Atığım ismini verdiğimiz proje kapsamında çocuklarımızı geri dönüşüm konusunda bilinçlendirme çalışmaları yaptık. Akabinde çocuklarımızın evlerden atıklar getirmeleri konusunda bir organizasyona giriştik. Çocuklar günlük olarak evde biriktirmiş oldukları geri dönüşüm atıklarını sabah okula getirerek programladığımız tartıyla tarttırıp bir etiket karşılığında teslim ettiler. Geri dönüşüm atıklarımızı belirli periyodlarda geri dönüşüm firmasına teslim ederek geri dönüşüme katkı sağlamaya çalıştık. Projemiz kapsamında aslında evlerde birçok atığımızın geri dönüşüm atığı olduğunu fark ettik. Şöyle ki birçok velimiz işte üçte ikilik oranında atmış olduğu atığın aslında geri dönüşüm atığı olduğunu fark etti. Çocuklarımız bu işin merkezinde yer aldıkları için ebeveynlerini uyardılar ve geri dönüşüme katkı sağladılar. Bu doğrultuda 45 günlük yapmış olduğumuz çalışmada 20 ton civarında bir atık toplamak nasip oldu. Projemiz Adana bölge yarışmasında birinci olarak seçildi. Şu an ilimizde beş farklı okulumuzla aynı şekilde geri dönüşüm atıkları toplanıyor. Toplanan atıklar karşılığında çocukları motive edebilmek için çeşitli hediyeler de dağıttık. Aslında doğamızı, çevremize karşı görevimiz olan geri dönüşüme katkının eğitimin merkezi olan okullardan başlayacağına farkındayız ve bu noktada tüm okullarımızı bu projeye destek vermeye davet ediyoruz" dedi.