GÜNDEM - 06 Şubat 2024 Salı 06:36

56 kişiye mezar olan binanın yıkılma anının yeni görüntüleri ortaya çıktı

A
A
A
56 kişiye mezar olan binanın yıkılma anının yeni görüntüleri ortaya çıktı

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’da yıkılan ve 56 kişinin hayatını kaybettiği Zeray Sitesi’nin yıkılma anına ait yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Apartmanda yaşayan vatandaşların komşuları ise üzerine basamadıkları enkazın etrafını demir çitlerle kapattı.


Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin vurduğu Adana’da, yıkılan 13 binadan biri olan Yurt Mahallesi’ndeki Zeray Sitesi’nin bir bloğunun yıkılma anının yeni görüntüleri ortaya çıktı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, binanın saniyeler içerisinde yıkıldığı görülüyor. Yıkılan bloğun yanında ayakta kalan blokta yaşayan vatandaşlar ise hayatını kaybeden 56 kişinin acısını ilk günkü gibi yaşıyor. Sitenin diğer bloğunda yaşayan ve hayatını kaybeden komşularının anısını yaşatmak için enkazı koruyan vatandaşlar, enkazın üzerine bile basamıyor. Bazı vatandaşların enkazın üzerine araç park etmesinden rahatsız olan site sakinleri, çevresini demir çitlerle çevirdi. Komşularını unutamadıklarını söyleyen vatandaşlar, hayatını kaybedenler için Mevlid-i Şerif okutacaklarını söyledi.


"Buraya baktıkça arkadaşlarımızın mezarını görüyoruz"


Zeray Sitesi’nde yaşayan Şuayip Demirel, komşularının acısını 1 yıldır taşıdıklarını belirterek, "6 şubat depremzedesiyiz. Binamızın B bloğu yıkıldı, biz A blokta oturuyoruz, orada sıkıntı yok. Burada 56 tane komşumuz öldü, 8 kişi kurtuldu. Biz burayı düzelttirdik. Buralara hatıralarımızı yaşatabilmek açışından basmaya kıyamazken, vatandaşlar enkazın üzerine araç park etmeye başladılar. Çok zorumuza gittiği için burayı telle çevirdik. Acımız çok büyük, kendi binamızda bir şey yok ama buradaki komşularımızın hepsi gitti. Bizim kadar güzel anlaşabilen bir site daha yoktu. Etrafımızdaki tüm komşular bizi kıskanırdı. Burada güzel bir komşuluğumuz vardı ama 6 Şubat her şeyi tersine çevirdi. Yarın da 6 şubat, Allahtan bir mani olmazsa inşallah mevlidimiz var, hepinizi davet ediyorum. Adana’daki herkes gelebilir. Buraya baktıkça arkadaşlarımızın mezarını görüyoruz. Üstüne bile basmıyoruz. Asla ve asla komşularımızdan hiçbiri üstüne basmıyor. Hepsi şehit, Allah rahmet eylesin" dedi.


"Hepsinin ayrı bir hatırası var, unutamıyoruz"


Komşularını unutamadıklarını söyleyen site sakinlerinden Yılmaz Arıoğlu ise, "Allah rahmet eylesin, üzülüyoruz ama yapacak bir şey yok. Onlarla aile gibiydik. Her gün birlikteydik. Hepsinin ayrı bir hatırası var, unutamıyoruz, üzülüyoruz. 1 yılı doluyor. Onlar için Mevlid-i Şerif okutacağız. Herkes gelecek, burada acımızı paylaşacağız. Üzüntülüyüz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.