EKONOMİ - 08 Mart 2026 Pazar 09:53

Beta Enerji sürdürülebilirlik stratejisinde kadın gücüne güveniyor

A
A
A
Beta Enerji sürdürülebilirlik stratejisinde kadın gücüne güveniyor

Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, sanayide kadın istihdamıyla dikkat çekerken firma, 2025 yılı itibarıyla kadın yönetici oranının yüzde 40 seviyesine yaklaştığını açıkladı.


Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan Beta Enerji, üretim kapasitesini ve ihracat ağını hızla büyütürken kadın istihdamına da önem veriyor.


Beta Enerji, geçtiğimiz yıl TOBB’un Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması’nda kadın istihdamını en çok artıran şirketler arasında Türkiye 2’ncisi olurken, OSBÜK’ün 2025 OSB Yıldızları Araştırması’nda da dört kategoride ilk 10’a girerek bu liderliğini tescilledi.


Beta Enerji, üretimde kadınların rolünü her geçen gün güçlendirirken, şirketlerin de kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak görüyor.


Konuyla ilgili Beta Enerji İnsan ve Kültür Direktörü Gizem Ağca, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Ağca, Türkiye’nin kadınların emeğiyle gelişen bir toplum olduğuna dikkat çekerek, günümüzde üretimin fiziksel güçten çok bilgi, teknoloji ve disipline dayalı bir yapıya dönüştüğünü vurguladı.



"Kadın gücü arttıkça üretimin kalitesi de artıyor"


Çalışanları kadın ve erkek olarak ayırmadıklarını dile getiren Ağca, kadın çalışanların özellikle detaycılık, süreç takibi, risk yönetimi ve uzun vadeli bakış açısı gibi konularda önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Sanayide kadın gücü arttıkça üretimin kalitesi ve sürdürülebilirliği de artacaktır. Disiplin ve uzun vadeli düşünce kültürü daha da güçlenecektir. Sürdürülebilirlik bizim belki de en önemli konu başlığımız. Sürdürülebilirlik bakış açısının kurum kültürüne yerleşmesinde kuşkusuz kadınların önemli bir rolü var. Biz sürdürülebilirliğe yalnızca çevresel değil; sosyal ve ekonomik dengeyi de kapsayan bir bütün olarak yaklaşıyoruz" dedi.



"Kadın yönetici oranımız yaklaşık yüzde 40"


Kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak gördüklerini belirten Ağca, "2025 yılı itibarıyla kadın yönetici oranımız yüzde 40 seviyelerine ulaştı. Türkiye’deki tüm organize sanayi bölgeleri arasında kadın istihdamını en çok artıran ikinci şirket olduk. 2024 yılında yayımladığımız ilk sürdürülebilirlik raporumuzda da kadın istihdamı ve fırsat eşitliği başlıklarını öncelikli alanlarımız arasında konumlandırdık. İlk sürdürülebilirlik raporumuzu Anneler Günü’nde yayımlayarak kadınlarımıza armağan ettik" diye konuştu.


Ağca ayrıca Avrupa’nın tek çatı altında en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün inşasında sona yaklaşıldığını belirterek, kampüste bin 200 kişilik güçlü bir kadro hedeflediklerini, kadın çalışanların üretimden yönetime kadar her alanda daha fazla yer almasını desteklediklerini kaydetti.


Öte yandan Gizem Ağca, bölgede bulunan üniversitelerle yapılan iş birlikleri sayesinde genç kadın mühendislerin ve teknik personelin sektöre kazandırılmasına katkı sunduklarını da sözlerine ekledi.



Beta Enerji sürdürülebilirlik stratejisinde kadın gücüne güveniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bingöl Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan,"Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
Zonguldak Rektör Özölçer’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kadın; insanoğlunu dünyaya getiren, onu üstün emekle yetiştiren ve eğiten; aynı zamanda ülkesinin kalkınmasına ve geleceğin şekillenmesine değer katan, azmi ve aklıyla insanlığın yarınlarına umut ve ilham kaynağı olan en değerli varlıktır. Toplumsal hayatın müstesna bir bireyi olan kadın, bilgi ve üretkenliğiyle dünyayı aydınlatır, gayretiyle geleceği değer katar. Eğitimden bilime, spordan sağlığa kadar hayatın her alanında kazandığı başarılar, toplumun ilerlemesinin dayanç kaynağıdır. Sabrı ve fedakârlığıyla nesillerin yetişmesinde büyük rol üstlenen kadınlar; sevgiyi, nezaketi ve merhameti öğreten, toplumun vicdanını ayakta tutan yegâne güçtür. Türk-İslam geleneğinde kadın, her zaman saygı ve hürmetle yüceltilmiş; kültürümüzde kadına şiddet hiçbir zaman tasvip edilmemiştir. Öyle ki milletimiz, iki cihan serveri Peygamber Efendimizin ‘Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi olan değer verir’ sözünü her daim kendine şiar dinmiştir. Kadim Türk kültüründe kadın, ‘evin temel direği’ olarak anılmış; sevgisi, vefası, adaleti, ilgisi ve cesaretiyle toplumun ve medeniyetimizin taşıyıcı gücü olmuştur. Nitekim tarihimizdeki İlk Türk kadın hekim Safiye Ali’nin insanlığa umut olma azmi, ilk Türk kadın kimyager Remziye Hisar’ın bilime sunduğu katkılar, ilk Türk kadın mühendis Sabiha Gürayman’ın kararlılığı ve ilk Türk kadın savaş fotoğrafçısı Semiha Es’in cesareti, kadınların her alanda ortaya koydukları başarıların ve azmin en güzel örnekleridir. Bugün de gerek ülkemizde gerek dünyanın her bir yerinde kadınlar; hukuk, ekonomi, sanat, siyaset ve sosyal yaşamın her alanında topluma yön veren, geleceği inşa eden güç olmaya devam etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle kadınlara verilen değerin farkındalığında ve ayrımcılığın kati olarak karşısında olma şuuru içinde ülkemizin istiklali ve istikbali için gözünü kırpmadan canlarını feda eden aziz şehit ve kahraman gazilerimizin kıymetli anneleri, eşleri, evlatları ve kardeşleri başta olmak üzere; Üniversitemizin gelişimine mutena katkılar sunan kadın akademisyenlerimiz, personelimiz ve öğrencilerimiz ile ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbî duygularımla kutluyor; kendilerine sıhhat, mutluluk ve başarılar diliyorum."
Bingöl Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan, "Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
İstanbul Kağıthane’de ‘Gençlik Uyanıyor Duada Buluşuyor’ projesi ile camiye gelen çocuklara ödül dağıtıldı Kağıthane Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Gençlik Uyanıyor, Ailecek Duada Buluşuyor" projesi kapsamında 10 hafta boyunca sabah namazı buluşmalarına katılan yüzlerce genç, düzenlenen törenle ödüllendirildi. Proje ile gençlerin camiye olan ilgisi ve manevi değerlerle bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Kağıthane Belediyesi’nin İlçe Müftülüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle gerçekleştirdiği "Gençlik Uyanıyor, Ailecek Duada Buluşuyor" programı büyük ilgi gördü. 10 hafta boyunca sabah namazında camide buluşan çocuklara düzenlenen törenle ödüller verildi. Yahya Kemal Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen ödül programı, Çeliktepe Merkez Camii İmam Hatibi Hafız Mürsel Çakmak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa katılan yüzlerce çocuk ve genç, aileleriyle birlikte törenin coşkusunu yaşadı. Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin’in ev sahipliğinde gerçekleşen törene; Kağıthane Müftüsü Necmettin Kayar, Kağıthane Milli Eğitim Müdürü Mustafa Hoşyiğit, Diyanet İşleri Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Mehmet İzci, AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Erkan Yıldırım ve Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara’nın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. "Anne babalara ve çocuklarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum" Ödül töreninde gençlere hitap eden Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, "Çocuklarımızın aşkıyla beraber annelerimizin ellerinde tutmasıyla babalarımızın çocuklarıyla beraber sabah namazına buluşmasıyla birlikte çok bereketli programlar oldu her birinizin emeğine sağlık diyorum. Anne babalara ve çocuklarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. Güzel programın düzenlenmesinde Eğitime Destek Platformu başkanımızla, yönetimiyle, gençlerimiz ve hocalarımızla her sabah sahada oldular, çocuklarımızla birlikte oldular, her sabah namazını vakit daha girmeden geceleri belki uykusuz geçirerek camide buluşmuş oldular. Çocuklarımızı daha küçükken hem şuurlandırmış olduk, hem de rabbimizin bizlere emirlerini yerine getirebilmek ailelerimizle beraber sabah namazlarında camilerde buluşmuş olduk" ifadelerini kullandı. Gençlere özel hediye seti Program kapsamında 10 hafta boyunca düzenli olarak sabah namazı buluşmalarına katılan gençlere, Kağıthane Belediyesi tarafından hazırlanan "Gençlik Seti" hediye edildi. Set içerisinde; sırt çantası, akıllı saat, futbol topu, dereceli termos, raket ve pinpon topu, kupa bardak, cep hoparlörü ve çikolata yer aldı. "Çok güzel bir etkinlikti devam etmesini isterim" Etkinliğin kendisi için verimli geçtiğini ifade eden Muhammed Yaşar Ön, " Çok güzel bir histi buradan belediye başkanımıza teşekkür ederim hepsinden Allah razı olsun ödüllerimiz de çok güzel kulaklık, akıllı saat. Çok güzel bir etkinlikti devam etmesini isterim" diye konuştu. 10 hafta boyunca camide sabah namazı kılarak ödüllendirildiği için çok mutlu olduğunu belirten Ravza Ön, "Ben programı çok sevdim 2’inci senem oldu bu programda. Hem manevi yönden geliştirdiği hem de maddi hediyeler verildiği için insanları namaza alıştırıyorlar ben çok beğendim devamını gelmesini istiyorum" dedi.