ÇEVRE - 23 Mayıs 2025 Cuma 10:03

Ceyhan Nehri kirlilikten köpürdü

A
A
A
Ceyhan Nehri kirlilikten köpürdü

ADANA (İHA) – Çukurova’nın verimli topraklarına can suyu olan Ceyhan Nehri kirlilik nedeniyle köpürdü. Adana’da nehrin geçtiği bölgede yaşayanlar kötü kokudan duramadıklarını belirtip yetkililerin bir an önce çözüm bulmasını istedi.


Kahramanmaraş’tan başlayıp 509 kilometrelik bir alana uzanarak, Akdeniz’de İskenderun Körfezi’ne dökülen ve tarımsal faaliyetlerde kullanılarak Çukurova’ya can suyu veren Ceyhan Nehri’ndeki kirlilik dikkat çekici boyutlara ulaştı. Fabrika atıklarının nehre karıştığı iddiası nedeniyle Yüreğir ilçesinde nehre kıyısı olan birçok mahallede yaşayanlar, uzun zamandır sudaki kirlilik nedeniyle mağdur olduğunu belirtti. Bulanık ve koyu renkteki sudan yayılan yoğun kötü koku dayanılmaz bir hal aldığı dile getirildi. Bu suyla sulanan tarım ürünleri ve tutulan balıkların tüketilmesinin ise halk sağlığı açısından uygun olup olmadığı ise bilinmiyor.



"Bu su nasıl temiz olabilir"


Mahalle sakinlerinden Murat Ergin, "Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nden gelen atıklar nehrimize akıyor. Nehirde balık kalmadı. Balıklar, bitkiler sürekli zarar görüyor. Daha önce atıklar dereden akıyordu ama şikayetler artınca şimdi farklı bir çözüm buldular. Kimyasal artık tek bir noktadan nehre dökülüyor. Kokudan durulmuyor. Çok yoğun, rahatsız edici bir koku var. Bu suyun temiz olduğunu söylüyorlar, bu su nasıl temiz olabilir" diyerek tepki gösterdi.


Mahalle sakinlerinden Mehmet Tanışer ise, "Olan yine garibana oluyor. Bu suyun temiz olması mümkün değil. Siyah bir su temiz olamaz, ilaç veya zehirdir. Köyde kokuyor, burası da çok kötü kokuyor" dedi.



"Sorumlu biz değiliz"


Öte yandan Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi ise Ceyhan Nehri’nde yaşanan kirliliğin kendilerinden kaynaklanmadığını belirterek, şu açıklamayı yaptı:


"Ceyhan Nehri, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesindeki Söğütlü ve Hurman çaylarının birleşmesiyle doğmakta, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerinden geçerek Adana’dan Akdeniz’e dökülmektedir. Yaklaşık 509 kilometre uzunluğa sahip olan nehir, çok geniş bir havzadan beslenmekte ve çok sayıda yerleşim, tarım, sanayi ve doğal ortamdan geçmektedir. Dolayısıyla, bu kadar geniş bir coğrafyada yer alan Ceyhan Nehri’ndeki herhangi bir kirliliğin yalnızca Adana’daki tek bir noktaya indirgenerek kurumun zan altında bırakılması, bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır. AOSB Atık Su Arıtma Tesisi; fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma üniteleriyle donatılmış olup, 72.000 m/gün kapasitesiyle faaliyet göstermektedir. Günlük debi, bu kapasitenin oldukça altındadır. Tesisimizden çıkan atık sular, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Tablo-19 standartlarına uygun şekilde arıtılmakta ve kontrollü biçimde Ceyhan Nehri’ne deşarj edilmektedir. Bu süreç, Sürekli Atık Su İzleme Sistemi (SAİS) aracılığıyla 365 gün 24 saat boyunca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından anlık olarak denetlenmektedir. AOSB olarak tüm faaliyetlerimiz, şeffaflık ve mevzuata tam uyum anlayışıyla sürdürülmektedir."



Ceyhan Nehri kirlilikten köpürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.