SAĞLIK - 12 Eylül 2024 Perşembe 11:00

Doç. Dr. Akyıldız: “Hepatit taşıyıcıları durumlarını genellikle tesadüfen öğreniyor”

A
A
A
Doç. Dr. Akyıldız: “Hepatit taşıyıcıları durumlarını genellikle tesadüfen öğreniyor”

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özay Akyıldız, hepatit taşıyıcıların kendi durumlarını bir rutin kontrol veya kan testiyle tesadüfen öğrenebildiklerini hastalara tanı konulup tedavi almalarını sağlamak için toplumsal farkındalığın artması gerektiğini söyledi.


Acıbadem Adana Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özay Akyıldız, bulaşıcı bir enfeksiyona bağlı olarak gelişen karaciğer enfeksiyonlarının “viral hepatit” olarak adlandırıldığını belirterek bu hastalıklar hakkında önemli bilgiler verdi. Viral hepatitlerin siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çeken Akyıldız, “Bazı hepatit virüslerinden hijyen kurallarına uyarak bazılarından ise aşıyla korunmak günümüzde mümkün hale gelmiştir” dedi.


Viral hepatitlerin tüm dünyada yaygın olarak görüldüğünü ve her yıl 1 milyondan fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akyıldız, “Viral hepatitler siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserine yol açarak ölüme neden olabilir. Ülkemizdeki kronik karaciğer hastalığı, siroz ve karaciğer kanseri vakalarının yarısından fazlası viral hepatitlere bağlı gelişiyor” dedi.


Doç. Dr. Akyıldız, hepatite yol açan 5 çeşit virüsün A, B, C, D ve E olarak sınıflandırıldığını söyledi. Hepatit A virüsü (HAV) ve Hepatit E virüsünün (HEV) fekal oral yolla yani dışkı, su ve besinler aracılığıyla bulaştığını belirten Akyıldız, HAV’nin kronik taşıyıcılık durumu olmadığını HEV’in ise sadece akut hepatit yaptığının düşünüldüğünü ifade etti. Hijyenik yaşam, el yıkama ve gıda hijyenine dikkat edilmesiyle bu virüslerin bulaşmasının önlenebileceğini sözlerine ekledi.


Doç. Dr. Akyıldız, “Hepatit B ve Hepatit C virüsle enfekte olmuş kan ve kan ürünleriyle, steril olmayan aletlerle yapılan tıbbi ve cerrahi girişimlerle, damar içi uyuşturucu kullanımıyla, dövme ve piercing uygulamalarıyla, doğum sırasında anneden çocuğa ve nadiren de olsa virüsü taşıyan kişiyle girilen korunmasız cinsel ilişkiyle bulaşabilir. Hem akut, hem kronik hepatite yol açabilir” dedi.


“Aşı programı yüzde 90 başarıyla devam ediyor”


HBV enfeksiyonunun aşıyla korunabilir bir hastalık olduğunun altını çizen Akyıldız, “Sağlık Bakanlığı 1998 yılından beri HBV aşısını çocukluk aşı programına almış olup, yüzde 90’ların üzerinde başarı ile bu programına devam etmektedir. HAV aşısı ise riskli bölgelere seyahat edecek, bağışıklığı olmayan kişilere önerilir” diye konuştu.


Yaklaşık 30 yıldır HBV veya HCV’ye bağlı hepatitlerin tedavi edilebildiğine değinen Doç. Dr. Akyıldız, “Kronik HBV tedavisinde değişik sayıda tedavi söz konusu olup, hastalar günde 1 tablet olmak üzere ilaç kullanmaktadır. HCV tedavisinde bugün için yeni tedavi yöntemleri ile 2-3 ay gibi kısa sürede hastaların nerede ise tamamı tedavi edilebilmektedir. Ülkemizde Hepatit B ve C hastaları, dünya standartları ölçüsünde tedavi imkanına kavuşmuşlardır” dedi.


Ayrıca HCV ve HBV enfeksiyonu olan hastaların önemli bir bölümüne tanı konulmadığına işaret eden Akyıldız, “Taşıyıcılar kendi durumlarını bir rutin kontrol veya kan testiyle tesadüfen öğrenebiliyor. Bu hastalara tanı konulup tedavi almalarını sağlamak için toplumsal farkındalığın artması gerekiyor” şeklinde konuştu.


Bulaşın durdurulması, herkesin tedaviye ulaşması hedefleniyor


Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Dünya Hepatit Birliği (DHB) tarafından farkındalığın artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü, belirten Doç. Dr. Akyıldız, ayrıca toplumu bilgilendirmek, koruyucu önlemlere dikkat çekmek ve tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirerek gelecekte viral hepatitleri insanlığı tehdit eden hastalıklar listesinden amaçladıklarını belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Pert olan araçtan engelli çıkan şahıs, hukuk mücadelesini sürdürüyor Ankara’da 4 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu engelli kalan ve hukuk mücadelesini sürdüren Ömer Nazlı, kazanın ardından yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. 12 Şubat 2022 tarihinde Ankara’ya ailesini ziyarete giden Ömer Nazlı’nın da içinde bulunduğu O.U.Ö. idaresindeki 34 EFC 346 plakalı otomobile Bakanlıklar Yolu üzerinde A.E.A. idaresindeki 01 KC 0555 plakalı araç çarpmış, kazada 34 plakalı araç perte çıkarken, sürücü hafif şekilde, Ömer Nazlı ise ağır yaralanmıştı. Kazanın ardından 8 gün yoğun bakımda, 8 gün de normal serviste kalıp taburcu olan Ömer Nazlı, kaza öncesinde sağlıklı bir birey olduğunu, geçirdiği ameliyatlar ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatının tamamen değiştiğini söyledi. Olaya ilişkin hukuk mücadelesinin sürdüğünü anlatan Nazlı, "4 yıl önce trafik kazası geçirdim. 4-5 kez ameliyat oldum. Devlet hastanesinden aldığım rapora göre yüzde 95 engelliyim. Ancak Adli Tıp’ta bu oran yüzde 35 olarak belirlendi. Yüzde 35’in yetersiz olduğunu düşünüyorum. Kendi ihtiyaçlarını yerine getiremeyen birisi nasıl yüzde 35 rapor alır. Farklı raporlar var. Engelli sayıldım fakat hukuk mücadelem devam ediyor. Bacaklarım ve ayaklarım tutmuyor, ayağa kalkamıyorum" dedi. Yaşadığı zorluklara rağmen ailesinin desteğiyle hayata tutunmaya çalıştığını ifade eden Nazlı, "Eşim ve çocuklarım sayesinde yaşam mücadelesi veriyorum. Hakkımızı arıyoruz" diye konuştu. Kazaya karışan aracın bir iş insanına ait olduğunu ve sürücünün alkollü olduğunu öne süren Nazlı, sürücünün hiçbir ceza almadığını söyledi. Devlet hastanesinin verdiği yüzde 95 engelli raporuna rağmen, adli tıpın verdiği yüzde 35 engelli raporunu karşı tarafın kullandığını savunan Nazlı, bu durumun da kendisini mağdur ettiğini dile getirdi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. İddianamede Yağmur Cansu Yeşilyurt’un örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede, Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" ünvanı ile göstermelik görev yaptığı kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede, tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı kaydedilmişti. Mahkemenin verdiği aranın ardından Yağmur Cansu Yeşilyurt’a çapraz sorgu esnasında sanık Ekrem İmamoğlu soru sormak istedi. Söz verilen İmamoğlu, "Vergi denetim raporlarından muhtelif zamanlarda milyonlarca liralık para havaleleri görülüyor. İlçe belediyelerine bu paralar neden gönderilir bilginiz var mı?" sorusunu sordu. Bunun üzerine Yeşilyurt, "Bilgim yok" cevabını verdi. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.