ASAYİŞ - 15 Eylül 2024 Pazar 10:37

Galericiden araba yerine çok sayıda silah çıktı

A
A
A
Galericiden araba yerine çok sayıda silah çıktı

Adana’da Seyhan polisi galericiye yaptığı operasyonda 6 ruhsatsız silah ele geçirirken 1 kişiyi gözaltına aldı.


Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Enes Kaan S.’in işyerinde ruhsatsız silahlar olduğu bilgisine ulaştı. Bunun üzerine araştırma ekipleri Yeşilobadaki işyerine baskın yaptı.


Yapılan baskında 5 ruhsatsız tabanca, 1 ruhsatsız tüfek ile 168 adet mermi ele geçirdi. Şüpheli ise gözaltına alındı.



Galericiden araba yerine çok sayıda silah çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Okul saldırısından önce öleceğini hissetmiş Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 9 öğrenciden biri olan 11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik’in babası İsmail Şişik, olaydan önce oğlunun davranışlarının değiştiğini, kendilerine daha düşkün olduğunu, bir yere gidecekmiş gibi eşyalarını düzenleyip bazılarını bantlayarak kutuladığını söyledi. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Bayram Nabi Şişik’in anne ve babası Bayram’ın mezarını ziyaret ediyor. Baba Mezarına çiçekler ekip, Kur’an-ı Kerim okuyan aile gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram Nabi’nin babası İsmail Şişik, eğitim sisteminde millileşmeye vurgu yaparak, "Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Hepimizin evlatları var. Bu yaşanan olayın bir milat kabul edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık sadece öğretim değil, gerçek anlamda eğitimin ne kadar önemli olduğunu görmemiz gerekiyor. Eğitimde millileşme olmalı. Bu çocuklar bize bunu yaşayarak anlattı. Bundan ders çıkarmak zorundayız. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder, sokakta sürer. Ahlak her yerde ahlaktır. Bizim değerlerimiz var; dinimiz doğruluğu, dürüstlüğü ve iyiliği emrediyor. Bu çocuklar da tertemiz, günahsız evlatlardı. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. Şişik, yaşanan olayın ülke için bir dönüm noktası olması gerektiğini belirterek, "Ülkemiz için bu olay bir dönüm noktası olmalı. Eğitim sistemi, aile yapısı, dijital platformlar baştan sona gözden geçirilmeli. Siyasilerimize, öğretmenlerimize ve ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Gerekli adımlar atılmazsa kaybeden biz oluruz. İsimlerinin yaşatılmasını istiyoruz. Bu acı unutulmamalı. Toplum zaten vicdanında bu çocukları ölümsüzleştirdi. Devlet büyüklerimizin de bu olayı unutturmaması, gerekli düzenlemeleri yapması gerekiyor. Bazı avukatlar arayıp tazminat davası açmamızı önerdi. Ancak biz devletimize dava açacak bir konumda değiliz. Devlet bizim devletimiz. Çocuğumuzun bir tel saçını dünyadaki hiçbir maddiyatla değişmeyiz. Parayla ölçülemez. Biz evladımızın şehit olduğuna inanıyoruz. İnancımız tam. Onun daha güzel bir yerde olduğuna, bizi karşılayacağına inanıyoruz" diye konuştu. ’Bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmıştı’ Oğlunun son gün bir yere gidecekmiş gibi odasındaki eşyaları toparlayıp kutuladığını ifade ederek, "Evladımız son zamanlarda farklı davranıyordu. Daha düşkün olmuştu. Eşyalarını düzenlemiş, bazılarını bantlayıp kutulamıştı. Sanki bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmış. Kendisi de biliyordu bence çünkü daha da düşkünleşmişti bize. O zaman anlayamadık ama şimdi bakınca sanki gideceğini hissetmiş gibi geliyor. Bazen gelip tekrar tekrar sarılırdı, vedalaşır gibi davranırdı. Son zamanlarda akşamları üç dört kere gelip bizi öper uyurdu. Bu durum şimdi aklımıza geldikçe yüreğimizi daha da yakıyor. Akşam odasından mis gibi koku geliyordu saatlerce ağladık. Odada kimse yok giriyoruz çıkıyoruz çok zor. Biz evladımıza her zaman okula giderken bunun bir görev, bir ibadet olduğunu söylerdik. Besmeleyle başlamasını isterdik. O da bu bilinçle hareket ederdi. Çok temiz, çok iyi bir çocuktu. Rabbim mekanını cennet eylesin. Biz de ona layık bir anne-baba olmaya çalışacağız. Bu olaydan hepimizin ders çıkarması gerekiyor. Aile çok önemli. Çocukların takibi, eğitimi ve ahlaki gelişimi ihmal edilmemeli. Toplum olarak değerlerimize sahip çıkmazsak bu acılar tekrar yaşanır. Bu yüzden herkes üzerine düşeni yapmalı, gerekli tedbirler alınmalı" dedi.
İstanbul Edebiyat uyarlamaları "Edebi Filmler Festivali"nde beyaz perdeye taşınacak Dünya edebiyatının önemli eserlerinden sinemaya uyarlanan filmlerin gösterileceği "Edebi Filmler Festivali", 7-10 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, Hande Kara ve Onur Kırşavoğlu’nun küratörlüğünde düzenlenen etkinlik, Mecidiyeköy’deki Torun Center Biletinial Sinemaları’nda yapılacak. Başka Sinema ve Bir Film’in desteğiyle hazırlanan festivalde, klasikten moderne farklı türlerdeki edebiyat eserlerinden uyarlanan 16 film izleyiciyle buluşacak. Etkinlik kapsamında bazı film gösterimlerinin ardından yazar ve senaristlerin katılımıyla panel ve söyleşiler düzenlenecek. Bu oturumlarda edebi metinlerin beyaz perdeye aktarılma süreçleri ve senaryo yazımındaki teknik detaylar ele alınacak. Biletleri Biletinial platformu üzerinden satışa sunulan festivalin 4 günlük gösterim programı kapsamında; 7 Mayıs Perşembe günü saat 11.45’te "Yabancı (L’Etranger)", 14.00’te "Aşk ve Gurur (Pride & Prejudice)", 17.00’de "Baba (The Godfather)" ve 20.30’da "Baba 2 (The Godfather Part II)" filmleri izleyiciyle buluşacak. Festivalde 8 Mayıs Cuma günü saat 11.45’te "Transit", 14.00’te "Piyano Öğretmeni (The Piano Teacher)", 17.00’de "Kıyamet (Apocalypse Now)" ve 20.30’da "İnce Kırmızı Hat (The Thin Red Line)" filmlerinin gösterimi yapılacak. Etkinliğin 9 Mayıs Cumartesi günkü programında 11.45’te "İçinde Yaşadığım Deri (The Skin I Live In)", 14.00’te "Jaws", 17.00’de "Boyalı Kuş (The Painted Bird)", 20.30’da ise "Şüphe (Burning)" beyaz perdede olacak. Festivalin son günü olan 10 Mayıs Pazar günü ise saat 11.45’te "Şato (The Castle)", 14.00’te "İhtiyarlara Yer Yok (No Country for Old Men)", 17.00’de "Ran" ve 20.30’da "Drive My Car" filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.
Kayseri Prof. Dr. Fulya Tahan: "Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, "Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde, "5 Mayıs Dünya Astım Günü" dolayısıyla hasta ve hasta yakınlarını bilinçlendirmek amacıyla öğretim üyeleri, hekimler, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınlarının katıldığı etkinlik düzenlendi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, Dünya Astım Gününün bu yılki temasının "Astım hastası olan herkes için iltihap önleyici inhalerlere erişim - hâlâ acil bir ihtiyaç" şeklinde belirlendiğini, astım tedavisi ve inhaler ilaç kullanım teknikleri ile ilgili güncel bilgilerin paylaşılmasının amaçlandığına değindi. Prof. Dr. Fulya Tahan ve ekibi tarafından astım hastalığı ile ilgili hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ile eğitim broşürlerinin dağıtılması ve öğretim üyesinin farklı coğrafyalarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan kişisel fotoğraf sergisinin gezilmesi ile programa devam edildi. Çocuklarda görülen müzmin hastalıkların en başında astımın yer aldığını ve sıklığının giderek artığına değinen Prof. Dr. Fulya Tahan, "Astım, kalıtsal ve çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Anne babada astım ya da diğer allerjik hastalıklardan birinin olması çocuklarda astım gelişme riskini artırmaktadır. Çevresel faktörler olarak da özellikle sigara dumanı, hava kirliliği, allerjen teması ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır" dedi. "Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir" Prof. Dr. Fulya Tahan, "Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir. Astımlı çocukların hava yollarında aşırı bir hassasiyet vardır. Bu hassasiyetten dolayı allerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi uyaranlarla öksürük, nefes darlığı ve hışıltı gibi astım keşifleri ortaya çıkar. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha da belirginleşen ve uykudan uyandırabilen bir öksürüktür" şeklinde konuştu. "Astım hastalığı kontrol altına alınabilmektedir" Prof. Dr. Tahan, "Astım tedavisinin amacı hastanın yakınmalarının kontrol altına alınması ve yaşamını normale en yakın şekilde devam ettirmesinin sağlanmasıdır. Hastanın, verilen tedavileri doğru dozda ve doğru teknikle uygulaması; tetikleyicilerden uzak durması ile astım hastalığı kontrol altına alınabilmektedir" ifadelerini kullandı. "Bu ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanımı çok önemlidir" Tahan, "İnhaler yolla verilen tedaviler, hava yollarına doğrudan ulaşmaktadır. Ancak bu ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanımı çok önemlidir. Doğru uygulanmadığında, ilaç, akciğerlere yeterli miktarda ulaşamayacağı için tedavi de etkili olamayacaktır. Bu nedenle hastaların bu ilaçları nasıl kullanacaklarını bilmeleri çok önemlidir" şeklinde konuştu.