SAĞLIK - 19 Mart 2024 Salı 10:50

Kan sulandırıcı kimine yarar, kimine zarar

A
A
A
Kan sulandırıcı kimine yarar, kimine zarar

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Alıcı, kalp damar hastalıklarında yoğunlukla kullanılan ve dünyanın en çok bilinen ilacı olan kan sulandırıcı kullanımı konusundaki kararın mutlaka hekimler tarafından verilmesi gerektiğini, aksi takdirde fayda yerine zarar verebildiğini söyledi.


Kalp Damar Hastalıkları Uzmanı Alıcı, polikliniklere başvuran çok sayıda hastanın kendilerine en fazla kan sulandırıcı kullanımı konusunda sorular yönelttiğini, sadece kalp damar hastalığı değil, diyabeti olan, ailesinde kanser ya da kalp damar hastalıkları öyküsü bulunan, covid olan, sigara içen, obeziteden yakınan, insülin direnci bulunan hatta hiçbir risk faktörü olmasa da ilerleyen yaşını gerekçe göstererek kan sulandırıcı kullanmak isteyenlere sıkça rastladıklarını bildirdi.


Özellikle 45 - 50 yaşından sonra mutlaka günde bir adet kan sulandırıcı kullanılması gerektiği gibi yanlış bir kanı bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Gökhan Alıcı, “Çünkü hiçbir risk faktörü yokken gereksiz kullanılan kan sulandırıcı fayda yerine zarar verebilir” uyarısında bulundu.


Kimler kan sulandırıcı kullanmalı?


Doç. Dr. Gökhan Alıcı, kalp damar hastalıklarının en yaygın nedeninin halk arasında damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz olduğunu, bu nedenle koroner damar hastalığı tespit edilen tüm hastalara başka bir mani durum söz konusu değilse kan sulandırıcı kullanımını önerdiklerini belirterek, şunları söyledi:


“Bugüne kadar yapılan klinik çalışmalar kalp - damar hastalığı olan, kalp krizi geçirmiş, balon- stent takılmış, bypass olmuş hastalarda kan sulandırıcının önleyici etki yattığını göstermiştir. Bu nedenle eğer hastanın kardiyovasküler bir öyküsü varsa, kalp krizi geçirmiş ya da bu riski taşıyorsa, bypass olmuşsa, şah damarında tıkanıklık varsa, bacak damarlarında tıkanıklık var ya da pıhtılaşmaya bağlı felçlik geçirmişse mutlaka günde bir tane kan sulandırıcı kullanımını tavsiye ediyoruz. Günde 75-100 mg doz çoğunlukla yeterlidir. Buna rağmen 300 ya da 500 mg kullananlar olduğunu görüyoruz.”


Doç. Dr. Alıcı, “Hiçbir risk faktörü ya da rahatsızlığı olmayan sadece ileri yaşını gerekçe gösterenler de kan sulandırıcı kullanmak istiyor. Bunun yanı sıra bazı hastalarımız ise kan sulandırıcının kanser önleyici olarak kullanmak gibi yanlışa düşebiliyorlar. Kan sulandırıcı kalın barsak kanseri, rahim kanserleri gibi bazı kanser türlerinde koruyucu etkisi bilinmekle birlikte kanser koruyucu olarak kullanımını tavsiye etmiyoruz. Buna rağmen bazı hastalarımız haftada bir ya da iki kez, hatta ayda bir kez kullansam olmaz mı ? gibi ısrarcı taleplerde bulunuyor. Oysa, eğer kan sulandırıcı kullanılacaksa biz zaten bunu günlük olarak tavsiye ediyoruz. Haftada bir ya da ayda bir gibi kullanma söz konusu değil” dedi.


Kan sulandırıcı kullanıp kullanma konusundaki kararın mutlaka hekime bırakılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Alıcı, kan sulandırıcı en önemli yan etkisinin kanama olduğunu, bu nedenle potansiyel yarar-zararın doktor tarafından değerlendirmesi gerektiğini bildirdi.


Alıcı, kan sulandırıcı kullanımı uygun görülen hastaların da olumsuz yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ya da sigara kullanımı gibi kalp damar hastalıklarını tetikleyen unsurları önlemeye çalışmadan, sadece kan sulandırıcıyla kalp hastalığından korunmanın da mümkün olamayacağının unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Doğayla iç içe yaşamak isteyen vatandaşlar arayış içine girdi Bursa ve bölgenin gelişen yapısı ve artan yatırım potansiyeliyle birlikte özellikle bungalov evler, küçük hobi bahçeleri, havuzlu villa projeleri ve doğayla iç içe yaşam alanlarına olan ilgi her geçen gün büyüyor. Uzmanlar, toprağa yapılan yatırımın uzun vadede her zaman kazandırdığını belirtirken, piyasadaki hareketliliğin de dikkat çekici seviyelere ulaştığını, güvenli liman olarak vatandaşların her zaman tercihleri arasında yer alan gayrimenkul sektöründe hareketin başladığı ifade etti. Özellikle bedeli 1 milyon ile 3 milyon lira arasındaki küçük orta boy arsalar hem yatırım hem de vatandaşın hobi amaçlı kullanımı için büyük ilgi görüyor. Gayrimenkul Emlak danışmanı Adem Harmanlı, "Bursa ve bölgenin yatırım fırsatlarını en doğru şekilde analiz eden ekip, hem yatırım yapmak isteyenlere hem de huzurlu bir yaşam hayali kuran ailelere özel çözümler üretiyoruz. Biz insanların sadece bir arsa ya da ev sahibi olmasını değil, geleceğini güvenle inşa etmesini hedefliyoruz. Hayal edilen yaşamı sevdikleriyle birlikte kurmak isteyen herkes için çalışıyoruz. Son dönemde nakit çok değerli. Ancak 1 milyon lira ile 3 milyon lira arasındaki tarlalar hobi amaçlı ve doğayla içiçe olmak isteyenlerin tercihi oluyor" dedi. Harmanlı, "Özellikle sanayi bölgelerine yakın yatırım alanlarının değer kazanması, tarım ve doğa yaşamına olan ilginin artmasıyla birlikte İznik, Yenişehir ve Bilecik hattı yatırımcıların yeni gözdesi haline geliyor" diye konuştu.
Şanlıurfa Fırat Nehri taştı, her yeri su bastı Debisi yükselen Fırat Nehri’nde baraj kapaklarının açılmasıyla yollar ve parkları su bastı, dubalarda tehlike alarmı çaldı. Son yağışlardan sonra su seviyesi yükselen Şanlıurfa’nın Birecik ilçesindeki barajın kapakları açıldı. Kapakların açılmasıyla taşan Fırat Nehri’nin suları yolları göle çevirdi, parklar suyla doldu, iş yerleri zarar gördü. Şiddetli akıntı nedeniyle su üstündeki duba restoranlarda tehlike çanları çalmaya başladı. Bazı restoranları su bastı, ön kısımları akıntının şiddetine dayanamayarak suya gömüldü. Birecik Belediyesi zabıta ekipleri, nehirden uzak durmaları konusunda vatandaşları uyardı. Birçok yeri su bastığını söyleyen Mehmet Çağdaş, "Bazı iş yerlerini su bastı. Mesire alanları, parkları su bastı. Köprünün ayaklarında hasar bile oluşmaya başladı" dedi. Su seviyesinin yükselmesinin eski zamanları hatırlattığını söyleyen Zeki Kaçan, "Birecik Barajı’nın kapaklarının açılmasıyla birlikte Fırat Nehri’ndeki su seviyesi yükseldi. Bu yükselme bize eski Fırat’ı, eski Dicle’yi hatırlattı" ifadelerini kullandı. Kapakların açılmasıyla parklar ile iş yerlerini su bastığını söyleyen Bozan Çetinkaya, "Birecik Barajı’nın kapakları açıldı. Parklar, araziler su altında kaldı. Bazı iş yerleri de su altında kaldı" dedi. Furkan Arslan ise yağan yağmurlar nedeniyle bazı iş yerlerinin su altında kaldığını dile getirdi. Dubaların tehlike oluşturduğunu söyleyen Tacettin Aslan, "Yağmurlardan dolayı Birecik Barajı’nın su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kapaklar açıldı. Kapakların açılmasıyla birlikte Fırat Nehri’nin su seviyesinin 3-4 metre yükseldiğini görüyoruz. Kafeler, duba restoranlar tehlike arz ediyor. Can ve mal kaybı olmadan yetkililerin duba restoranlar konusunda duyarlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.