GÜNDEM - 08 Mart 2026 Pazar 09:50

Kanseri yenen güzellik uzmanı, şimdi kanserli kadınlara umut oluyor

A
A
A
Kanseri yenen güzellik uzmanı, şimdi kanserli kadınlara umut oluyor

Adana’da yaşayan güzellik uzmanı, 5 yıl önce yakalandığı meme kanserini yenmesinin ardından aynı hastalıkla mücadele eden kadınlara umut olmak için onlara makyaj eğitimi verdi.


Adana’da yaşayan 48 yaşındaki güzellik uzmanı Rana Erkmen, 5 yıl önce meme kanserine yakalandı. Bu süreçte memesini kaybeden Erkmen, yakalandığı meme kanseri nedeniyle zorlu bir tedavi sürecinden geçti. Erkmen, uzun süren tedavinin ardından kanseri yenmeyi başardı. Yaşadığı zorlu sürecin ardından hayata yeniden tutunan Erkmen, şimdi aynı hastalıkla mücadele eden kadınlara moral olmak için çaba gösteriyor.


Erkmen, tedavi sürecinde kadınların en çok saç ve kaşlarını kaybetmesi nedeniyle moral ve motivasyona ihtiyaç duyduğunu belirterek, kanser tedavisi gören kadınlarla bir araya gelmeye başladı. Bu kapsamda Erkmen, Acıbadem Adana Hastanesi’nin organizasyonda tedavi gören kadınlarla buluşarak onlara makyaj eğitimi verdi.


Tedavi gören kadınlarla deneyimlerini de paylaşan Erkmen, makyajın yalnızca estetik değil aynı zamanda moral kaynağı da olabileceğini anlattı. Ayrıca Erkmen, model üzerinde kanser hastalığı nedeniyle kaşlarını kaybeden kadınların nasıl kaş çizebileceğini ve tedavi sürecinde ciltte oluşabilecek hassasiyetlere uygun makyaj yöntemleri hakkında bilgi verdi.


Yaşadığı süreci İHA’ya anlatan Rana Erkmen, kanser tedavisi sürecinde aynaya bakmanın bile bazen zor olabildiğini ifade ederek, kadınların küçük dokunuşlarla kendilerini daha iyi hissedebileceğini göstermek istediğini söyledi.



"Kemoterapi sürecini kendim için daha anlamlı hale getirdim"


Tedavi sürecinde moralini yüksek tutabilmek için farklı uğraşlara yöneldiğini anlatan Erkmen, kemoterapi dönemini mümkün olduğunca verimli geçirmeye çalıştığını ifade ederek, "Kemoterapi döneminde yapamadığım bazı projeler vardı. O süreçte resim çizmek, online dersler almak gibi şeylerle ilgilendim. Altı aylık kemoterapi dönemini evde kendim için daha kaliteli bir hale getirmeye çalıştım" diye konuştu.



"Kadınlara en büyük mesajım kendinizi seçin"


Kanseri atlattıktan sonra hayata farklı bir bakış açısıyla devam ettiğini belirten Erkmen, şimdi aynı süreci yaşayan kadınlara destek olmak istediğini anlatarak şunları söyledi:


"Bu süreci yaşamış biri olarak burada bulunan herkesi çok iyi anlıyorum. Onlara kendi hikayemi anlatmak, bu süreci nasıl atlattığımı paylaşmak istiyorum. Kadınlara vereceğim en önemli mesaj hayata mutlaka tutunsunlar. Bazen durumları seçemeyiz ama o durumun içindeki tutumumuzu seçebiliriz. Öncelikle kendilerini seçmelerini öneriyorum."



Kanseri yenen güzellik uzmanı, şimdi kanserli kadınlara umut oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce 90 yaşındaki ninesiyle şiddete dikkat için Düzce’yi dolaştı DÜZCE (İHA) – Düzce’de sosyal medya içerik üreticisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 90 yaşındaki babaannesiyle birlikte kadına yönelik şiddete dikkati çekmek amacıyla trafikte farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Sosyal medyada çektiği videolarla tanınan Muhammed Bişgin, otomobilinin arka camına "Bu 8 Mart milat olsun. Kadına şiddet son bulsun. Sen de 1 kornayla destek ol. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun" yazısı asarak 90 yaşındaki babaannesi Hayriye Bişgin ile trafiğe çıktı. Şehir merkezinde tur atan ikilinin aracındaki yazıyı okuyan diğer sürücüler, korna çalarak kampanyaya destek verdi. Trafiğin durduğu anlarda aracından inen Bişgin, çevredeki kadın sürücülere karanfil hediye ederek günlerini kutladı. Eşini 10 yıl önce kaybeden Hayriye Bişgin, 60 yıllık evlilik hayatı boyunca eşinden hiçbir zaman şiddet görmediğini vurgulayarak, erkeklere kadınlara yönelik şiddete son vermeleri çağrısında bulundu. Son dönemde yaşanan şiddet olaylarına tepki göstermek için böyle bir etkinlik düzenlediklerini dile getiren Muhammed Bişgin, şöyle konuştu: "Kadına şiddetin önüne geçilsin. Ne gerek var? Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz. Kadınlara şiddet uygulamayalım. Kadına şiddete karşı dikkat çekelim istedik. Son dönemlerde gerçekten çok fazla arttı. Görüyorsunuz yaşlılarımız yıllarca evli kalmış. Babaannem 90 yaşında. Dedem vefat etti ama nenem hala ilk günkü aşkla dedeme bağlı. Herhangi bir şiddet ya da kötü şeyler olmamış ama günümüzde insanlar hemen şiddete başvuruyorlar."
Eskişehir Depremin yıktığı hayatını kavanozlara sığdırdığı reçellerle yeniden kurdu Eskişehir’de 1+1 apart dairesinin mutfağında ürettiği reçelleri tezgahında satan 54 yaşındaki depremzede Gül Ay, 6 Şubat depremlerinde neredeyse tüm ailesini kaybetmesine rağmen çocuklarının geleceği için hayata tutunma mücadelesini devam ettiriyor. Tüm Türkiye için acı verici olan 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve Adıyaman’da da büyük yıkıma yol açan depremlerin ardından Eskişehir’e yerleşen Gül Ay, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen örnek bir girişimcilik hikayesine imza atıyor. Yaklaşık 3 yıldır Eskişehir’de yaşayan Ay, kısıtlı imkanlarla başladığı reçel üretimini bugün çocuklarının eğitimine destek olan bir mesleğe dönüştürmüş durumda. Belediyenin kadın kooperatiflerine sunduğu destekle ürünlerini sergileyen azimli kadın, bu süreçte bir kızını doktor yaparken şimdi ise oğlunu avukat yapmak için okutuyor. Bu işi yapan Ay, bir yandan yasını tutarken diğer yandan çocuklarını okutmanın haklı gururunu yaşıyor. "Canciğerlerimi kaybettim ama çocuğum için dik durdum" Depremde çok sayıda akrabasını ve yeğenini kaybettiğini, memleketinin adeta yok olduğunu belirten Gül Ay, "Ben burada ürünlerimi sergiliyorum. Mutfağı çok sevdiğim için mutfakla girişim yapmaya başladım. Liseye başlayacak bir çocuğum vardı, onun için benim dik durmam lazımdı. Yoksa canciğer; tamamen yeğenlerim olsun, akrabalarım olsun, hepsini kaybettik zaten. Mal varlığı benim için ikinci planda; benim memleketim bitti. Bu benim için bir süreçti. Antidepresan ilaçlarla ayakta duruyordum ama çocuğum için o günden bugüne kadar bir gün bile gözyaşı dökmedim. Hayatta kalmak için bir mücadele verdim" dedi. 1+1 mutfaktan doktor ve avukat yetiştirdi Üretimin kendisi için bir terapi olduğunu vurgulayan Ay, çocuklarının başarısını şu sözlerle anlattı: "Bu iş benim için hem büyük bir terapi oldu hem de bütçeme katkı sağlıyor. Üç çocuğum var. Kızım buraya geldiğimizde Tıp Fakültesi’nde okuyordu, şimdi doktor oldu. Bir oğlum sağlıkçı, diğer oğlum da inşallah avukat olacak. Bu ürünleri inanamayacaksınız ama 1+1 bir apartta, girişindeki o küçücük mutfakta üretiyorum. Her gün kavanozlarımı yapar, ters çevirir ve karşıdan izlerim; bugün kaç tane yaptım, hangisi daha güzel görünüyor diye. Hem Eskişehir’i hem Eskişehirlileri çok seviyorum. Belediye de bize kadın kooperatifi olarak iyi destek veriyor, teşekkür ediyoruz."
Van Van’da 216 yerleşim yerinin yolu kapandı Van’da etkili olan kar yağışı nedeniyle 216 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Van’da etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Bahçesaray’da 71, Başkale’de 2, Çaldıran’da 24, Çatak’ta 43, Erciş’te 7, Gevaş’ta 24, Gürpınar’da 26, İpekyolu’nda 1, Muradiye’de 3, Özalp’te 12 ve Saray ilçesinde 3 olmak üzere toplam 216 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Ekipler, kapanan yolları açmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Meteorolojiden çığ uyarısı Meteoroloji 14. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölge genelinde havanın çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı olması beklendiği belirtilerek, "Yağışların Hakkari çevrelerinde zaman zaman kuvvetli kar yağışı şeklinde olması tahmin edilmektedir. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri altında seyredeceği tahmin edilmektedir. Rüzgârın doğulu ve kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi beklenmektedir. Bölgemiz genelinde gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. Akşam saatlerine kadar Hakkari çevrelerinde beklenen kuvvetli yağışlarla birlikte yüksek ve eğimi dik yamaçlarda çığ tehlikesi, tipi şeklinde kar yağışı, kar savrulması, görüş mesafesinde azalma ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. Bölgemizde yüksek kar örtüsü bulunan dik yamaçlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunduğundan yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.
Malatya İnönü Üniversitesi’nde "İlham Veren Deneyimler: İlmek İlmek Kadın" konferansı İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Mezun Koordinatörlüğü tarafından "İlham Veren Deneyimler: İlmek İlmek Kadın" başlıklı bir konferans düzenlendi. Moderatörlüğünü Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü Öğr. Gör. Dr. Gülseren Erhan’ın yaptığı konferansa, Zeynep Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşleme Kooperatifi Başkanı Tuba Çiçek konuşmacı olarak katıldı. Kooperatifin faaliyetleri hakkında bilgi veren Tuba Çiçek, kooperatif çalışmalarına 0-6 yaş arası çocuk sahibi annelerle birlikte başladıklarını söyledi. Çiçek, kadınların üretim sürecine katılmasının hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Projelerin bir hayal ve hedef doğrultusunda ortaya çıkabileceğini dile getiren Çiçek, "Başarıya ulaşmak, fedakârlık, emek ve doğru risk yönetimi gerektirir. Ülkemizi sevmemiz lazım. Bu ülke için işin ehli olan insanların çalışması gerekiyor. Vaktimizi dolu dolu geçirmeliyiz. Eğer bir hayaliniz yoksa projeden de söz edemezsiniz. Başarılı olmak istiyorsanız uykunuzdan ve yemeğinizden feragat etmeniz gerekiyor. Rahatlık insanı hiçbir yere götürmez. Risk anlarını iyi yönetmek ve her zaman bir B planına sahip olmak gerekir" dedi. Konferansın sonunda Moderatör Öğr. Gör. Dr. Gülseren Erhan, kırsal kalkınmayı destekleyen ve kadınların üretimde daha görünür olmasını sağlayan çalışmaları nedeniyle Tuba Çiçek’e teşekkür etti ve çiçek takdiminde bulundu.
Eskişehir Geleceğin turizmi Anadolu Üniversitesi’nde şekilleniyor Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi bünyesinde müfredata eklenen ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan ’Uzay Turizmi’ dersinin ilk oturumu gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi, havacılık ve turizm vizyonunu bir adım öteye taşıyarak Türkiye’de bir ilke imza attı. Uzay Turizmi dersi, Sazova Parkı Sabancı Uzay Evi’nde gerçekleştirilen ilk oturumla başladı. Farklı disiplinlerden öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği dersin açılışında, Türkiye’nin uzay vizyonu ve geleceğin turizm potansiyeli çok boyutlu olarak ele alındı. "Uzay Turizmi dersi Türkiye’de ilk defa açıldı" Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, Uzay Turizmi dersinin ortaya çıkış sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, dersin İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya gibi ülkelerdeki örneklerden ilham alınarak Türkiye’ye uyarlandığını ve yeniden yapılandırıldığını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, dersin açılmasında Türkiye’nin insanlı uzay misyonu sürecinin önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayarak, özellikle Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezravcı’nın uzay görevine çıkmasının ardından kamuoyunda artan uzay farkındalığının akademik alana da yansıdığını ifade etti. Dersin kapsamına ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, içeriğin disiplinlerarası bir yaklaşımla hazırlandığını kaydederek, "Uzay turizminin tarihi gelişiminden uzay hukukuna, pazar araştırmalarından uzayda rehberlik süreçlerine kadar birçok başlığı ders içeriğine dahil ettik. Ayrıca sürdürülebilirlik, iletişim ve sinema gibi alanları da kapsayacak şekilde çok yönlü bir yapı oluşturduk. Böylece yalnızca turizm öğrencilerine değil; hukuk, gastronomi, iletişim ve mimarlık gibi farklı alanlarda eğitim gören öğrencilere de hitap eden bir perspektif sunuyoruz" dedi. "Geleceğin turizm vizyonu bu derste şekilleniyor" Uzay Turizmi dersinin temel amacının öğrencilere uzay odaklı bir bakış açısı kazandırmak olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, turizmin artık yalnızca yeryüzüyle sınırlı bir alan olmadığını ifade etti. Uzay sürdürülebilirliği ve uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı gibi konuların da ders kapsamında hukuki ve etik boyutlarıyla ele alındığını söyleyen Seyhan, bu yönüyle dersin yalnızca sektörel değil, toplumsal bilinç açısından da önemli bir işlev üstlendiğini dile getirdi. Seyhan, "Meteor yağmuru gözlemlerinden astrofotoğrafçılığa kadar pek çok etkinlik artık turizmin bir parçası olarak ele alınıyor. İnsanlığın bakış açısını yukarıya çeviren her faaliyet, geleceğin turizm anlayışını şekillendiriyor" şeklinde konuştu. Farklı disiplinler ortak bir vizyona odaklanıyor Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü son sınıf öğrencisi Eren Şahan, dersi özellikle uzay gastronomisine duyduğu ilgi nedeniyle seçtiğini belirtti. Şahan, uzay mutfağının yalnızca astronotların temel beslenme ihtiyaçlarından ibaret olmadığını, aynı zamanda haz odaklı bir deneyim boyutu bulunduğunu ifade etti. Uzay görevlerinde yemeklerin lezzetiyle ilgili yaşanan sorunlara dikkat çeken Şahan, gelecekte uzay turistlerinin artmasıyla birlikte gastronomi alanında yeni standartların oluşacağını vurguladı. Uzayda meyve ve sebze üretimi gibi konuların da gastronomi öğrencileri için yeni araştırma alanları sunduğunu dile getirdi. İletişim Bilimleri Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Dilruba Nur Kelek, ilk dersin beklentilerinin ötesinde geçtiğini belirterek planetaryum gösteriminin ardından uzay turizmine bakış açısının genişlediğini söyledi. Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü son sınıf öğrencisi Ceylin Kıran ise, uzaya duyduğu merakın dersi seçmesinde etkili olduğunu ifade ederek, rehberlik mesleğini bu yeni alanla nasıl entegre edebileceğini keşfetmek istediğini aktardı. Anadolu Üniversitesi’nin hayata geçirdiği bu vizyoner ders, öğrencilere yalnızca akademik bilgi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin uzay çalışmalarıyla paralel biçimde gelişen yeni kariyer alanlarına da kapı aralıyor.