ÇEVRE - 05 Mayıs 2026 Salı 14:33

Mayıs ayında yağan kar, meyve bahçelerini beyaza bürüdü

A
A
A
Mayıs ayında yağan kar, meyve bahçelerini beyaza bürüdü

Adana’nın Saimbeyli ve Feke ilçelerinde etkili olan kar yağışı, bahar mevsiminde meyve bahçelerini beyaza bürüdü.


Adana’nın Feke ve Saimbeyli ilçelerinde mayıs ayında kar yağışı etkili oluyor. Dünden bu yana yağan kar nedeniyle Saimbeyli ilçesi Gökmenler Mahallesi’nde çiçek açan meyve ağaçları ile fındık dalları, üzerlerine yağan karla birlikte beyaz örtüyle kaplandı. Meyvelerin kar altında kalması üreticileri endişelendirdi.


Feke ilçesinde ise küçükbaş hayvanlarını otlatan çobanlar ise mayıs ayında kar yağışıyla bahar yerine kışı yaşadı. Kar yağışıyla birlikte merada bulunan koyunlar da beyaza büründü. Kar yağışının yarından itibaren etkisini yitirmesi bekleniyor.



Mayıs ayında yağan kar, meyve bahçelerini beyaza bürüdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gürültü kirliliğine yapay zekalı çözüm Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gürültü kirliliğini azaltmaya yönelik, yapay zeka destekli yeni bir sistem için önemli bir adım atıldı. HEAŞ ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) arasında "Gürültü İzleme Sisteminin (SAGİS) Geliştirilmesi" projesi için mutabakat muhtırası imzalandı. Geliştirilecek sistem sayesinde uçak motor frekansları, çevredeki diğer gürültülerden hassas şekilde ayrıştırılabilecek. Uçuşların NADP1, NADP2 ve Sürekli Alçalma Yaklaşımı gibi gürültü azaltıcı prosedürlere uyumu anlık olarak dijital ortamda denetlenecek. Ayrıca GIS tabanlı arayüz ile havalimanı çevresindeki gürültü seviyesi harita üzerinden canlı takip edilebilecek. Türkiye’de ilk kez "öğrenebilen" yapay zeka mimarisiyle geliştirilecek SAGİS, 24 aylık Ar-Ge sürecinde Türk mühendisleri tarafından eğitilecek. Geniş ölçüm ağı ve yüksek doğrulukta veri üretimiyle sistemin uluslararası standartların üst segmentinde performans sunması hedefleniyor. Proje, TÜBİTAK bünyesinde geliştirilen ilk kapsamlı gürültü yönetim sistemi olma özelliği de taşıyor. Bu yönüyle sadece ölçüm değil, analiz ve yönetim süreçlerini de kapsayan bütüncül bir yapı sunacak. İmza töreni, HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır ile TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Savunma sanayiinde elde edilen yerlileşme tecrübesinin sivil havacılığa aktarılmasını hedefleyen proje ile dışa bağımlılığın azaltılması ve maliyetlerin düşürülmesi planlanıyor. SAGİS’in devreye alınmasıyla birlikte Sabiha Gökçen Havalimanı’nda çevresel gürültü yönetiminin daha etkin ve sürdürülebilir hale gelmesi bekleniyor.
İstanbul 17 yaşındaki saldırgan işyerini kurşunladı, üzerinden el bombası çıktı Esenyurt’ta daha öncede kurşunlandığı öğrenilen bir kafeye yeniden silahlı saldırı düzenlendi. O sırada çevreden geçen gece bekçileri, 17 yaşındaki Mehmet Can İ. isimli silahlı saldırganı kısa süreli kovalamacanın ardından yakalayarak gözaltına aldı. Yapılan aramada 1 adet el bombası, silah ve çok sayıda mermi ele geçirildi. Olay, sabah 04.30 sıralarında Esenyurt Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre 17 yaşındaki Mehmet Can İ. isimli çocuk yaştaki saldırgan kafenin önüne gelerek silahını ateşledi. 6 el ateş eden şahıs olayın ardından koşarak kaçarken, o sırada çevreden geçen gece bekçileri silahlı saldırganı kovalamaya başladı. Şahıs kaçtığı sırada elindeki poşeti çalıların arasına atarken, ihbar üzerine destek amacıyla çok sayıda polis ekibi olay yerine sevk edildi. Kısa sürede yakalanan silahlı saldırgan ise yakalanarak gözaltına alındı. Attığı poşetten el bombası çıktı Silahlı saldırının ardından bekçilerin kovaladığı Mehmet Can İ., koşarken bir poşeti çalıların arasına attı. Şahıs gözaltına alındıktan sonra yapılan incelemede şahsın üzerindeki el bombasını çalıların arasına attığı tespit edildi. Yapılan üst aramasında ise tabanca ve çok sayıda mermi ele geçirilirken, kurşunlanan kafenin daha önce de silahlı saldırıların hedefi olduğu öğrenildi.
Elazığ Prof. Dr. Koca: "Behçet hastalığı, birçok organ ve sistemi etkileyebilir" Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Serdar Koca, Behçet hastalığının deriden göze, beyinden damarlara, bağırsaklardan eklemlere kadar birçok organ ve sistemi etkileyebilen, çok yönlü bir hastalık olduğunu ifade etti. Fırat Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Serdar Koca, ‘Behçet hastalığı’ hakkında açıklamalarda bulundu. Behçet hastalığının deriden göze, beyinden damarlara, bağırsaklardan eklemlere kadar birçok organ ve sistemi etkileyebilen, çok yönlü bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Koca, "Bu hastalık özellikle genç yaşlarda ortaya çıkıyor. Diğer inflamatuar romatizmalardan farklı olarak, erkeklerde görülme oranı daha sık ve hastalığın şiddeti daha yüksektir. Behçet hastalığının en sık görülen belirtilerinden biri ağızda tekrarlayan, ağrılı fakat iz bırakmayan yaralardır. Genital bölgede oluşan yaraların ise genellikle ağrısızdır. Hastalarda deri altında ağrılı ve kırmızı şişlikler, kaba sivilceler gibi farklı cilt neticelerinin yanında hastalık ataklar halinde de seyredebilir. Hastalık sadece ciltle sınırlı kalmıyor. Toplardamarlarda pıhtı oluşumu, atardamarlarda ise anevrizma gelişmesi hayati risk oluşturabilir. Eklem tutulumu durumunda özellikle diz ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde şişlik görülür. Göz tutulumu meydana geldiğinde üveit gelişebileceğini ve tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar ilerleyebilir" dedi. Bağırsak tutulumunun da son derece önemli olduğunun altını çizen Koca, "Bu durum zamanında tedavi edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabilir. Behçet hastalığı tarihi İpek Yolu güzergahı üzerindeki toplumlarda yaygın görülüyor. Çin, Japonya, İran ve Türkiye’de bu hastalık sık görülüyor. Bu bölgeler arasında en yüksek görülme oranı ise ülkemiz Anadolu coğrafyasındadır. Ülkemizde binde dörtten fazla bir oranla Behçet hastalığına rastlanıyor. Vatandaşların bu belirtileri ortaya çıktığında konuyu ciddiye alarak ilgili uzmanlara başvurmaları ise büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Samsun Tarifini kendi buldu, 29 yıldır aynı baharatı satıyor Samsun’da bir aktar, 3 yıllık uğraş sonucu tutturabildiği 29 çeşit üründen oluşan baharat karışımını 29 yıldır müşterilerinin beğenisine sunuyor. ’Osmanlı baharatı’ adını verdiği karışım, yurt içi ve yurt dışından talep görüyor. Yaz mevsimi ile birlikte yazlıkçılar ve tatilcilerin vazgeçilmezi olan mangal keyfi, baharat tüketiminin de artmasına neden oldu. Hazır baharatlardan istedikleri aromayı bulamayan vatandaşlar özel karışımlara yöneldi. 3 yıllık uğraş sonucu bulunan ve 29 çeşitten oluşan baharat karışımına ise Samsunlular ve yabancılar oldukça rağbet gösteriyor. "29 çeşit karışımın olduğu baharatı 29 yıldır satıyorum" Tarifini kendi bulduğu baharatı 29 yıldır sattığını ifade eden aktar Recai Doğanay, "Osmanlı baharatını sadece Samsun değil şehir dışına da gönderiyoruz. Dönerde de kullanılıyor. Osmanlı baharatında 29 çeşit ürünün karışımı var. Reyhan, safran, kişniş, fesleğen, köri, isot, toz biber, nane, kekik, pul biber gibi ürünler var. Bu ürünlerin hepsinin bir oranı var. Örneğin, 50 gram köri, yeni bahardan 10 gram gibi ekliyorum. İnsanlar sanmasın ki bu ürünlerin hepsini kararsam aynısını yaparım. Bu ürünün kıvamını bulmam tam 3 yılımı aldı. Çünkü içerisinden bazı ürünleri de çıkartmak zorunda kaldık. Sarımsak ve soğan tozunu baharattan çıkarttım. Bu baharatı en çok tavuk ürünlerinde kullanıyorlar. Döner, mangal, fırın ve köftede çok sık kullanıyorlar. Fırın yemeklerinin tamamına yakışıyor. İmam bayıldı, fırın tavuk, baget, patates gibi yiyeceklerde kullanılıyor. Yahni ve et türü yemeklerde de sıklıkla kullanılıyor. Çorbanın, kuru fasulyenin, menemenin üzerine dahi çok yakışıyor. Pilavın üzerinde ve sadece zeytin yağının üzerine de atılarak afiyetle tüketiliyor" dedi. "Karışımda yer alan ürünler belli fakat oranı herkes tutturamıyor" Karışımdaki en püf noktanın hangi ürünün ne kadar kullanılacağı olduğuna da değinen Doğanay, "Merak edenlere içerisindeki tüm baharatların adını veriyorum. Bu kıvamı tutturmanın püf noktası oranlar. Buçuklu oranla attığım ürünler bile var. Yenibahar örneğin 9,5 gram atılıyor. Çünkü bazı baharatların rehası daha baskın oluyor. Safran da çok az miktarda var. Ben bir kürü 4 kilo 800 gram olarak hazırlıyorum. 1 seferde 20 kilo olarak yapıyorum. Şehir dışından talep olduğunda yüklü miktarda gönderiyorum. Dönerde kullanacaklar çekme baharat istiyor. Osmanlı baharatını çekerek gönderiyorum ve dönere sarıyorlar. Yurt dışından da çok rağbet görüyor. Ürünü gram ve kilo işi satıyoruz. Kilosunu bin TL’den satışa sunuyorum. Ayrıca karışımdaki baharatların tamamı dükkanda müşterilere sunduğum baharatlardan. Dışarıdan bir ürün alıp da bu karışıma koymuyorum" diye konuştu. Baharat karışımının hazır baharatlardan daha güzel olduğunu belirten vatandaşlar da 29 çeşit ürünün yer aldığı karışımın aromasını beğendiklerini söylediler.