SAĞLIK - 29 Nisan 2025 Salı 10:16

Prof. Dr. Sarpel: "Diz protezi ameliyatlarında robotik yöntem ile iyileşme hızlanıyor"

A
A
A
Prof. Dr. Sarpel: "Diz protezi ameliyatlarında robotik yöntem ile iyileşme hızlanıyor"

Dizde ileri seviyede kireçlenmeye karşı yapılan diz protezi ameliyatlarında robotik yöntemin giderek daha başarılı sonuçlar verdiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yaman Sarpel, "Robotik yöntem klasik yönteme göre daha az ağrı, daha hızlı bir iyileşme ve daha uzun protez kullanım süresi sağlıyor" dedi.


Acıbadem Adana Ortopedia Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yaman Sarpel, ileri evre diz kireçlenmesine bağlı ağrı ve hareket kısıtlılığını gidermek için uygulanan Robotik Total Diz Protezi (TDP) hakkında bilgi verdi.


Gonartroz olarak bilinen dizde kıkırdak kaybı ve dejenerasyon sorunlarının tedavisinde TDP ameliyatının günümüzde altın standart kabul edildiğini ve yaygın bir şekilde kullanıldığını aktaran Prof. Dr. Sarpel "Bu operasyonda hedefimiz ağrıyı kesmek ve fonksiyonel iyileşmeyi sağlamaktır. Ancak klasik yöntemde hastaların yüzde 15’inde ağrı devam etmekte, yüzde 4-13.1’inde neden tespit edilememektedir. Bu da hasta ve cerrahı mutsuz etmektedir. Daha iyi bir sonuç alabilmek için yıllardır yapılan çalışmalarda gerek cerrahi tekniğin gelişmesi, gerekse de protez tasarımlarının değişmesiyle önemli ilerlemeler kaydedilmiştir" diye konuştu.


İlk olarak 1997 yılında başlayan bilgisayar yardımlı TDP ameliyatlarında, teknolojideki gelişmeler, dijital uygulamalar ve yapay zeka çalışmaları ile bugün artık robot kullanımının yaygınlaştığını söyledi.



"Hedef sıfır hata payı"


Dünyada olduğu gibi ülkemizde giderek daha çok uygulanan robotik TDP ameliyatlarının birçok avantaj içerdiğine dikkat çeken Sarpel "Ameliyatlarda önemli olan cerrahın deneyimidir ancak teknolojiyi kullanarak yapılan ameliyatların önemli artıları vardır. Robotik diz protezi ameliyatlarında amaç kesin doğruluk ve hata payı olmaksızın, kişinin anatomik yapısına uygun protezin doğru yerleştirilmesidir" diye konuştu.


Robotik TDP ile yumuşak dokuların daha az gevşetilmesi, kemiklerin içinin oyulmaması, damarlar içinde pıhtı oluşması şeklinde açıklanabilen derin ven trombozu, kanamanın ve ağrının daha az olması gibi önemli kazanımlar sağlandığını vurgulayan Sarpel, ayrıca deformasyonların kişiye özel olarak düzeltilebileceğini, bunun da protezin uzun dönem sağ kalımı olanağı sağlayacağı şeklinde değerlendirildiğini kaydetti.



"Daha az ağrı, daha hızlı iyileşme"


Bu metodun özelliklerinden bahseden Prof. Dr. Sarpel "Erken dönem rehabilitasyon, eklem hareketlerinin daha hızlı kazanılması ve erken dönem iyileşme klasik tekniğe oranla hasta memnuniyetini artırmaktadır. Robotik diz protezi uygulamasında, ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, daha az ağrı kesici kullanılmaktadır. Fizik tedavi süreci daha hızlı seyretmekte, ideal diz hareketlerine daha rahat ve kısa sürede ulaşılabilmektedir" şeklinde konuştu.


Total diz protezinin, ileri derecede gonartroz tedavisinde tek seçenek olduğunu anlatan Prof. Dr. Sarpel, kilo ve sigara ürünleri tüketiminin sonuçları olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Ameliyat öncesinde hastanın psikolojik ve organik olarak incelenerek ameliyata hazırlandığını dile getirdi. Sonrasında ise ilk 1,5 aylık süreçte fizik tedavinin etkin uygulanması gerektiğine değinen Sarpel 1,5 aydan sonra hastanın günlük yaşantısını daha rahat sürdürebilir hale geleceğini, bu süreçlerin kişisel özelliklere bağlı olarak hastadan hastaya değişebileceğini de sözlerine ekledi.



"Dayanıklılık oranı yüzde 95’ten fazla"


Kullanılan protezin, cerrahi teknik, hastanın yaşantısı, kilosu, yaşayabileceği olumsuzluklara bağlı olmakla birlikte 20 yıl üstünde sorunsuz dayanabileceğini aktaran Prof. Dr. Sarpel, robotik TDP yönteminde bu sürenin uzayabileceğini dile getirerek bu yöntemle ameliyat olan hastaların erken dönemde, klasik protez cerrahisi geçirmiş hastalara göre daha memnun olduğunu ve benzer durumdaki hastalara tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi.


Aynı yöntemle total kalça protezi yapıldığından da bahseden Sarpel, robotik yöntemin; erken evre iyileşme, yürüme potansiyelinin daha iyi olması, başarı oranı ve hasta memnuniyetinin yine ciddi oranda arttığını kaydetti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri 8 metrekare dükkânda 30 yıldır tespih tamir ediyor Kayseri’de 8 metrekare dükkanda 30 yıldır tespih tamir eden Bekir Şahin, kaliteli tespihin püf noktalarını anlattı. Kayseri’de 8 metrekare dükkanda 30 yıldır tespih tamir eden Bekir Şahin, liseyi bitirdikten sonra babasının yanına gelerek tespih tamirciliğine başladığını söyledi. Kaliteli tespihin elde hem kaygan bir yapısı olduğunu hem de ele yapışıp düşmediğini belirten Şahin, "30 yıldır tespih tamirciliği yapıyorum. Liseyi bitirdikten sonra babamın yanına geldim ve bu dükkanda işe başladım. Yaklaşık olarak 30 yıldan beri aynı şekilde devam ediyorum. Burada tespihleri tamir ediyorum. Bakımlarını, çekimlerini, ipliklerinin ayarlarını yapıyorum. Dini kitap satışları yapıyorum. 8 metrekare dükkânda tespih tamiri yapıyorum, tespihler ile uğraşıyorum. Kaliteli tespih anlaşılması için elde çekildiğinde müthiş bir kayganlık hissi verir, elinize yapışır. Plastik tespih aynı hisleri vermez. Kehribarları çektiğinizde güzel kokuları olur, kukalar elde çekildiğinde harika şekilde renk değiştirir. Eldeki mikropları öldürmek için eski Osmanlı tabipleri kuka tespihi çekerlermiş. Ayrıca padişahların huzuruna gelen büyükelçilerin, ziyaretçilerin eline kehribar tespih verirlermiş. Ellerindeki zararlı hastalıklar, zehir varsa onlar alınsın ve padişaha zarar vermesin diye yaparlarmış" şeklinde konuştu. Tespih çeşitlerinin özelliklerine değinen Şahin, "Kehribar, 3. jeolojik zamandan kalan çamgillerden gelen ağaçların toprak altında sıkışmasından dolayı olan bir tespihtir. Kuka ise ağacın çekirdeğinden yapılan bir tespihtir. Kuka bir çeşit ağaçtır. Kuka ise Hindistan ve Mısır taraflarında yetişen bir ağaçtır, Türkiye’de yetişmez. Kehribar ise yerden oltu gibi çıkan, bir çeşit taşa benzer ama taş olmayan sert bir maddeden yapılmıştır. Ben kukayı tercih ederim. Kuka doğaldır, güzeldir, çekimi kolaydır, insana rahatlık verir" ifadelerini kullandı.
Yozgat Türk Mutfağı Haftasında Yozgat’ın geleneksel lezzetleri tanıtıldı Türk mutfağının köklü geçmişini, geleneksel lezzetlerini ve kültürel mirasını tanıtmak amacıyla Yozgat’ın yöresel lezzetleri tanıtılarak vatandaşlara ikramlar dağıtıldı. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle 21-27 Mayıs tarihleri arası Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda belediyeler, sivil toplum kuruluşları, restoranlar ve işletmeler tarafından yöresel lezzetlerin tanıtımı ve ikramı yapıldı. Yozgat denilince akıllara gelen arabaşı çorbası, kavurga, gilik köfte, haside tatlısı, un helvası, yufkalı bulgur pilavı, incir uyutması sunulan lezzetler arasında yer aldı. Stantlarda Yozgat’a özgü el işi ürünler, ikramlıklar, hediyelik eşyalar da satışa sunuldu. Programa katılan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan testi kebabını kırdı. Testi kebabının kırılması esnasında çekicin kırılması izleyenleri gülümsetti. Etkinliğe dair açıklamalarda bulunan Vali Özkan, "Geleneksel Türk mutfağını Yozgat yöreseliyle birlikte insanımızın özellikle hanımefendilerin katkılarıyla bugüne taşımış oluyoruz. Bugün bütün ilçelerimizden yöresel yemek üreten restoranlarımızdan evlerindeki hanımefendilere kadar herkesin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’ndayız. Az önce testimizi kırdık. Yozgat tandırımızı, Yozgat madımağını, böreklerini, anne kurabiyelerini hepsini gördük ve tadına bakmak nasip oldu. Katılan katkı sunan arkadaşlarımıza, belediyelerimize ve de annelerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Etkinlikte geleneksel tariflerin yaşatılması amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Anne Kurabiyesi Yarışması’nda katılımcılar, hazırladıkları geleneksel anne kurabiyeleriyle jüri karşısına çıktı. Derece alan ilk 3 yarışmacıya ödülleri takdim edildi.
Kayseri Türk dünyasının 2040 vizyonu Talas’ta şekillendi Talas Belediyesi’nce Bakü Türkoloji Kongresi’nin 100. yılı münasebetiyle düzenlenen Uluslararası Türkoloji Zirvesi’nin açılışı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türk dünyasının ortak kültürü, dili ve geleceğine ışık tutan zirvede, ortak alfabe çalışmaları, dijital çağda Türkçenin korunması ve Türk dünyasının entegrasyonu gibi önemli başlıklar ele alındı. Akademisyenlerden devlet temsilcilerine, kültür insanlarından yerel yöneticilere kadar çok sayıda ismin katıldığı Uluslararası Türkoloji Zirvesi’nde Türk dünyasının ortak geleceğine yönelik güçlü mesajlar verildi. Zirvenin sabah gerçekleştirilen açılış oturumunda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Talas Belediyesi’nin yıllardır Türk dünyasıyla ilgili önemli çalışmalara imza attığını belirterek, "Türkoloji Kongresi’nin 100. yılında hem Türkoloji Zirvesi hem de ortak alfabe ile ilgili önemli bilgileri kıymetli misafirlerimiz paylaşacak. Bu çalışmalar, ortak kültür bilincimizin gelişmesine ve gençlerimizin bu şuurla yetişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kültür ve medeniyet çalışmalarını belediyemizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" dedi. Başkan Yalçın, Türk Dünyası Şair ve Yazarlar Buluşması, Şuşa Azerbaycan Evi, Azerbaycan Kardeşlik Parkı, Kırgızistan’ın Talas şehriyle kardeşlik ilişkileri, Cengiz Aytmatov anma programları ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği çalışmalarıyla bugüne güçlü bir birikim oluşturduklarını ifade ederek, "2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanı Kayseri’ye çok yakıştı" dedi. TÜRKSOY Kazakistan Temsilcisi Nışangül Karatayeva ise zirveye katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, bu tür toplantıların artarak devam etmesi gerektiğini söyledi. Türk Dünyası Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Taha Zahid Özdemir, Talas’ın tarihi dokusunun zirve için çok anlamlı bir zemin oluşturduğunu belirterek, "Kayseri’nin Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan kadim köprü rolü bu zirveyi daha da anlamlı hale getiriyor. Ortak geçmişimizi geleceğe taşıyacak önemli bir vizyon etrafında toplandık" ifadelerini kullandı. "Türkçenin hafızasını dijital ortamda koruyacağız" Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Osman Mert, dijital çağda Türkçenin geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Mert, "Türk dünyasının ortak dil mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ortak alfabe, sözlük projeleri, dijital dil kaynakları ve büyük dil modeli çalışmaları bunun en önemli parçalarıdır" dedi. 8. yüzyıla kadar Türkçenin ürettiği tüm bilgilerin dijital ortamda muhafaza edileceğini açıklayan Mert, "Yaşayan Türkçe Sözlüğü hazırlanacak ve dilimizle ilgili bütün çalışmalar buradan yürütülecek" diye konuştu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Talas Belediyesi’nin önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını belirterek Başkan Mustafa Yalçın’a teşekkür ederken, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de ortak alfabe çalışmalarının Türk dünyasını yeniden birbirine yakınlaştırdığını ifade etti. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ise konuşmasında ortak alfabenin Türk dünyasının geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. "Talas Belediyemizin ev sahipliğinde çok önemli bir toplantı gerçekleştiriyoruz. İlk Türkoloji Kongresi olan Bakü Türkoloji Kongresi anısına yapılan bu zirve, Türk dünyasını birbirine daha da yakınlaştıracaktır" diyen Yıldırım, dilin bağımsızlığın temel unsuru olduğunu vurguladı. "Dil bir anlamda egemenliktir, bağımsızlıktır. Eğer dilinizi kullanamıyorsanız egemenliğiniz de tehdit altındadır" ifadelerini kullanan Yıldırım, dijital çağda Türkçenin korunmasının önemine dikkat çekerek, yapay zekânın hem fırsat hem de tehdit oluşturduğunu söyledi. Ortak alfabenin Türk dünyasının entegrasyonunda tarihi bir rol üstleneceğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu: "Bizim alfabemiz değişmedi. Aslında bu alfabeye sahip olmayanların alfabesi değişiyor. Balkanlar’dan Baykal Gölü’ne kadar artık birbirimizi daha iyi anlayacağız. Yazdıklarımızı okuyacak, konuştuklarımızı daha kolay kavrayacağız. Böylece hepimizin arzu ettiği büyük Türk dünyasının birleşmesini ve entegrasyonunu gerçekleştireceğiz. Yapılan bütün bu çalışmalar 2040 vizyonuna yönelik güçlü adımlardır." Zirvenin öğleden sonraki bölümünde Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde ’Türk Dünyasında Ortak Dil ve Kültürel Gelecek’ paneli düzenlendi. Panele Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, KKTC Aksakalı Oktay Öksüzoğlu ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gören zirve, fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kastamonu Kastamonu’da Umre ödüllü ezber Hadis-i Şerif yarışması düzenlendi Kastamonu’da Hadis-i Şerif Ezbere Okuma Yarışması’nda 40 hadis-i şerifi önce Arapça ve sonrasında açıklamasını ezberden okuma yarışması yapıldı. Yarışmada dereceye gören öğrencilere Umre ödülü ile altın hediye edildi. Kastamonu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından "40 Hadis-i Şerif Ezbere Okumu Yarışması" düzenlendi. Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi Konferans Salonunda yapılan yarışmaya elemelerden geçerek finale kalan 8 öğrenci katıldı. Öğrenciler, 40 Hadis-i Şerif ezberleyip Arapça metin ve Türkçe anlamını ezberden okumak sureti ile jüri önünde ter döktüler. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, hafızlık öğrencileri sahne alarak Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu. Programda okulun İngilizce öğretmeni Arzu Okumuş Kızılkaya tarafından hazırlanan ve öğrencilerden oluşan ilahi korosu, çeşitli ilahiler seslendirirken, ayrıca yarışmada okulun Edebiyat öğretmeni Şadiye Pamir tarafından hazırlanan Veda Hutbesi Oratoryosu da davetlilerden büyük alkış topladı. Kastamonu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Müdürü Celasin Kara, yarışmanın kapsamına ve ödüllerine ilişkin detaylı bilgilendirmede bulundu. Yarışmadaki amaçlarının hadislerde yer alan güzel ahlak ve değerlerin gençler arasında yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyleyen Okul Müdürü Kara, "Aynı zamanda bu değerleri yarınlara taşıyacak olan öğrencilerimizin sizlerin huzurunda kendilerini ifade ederek özgüven kazanmalarına vesile olmak istedik. Anadolu liselerinin sahip olduğu tüm akademik imkanlara sahip bir eğitim kurumu olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Okulumuzda eşit ağırlık, sayısal, sözel ve dil alanları bulunmaktadır. Yarınlarımızın güvencesi olan evlatlarımızı akli selim, kalbi selim olarak yetiştiriyoruz.40 Hadis-i Şerif ezberleme yarışmamıza katılarak hadislerin taşıdığı değerlerin yaygınlaşmasına katkı sunduğunuz, hayatlarının baharında olan öğrencilerimizi onurlandırarak onların yarınlara daha güçlü hazırlanmalarına destek verdiğiniz için siz değerli misafirlerimize de teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmanın ardından yarışmaya geçildi. Öğrenciler, ezberledikleri hadisleri okuyarak hem jüriyi hem de salondaki izleyicileri etkiledi. Bazı öğrencilerin ezberlerini gözlerini kapatarak sesli bir şekilde okuması dikkat çekerken, kimi yarışmacıların duygusal anlatımı salondan alkış aldı. Birinci olana umre ödülü, diğer yarışmacılara altın hediye edildi Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonrasında yarışmada birinci seçilen Emine Atıcı’ya Umre ödülü, ikinci olan Sevde Külfetoğlu ile üçüncü seçilen Tuba Atıcı’ya tam altın, yarışmaya katılan diğer yarışmacılara da altın hediye edildi. Programa katılan Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Doğan Yıldız tarafından birinci seçilen Emine Atıcı’ya Umre ödülünü takdim etti. Yıldız, törende yaptığı konuşmada, güzel bir yarışma olduğunu belirterek, "İnşallah bereketli oldu. Çocuklarımızın hepsi çok güzel hadisleri okudular. Maşallah hepsine, hayranlıkla izledik. İnşallah bu uğurda, bu yolda çocuklarımız başarılı bir şekilde aynı şekilde devam ederler" diye konuştu. Yarışmada birinci seçilen 17 yaşındaki Emine Atıcı ise, "Şu anda çok mutluyum. Bu benim ikinci gidişim olacak umreye. Çok mutluyum bir kez daha Peygamber Efendimizin huzuruna çıkacağımdan ötürü. Bu zorlu bir süreçti, diğer arkadaşlarımızın hepsi de birinciliği hak ettiler. Ama her yarışmanın denildiği gibi bir birincisi oluyor. O da bana nasip oldu. Yaklaşık 4-5 aydır bu yarışmaya hazırlanıyorum. Çok heyecanlıyım, sahneye çıkınca bana bir enerji geliyor. Sahneye de alıştım artık" şeklinde konuştu. Kendisinin Hafız olduğunu söyleyen Atıcı, "Ben hafızım. Hafızlık yarışması düzenlendi. Burada birinci seçildim. O yarışmada da birinciye Umre ödülü vardı. Bende birinci seçildim ve Umre’ye gidip geldim. Bir yarışma daha kazandım, ikinci kez Umre’ye gideceğim" ifadelerini kullandı. Program, dereceye giren ve yarışmaya katılan talebelere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.