EKONOMİ - 08 Şubat 2026 Pazar 09:09

Sütcü: "ABD’den Avrupa’ya birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor"

A
A
A
Sütcü: "ABD’den Avrupa’ya birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor"

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" dedi.


Sütcü, AOSB’nin ulaştığı seviyeyi, verdikleri hizmetleri ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin Adana’ya kazandıracaklarını değerlendirdi. Sütcü, Türkiye genelinde 418 organize sanayi bölgesi bulunduğunu hatırlatarak, fiziki alan büyüklüğü bakımından AOSB’nin ilk dört arasında yer aldığını söyledi.



"Birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor"


AOSB’nin yalnızca büyüklüğüyle değil; altyapısı, üstyapısı, idari kapasitesi ve ticari hacmiyle de örnek bir model haline geldiğini belirten Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" diye konuştu.


AOSB’nin bugün yaklaşık 45 bin çalışanıyla güçlü bir üretim merkezi olduğunu, bölgede yüzde 100 yabancı sermayeli 27 firma bulunduğunu ifade eden Sütcü, sadece yurt içi değil dünyanın dört bir tarafından gelecek yatırımcıların ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitede olduklarını kaydetti.



"Alanımız 22 milyon metrekareye çıktı"


Sütcü, AOSB’nin mevcut alanının 22 milyon metrekareye ulaştığını, bunun yanında yaklaşık 30 milyon metrekarelik yeni genişleme alanı bulunduğunu, bunun için kamu kurumlarından izinlerin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti.


Bu genişleme tamamlandığında AOSB’nin Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri olacağına dikkat çeken Sütcü, daha sonra şöyle devam etti:


"Biz yalnızca alan büyütmüyoruz; sanayicimize verdiğimiz hizmetleri de çeşitlendiriyoruz. Bankalar, gümrük ve SGK şubesi, kamu kurumlarının tek çatı altında toplandığı kamu kampüsü, üniversite, lise ve anaokulu ile ticari alanlarımızla sanayicimizin şehir merkezine gitmeye ihtiyaç duymadığı bir ekosistem oluşturduk."



Altyapı ve enerji yatırımları


Sütcü, AOSB’de tüm havai hatların yer altına alındığını, trafo kapasitesinin 270 megavattan 550 megavattan çıkarıldığını ayrıca 8 megavat GES ve 50 megavat elektrik depolama yatırımlarının sürdüğünü belirtti. Sütcü, AOSB’nin Türkiye’nin en düşük elektrik dağıtım bedelini uygulayan OSB’lerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Atıksu arıtma kapasitemiz ise 36 bin metreküp/gün’den 90 bin metreküp/gün’e çıkardık. Kullanma suyu kapasitemiz ise 222 bin metreküp gün’e ulaştı" dedi.



Sanayiciye maliyet avantajı


Sütcü, AOSB Enerji Şirketi, beton santralleri ve vinç hizmetleriyle sanayicilere piyasanın çok altındaki maliyetlerle hizmet sağlandığını belirterek, "Ayrıca Proje Destek Birimi aracılığıyla sanayicilerimize 750 milyon TL’nin üzerinde kamu desteğine erişim sağladık" diye konuştu.



"Ceyhan Kimya Bölgesi stratejik bir sıçrama"


AOSB Başkanlığının yanı sıra Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi de tevdi edilen Bekir Sütcü, "Yaklaşık 30 milyon metrekarelik alan Cumhurbaşkanımızın onayı ile belirlendi. Bu bölge, özellikle Türkiye’nin ithal ettiği yüksek katma değerli kimya ürünlerinin yerli üretimini imkan sunacak. Bu yalnızca Adana’nın değil, Türkiye’nin projesidir. Ulusal ve uluslararası yatırımcıları çekecek, nitelikli istihdam oluşturacak ve dış ticaret açığını azaltacak bir merkez kuruyoruz" ifadelerini kullandı.



"Toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı"


Adana’nın yapılan toplam 4 milyar dolarlık ihracatının yüzde 50’sinin AOSB’den yapıldığını belirten Sütcü, "Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Adana’dan yapılan toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı. Bunun en az yüzde 50’si yani 2 milyar dolarlık ihracat bölgemizden karşılanıyor. Bu da AOSB’nin yalnızca fiziksel büyüklüğünün değil, ticari gücünün de ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir" dedi.


Sütcü ayrıca, Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu listesinde AOSB’den 18, ikinci 500’de 12 firmalarının bulunduğunu, TİM 1000’de ise 16 firma ile yer aldıklarını kaydetti.


32 yıldır sanayici olduğunu hatırlatan Sütcü, AOSB yönetimi olarak temel hedeflerinin sanayicinin işini kolaylaştırmak olduğunu belirterek şöyle konuştu:


"Bizim görevimiz sanayicimizin zaman ve maliyet kayıplarını gidermek, bürokrasiyi azaltmak ve üretime odaklanmasını sağlamaktır. Çünkü üretim demek istihdam, ihracat ve devletimize vergi demektir."



10 Şubat mesajı


Sütcü, 10 Şubat Salı günü saat 13.00’te AOSB Seyhan Salonu’nda seçimli olağan genel kurul yapılacağını hatırlatarak, tüm sanayicileri oylarını kullanmaya beklediklerini sözlerine ekledi.



Sütcü: "ABD’den Avrupa’ya birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bebeği üşümesin diye annesine taşındı, döndüğünde evinin kül olduğunu gördü Eskişehir’de evi sobalı evi yeterince ısınmadığı için eşi ve bebeği ile birlikte annesinin yanına kışı geçirmek için taşınan Sezer Karakaya, kontrol için geldiği dairesinin yanıp kül olduğunu ve kimsenin bu yangından haberdar olmadığını fark etti. Fabrikada işçi olan Sezer Karakaya, evinin tadilatını nasıl yapacağını kara kara düşünüyor. Odunpazarı ilçesi Emek Mahallesi Gezi Sokak üzerinde bir apartman dairesinde, 1 buçuk yıl önce evlendiği eşi ve bebekleriyle birlikte ikamet eden 27 yaşındaki Sezer Karakaya’nın başına talihsiz bir olay geldi. Kiraladığı ev sobalı olan Karakaya, bebekleri üşümesin diye annesinin kaloriferli evine kışı geçirmek üzere taşındı. Arada evini kontrol eden 27 yaşındaki adam geçtiğimiz ay gördüğü manzara ile şok oldu. Evinin kapısını açan Sezer Karakaya, içerinin tamamen yandığını gördü. Bacadan çıktığını tahmin ettiği yangının, kendi kendine yanıp sönen alevden komşularının da haberi olmayan talihsiz adam durumu itfaiyeye bildirdi. Karakaya’nı iddiasına göre, yangının üzerinden 72 saat geçmesinden dolayı itfaiye ekipleri bir işlem yapamayacaklarını bildirdi. Evi kül olan fakat bunu rapora dökemeyen asgari ücretle geçinmeye çalışan adam, ne yapacağını adeta kara kara düşünüyor. "Hiçbir hak talebinde bulunamadık" Konuyla alakalı konuşan Sezer Karakaya, "Normalde evde ben, eşim ve bir de bebek var. 1 buçuk senelik evliyiz. Kışın soba olduğu ve yakamayacağımız için annemlerin evinde kalıyorduk. Kışın arada böyle eve bakıp geliyoruz. Eve en son geldiğimizde manzara bu şekildeydi. Sanırım bacadan ateş girmiş. O gün de bayağı bir lodos fırtınasının olduğu gündü. Görmeyen komşularımın da dediği gibi durum buydu. İşte biz geldik, manzara ve olay buydu. İtfaiyeyi aradık ama itfaiye gelmedi. ’Hani yanıyor mu?’ dediler. Yok, sönmüş. Kendiliğinden, artık nasıl bir oksijensiz kaldıysa sönmüş. İtfaiyeyi aradık, itfaiye de gelemeyeceğini bildirerek kolluk kuvvetlerini yolladı. Kolluk kuvvetlerini aradık, ambulans yolladı. Ambulansı aradık, yani hiçbir sonuç alamadık. Ondan sonra karakola gittik. Karakolda 72 saat boyunca itfaiyenin bir şey yapmadığını söyleyince, ’Bizim de elimizden bir şey gelmiyor.’ dediler. Sonuç bu. Biz oraya gittik, buraya gittik. Herkes rapora baktı ama evimiz perişan halde. Koltuklar olsun, televizyonum olsun; hiçbir şey yapamadık, hiçbir hak talebinde bulunamadık. Baca açıktı, bacayı zaten ben kapattım. Bezle kapalıydı, herkes öyle düşünüyor; biz de öyle düşündük. Yani geldiğim zaman zaten belliydi. Ateş buradan başlamış. Bunun sıcaklığı üzerine her tarafı zift gibi yapmış, siyah gibi malzemeleri kullanılmaz hale getirmiş. Yani itfaiye de bize çözüm olmadı. Biz de mağdur duruma düştük ve ne yapacağımızı bilemedik. Hiç kimse haber vermedi, aradan iki gün geçti. yangın bitmiş, biz nasıl olduğunu yukarıdaki komşumdan öğrendik. O da dumanın geldiğini, çatıya baktığını, sonra içeri girdiğini bildirdi. Kimse görmemiş, zaten bunun karşı tarafı boş arsalar. Yani ev veya bina olsa hani camdan falan görürlerdi" dedi. "72 saat geçip ihbarda bulunulmadığı için işlem yapılmadı" Yangın sonrası evinin tadilatını kara kara düşünen Karakaya şöyle devam etti: "Nereden baksanız zararım yine 150 bini geçer. Çünkü koltuk yok, televizyon yok. Ben bunları taksitle almıştım ve taksiti yeni bitti. 1 buçuk senelik evliyim, eşyaları bir senelik taksitle almıştım; bir sene içinde taksiti bitti. Ben fabrikada asgari ücretle çalışıyorum. Duman duymuşlar ama o gün fırtınanın etkisiyle duman merdiven başına artık. Biz de tahmin yürütüyoruz. Sanırım duman tepeye, çatıya falan çıkmış. Onlar da ‘Acaba alttaki kattan mı geliyor, acaba sorsak mı?’ diyememişler, bilememişler. Ateşin bacadan girdiğini zaten kimse göremez ama besbelli. Bacadan girmiş; odanın kapısı ve diğer odaların da kapısı açıktı. Rutubetlenmesin diye, evde kalmadığımız için odaların kapısını açık bıraktık ama camlar kapalıydı. O gün Allah’tan o gün evde değildik. Belki gece başlamıştır, kimse bilemiyor. Belki gece olmuştur; biz olsaydık gece ufak çocukla zehirlenir ölürdük. Kimse de kalkıp itfaiye diyemezdi. ‘Yanmış, sönmüş’ dediler. Yangın üzerinden 72 saat geçip ihbarda bulunulmadığı için işlem yapılmadı. ’İlla yanacak, biz söndüreceğiz; ona göre işlem olacak’ dediler. Biz de ortada kalakaldık. Gene annemlerde kalmaya devam ediyoruz. Tabii şimdi benim babam diyaliz hastası. Biz onların evinde kalıyoruz. Onlar da enfeksiyon kapmamak için soba yakıyor. Tek katlı müstakil bir ev; onlar da soba yaktığı için hepimiz aynı yerde yatmak zorunda kalıyoruz. Öbür türlü babam soğuk yerde yattı mı diyaliz hastası olduğu için hasta oluyor. Sürekli hastanelerle uğraşıyoruz; iki böbreği de bitik zaten. Biz onlarda kalınca onlar da mağdur duruma düşüyor. Bir çare bulunmasını istiyorum." "Ailemiz için destek istiyorum açıkçası" Emek Mahalle Muhtarı Sibel Akıl konuyla alakalı, "Vallahi ben duruma çok üzüldüm açıkçası. Benim de yeni haberim oldu. Keşke böyle bir şey olmasaymış ama olmuş. İyi ki eşi ve bebek evde yokmuş. Kullanılamaz hale gelmiş yani. Hani kendi kendine hava almayınca demek ki alevlenmemiş. Bunu is şeklinde her yere yayılmış. Yanması gereken yerler yanmış zaten. Tavan falan da bayağı düşmüş aşağıya. Yani çok üzüldüm. Bu nedenle de ben buradan gerekli büyüklerimizden, gerekli birimlerden destek ve yardım istiyorum. Çünkü ailemiz zaten yeni evde bir aile. Zaten hani ödemeleri gereken düğün borçları, eşyaları, taksitleri falan varken tekrardan her şeyin yanması hiç güzel olmamış yani. O nedenle de ben ailemiz için destek istiyorum açıkçası" diye konuştu.
Gaziantep Her gün 3 paket sigara içiyordu, sigarayı bıraktı hayatı değişti Ablasının ısrarı sonucu uzun yıllardır kullandığı sigara alışkanlığından kurtulmak için Gaziantep Şehir Hastanesi’ndeki Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvuran 55 yaşındaki Türkan Yıldız, poliklinikte görevli Uzman Doktor Mustafa Soylu’nun uyguladığı ilaçlı tedavi ile kısa sürede sigara bağımlılığından kurtuldu. Azim ve gayret ederek sağlıklı yaşama merhaba diyen Yıldız, sigara içtiği yılların pişmanlığı ile 35 yıl tiryakisi olduğu sigaradan kurtulmanın sevincini yaşıyor. 35 yıl boyunca her gün 3 paket sigara içen Yıldız, sigarayı bıraktığı günden beri yaşadığı sağlık sorunlarından da kurtuldu. Sigarayı bıraktıktan sonra hayatı değişen ve sağlıklı bir yaşamla hayatını sürdüren Yıldız, artık nefes sorunu yaşamadan daha rahat uyuyabiliyor, yemek yiyebiliyor ve saatlerce yürüyüş yapabiliyor. Yıllardır sigaranın hem maddi hem de sağlık açısından çok büyük zararlarını gören Yıldız, artık sigarasız yaşamın keyfini çıkarıyor. "Sigarasız hayattan çok memnunum" Sigarayı bıraktıktan sonra hayatının olumlu yönde değiştiğini belirten Yıldız, "19 yaşından beri sigara içiyordum. 35 yıl içinde sağlığımı kaybettim. Sonra sağlığımdan oldum. Ablam doktor, onun tavsiyesi üzerine Gaziantep Şehir Hastanesinde sigara bağımlılığından kurtulmak isteyenler için hizmet veren Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurdum. Yaklaşık bir aydır da sigara içmiyorum. Sağlığıma kavuştum, huzurluyum ve çok rahatım. Uykularım düzene girdi. Bu şekilde sigarasız hayattan çok memnunum ve doktorumuzun sigarayı bırakmamda büyük katkısı oldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Artık çok rahat nefes alıp veriyorum" dedi. "Sigarayı çok kolay ve çok rahat bir şekilde bıraktım" Sigara içtiği için çok büyük pişmanlık yaşadığını dile getiren Yıldız, "Hem ilaç kullanıyordum hem sigara içiyordum. Oluru yoktu, artık çaresizdim. Onun için Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurdum. Artık çok iyiyim. Sağlığıma kavuştum. Nefes alıp vermem, merdivenden inip çıkmam çok rahat oldu. İyi ki Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurmuşum. Komşularımın, arkadaşlarımın ve oğlumun da sigarayı bırakması için mücadele ediyordum. Oğlum sigarayı bıraktı. Uygulanan ilaç tedavisiyle ve profesyonel destekte alarak sigarayı çok kolay ve çok rahat bir şekilde bıraktım. Herkese sigarayı bırakmalarını öneriyorum" şeklinde konuştu. "Sigarayı bırakmak zor değil çok kolay" Sigara bağımlılığından kurtulmak isteyen herkesi polikliniğe davet eden Uzman Doktor Mustafa Soylu ise, "Türkan hanımın bir yakını daha önce bize müracaat etmişti. Sigarayı bıraktığını söyleyince Türkan hanımda randevu aldı ve polikliniğimize geldi. Kendisiyle konuştuk. Kendisiyle 10-15 günlük bir tedavi planı belirledik. Türkan hanım plana sadık kaldı. Belirlediğimiz hedefler çok kolay ve öyle zor hedefler vermiyoruz. Yapılamayacak hedefler değil. Sigarayı bırakmak aksine çok kolay. Danışanlarımız planına sadık kalmaları halinde biraz gayretle bu iş tamamıyla kökünden çözülür. Türkan hanım belirlenen hedefleri uyguladı ve sigarayı bıraktı. Yaklaşık bir aydır da sigara içmiyor" diye konuştu.
Düzce Rekor seviyede hastaya bakıldı, en fazla ilgi acile oldu DÜZCE(İHA) – Nüfusu 412 bin olan Düzce’de 2025 yılında 6 milyon 527 bin 22 hasta doktora başvurdu. En çok ilgi acil serviste yaşanırken, dahiliye ve ortopedi sırasıyla takip etti. Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, milyonlarca hastaya hizmet verildiğini söyledi. Düzce’de sağlık sektöründeki gelişmeler vatandaşların doktora başvuru sayılarına da yansıdı. 2025 yılında 412 bin nüfuslu şehirde, 6 milyon 527 bin 22 hasta Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşlara başvuru yaptı. Sağlık kuruluşlarına başvuran hasta sayıları hakkında bilgiler veren Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, "2018 yılından bu yana hekim ve personel sayımızı belirli bir seviyede artırdık. Artan hekim sayımız ile birlikte baktığımız hasta sayısı da artış gösteriyor. Sağlık Müdürlüğümüze bağlı hizmet veren sağlık tesislerimize 2025 yılında toplam 6 milyon 527 bin 22 hasta başvurusu gerçekleşti. Bu hastaların 3 milyon 17 bin 514 tanesi polikliniklere muayene olurken, 3 milyon 352 bin 508 kişi ise aile hakimlerinden, 969 bin 583 hastaya da hastanelerimizin acil servislerinde hizmet verildi. Ayrıca geçen yıl il dışından ilimize binlerce hasta kabulü yapıldı" dedi. "65 bin 412 kişi ameliyat oldu" Dr. Yasin Yılmaz, binlerce hastaya görüntüleme hizmeti verildiğini belirterek "İlimizde bir yılda toplam 65 bin 412 hastanın ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Güler yüzlü ve tecrübeli personellerimiz ile son teknoloji görüntüleme cihazlarımızla hizmet verdiğimiz sağlık tesislerimizden hastanelerimize başvuran hastalarımıza bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, olmak üzere toplamda binlerce hastaya görüntüleme hizmeti verildi. 300 bin 978 kişi Ağız ve diş sağlığı hastanemizden tedavi aldı" ifadelerinde bulundu. "3 bin 160 doğum gerçekleşti" 2025 yılında 3 bin 160 doğum gerçekleştiğini bildiren Yasin Yılmaz "İlimizde sağlığın korunması, hastalıkların tedavisi ve Rehabilitasyonu için yürüttüğümüz çalışmalarla vatandaşlarımızın nitelikli, ferah ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşması amacına müzahir planlama ve çalışmalarımızı, mesleğimizin kutsallığına inanan tüm sağlık çalışanlarımız ile birlikte, gece gündüz demeden özverili bir şekilde yürütüyoruz. Türkiye yüz yılında ilimizi ülkemizde ve bölgemizde sağlık alanında marka bir şehir olması noktasında desteğini bizlerden esirgemeyen Sağlık Bakanlığımız yetkililerine, devlet büyüklerimize ve her daim yanımızda olan çok kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.