SAĞLIK - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 10:15

Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil"

Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi.


Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu.



"Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz"


Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı.



"Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir"


Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu.



"Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir"


Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi.



"Belirti varsa cerrahi gerekir"


Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi:


"Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir."



"Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart"


Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Minik eller ormanlar için seferber oldu Muğla geneline olduğu gibi Marmaris’te de yaklaşan yangın sezonu öncesinde ’Orman Benim’ projesi kapsamında çevre etkinliği yapıldı. Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü öncülüğünde, Şehit Ahmet Benler İlkokulu öğrencileri ile birlikte Adaağzı’nda bulunan Kazım Koyuncu Hatıra Ormanı’nda çevre temizliği gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında yol kenarları ve ormanlık alanlarda yangın riski oluşturabilecek atıklar tek tek toplandı. Öğrenciler, ormancılar ve orman şefleri el ele vererek doğayı temizlerken, alanlardan cam şişeler, yemek artıkları, kartonlar, peçeteler ve çeşitli atıklar çıkarıldı. Toplanan çöpler arasında özellikle yangına sebebiyet verebilecek materyallerin bulunması dikkat çekti. Etkinliğe, Marmaris Orman İşletme Müdürü Gökhan Şahin, Marmaris Milli Parklar Müdürü Halil Şahin, BAKUT Arama Kurtarma ve AFAD destek ekibi, Şehit Ahmet Benler İlkokulu öğrencileri, Orman İşletme şefleri ve ormancıları katılım sağladı. Marmaris Orman İşletme Müdürü Gökhan Şahin çocuklara birlikte çöpleri toplayarak ormanların korunmasının önemini anlatarak, "Ormanlar hepimize ait. Bu güzel doğayı korumak ve temiz tutmak bizim sorumluluğumuz. Doğaya çöp atmamalı, atanları da uyarmalıyız" dedi. Ayrıca çöp toplamaya gelen ve bu bilince ortak olan miniklere Orman işletme müdürlüğü içinde uçurtma ve satranç olan hediyeler takdim etti. Hem çevre bilinci oluşturmak hem de yaz ayları öncesinde yangın riskine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, minik öğrencilerin duyarlılığı takdir topladı. Yetkililer, orman yangınlarının büyük bölümünün insan kaynaklı olduğuna dikkat çekerek vatandaşları daha dikkatli olmaya davet etti.