GÜNDEM - 03 Şubat 2024 Cumartesi 09:55

Yatalak babalarını bırakmayınca ikinci depremde tüm aile can verdi

A
A
A
Yatalak babalarını bırakmayınca ikinci depremde tüm aile can verdi

ADANA (İHA) – Adana’da 6 Şubat’ta ilk depremde binaları zarar gören ancak babaları yatalak olduğu için evi terk etmeyen aile ikinci depremde bina çökünce hayatını kaybetti. Geride kalan dede ve babaanne depremin yıldönümü öncesi acılarının hala çok taze olduğunu söyledi. Depremde ölen aileden geriye ikinci depremden önce evlerini çektikleri video kalırken videoda evdeki çatlaklar görüldü.


Kahramanmaraş merkezli depremlerde 50 binden fazla kişi hayatını kaybederken, 100 binden fazla kişi de yaralandı. Depremin oluşturduğu yıkıcı etki ise Adana dahil 11 farklı il de hissedildi. Adana’da 11 bina yıkılırken 418 kişi de hayatını kaybetti. Merkez Çukurova ilçesinde ilk depremde hasar gören, ikinci depremde ise yarısı yıkılan Mete Apartmanı’nda 12 kişi hayatını kaybetti. Bu kişilerden 4’ü ise bedensel engelli Erdeniz Öz (52), eşi Serap (50), oğulları Fikret (22) ve Mustafa (15) oldu.


Babaları için eve çıkmışlar


Aile, ilk depremde hasar gören apartmana bedensel engelli babaları Erdeniz dışarıda kalmasın diye çıktılar ve öğle saatlerinde yaşanan ikinci depremde enkaz altında kalarak hayatlarını kaybettiler.


Bile bile ölüme gittiler


Öte yandan Fikret Öz’ün ikinci depremden önce çekip arkadaşına attığı video ortaya çıkarken videoda evdeki çatlakların gözle görüldüğü ve gencin, ’Bu ev bir deprem daha olsa yıkılır’ dediği gözüktü.


Aileden geriye kalan dede Fikret Öz ve babaanne Emine Öz yaşadıkları tarifsiz acıyı İhlas Haber Ajansı’na anlattı.


“İnşallah bir daha yaşamayız”


Depremde tüm ailesini toprağa veren Fikret Öz, "İnşallah bir daha yaşamayız, bizim hatıralarımız o günden sonra acılarımız oldu, çocuklarımızın hatıraları ile yaşıyoruz. Eşimle ben de depremden sonra dünya ile ilişkimizi kestik. Depremde evin yıkıldığını öğrenince o an bittik ya biz bittik, yaşadığımız ıstırabı düşünmek istemiyorum, Allah kimsenin başına vermesin zor bir süreç. Macaristan’dan veya Bulgaristan’dan bir ekip gelmişti, molozun üstüne çıktı sonra geri dönüp ’Hiç canlı yok’ dediler. O zaman öğrendim ailemin vefat ettiğini, tabi kimseye söyleyemedim. 5 - 6 ay sonra ancak eşime o zamandan bildiğimi söyledim" dedi.


“Soy ismimi devam ettirecek kimse kalmadı”


Ailedeki tek erkek torunların Fikret Öz (22) ve Mustafa Öz (15) olduğunu belirten dede Öz, "Soy ismimi devam ettirecek kimsem kalmadı büyük oğlumun iki oğlu vardı, küçük oğlumun iki kızı var. Bizler öldükten sonra benim soy ismimi devam ettirecek kimse kalmadı. Allah’ın takdiri buymuş işte, biz istemezdik böyle olmasını Fikret ile Mustafa devam ettirir diyorduk. Amcasının iki kızı var, bizde adet evlenirken kuşak bağlanır Fikret ve Mustafa onların kuşaklarını bağlayacaklardı. Şimdi onlara kuşak bağlayacakta kimse kalmadı yapacak bir şey yok’’ dedi.


“Yağmurun altında 5 gün bekledik”


Tüm ailesini kaybeden Emine Öz, "Yağmurun altında 5 gün bekledik orada. 5 gün acı çektik, bağırdık. Fikretim çık dedim, kuzum el ver dedim ama çıkmadı. Ben bağırırken de en önce o çıktı. Bu sefer de Mustafa diye bağırdım, hiç kendi doğurduğum oğlum aklıma gelmedi. Torunlarıma çok yandım. Enkazdan çıkmadan önce oğlum inşallah vefat etmişsindir dedim. İnsan evladına söyler mi, ben söyledim çünkü bu acıya dayanamazdı iki oğlu birden vefat etmişti. Çocuklarına çok düşkündü eline geçen her şeyi onlara verirdi, kendi yemez onlara yedirirdi" ifadelerini kullandı.


“Bile bile ölüme gittiler”


Evladı ve torunlarının bile bile ölüme gittiğini aktaran Emine Öz, "Zor karar verdik, çok acı çektik bu olayda. Bedensel engelinden dolayı ilk depremde aşağı inemedi, merdivenden nasıl ineyim dedi. Biz çocukları ve annelerini aşağı indirip yanımıza almıştık. Onlar da babaları yukarıda olunca aşağıda duramadı Fikret yukarı çıkmak istedi, biz bırakmak istemedik. Gelelim hepimiz kucaklayalım Erdeniz’i indirelim dedik fakat onlar çıktılar. Bile bile ölüme mi gittiler çünkü Fikret’in çektiği video var arkadaşına göndermiş, çok çatlak var çok çatlak var diye tekrar tekrar söylüyor. Bile bile çıkmışlar, vadeleri buraya kadarmış’’ dedi.



Yatalak babalarını bırakmayınca ikinci depremde tüm aile can verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şehitkamil’de bayram boyunca hummalı temizlik mesaisi Şehitkamil Belediyesi ekipleri tarafından Kurban Bayramı süresince ilçenin dört bir yanında yoğun bir temizlik mesaisi yürütüldü. Bayram öncesinde kurban satış ve kesim alanlarında başlayan çalışmalar, vatandaşların sağlıklı ve hijyenik bir ortamda bayram geçirebilmesi adına gece gündüz devam etti. Kurban Bayramı’nın ilk gününden itibaren ilçedeki tüm kurban kesim noktalarında kapsamlı temizlik çalışmaları gerçekleştirildi. Ekipler, kesim alanlarında oluşan atıkları hızlı bir şekilde toplayarak kötü koku ve görüntü oluşumunun önüne geçti. Yıkama araçlarıyla kesim yerleri detaylı şekilde temizlenirken, alanlar yeniden hijyenik hale getirildi. Cadde ve sokaklar temizlendi Sadece kurban kesim alanlarında değil, ilçe genelindeki sokak, cadde ve mahallelerde de yoğun bir çalışma yürütüldü. Kent merkezi ve kırsal mahallelerde kurban atıkları ekipler tarafından düzenli olarak toplanırken, çöp konteynerleri kısa süre içerisinde boşaltıldı. Ardından konteynerler özel araçlarla yıkanarak dezenfekte edildi. Böylece hem çevre kirliliğinin hem de kötü kokuların önüne geçildi. Gece gündüz mesai Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, vatandaşların bayramı huzur ve sağlıklı bir ortamda geçirebilmesi için tüm ekiplerin büyük bir özveriyle görev yaptığını belirtti. Yılmaz, "Kurban Bayramı süresince ilçemizin dört bir yanında yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Hemşehrilerimizin daha temiz, daha sağlıklı ve daha huzurlu bir bayram geçirmesi için ekiplerimiz gece gündüz sahadaydı. Kurban kesim alanlarından sokaklarımıza, konteynerlerden kırsal mahallelerimize kadar her noktada titiz bir çalışma yürüttük. ‘Daha temiz bir Şehitkamil’ hedefiyle çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz" diye konuştu. Vatandaşlar da yürütülen çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Başkan Yılmaz ve ekibine teşekkür etti.
Malatya Malatya’da geleneksel sofralardan güçlü aile birlikteliğine AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu kapsamında gerçekleştirilen Milli Aile Haftası ziyaretleri ile Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Türk Mutfağı Haftası etkinliklerinde vatandaşlarla buluştu. Ölmeztoprak, hem Malatya’mızın kadim mutfak kültürünün yaşatılması hem de aile bağlarının korunması adına önemli mesajlar verdi. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası ile bu yıl ilk kez kutlanan Milli Aile Haftası kapsamında Malatya’da çeşitli ziyaret ve programlara katıldı. Türk Mutfağı Haftası kapsamında Halk Eğitim Merkezi Usta Aşçı Eğiticisi Arzu Koç’u ziyaret eden Milletvekili Ölmeztoprak, Malatya’nın yöresel lezzetlerine dair hasbihal etti. Ölmeztoprak, mutfak tezgahının başına geçerek geleneksel tariflerin hazırlanışına eşlik etti. "Malatya mutfağı başlı başına bir kültürdür" Milletvekili Ölmeztoprak’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Halk Eğitim Merkezi Usta Aşçı Eğiticisi Arzu Koç Malatya mutfağının sadece yemeklerden ibaret olmadığını belirterek, "Bu mutfak; paylaşmanın, komşuluğun ve aile birlikteliğinin yaşandığı büyük bir kültürdür. Annelerimizden, ninelerimizden öğrendiğimiz tarifleri genç kuşaklara aktarmaya çalışıyoruz" dedi. "Bu kültürü gençlere aktarmamız gerekiyor" Tecde Mahalle Muhtarı Ali Yiğit de Türk Mutfağı Haftası’nın önemli bir farkındalık oluşturduğunu belirterek, "Hazır gıdaların hayatın merkezine yerleştiği bir dönemde Türk mutfağını ve kültürünü gençlerimize aktarmamız gerekiyor. Malatya’nın yemek kültürü aynı zamanda komşuluk kültürünü ve paylaşmayı da yaşatıyor" ifadelerini kullandı. Yiğit, bu ziyaretlerle yöresel kültüre dikkat çekilmesinden dolayı Milletvekili Ölmeztoprak’a teşekkür etti. "Türk mutfağı bir medeniyet hafızasıdır" Milletvekili Ölmeztoprak ise Malatya mutfağının Anadolu’nun kültürel hafızasını taşıyan önemli değerlerden biri olduğunu belirterek, "Kayısımızdan analı kızlımıza, kiraz yaprağı sarmamızdan içli köftemize kadar her tarifte bu toprakların emeği, geçmişi ve gönül iklimi vardır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" çalışmasının dünya çapında büyük ilgi gördüğünü ifade eden Ölmeztoprak, geleneksel mutfak kültürünün korunmasının yanı sıra Sıfır Atık anlayışının da yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Ölmeztoprak, "Bizim medeniyet anlayışımızda israf değil bereket esastır. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde yürütülen çalışmalar, mutfak kültürümüzün gelecek nesillere aktarılması açısından çok kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Yarım asırlık evliliğe anlamlı ziyaret Milli Aile Haftası kapsamında da Yeşilyurt ilçesi İnönü Mahallesi’nde hane ziyaretleri gerçekleştiren AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, yarım asrı aşkın süredir evli olan Abdulvahap ve Bedriye çiftinin evine konuk oldu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette Milletvekili Ölmeztoprak evliliklerinde yarım asrı aşan çift ile aile bağlarının önemi, geçmişten bugüne taşınan değerler ve uzun evliliğin sırları üzerine sohbet etti. "Sevgi ve sabır olduğu sürece yuva ayakta kalır" Yarım asrı geride bırakan Abdulvahap amca ise uzun evliliğin temelinde sevgi, anlayış ve sabrın bulunduğunu belirterek, "Biz her zaman birbirimize destek olduk. Yokluğu da gördük, zorluğu da gördük ama birlikte ayakta kaldık" dedi. "Allah Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı başımızdan eksik etmesin" diyerek sözlerine başlayan Bedriye teyze de aile olmanın fedakârlık istediğini ifade ederek, "Şimdi gençlerin aile büyüklerinin kıymetini daha iyi bilmesi gerekiyor" diye konuştu. İnönü Mahallesi Muhtarı Mehmet Cengiz de, "Bu anlamlı ziyaretten dolayı AK Parti Malatya Milletvekilimiz İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’a teşekkür ediyorum" diyerek aile yapısının korunmasının toplum açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Milletvekili Ölmeztoprak ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonunun toplumsal yapı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, aile kurumunun korunmasının milli bir mesele olduğunu ifade etti. "Aile, değerlerimizi koruyan en güçlü yapıdır" Ölmeztoprak, "Aile; kimliğimizi şekillendiren, kültürümüzü yaşatan, inancımızı ve manevi değerlerimizi koruyan en güçlü mekteptir. Güçlü bireylerin yetiştiği sağlam aile yapıları güçlü toplumların temelidir" dedi. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ancak köklerine bağlı nesillerle ulaşılabileceğini vurgulayan Ölmeztoprak, dijitalleşmenin ve küresel kültürel baskıların arttığı bir dönemde aile bağlarının korunmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.