ÇEVRE - 04 Ekim 2024 Cuma 18:18

Bakan Kurum: "Şu ana kadar 101 bin 254 konutu teslim ettik”

A
A
A
Bakan Kurum: "Şu ana kadar 101 bin 254 konutu teslim ettik”

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Adıyaman’da rezerv alanlarında incelemede bulundu. Bakan Kurum, şu ana kadar 101 bin 254 konutu teslim ettiklerini belirterek, 2024 sonuna kadar toplamda 200 bin konutu teslim etmiş olacaklarını vurguladı.


Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Adıyaman’da Atatürk Bulvarı üzerindeki rezerv alanlarını gezerek incelemelerde bulundu. Bakan Kurum, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar’a teşekkür ederek, şu ana kadar 101 bin 254 konutu teslim ettiklerini belirterek, 2024 sonuna kadar toplamda 200 bin konutu teslim etmiş olacaklarını vurguladı.



“Baykar Şirketine teşekkür ederim”


Bakan Kurum, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar’a teşekkür ederek, “Kahta’dan Gölbaşı’na, Çelikhan’dan Besni’ye tüm Adıyamanlı hemşerilerimi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Afetzede kardeşlerimize, Cumhurbaşkanımızın selamlarını, sevgilerini iletiyorum. Hemen ifade etmek isterim ki; Adıyaman’ımıza her gelişimizde, bir önceki günden daha fazla yuvamızın sahipleriyle, iş yerlerimizin esnafımızla buluşmasından dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Ben hem şu anda önünde bulunduğumuz şantiyemizde çalışan hem de 11 ilimizin her yerinde alın teri döken; 153 bin işçi, mimar, mühendis kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Bugünkü ziyaretimiz kapsamında, Örenli mahallemizde, Baykar Şirketi tarafından inşa edilen yeni yuvalarımızı da burada ifade etmek isterim. Ben Adıyamanlıların huzurunda, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’a, Haluk Bayraktar beye çok teşekkür ediyorum. Bilhassa, bu vatana böyle kıymetli evlatlar kazandıran, daima hayrı ve hakkı destekleyen merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizi rahmetle yad ediyorum. Tabi Selçuk Bayraktar deyince akla Teknofest geliyor. Bildiğiniz gibi, Teknofest, bu yıl depremden etkilenen 11 şehrimizden biri olan Adana’mızda düzenleniyor. Buradan; geleceğin teknolojilerini üreten gençleri bir araya getiren, dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivaline selamlarımızı gönderiyoruz. Yarışmalara katılan her bir gencimizi sevgiyle kucaklıyoruz, tebrik ediyoruz” dedi.



“Son üç ayda 60 bin yeni konutun daha inşasına başladık”


Son üç ayda 60 bin yeni konutun daha inşasına başladıklarını ifade eden Bakan Kurum, “Bugün üzerinde bulunduğumuz deprem bölgesinde; ilk günden bu yana devlet millet birlikteliğini ortaya koyduk. Bu bölgeyi, yeni bir milli mücadele alanı olarak gördük. İşte bu inançla 11 ilimizde 452 bin konut ve iş yerini kapsayan projelerimiz için ortak akılla, istişareyle, tam bir uyum içerisinde çalışıyoruz. 11 şehrimizde 332 bin yeni yuva ve iş yerimizin inşaatını başlattık. Sadece son üç ayda 11 ilimizin şehir merkezlerinde, yeni yerleşim yerlerinde ve köylerinde tam 60 bin yeni konutun daha inşasına başladık” şeklinde konuştu.



“2024 sonuna kadar toplamda 200 bin konutumuzu teslim edeceğiz”


2024 sonuna kadar toplamda 200 bin konutumuzu teslim edeceklerinin altını çizen Bakan Kurum, “Şu ana kadar 101 bin 254 konutu teslim ettik. İnşallah 2024 sonuna kadar toplamda 200 bin konutumuzu vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. 2025 yılı sonuna geldiğimizde; 11 ilimizde 14 milyon insanımızın tamamı; huzurlu, güvenli, yeni bir hayata başlamış olacaklar” ifadelerini kullandı.



“Adıyaman’ımızda 14 bin 605 yeni işyeri ve konut teslim ettik”


Adıyaman’da 14 bin 605 yeni işyeri ve konut teslim ettiklerini belirten Bakan Kurum, "Adıyaman’ımız milletimizin gözbebeğidir. Hazreti Safvan’ın, Milli Mücadelenin yiğitleri Besnili Reşit Ağa’nın, Kahtalı Bedir Ağa’nın yurdudur. Bu değerleri yetiştiren; merhametin ve mertliğin timsali Adıyamanlı kardeşlerimizi çok seviyoruz. Ecdadın dediği gibi; ’bu hayattaki en güzel yer, bir duanın içinde yer almaktır.’ Biz Adıyamanlıların duasında yer almak için, çocuklarımızın güvenli yuvalarda huzurla büyümesi için canla başla çalışıyoruz. Şu ana kadar Adıyaman’ımızda 14 bin 605yeni yuvamızı ve iş yerini vatandaşlarımıza kazandırdık. Ve inşallah yılsonuna kadar toplam 7 bin 228 konut ve işyerini depremzede kardeşlerimize teslim edeceğiz. Adıyaman Meydan Projemizle şehrimize, işlevsel, estetik, geniş bir meydan kazandırmak istiyoruz. Şehrimize yeni bir nefes alanı açmayı arzuluyoruz. Meydanımız dükkanları, ofisleri, kütüphanesi, müzesi, okulu, camileriyle gençlik merkezi, parkı ve kafeleriyle; her türlü sosyal ihtiyaca cevap veren bir eser olacak. Bir ay önceki ziyaretimizde vatandaşlarımızın talebi alınarak, çoğunluğun sağlanması halinde projeyi gerçekleştireceğiz demiştik. Gelinen süreçte vatandaşlarımızla görüşmelerimizi yaptık. Yüzde 70 gibi yüksek bir çoğunluğun talebiyle projemizi hayata geçireceğimizi buradan müjdelemek istiyorum. Şunu da ifade etmek isterim. Eski Hükümet konağının bulunduğu alanımızı da hazine mülkiyetine aldık. Burada 1-2 katlı ticari alanlar yaparak, Atatürk bulvarındaki ticari ve sosyal canlılığı arttıracağız. Tabi burada hiçbir kardeşimizi de mağdur etmemek adına Vatandaşlarımıza kira yardımı ve konteyner imkanı da sunacağız. En kısa sürede, tahliye sürecine de başlayacağız. Yine bundan 130 yıl önce yine bir depremde yıkılan, tarihi 500 yıla dayanan Ulu Cami’miz için de yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bakanlık olarak verdiğimiz desteklerle, Kültür ve Turizm Bakanlığımızla; Ulu Camimizde yeniden ezan seslerini yükselteceğiz. Adıyaman Üniversitesi Morfoloji Binası, Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi ve 71 adet lojmanın, Örenli Mahallemizde 500 kişilik camimizin ihalelerini gerçekleştirdik, yapımlarına başlıyoruz. Ve yine İndere’de de bin 500 kişilik camimizin de inşaatına en kısa sürede başlıyoruz. Burası Adıyaman. Burası, Pera Antik Kenti’yle, Cendere Köprüsü’yle, Nemrut Dağı’yla dünya mirasına ev sahipliği yapan bir kültür atlasıdır. Adıyaman’ımız genç nüfusu, alternatif enerji potansiyeliyle çok büyük fırsatlara sahiptir. Adıyaman’ın sahip olduğu bu değerleri güçlendirmenin yolu da şehrimizi bir an önce yeniden imar etmekten geçiyor. Tam da bu noktada şunu ifade etmek istiyorum. Bizim, hiçbir devletin güç yetiremeyeceği işleri başaran güçlü bir devletimiz var. Kaynağımız, projemiz, irademiz var. Daha da önemlisi; azmimiz, hızımız, millet sevdamız var. Allah’ın izniyle; ekonomik şartlar ne olursa olsun, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 11 ilimizde depremin yaralarını saracağız. Tek bir kardeşimizi evsiz, ocaksız, çatısız bırakmayacağız. Tek bir annemizi, yavrumuzu; geleceğe dair umutsuz bırakmayacağız. Biz deprem bölgesine gelip selfi çekip ayrılanlardan olmadık, olmayacağız. Biz, depremden sonra, turistik bir ziyaret gibi buraya gelip, çay içip, sohbet edip gidenlerden olmadık. İlk günde buradaydık, son güne kadar da, son yuva dolana kadar da burada olmaya devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu açsın, işlerimizi kolaylaştırsın diyorum. Rabbim bizi vatandaşlarımıza mahcup etmesin diyorum” diye konuştu.



Bakan Kurum: "Şu ana kadar 101 bin 254 konutu teslim ettik”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye’de ameliyat edilen Koreli hastanın eşi: "Yüreğimizde olan memleket burası" Uzun yıllar önce Türkiye’ye yerleşen Güney Koreli çiftten Shine Cheon Choi’nin beyninde nüks eden kanser sonrası ameliyatı Türkiye’de gerçekleştirildi. Eşinin durumuyla ilgili Young Sook Seol, "2000 yılından beri buradayız, memleketimiz var da yüreğimizde olan memleket burası, burası evimiz" dedi. Hastasına ilişkin konuşan Doç. Dr. Ali Fatih Ramazanoğlu, "Kliniğimizde ameliyatı gerçekleştirildi, iyi geçti. Beyin kanseri tespit edilmişti, toplumun 100 binde 3 ile 5’i arasında görülür. Türkiye sağlık sektöründe dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri. Kişiler, hiç yaşamadıkları bir şikayet hissediyorlarsa kontrolde fayda var" ifadelerini kullandı. Güney Koreli aikido hocası 59 yaşındaki Shine Cheon Choi ve 56 yaşındaki Young Sook Seol çifti, 2000 yılında 5 yaşındaki kızlarıyla birlikte Türkiye’ye geldi. Ümraniye’de yaşayan, burada kendilerine bir hayat kuran ve 1 çocukları daha olan Koreli çift, zaman zaman ülkeleri ve yakınlarını da ziyaret etti. Shine Cheon Choi burada spor hocalığı yaparken eşi de çocuklarıyla ilgilendi. 2023 yılına gelindiğindeyse denge kaybı, davranış değişiklikleri gibi durumlar oluşunca İstanbul’da bir hastaneye başvuruldu, beyninden bir operasyon geçirdi. Sonrasında rahatsızlıkları tekrar kendini gösteren aikido hocası, ailesiyle ülkesine gitti ve Kore’de beyninde tümör tespit edilerek bir operasyon daha geçirdi. Ardından Türkiye’ye dönen aile, yaşamını sürdürürken hastada tekrar birtakım sıkıntılar meydana geldi ve Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuruldu. Yapılan detaylı incelemelerde doktorlar, beyin kanserinin nüksettiği tespit ederek hasta için ameliyat kararı verdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Ali Fatih Ramazanoğlu ve Doç. Dr. Luay Şerifoğlu ekibi tarafından takip edilen hastanın ameliyatı 3 Şubat’ta başarıyla gerçekleştirildi. Hekimler, hastalık ve sürece ilişkin bilgi verirken kontrolleri devam eden Koreli hasta ve eşi de yaşadıkları zorlu süreci ve Türkiye’ye olan sevgilerini dile getirdi. "Yüreğimizde olan memleket burası" Zorlu bir tedavi süreci geçiren Shine Cheon Choi, "Beni ameliyat eden doktora çok teşekkür ediyorum" derken eşi Young Sook Seol "2023 Şubat ayında aniden algılama gücü çok zayıflamıştı. Ondan fark ettik, şu anki 3’üncü ameliyatı, nadiren görülen bir hastalık. 2000 yılından beri buradayız, memleketimiz burası, kendi memleketimiz var da yüreğimizde olan memleket burası. Ameliyatı Kore’de de olabilirdik ama burayı seçtik. İnsanlar hep bu hastaneye geliyor; Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne. Baktım ki; doktorların tecrübesi bayağı çok. İyi doktor olduklarını, iyi tedavi ettiklerini gördük. Gönlümüz daha rahat hissettiğinden bu hastaneyi tercih ettik, ameliyat olduk. Türkiye’deki doktorlar çok akıllı ve yüreği sıcak, çok çok ilgileniyorlar. Tedavi için gelecek hastalar olursa çok çok tavsiye ederim. Eşim buraya ilk spor hocası olarak gelmişti, aikidocu. Burada insanlar çok sıcakkanlılar, Kore’ye gittiğimde hiçbir şey bilmiyorum. Metroya nasıl binilir, hangi hattan gidilir, insanlar yüz vermiyor. Gençliğimizi geçirdik o yüzden burası yüreklerimizde. Burada rahatlık hissediyoruz evimiz burası, kaldığı süreçte çok mutlu olduk, teşekkür etmek isteriz" şeklinde konuştu. "Beyin kanseri tespit edilmişti, 100 binde 3 ile 5 arasında görülüyor" Hastasının durumuna yönelik konuşan Doç. Dr. Ali Fatih Ramazanoğlu, "Enteresan bir hikayesi var, 20-25 sene önce Türkiye’ye aikido hocası olarak geliyor. Bir bayılma, nöbet geçirme hadisesi yaşıyor. Bir özel hastaneye gidiliyor, beyin kanaması tespit ediliyor. Ameliyat oluyor, sonraki takiplerinde beyin tümörü olduğu ortaya çıkıyor, ülkesine dönüyor, Kore’de tekrar bir ameliyat geçiriyor. Ülkesinde tedavisine devam ederken Türkiye’yi çok özlediklerini söylüyorlar. Hastamızın düzeni ve kendilerini Türkiye’de daha iyi hissettikleri için dönüyorlar. Burada kontrol filmlerinde tümörün nüksettiği ortaya çıkıyor. Kliniğimizde ameliyatı gerçekleştiriliyor, iyi geçti. Bu tür ameliyatları nöronavigasyon, nöromonitörizasyon dediğimiz sistemlerle, modern teknolojiyle ameliyatını yaptık. Beyin kanseri türü tespit edilmişti, bu hastalık kabaca toplumun 100 binde 3 ile 5’i arasında görülür. Tüm beyin tümörlerinde yüzde 15 ile 25 arasında. Bu kötü huylu bir tümördür, tespit edildikten sonra bu tür hastaların genelde yaşam süreleri 12 ay ile 15 arasında değişebilir" dedi. "Türkiye sağlık sektöründe dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri" Hastalık ve belirtilerine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Ramazanoğlu, "En sık nöbet geçirerek uygunsuz yerde hastalar bulunabiliyor. Hastalar tanısı konmadan, tedavisi gecikmiş bir şekilde başvurabiliyor. Bu tür durumlarda ameliyat yapılsa bile geç kalınmış olunabiliyor. Hastamızın anlattığına göre, Ümraniye çevresinde oturduğunu, hastanemizin çok yoğun olduğunu gördüğünü, bu kadar insan buraya geldiyse, işlerin iyi gittiğini düşünmüş. Türkiye’de sağlık sektörü, sağlık hizmetinde görev yapan personel, hemşire, doktorlarımız oldukça yetkindir. Türkiye sağlık sektöründe dünyanın en önde gelen ülkelerinden biridir. Dünyada hangi teknoloji kullanılıyorsa bizde de aynı teknoloji yetkinlikle kullanılmaktadır. Almanya, ABD’den hastamız olduğu gibi Kore’den de gelip bizlere tedavi olabiliyorlar. Hiç yaşamadıkları bir şikayet hissediyorlarsa örneğin; baş ağrısı, kusma, kolda bacakta uyuşma, konuşmada zorluk, muhakeme bozuklukları gibi şikayetler varsa en yakın sağlık merkezine başvurup bir kontrol etmekte fayda vardır" diye konuştu. "Erken teşhis her zaman önemlidir" Israrlı belirtilerin üzerinde durulması gerektiğini söyleyen ve erken teşhisin önemine vurgu yapan Doç. Dr. Şerifoğlu, "Yaklaşık 3 yıl önce ani bir baş ağrısı, bilinç kaybıyla bir özel hastaneye gidiyor. 2 ay sonra davranış bozukluğu nedeniyle hasta, eşi tarafından Kore’ye götürülüyor. Bu tümör fark ediliyor, koca bir alan alınıyor, hasta düzeliyor. Tekrar Türkiye’ye döndüğü zaman bizim onkoloji kliniği tarafından tedavisi veriliyor. Burada hastanın daha önce ameliyat edilen tümörünün büyüdüğü görülüyor. Cerrahi karar alınıyor, mevcut tümörlerde yaklaşık 2-3 saatlik bir operasyonla temizliyoruz. Şu anda hasta tedavilerine devam ediyor, gayet iyi, herhangi bir şikayeti kalmadı. Hastamızın beyin tümörü halk arasında kötü huylu denilen bir tümör. Her baş ağrısı tümör değildir, önemli olan; devam eden baş ağrısı olması. Erken teşhis her zaman önemlidir ve en önemli şey; tümörünüz bile olsa, ameliyat bile olsanız muhakkak tedavinize riayet edin, ihmal etmeyin ve moralinizi yüksek tutun" ifadelerini kullandı.
Mersin Tarsus Gelecek Spor Kulübü dört branşta başarı elde etti Tarsus Gelecek Spor Kulübü, atletizm, boks, güreş ve halter branşlarında elde ettiği derecelerle dikkat çekti. Farklı yaş gruplarında gelen başarılar, kulübün çok branşlı spor altyapısının güçlendiğini ortaya koydu. Mersin’de düzenlenen Büyük Kadın ve Erkekler Mersin Boks Şampiyonasında kulüp sporcuları önemli dereceler elde etti. Abuzer Topaloğlu, +90 kilogram kategorisinde Mersin şampiyonu olurken, Hatice Kübra Göçer 54 kilogramda il birincisi oldu. Göçer, Kocaeli Darıca’da düzenlenen Türkiye Boks Şampiyonası’nda ise 54 kilogram kategorisinde Türkiye üçüncülüğü elde etti. Mersin’de gerçekleştirilen Okullar Arası Genç A ve Genç B Puanlı Atletizm İl Birinciliği yarışmalarında kulüp sporcuları birçok kategoride derece aldı. Ayşegül Korkmaz 800 ve 1500 metrede il birincisi olarak Türkiye Şampiyonası’na katılma hakkı kazandı. Gizem Keskin 200 ve 400 metrede il birincisi olurken, Elizan Ecem Öz 200 ve 400 metrede il ikincisi oldu. Melek Naz Yaşar 200 metrede il ikincisi, 400 metrede il üçüncüsü olarak Türkiye Şampiyonası vizesi aldı. Yarışmalarda ayrıca Mısra Çelik 1500 metrede il ikincisi, Çağla Taze Fidan 1500 metrede il üçüncüsü ve 800 metrede il dördüncüsü, Nilay Aydın ise 100 ve 200 metrede il üçüncüsü olarak takım başarısına katkı sundu. Sivas’ta 26-29 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen Küçükler Grup Türkiye Serbest Güreş Şampiyonası’nda 41 kilogramda Melik Enes Göçen ve 52 kilogramda Furkan Özman beşinci oldu. Aynı tarihlerde yapılan Küçükler Grup Grekoromen Türkiye Şampiyonası’nda 34 kilogramda Mustafa Uzun Türkiye beşinciliği elde etti. Kayseri’de düzenlenen U15 Gruplar Güreş Türkiye Şampiyonası’nda ise 41 kilogramda Mustafa Turgut Türkiye üçüncüsü olarak kürsüye çıktı. Ordu’nun Ünye ilçesinde düzenlenen Okul Sporları Genç Kızlar Türkiye Halter Şampiyonası’nda Reyhan Opçin 48 kilogram kategorisinde koparmada 53 kilogram, silkmede 63 kilogram ve toplamda 116 kilogram kaldırarak Türkiye ikincisi oldu. Alisa Davarcı ise +77 kilogram kategorisinde toplam 144 kilogramla Türkiye sekizinciliği elde etti. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, elde edilen başarıların disiplinli çalışmanın sonucu olduğunu belirterek sporcuları ve antrenörleri tebrik etti. Boltaç, sporcuların Tarsus’u ulusal arenada başarıyla temsil ettiğini ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti.