POLİTİKA - 26 Eylül 2025 Cuma 11:55

Bakan Tekin: "Türkiye son 20 yılda eğitim öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı"

A
A
A
Bakan Tekin: "Türkiye son 20 yılda eğitim öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adıyaman’da 16 derslikli okulun açılışını yaptı. Açılış programında konuşan Tekin, "Türkiye son 20 yılda eğitim-öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı" dedi.


Adıyaman’ın Besni ilçesinde 16 derslikli Dr. Necip Öztürk Ortaokulu ve Besni Eğitim Bayramı’na katılmak üzere Adıyaman’a gelen Bakan Yusuf Tekin, öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Burada konuşan Dr. Necip Öztürk, eğitime oldukça önem verdiklerini dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti.



"Bir ülkenin geleceği kalemle, defterle çizilir"


Daha sonra konuşan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, "Eğitim, bir ülkenin, bir şehrin her şeyi. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bir ülkenin geleceği kalemle, defterle çizilir. Bir ülkenin geleceği, yetiştireceği, eğiteceği iyi eğitimli gençlerle şekillenir. Bugün burada hem bakanımızın hem de kıymetli protokolümüzün katkılarıyla çok güzel bir eğitim kurumumuzun, bir okulumuzun açılışını hep beraber gerçekleştiriyoruz. Ben bütün açılışlara gittiğimde heyecanlanırım ama okul açılışlarının heyecanı bir başka oluyor. Çünkü kürsüde karşınıza size hitap eden, Tutdere’de bir köy çocuğu olarak eğitimin ve cumhuriyetin sağladığı imkanlarla okudu ve bugün ülkesine, milletine, şehrine hizmet ediyor. Eğitim hepimizin vazgeçilmesidir. Nerede eğitime destek olan, katkı sunan kim varsa hepsine buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi.



"Devletimiz bu bölgeyi tekrar ayağa kaldırmakla ve her türlü ihtiyacını karşılamakla ilgili azmini hiç kaybetmedi"


Adıyaman Valisi Osman Varol ise konuşmasında, "Yaklaşık 2 buçuk yıl önce asrın felaketi diye adlandırdığımız birkaç asırda bir, yedi sekiz ömürde bir meydana gelebilecek çok büyük bir afet yaşadık. Yaşadığımız bu afet şehrimizin yapı stokunun üçte birini elimizden aldı. 8 bin 561 canımızı kaybettik. Allah hepsine rahmet eylesin. Ama bir şeyi kaybetmedik. Umudumuzu, ümidimizi hiç kaybetmedik. Adıyamanlı hemşerilerimiz memleketlerine olan inancını, bu memlekette yaşamakla ilgili arzu ve isteklerini hiç kaybetmediler. Devletimiz, büyük devletimiz bu bölgeyi tekrar ayağa kaldırmakla ilgili vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını karşılamakla ilgili azmini hiç kaybetmedi. Cumhurbaşkanımız bu bölgeye olan ilgisine alakasını hiç kaybetmedi ve hep birlikte omuz omuza vererek el ele kol kola memleketimizi ayağa kaldırmak için o günden bugüne çalışıyoruz. Ve artık çok şükür bugün geldiğimiz noktada artık yavaş yavaş sıkıntıları, temel ihtiyaçları çözmek yerine kaybettiklerimizi yerine koymanın sevincini, mutluluğunu yaşıyoruz. Yine geçen hafta Besni’deydik. Çok güzel bir kütüphanenin açılışını yaptık. Yine hayırseverlerimizin katkısıyla Allah onlardan razı olsun" ifadelerini kullandı.



"Türkiye son 20 yılda eğitim-öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı"


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise konuşmasında, "Önce Türkiye’deki eğitim-öğretim süreçleri ile ilgili genel rakamlar konusunda, çabuk unutuyoruz o yüzden bir hususun altını çizmek için bir rakam vermek istiyorum. Gerçekten artık herkes kabul ediyor, uluslararası raporlar da kabul ediyor ki Türkiye son 20 yılda eğitim-öğretimde hem fiziki altyapı hem teknolojik altyapı hem de akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı. Bugün burada, fiziki altyapı ile ilgili Adıyaman özelinde bir rakam vereceğim. Bundan 22 yıl önce, yani 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adıyaman’da 151 bin 216 öğrencimiz varmış. Bugün Adıyaman genelindeki öğrenci sayısı 147 bin yani öğrenci sayımız 3-4 bin civarında azalmış. 2002-2003 eğitim-öğretim yılında bu 151 bin öğrenciye 3 bin 153 derslikte eğitim veriyorduk. Şu anda 2025-2026 eğitim-öğretim yılı başlarken (inşaatı devam edenler, kesin kabulü yapılmayanlar, ihale süreci devam edenler hariç) 6 bin 890 dersliğimiz var. Yani 150 bin öğrenciye 3 bin 500 derslikte eğitim verirken bugün 147 bin öğrenciye yaklaşık 7 bin derslikte hizmet veriyoruz. Şunun altını çizmek lazım, bu 3 bin 500 dersliğin yaklaşık yarısı yani 2002-2003’te var olan dersliklerin yarısı yıllar içerisinde gerek ekonomik ömrünü tamamladığı gerekse deprem gibi felaketler sebebiyle yıkıldığı için şu anda elimizde o günden kalan yaklaşık bin 500 derslik bulunuyor. Ama bugün yaklaşık 7 bin derslikte eğitim hizmeti veriyoruz. Aynı şey öğretmen sayısı için de geçerli. O gün Adıyaman genelinde 150 bin öğrenciye 5 bin 600 öğretmenle ders anlatıyorduk. Bugün 147 bin öğrenciye 11 bin 173 öğretmenle eğitim-öğretim hizmeti veriyoruz. Ben diyorum ki devrim niteliğinde şeyler yapılmış. Yani o güne kadar yapılanların ikiye katlandığını söylüyorum, eleştiriyorlar. Ama gerçekten eğitim tarihi ile ilgili kitapları okuduğumuzda, başka ülkelerin rakamlarını gördüğümüzde bu veriler devrim niteliğinde işler yapıldığını gösteriyor. Bunları niye söyledim? Çünkü bunları yaparken birincisi, eğitim-öğretim süreçlerinin gündemin ilk sırasında yer almasını sağlayan bir Cumhurbaşkanımız var. Başbakan olduğu günden itibaren genel bütçeden en çok payı Milli Eğitim Bakanlığı aldı. Yani bütçenin en büyük payını Cumhurbaşkanımız, Milli Eğitim Bakanlığı’na verdi. Cumhurbaşkanımızdan başlamak üzere bugüne kadar hizmet eden Milli Eğitim Bakanlarımız, parlamentoda bütçeleri onaylayan milletvekillerimiz, hangi partiden olursa olsun siyasetçilerimiz, yerel yöneticilerimiz, belediye başkanlarımız, mülki idare amirlerimiz, valilerimiz, kaymakamlarımız ve tabii ki devletle birlikte bu süreci yüklenmeye çalışan hayırseverlerimize şükranlarımı sunuyorum. Allah milletimizden razı olsun, bu konuda emeği geçen herkesten razı olsun. Herkese teşekkür ediyorum" dedi.



"Deprem sonrası 110 bin derslik sayısını 11 ilimizde 137 bin 886’ya çıkardık"


Deprem sonrası eğitim alanında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Yusuf Tekin, "Son olarak birkaç rakam da depremle ilgili vermek istiyorum. 6 Şubat’ta asrın felaketini yaşadığımız 11 ilimizde yaklaşık olarak 119 bin 200 dersliğimiz varmış. Bunun yaklaşık 10 bini kullanılamaz hale gelmiş, yıkılmış. Güçlendirme yapılanları söylemiyorum. Yani 119 bin derslik, yaklaşık 110 bin seviyesine düşmüş. İki yıl içerisinde şu anda, yani 2025-2026 eğitim-öğretim yılında bu 110 bin derslik sayısını 11 ilimizde 137 bin 886’ya çıkardık. Yani 6 Şubat’tan önceki derslik sayısını bütün illerimizde yüzde 10’dan fazla artırdık. 11 ilin ortalaması yüzde 16. İki yılda bunu yapabiliyorsak, bu iradeyi gösterebiliyorsak, biraz önce saydığım siyasetçilere ve hayırseverlere ayrıca teşekkür etmek gerekir. Ben uluslararası toplantılarda bu verileri anlattığımda, ‘Bunların hepsini iki yılda mı yaptınız?’ diye soruyorlar. Evet, iki yılda yaptık. ‘Peki nasıl yaptınız’ dediklerinde, ‘Devlet-millet el ele yaptık’ diyorum. Ama anlamakta zorlanıyorlar. Çünkü onlar Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kararlılığını ve azmini tanımıyorlar. Ben herkese teşekkür ediyorum, süreçte emeği geçenlere. En çok da öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Biz bu kadar fedakârlık yapıyoruz, okul binalarımızı hazır hale getiriyoruz, yeniden yapıyoruz ve her geçen gün fiziki ve teknolojik kapasiteyi artırmak için çaba sarf ediyoruz. Biz bu açılışı yapacağız ve buradan ayrılacağız; artık bu okulda emanet öğretmenlerimiz olacak. O yüzden öğretmen arkadaşlarımız için fedakarlıklarından dolayı, emaneti kendi çocukları gibi sahiplendikleri için sizlerden kocaman bir alkış istiyorum. Allah öğretmenlerimizden de razı olsun. Buraya gelirken bir okula uğradık, orada da öğretmenlerimizi gördük. Gerçekten çocuklara kendi çocukları gibi sahip çıkıyorlar. O çocuklar bizim geleceğimiz demek. Yani geleceğimizi öğretmenlerimiz el birliğiyle hazırlıyor. Ben tekrar başta Doktor Necip Öztürk ve eşi olmak üzere bütün hayırseverlerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Açtığımız bu okulun diğer hayırseverlerimize de örnek olacak şekilde hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinize saygılar sunuyorum" diye konuştu.


Yapılan konuşmaların ardından Bakan Tekin, sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti. Bakan Tekin daha sonra okul öğretmenleriyle toplantıda bir araya geldi.



Bakan Tekin: "Türkiye son 20 yılda eğitim öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon Minik ellerden dev gösteri Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesindeki anaokulunda eğitim gören minikler mehteran takımı kurup, enstrümanları kendileri çalarak katılımcılara dev bir gösteri sundular. Bolvadin 24 Eylül Şehit Nuri Başaran Anaokulu öğrencileri, hazırladıkları görkemli mehteran gösterisiyle izleyenlere unutulmaz bir gün yaşattı. Bolvadin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, tarihi mirası minik omuzlarında taşıyan koca yürekli mehteranlar, izleyicilerden tam not aldı. Milli değerleri gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen okul yönetimi ve öğretmenlerin organizasyonuyla sahne alan minikler, performanslarıyla hem duygulandırdı hem de gururlandırdı. Geleneksel kıyafetleri ve disiplinli yürüyüşleriyle sahneye çıkan mehter takımı, ecdadın sesini bugüne taşıdı. Ellerdeki kös sesleri vatan sevgisiyle birleşince, salonu dolduran vatandaşlar miniklerin performansını uzun süre ayakta alkışladı. "Kurulan mehteran takımı bizleri çok etkiledi" Gösteriyi büyük bir heyecanla takip eden öğrenci velileri, okulun milli şuuru aşılayan bu yaklaşımından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Velilerden Tuba Totu, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, "Hayati Yağız ve Baturalp Totu’nun annesiyim. Bugün yıl sonu gösterisine katıldık ve kurulan bu harika mehteran takımı bizleri çok etkiledi. Milli şuurumuzu çocuklarımıza aşıladıkları için başta okul müdürümüze, müdür yardımcımıza, öğretmenlerimize ve tüm çalışma ekibine teşekkür ediyoruz" dedi. Salonda yankılanan marşlar ve miniklerin azmi, katılımcılara hem kültürel bir şölen sundu hem de milli değerlerin eğitimdeki önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sivas Medya editörlerini endişelendirecek haber: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi yapay zekâ tabanlı çalışan medya editörü geliştirdi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı tarafından geliştirilen medya otomasyon programı, haber siteleri ve içerik üreticilerinin ajanslardan gelen içerikleri hızlı, doğru ve planlı şekilde yönetmesini sağlıyor. Sistem, editörlerin iş yükünü azaltırken sosyal medya ve web platformlarında zamanlama sorununa da çözüm sunarak dikkat çekiyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, haber siteleri ve dijital içerik üreticileri için dikkat çeken bir medya otomasyon programı geliştirdi. Günümüzde haberi hızlı ve doğru bir şekilde okuyucuya ulaştırmanın büyük önem taşıdığına dikkat çeken Darıcı, geliştirdikleri yazılımın bu ihtiyaca kapsamlı bir çözüm sunduğunu belirtti. Darıcı, programın farklı RSS (Really Simple Syndication) kaynakları ve ajans aboneliklerinden gelen içerikleri bölge, coğrafya ve konu başlıklarına göre sınıflandırarak ilgili platformlara otomatik şekilde yönlendirebildiğini ifade etti. Sistem ise yönlendirilen haberleri ilgili web sitesinin yapısına uygun biçimde yeniden oluştururken, editörlere de önemli kolaylıklar sağlıyor. İçeriklerin başlık, metin ve akış düzenlemeleri editör kontrolünde kalırken, süreç çok daha hızlı ve verimli şekilde yönetilebiliyor. Geliştirilen medya otomasyonu sosyal medya ve web siteleri için de zamanlama planlaması yapabiliyor. Geliştirme süreci devam eden medya otomasyonunun, aldığı olumlu geri dönüşlerle dikkat çektiğini belirten Darıcı, sistemin önümüzdeki süreçte çok daha gelişmiş bir yapıya kavuşacağını ifade etti. Yeni nesil medya ihtiyaçlarına çözüm sunan programın, özellikle haber siteleri ve içerik üreticileri açısından önemli bir dönüşüm sağlaması bekleniyor. Sistem kendine özel şablonlar oluşturuyor Ayrıca sistem, haber, görsel ve video şablonlarını hızlı bir şekilde oluşturarak saniyeler içinde kullanıma hazır hale getirebiliyor. Kullanıcılar kendi platformlarına uygun özel şablonlar tanımlayabilirken, yazım dili ve ifade tarzını da sisteme entegre edebiliyor. Böylece içerikler, belirli bir yazarın üslubuna uygun şekilde yeniden üretilebiliyor. İçerikleri, mobil olarak onaylanabiliyor Editör onayını esas alan sistem, içeriklerin son kontrolünü tamamen kullanıcıya bırakıyor. Bunun yanı sıra anlık bildirim özelliği sayesinde kullanıcılar bilgisayar başında olmasalar bile mobil cihazları üzerinden içerikleri inceleyip onaylayabiliyor. Düzenli haber paylaşımı yapan kurumlar için büyük kolaylık sağlıyor Program, içerikleri farklı zaman dilimlerine göre planlayarak, doğru zamanda paylaşım yapılmasına imkan tanıyor. Bu sayede özellikle düzenli içerik paylaşımı yapan kurumlar için büyük bir kolaylık sağlanıyor. Programın, grafik ve video editörlerinin iş yükünü de önemli ölçüde azaltıyor. "Büyük bir kolaylık sağlamaktadır" Sefer Darıcı, geliştirilen program hakkında bilgiler vererek, "Bu, aslında tam anlamıyla bir medya otomasyon programıdır. Günümüzde özellikle içerik üreticileri ile haber siteleri ve haber sayfaları açısından oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bugünün dünyasında haberi hızlı bir şekilde okuyucuya ulaştırmak ve ajanslardan gelen içerikleri doğru biçimde web sitenize ve sosyal medya hesaplarınıza aktarmak son derece önemlidir. Geliştirmiş olduğumuz ve hala üzerinde çalışmaya devam ettiğimiz yazılım, bu medya otomasyonunu eksiksiz bir şekilde gerçekleştirmektedir. Farklı RSS (Really Simple Syndication) kaynaklarından ve ücretli ajans aboneliklerinden gelen haber içeriklerini belirli bir bölgeye, coğrafyaya ya da konu başlığına göre sınıflandırarak ilgili haber sitelerine yönlendirmekte ve yönlendirilen sitenin özelliklerine göre içeriği yeniden oluşturmaktadır. Zamanla yarışılan durumlar ve haber sayfalarının teknik gereksinimleri, bu tür otomasyonları neredeyse zorunlu hâle getirmektedir. Haber siteleri ve düzenli içerik paylaşımı yapan kurumlar için bu sistem büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca sosyal medya ve web sitelerinde belirli saat dilimlerinde paylaşım yapma ihtiyacına da çözüm sunmaktadır. Geliştirdiğimiz medya otomasyonu, farklı zaman dilimlerine ve coğrafyalara göre içerikleri planlayarak ilgili platformlara uygun biçimde düzenleyebilmektedir" dedi. "Tarzını sisteme tanımlayabilir" Kullanıcıların kendi haber platformlarına göre uygun şablonda haber yükleyebileceğini belirten Darıcı, "Bunun yanı sıra sistem, hızlı bir şekilde haber, görsel ve video şablonları oluşturabilmekte ve bunları saniyeler içinde kullanıma hazır hâle getirebilmektedir. Kullanıcılar, kendi haber sitelerine veya platformlarına uygun özel şablonlar yükleyebilir ve kendi yazım dilini, ifade tarzını sisteme tanımlayabilir. Bazı haber içeriklerinde belirli bir yazım stili ve anlatım dili öne çıkmaktadır. Bu medya otomasyonu, yazar tanıma, yazar özellikleri ve yazım stili gibi unsurları da sisteme entegre etmenize imkan tanır. Böylece gelen içerikler, sanki ilgili yazarın kaleminden çıkmış gibi yeniden oluşturulabilir. Ancak son kontrol her zaman kullanıcıya bırakılır ve içerik, editör onayıyla yayımlanır. Sistemin bir diğer önemli avantajı ise kullanıcıya anlık bildirimler göndermesidir. Bilgisayar başında olmasanız bile cep telefonunuza gelen bildirim sayesinde içeriği inceleyip onaylayabilir ve yayına alabilirsiniz. Bu sayede hızlı içerik üretimi, hızlı paylaşım ve zaman alan grafik tasarım veya video düzenleme süreçleri büyük ölçüde kolaylaşmaktadır" diye konuştu. "Sonuçlar verimli ve umut vericidir" Bu programın grafik ve editörlerin iş yükünü de önemli ölçüde azaltacağını söyleyen Darıcı, "Medya otomasyonumuz üzerinde çalışmaya başladığımızdan bu yana önemli bir ihtiyaca cevap verdiğimizi fark ettik. Farklı kurum ve birimlerden aldığımız olumlu geri dönüşler, doğru bir noktada olduğumuzu göstermektedir. Yazılımımız halen geliştirme aşamasında olsa da elde ettiğimiz sonuçlar oldukça verimli ve umut vericidir. Önümüzdeki süreçte çok daha gelişmiş bir noktaya ulaşacağına inanıyoruz. Editörler açısından bakıldığında, bu sistem sürecin hızlı bir şekilde yönetilmesini sağlarken içerik kontrolünü tamamen editörün elinde tutar. Başlıkların ve metinlerin yeniden düzenlenmesi, içerik akışının planlanması ve paylaşımların doğru zamanda yapılması açısından büyük katkı sunar. Aynı zamanda grafik ve video editörlerinin iş yükünü de önemli ölçüde azaltır" şeklinde konuştu.
İstanbul Beylikdüzü’nde pişkin minibüs şoföründen yolcuya cevap "Keyfi çalışıyorum var mı itirazın" Beylikdüzü’nde caddede bekleyen yolcuyu aracına almayan minibüs şoförünün cevabı "Keyfi çalışıyorum var mı itirazın" oldu. Pişkin minibüs şoförü ve yolcu arasında yaşana tartışma kameraya yansıdı. İstanbul’da toplum ulaşımda yaşanan sıkıntılara her gün yeni birisi ekleniyor. Metrobüs ve İETT otobüslerinde sıklıkla yaşanan arızalarla gündeme gelen İstanbul ulaşımında minibüsler de sıkıntılar yaşanıyor. İstanbul’un bazı semtlerindeki İETT seferlerinin yetersizliği, minibüs hattında yaşanan yoğunluk ve şoförlerin saygısız tavırları yolcuları mağdur ediyor. Son yaşanan hadisede Beylikdüzü’ndeki 4 Numaralı minübüs hattı şoförünün bir vatandaşı araca almadığı, koşup ışıklarda aracı yakalayan yolcuya "keyfi çalışıyorum var mı itirazın" dediği görüldü. Video görüntülerinde yolcu "Üç kişiyi niye almadın, vatandaşı mağdur ediyorsun" deyince, minibüs şoförünün "Durmuyorum var mı itirazın! Keyfi çalışıyorum" ifadelerini kullanıyor. Ayrıca Beylikdüzü Yakuplu’dan Yenibosna ve Bakırköy’e yapılan İETT seferlerini kaldırılması da bölgedeki toplu ulaşımda sıkıntılara neden oluyor. Otobüs seferlerinin kaldırılması nedeniyle tıklım tıklım dolan minibüsleri tercih etmek zorunda kalan vatandaşlar, evlerine ve iş yerlerine gitmekte sıkıntı yaşıyor. İETT seferlerinin kaldırılması ve minibüs hatlarında yaşananlar nedeniyle İBB’ye defalarca şikayette bulunduklarını söyleyen bölge sakinleri, yetkilerin sorunu çözecek bir adım atmamasından şikayet ediyor. İstanbul’un nüfus yoğunluğunun giderek arttığı Beylikdüzü, Esenyurt ve Büyükçekmece de metro bulunmaması da şehir ulaşımının yıllardır kanayan yarası olarak göze çarpıyor.
Elazığ Elazığ bir yılda aldığı yağışın daha fazlasını 5 ayda aldı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, "2025 yılında metrekareye 350 kilogram yağış düştü, 2026 yılında ise 5 aylık periyotta 420 kilogram yağış oldu. 2026 yılının 5 ayını değerlendirecek olursak, yağışlar mevsim normallerinin yüzde 35 üstünde gerçekleşirken, geçen yıla oranla ise yüzde 80 üzerinde gerçekleştiği kaydedilmiştir" dedi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, yılbaşından itibaren etkili olan yağışlar hakkında açıklamalarda bulundu. Yağışların geçen yıl metrekareye 350 kilogram yağış düştüğünü bu yıl ise ilk 5 ayda 420 kilogram yağış aldıklarını dile getiren Öztürk, rekor yağış beklendiğini söyledi. "Mevsim normallerinin yüzde 35, geçen yıla oranla yüzde 80 üzerinde yağış alındı" Yağışlar hakkında açıklamalarda bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Teknik Şube Müdürü Yunus Öztürk, "Yaptığımız son değerlendirmelere göre, bölgenin genelinde havanın yağmurlu ve sağanak olarak geçmesi devam edecek. Cuma gününden itibaren yağışların bölgemizi terk etmesi beklenmektedir. Bununla birlikte sıcaklıkların da mevsim normallerinin üstüne çıkmasını bekliyoruz. 2026 yılının 5 ayını değerlendirecek olursak, yağışlar mevsim normallerinin yüzde 35 üstünde gerçekleşirken, geçen yıla oranla ise yüzde 80 üzerinde gerçekleştiği kaydedilmiştir" diye konuştu. "Rekor yağış beklenebilir" Öztürk, "2025 yılında metrekareye 350 kilogram yağış düştü, 2026 yılında ise 5 aylık periyotta 420 kilogram yağış oldu. Bunun normal ortalaması 241 kilogramken, biz 420 kilogram civarında bir yağış aldık. Şuanda gerçekleşen yağışlar mevsim normallerinin üzerinde gerçekleştiği için, geçen yıla ve mevsim normallerine göre üst seviyede yağışlarımız devam etmektedir. Bununla alakalı gerekli zamanlarda meteorolojik uyarılar yapmaktayız. Sel, su baskını, su taşkını, yıldırım ve dolu olayları gibi uyarılarımız devam etmektedir. 2023 yılında bir yıllık yağışımız 690 kilogram civarındaydı. 2026 yılında ise şuana kadar 420 kilogram oldu. 2023 yılında yaşanan yağış rakamını yakalayacağımızı düşünüyoruz. Rekor yağış beklenebilir" şeklinde konuştu. "Nisan ayında 60 iken 130 kilogram yağış aldık" 2026’nın ocak ayında mevsim normallerinin 38 kilogramken, 71 kilogram yağış düştüğünü aktaran Öztürk, "Şubat ayında 41 kilogram olan yağış 88 kilogram düştü. Mart ayında, 50 kilogramken 84 kilogram düştü. Nisan ayında 60 iken, 130 kilogram yağış aldık. Mayıs ayında ise 5 günlük periyotta 45 kilogram yağışımız oldu normalde de mevsim normalleri olarak 51 kilogram yağış alıyorduk. Şuan da herhangi bir kar ve zirai don beklentimiz yok" cümlelerini kullandı.
Samsun Siber tehditlere karşı bilinç çağrısı Samsun’da internet ve teknoloji kullanımında dikkat edilmesi gereken konulara yönelik "SİBERAY Güvenlik Semineri" gerçekleştirildi. İlkadım Belediyesi, İlkadım Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin sunumuyla ‘SİBERAY Güvenlik Semineri’ gerçekleştirildi. Acem Tekkesi’nde düzenlenen seminerde, güvenli internet kullanımı, internet dolandırıcılığı ve teknoloji bağımlılığı ile bu bağımlılığı önleme konularında ekiplerce bilgiler verildi. "Ailelerin dikkati önemli" İnternet ve teknoloji kullanımında dikkatli olunması gerektiğini söyleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Teknolojinin gelişmesi, sosyal mecraların yaygınlaşması ve internet ağının genişlemesi ile hayatımızda birçok değişiklikler yaşanıyor. Cep telefonlarının ve bilgisayarların, gelişen teknolojiyle daha da karmaşık hale gelmesi, maalesef olumsuz sonuçlar da doğurabiliyor. Bunların başında internet dolandırıcılığı gelmektedir. Özellikle çocukları ve yaş almış bireyleri kendilerine hedef kitle olarak belirleyen internet dolandırıcıları; başarı elde etmeleri durumunda büyük kayıplara ve olumsuz sonuçlara yol açabiliyorlar. Bu sonuçların önüne geçebilmek, ailelerin dikkati ve takibi ile mümkün olmaktadır. Bu noktada, İlkadım Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından, kadınlarımıza yönelik güzel bir seminer gerçekleştirdik. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince; güvenli internet kullanımı, dijital okuryazarlık, siber zorbalıkla mücadele, teknoloji bağımlılığı ve korunma yolları ile dolandırıcılık ve yasa dışı bahis riskleri konularında çok önemli bilgiler verildi. Umuyoruz ki verilen bu bilgiler faydalı olur ve teknolojiye bağlı olumsuz durumlar yaşanmaz" dedi. Programa İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz’ın yanı sıra, İlkadım Belediye Meclis Üyesi Ayperi Türkoğlu, Samsun Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Öztürk, İlkadım Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Muradiye Ergin ve kadın meclisi üyeleri katıldı.