GÜNDEM - 24 Aralık 2024 Salı 09:17

Ağrı’da köy okulu öğrencilerine sıcak bir dokunuş

A
A
A
Ağrı’da köy okulu öğrencilerine sıcak bir dokunuş

Köy Çocukları Okusun Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Ağrı’da faaliyet gösteren bir güzellik salonu, merkeze bağlı Karaboğa köyünde unutulmaz bir yardım etkinliğine imza attı. Proje kapsamında köy okulundaki çocuklara kışlık mont ve bot gibi temel ihtiyaçlar hediye edilirken, çeşitli sürprizlerle çocukların yüzleri güldürüldü.


Havaların soğumasıyla birlikte köy çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla harekete geçen gönüllü ekip, dernek ve güzellik salonu işletmecisi Yaren Polat’ın iş birliğiyle hem ihtiyaç sahibi çocuklara yardım eli uzattı hem de onlara keyifli bir gün yaşattı. Çocuklar için düzenlenen etkinlikte saç kesimi, örgü ve taç tasarımı gibi kuaförlük hizmetleri sunulurken, gönüllüler çocuklara waffle hazırlayarak küçük ama anlamlı mutluluklar armağan etti.


"Çocukların yüzündeki tebessüm en büyük kazancımız" diyen güzellik salonu işletmecisi Yaren Polat, projeye duyduğu heyecanı şu sözlerle dile getirdi:


"Kış mevsimiyle birlikte köy okullarında okuyan çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için dernekle el ele verdik. Çocuklarımıza mont, bot gibi temel ihtiyaçlarını ulaştırdık. Ayrıca kendi mesleğimden gelen kuaförlük becerilerimi kullanarak saç kesimi, örgü ve taç tasarımı gibi etkinlikler yaptık. Onların yüzündeki tebessüm en büyük mutluluğumuz. Herkesin, özellikle köy okullarındaki çocuklara destek olması gerektiğine inanıyorum.”



"Yardımlar sürekli olmalı"


Projede gönüllü olarak yer alan Yeşim Temel ise yardımların bir seferlik olmaması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:


"Bu projeyle çocukların kışlık ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık. Ancak ihtiyaçlar sürekli ve bu yardımların devam etmesi gerekiyor. Çocukların sadece fiziksel ihtiyaçlarını değil, gönüllerini de hoş etmek istedik. Onlara saç kesimi ve örgü gibi hizmetler sunarak ufak mutluluklar yaşattık. Bu tür projelere herkesin destek vermesi gerektiğine inanıyoruz."



Çocuklardan ve velilerden teşekkür


Proje sayesinde bot ve mont sahibi olan çocuklar, yaşadıkları mutluluğu dile getirirken köydeki veliler de bu anlamlı yardımlar için derneğe ve güzellik salonu ekibine teşekkür etti. Veliler, bu tür projelerin devam etmesini temenni ederken, gönüllüler toplumun her kesiminden destek beklediklerini ifade etti.


Ağrı’da gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlikle sadece çocukların ihtiyaçları karşılanmakla kalmayıp onlara unutamayacakları bir gün de yaşatıldı.



Ağrı’da köy okulu öğrencilerine sıcak bir dokunuş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.