POLİTİKA - 24 Ağustos 2024 Cumartesi 13:47

Eski başkan Sayan’dan parti değiştiriyor iddialarına tepki

A
A
A
Eski başkan Sayan’dan parti değiştiriyor iddialarına tepki

Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan kendisi hakkında “parti değiştiriyor” iddialarına tepki göstererek yalanladı.


Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan kendisi hakkında “parti değiştiriyor” iddialarına sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki göstererek yalanladı. Sayan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:


Bir dönem Ağrı Belediye Başkanlığı da yapan AK Partili Savcı Sayan, geçtiğimiz günlerde ekonomi ile ilgili açıklamalarda bulunmuş ve hükümetin ekonomik politikasını eleştiren ifadeler kullanmıştı. Sayan’ın bu açıklamaları sonrası ‘Savcı Sayan saf mı değiştiriyor’ veya ‘muhalefet ağzıyla konuşuyor’ gibi ifadeler sosyal medyada oldukça fazla dile getirilmişti. Ortaya atılan bu iddiaların ardından Savcı Sayan, sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunarak tepki gösterdi. Sayan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:


“Ne zaman bir yerde yanlış yapmaya çalışan birilerini uyarmaya çalışsam, uğruna siyaset yaptığım,


Ülkem için gerekli uyarıları yapsam, pusuda bekleyen birileri hemen “gemiyi mi terk ettin” “makam mı istiyorsun” gibi kendilerine yakışan ucuz ve basit şeyler yazıyorlar. Tabii bunların hepsine tane tane cevap vermeye vaktim olmadığı için topluca bu trollere buradan cevap yazmak istedim. Bakınız lağımdan beslenen troller,


Ben Savcı Sayan’ım. Asil bir ailenin evladıyım,


Hayatı boyunca dostlarını satmamış, çevresi tarafından yiğitliği ve Mertliğiyle nam salmış Rahmetli Dilaver beyin oğluyum.. Böyle bir ailenin evladının fıtratında satmak ve ihanet olmaz, olamaz, Olabilemez ve de olmamalıdır..


Biz, mertçe çatışırız. Mertçe savaşırız. Mertçe yeneriz. Mertçe yeniliriz. Yetiştiğim doğanın bir sonucu olarak mizacımda sertlik vardır. Bu doğru ama, mayamda namertlik yoktur .Ben babamın vasiyetlerine uyarım..


“Safkan atların yerine Eşekleri bağlamayın, lafını hiç unutmadığım için Siyasette liderleri çok önemserim.


Dolayısıyla ben sınıf başkanı bile olamayacakların peşine takılmadım, takılmam. Rahmetli Baykal’a ve Erdoğan’a bakarsanız bu ilkeli duruşumu anlarsınız..


Diyeceksiniz ki; gemiyi terk etmem diyorsun, ama CHP’yi terk ettin. Bakınız sayın lağım fareleri, sizin karakterinize ve size benzer insanlar, sürekli sayın Bayka’lın kaptanlığını yaptığı CHP gemisinin altını yıllarca kemirdiler,


Gemi aşınmayınca kaptanına suikast yapıp esir aldılar, kaptanı esir alınca gemide olanlara “teslim olun” dediler.


Ben ve benim gibi parmakla sayabileceğim bir kaç kişi teslim olmaktansa, boğulalım daha iyi diyerek denizin ortasında suya atladık. Teslim olmadık. Yüzdük karaya çıktık. Karada bizi, içerde ve dışarda sizin gibilerle mücadele etmiş,esir düşmemiş,onların başını eze eze buralara gelmiş başka bir muzaffer kaptan karşıladı.


Bağrına bastı bizi, onlara yem etmedi. Bu muzaffer kaptan her zaman “Dünya beşten büyüktür” diyen Recep Tayyip Erdoğan’dı.


Ben CHP’de hem gençlik kolları, hem de ana kademede en alttan başlayarak, ilçe Başkanlığı, il Başkanlığı parti meclisi, üyeliği MYK üyeliği ve genel başkan yardımcılığı yapmış birisiyim. İki cephedeki liderleri ve politikalarını iyi bilirim.. Geçmişte şahsına yaptığımız hakaretlere rağmen, batan gemiden bizi alıp bağrına basan


Sayın Erdoğan’a sadakat ve şeref borcumuz vardır. Ben daha önce de söyledim Erdoğan‘la ile ölümü, zindanı ve sürgünü göze alarak siyaset yapan birisiyim.


Bu saydığım üç şey de benim için ödüldür. Ben Erdoğan’a ihanet etmem. Reisin kaptanı olduğu geminin altını kemirmem. Lağımdan beslenmiyorum gıdam dürüstlük, menzilim dostluktur. Ama kişiliğini gerçek karakterini, Sinsiliğini gizlediğini sanan, sayın Erdoğan’ın sayesinde bir yerlere gelmiş, kafasındaki planları devreye sokmak için sinsi planlar kuran, Erdoğan düşmanları bilin ki; Reisin neferleri olarak size bu fırsatı vermeyeceğiz. Sizi her konuda uyarmaya devam edeceğiz. Erdoğan’a ve hükümete tuzak kuran birilerini gördüğümüzde, ya da farkettiğimizde bu tuzağı kuranları ifşa etmez ve uyarmazsak, demek ki bizler de, bu tuzağa ortağız.“


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.