EĞİTİM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 09:54

Patnos’ta öğretmenlerden örnek dayanışma

A
A
A
Patnos’ta öğretmenlerden örnek dayanışma

Ağrı’nın Patnos ilçesinde görev yapan bir grup fedakâr öğretmen, "Bir Elin Sıcaklığı Bir Çocuğa Umut Işığı Olsun" projesi kapsamında anlamlı ve örnek bir çalışmaya imza attı. Tamamı gönüllülük esasına dayanan bu projede öğretmenler, hem üretmenin hem de paylaşmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.


Proje kapsamında öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir kurumda bir araya gelerek seramik atölye çalışması gerçekleştirdi. Büyük bir emek ve sabırla hazırlanan seramik ürünler, daha sonra epoksi ile kaplanarak estetik ve kullanışlı hediyelik eşyalara dönüştürüldü. El emeği göz nuru bu ürünlerin en dikkat çekici yönü ise satış sürecinde ortaya çıktı. Öğretmenler, ürettikleri hediyelik eşyaları dışarıdan bir alıcıya sunmak yerine kendi aralarında satın alarak projeye doğrudan katkı sağladı.


Elde edilen gelirle Patnos’a bağlı köy okullarının ihtiyaçları belirlendi. Bu kapsamda öğrencilere yönelik zeka oyunları, sportif oyun materyalleri ve kırtasiye malzemeleri temin edildi. Öğretmenler yalnızca malzeme desteği sağlamakla yetinmedi; köy okullarını tek tek ziyaret ederek öğrencilerle birlikte oyunlar oynadı, etkinlikler düzenledi ve onlarla kaliteli zaman geçirdi. Renkli görüntülere sahne olan bu buluşmalar, çocukların yüzlerinde tebessüm, gönüllerinde ise unutulmayacak hatıralar bıraktı.


Köy okullarındaki öğrenciler, kendileri için özel olarak hazırlanan oyunlar ve etkinlikler sayesinde hem eğlendi hem de öğrenmenin keyfini yaşadı. Zeka oyunlarıyla düşünme becerilerini geliştiren öğrenciler, sportif oyunlarla da hareketli ve neşeli anlar yaşadı. Öğretmenlerin samimi ilgisi ve içten yaklaşımı, çocukların motivasyonunu gözle görülür şekilde artırdı.


Bu anlamlı proje, ilçede eğitim camiası başta olmak üzere veliler ve vatandaşlar tarafından da büyük takdir topladı. Veliler, öğretmenlerin yalnızca ders anlatmakla kalmayıp öğrencilerin hayatına dokunan bu tür sosyal projelerde yer almasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Eğitimcilerin özverili çalışmaları, "öğretmenlik sadece sınıfta değil, hayatın her alanında rehberlik etmektir" sözünü bir kez daha doğruladı.


Patnos’ta hayata geçirilen "Bir Elin Sıcaklığı Bir Çocuğa Umut Işığı Olsun" projesi, imkânların sınırlı olduğu yerlerde dahi birlik, dayanışma ve gönüllülükle ne kadar büyük farklar oluşturulabileceğini ortaya koydu. Öğretmenlerin bu örnek davranışı, hem bugün için umut oldu hem de geleceğe ışık tutan bir eğitim dayanışması olarak hafızalarda yer etti.



Patnos’ta öğretmenlerden örnek dayanışma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Adem Yeşilyurt: "Fenerbahçe’de forma rekabetine girmek istiyorum" Karşıyaka’dan, Fenerbahçe’ye transfer olan Adem Yeşilyurt, sarı-lacivertlilerde forma rekabetine girmek istediğini belirterek, Avrupa futbolunda örnek aldığı futbolcuların da Rayan Cherki ve Michael Olise olduğunu söyledi. Karşıyaka’nın 19 yaşındaki futbolcusu Adem Yeşilyurt, 500 bin Euro bonservis bedeli ve sonraki satıştan yüzde 25 pay karşılığında Fenerbahçe ile anlaştı. Sezonun kalan bölümünü Karşıyaka’da geçirecek olan genç futbolcu, yeni sezonda sarı-lacivertli ekibe katılacak. Bu sezon Teknik Direktör Burhanettin Basatemür tarafından A takıma alınan Adem Yeşilyurt, ilk maçına Türkiye Kupası’nda Bursa Yıldırımspor karşısında çıktı. Ligde ise ilk kez Alanya 1221 müsabakasında süre alan Yeşilyurt, takımdaki futbolcuların bahis soruşturmasından aldığı cezalar nedeniyle oluşan eksiklikte 11’e yerleşti. Bulduğu şansı iyi değerlendiren 19 yaşındaki futbolcu, 2 gol ve 2 asistlik performans sergileyerek Türkiye U19 Milli Takımı’na davet edildi. Transfer sürecinin ardından Selçuk Yaşar Spor Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Adem Yeşilyurt, hedeflerinden bahsetti. Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte oynamanın herkesin hayali olduğunu vurgulayan Yeşilyurt, Manchester City forması giyen Rayan Cherki ve Bayern Münih forması giyen Michael Olise’yi örnek aldığını ifade etti. "Şampiyon olarak ayrılmak istiyorum" Büyük takımda oynamanın herkesin hedefi olduğunu fakat bu kadar kısa sürede gerçekleştirmeyi kendisinin de beklemediğini söyleyen genç futbolcu, "Bu başarıyı elde ettiğim için gururluyum ve istikrarımı sürdürmeyi amaçlıyorum. Her Türk futbolcusu gibi benim de öncelikli hayalim milli formayı giymek ve ardından kariyerime Avrupa’da devam etmektir. Fenerbahçe’ye transfer olarak kariyerimde önemli bir adım attım; buradan da Avrupa’ya transfer olmayı umut ediyorum. Avrupa’da forma giyerek hem yetiştiğim Karşıyaka Spor Kulübü’nü hem de Fenerbahçe’yi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyorum. Geldiğim yeri asla unutmayacağım; Karşıyaka benim yuvam. Fenerbahçe’ye gidiş sürecimde asıl amacım, buradan şampiyonluk yaşayarak ve taraftarımızı gururlandırarak ayrılmaktır" dedi. "Hocamın güvenini boşa çıkarmadım" Burhanettin Basatemür’ün göreve gelmesinin kendisi için iyi olduğunu belirten Adem Yeşilyurt, "Genç oyunculara değer verdiğini ve şans tanıdığını bildiğim için sıramın gelmesini bekliyordum. Başlangıçta kısa süreler alıyor veya yalnızca maç kadrosunda yer buluyordum. Ancak antrenmanlardaki çabamla o şansı yakaladım ve hocamın güvenini boşa çıkarmayarak fırsatı en iyi şekilde değerlendirdim. Her ne kadar bu noktaya böylesine kısa bir sürede geleceğimi tahmin etmesem de, üzerimde büyük emeği olan Burhanettin Basatemür’ün katkılarıyla bu seviyeye ulaştım. Sahadaki bu istikrarımı sürdürmeye devam etmek istiyorum" diye konuştu. "Fenerbahçe’de forma rekabetine girmek istiyorum" Rayan Cherki ve Michael Olise’yi örnek aldığını aktaran Yeşilyurt, "Önümdeki dört aylık hazırlık sürecini en verimli şekilde geçirerek, yeni takımıma katıldığımda doğrudan forma rekabetinin içinde yer almayı hedefliyorum. Milli takım seviyesindeki kadro kalitemiz oldukça yüksekti; her bir oyuncu değerli kulüplerden ve zorlu elemelerden geçerek oraya seçiliyor. Takım içindeki uyum ve adaptasyon sürecini hızla aşarak harika bir ekip olduk. Hedefimiz, İtalya’daki turnuvadan şampiyonlukla dönmektir" ifadelerini kullandı. "Çalışmayı bırakmamak lazım" Kendisi gibi genç oyunculara da önerilerde bulunan 19 yaşındaki futbolcu, "Fırsatların ne zaman karşılarına çıkacağı belli olmaz. Örneğin, son 5 maçlık süreçten hemen önce, Uşakspor karşılaşmasında kadroda yoktum. Ancak gelişen süreçte elime geçen şansı en iyi şekilde değerlendirdim. Bu nedenle hiçbir koşulda pes etmeden çalışmaya devam edilmeli" değerlendirmesinde bulundu. "Fiziksel olarak kendimi geliştireceğim" Fiziksel gelişimi için profesyonel destek almaya başladığını dile getiren Adem Yeşilyurt, "Fenerbahçe’ye transfer sürecimden sonra bu konudaki antrenmanlarımı daha da artırdım. Gideceğim seviyedeki fiziksel mücadele gücünün farkındayım; oynanan maçları izlediğimde mevcut fiziksel durumumu o seviye için daha da geliştirmem gerektiğini analiz ettim. Bu doğrultuda fiziksel kalitemi en üst düzeye çıkararak yeni takımımda kalıcı olmayı amaçlıyorum" açıklamasında bulundu. Kariyerindeki ilk bölümleri de anlatan genç futbolcu, "Pınarbaşı’nda beni ilk keşfeden ve gelişimimde büyük pay sahibi olan Yalçın Hoca’nın yeri bende çok ayrı. Ardından Eren Güngör Hoca’nın sayesinde bu kulübe adım attım; kendisi futbolun her yönünü bana öğreterek üzerimde büyük bir emek sarf etti. Altyapı seviyesinde üç yıl forma giydikten sonra Burhanettin Hoca ile çalışma fırsatı buldum. Onun gençlere verdiği önem ve benim öğrenme arzum birleşince, üzerine koyarak ilerledim ve bugünkü noktaya ulaştım" şeklinde konuştu. "Sosyal medya yorumlarına bakmak performansımı düşürdü" Sosyal medyanın olumsuz yönlerini gördüğünü ifade eden Yeşilyurt, "Başlangıçta hakkımda yapılan olumlu veya olumsuz yorumları takip ediyordum. Ancak bu durumdan gerekli dersi çıkararak bu mecralara bakmayı bıraktım. Sosyal medyadan uzaklaşmamla birlikte sahaya daha iyi konsantre oldum ve performansımda belirgin bir artış yaşandı" diyerek sözlerini noktaladı.
Edirne Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında Edirne’nin Meriç ilçesinde Meriç Nehri’nin taşması sonucu sedde patladı. Taşkın nedeniyle Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolu sular altında kaldı. Meriç ilçesine bağlı Kadıdondurma köyü ile Subaşı beldesi mevkiinde Meriç Nehri’nin taşması sonucu sedde patladı. Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolunda asfalt seviyesine ulaşan taşkın suları ulaşımı tehdit ediyor. Küplü Belde Belediye Başkanı Gökmen Altay, su seviyesinin sürekli yükseldiğini belirterek, "Seddenin patlamasıyla birlikte su hızla yayılıyor. Küplü ile Adasarhanlı arasındaki yol ciddi risk altında. Gece saatlerinde suyun daha da artması halinde yolu trafiğe kapatmak zorunda kalabiliriz. Vatandaşlarımız zorunlu olmadıkça bu güzergâhı kullanmasın, dikkatli ve tedbirli olsun" dedi. Suyun yükselmesi bekleniyor Yetkililer, nehir debisindeki artışın önümüzdeki saatlerde de devam etmesinin beklendiğini, su seviyesinin daha da yükselebileceğini bildirdi. Asfalt üzerindeki suyun yol alt yapısında görünmeyen çökmelere ve akıntı nedeniyle sürüklenme riskine yol açabileceği ifade edildi. Sürücülerin hızlarını düşürmeleri ve mecbur kalmadıkça bu güzergâhı tercih etmemeleri istendi. Bölgede ekiplerin su seviyesini anlık olarak takip ettiği, gelişmelere göre yeni tedbirlerin devreye alınacağı kaydedildi. AFAD ve Devlet Su İşleri başta olmak üzere ilgili kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Konya Uzmanından Ramazan ayında suyu dengeli ve planlı tüketin uyarısı Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının temel nedeninin uzun süreli açlıktan çok yetersiz sıvı tüketimi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, iftar ile sahur arasında dengeli ve yeterli miktarda su içilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan ayında gün içerisinde herhangi bir besin ve sıvı tüketilmediği için vücutta dehidratasyon gelişebildiğini belirten uzmanlar, bunun da yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikayetlere yol açtığını ifade etti. Sıvı tüketiminin iftar ve sahurda bir anda yüksek miktarda değil, zamana yayarak yapılmasının önemli olduğu belirten uzmanlar, çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını da vurguladı. "İftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" Ramazan ayında yaşanan yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısının sebebinin uzun süreli açlık değil, yeteri kadar sıvı alınmamasından kaynaklı olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, "Gün içerisinde herhangi bir besin ya da sıvı alamadığımız için dehidratasyon yaşamaktayız. Bu da gün içerisinde yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu, kabızlık gibi sorunlarla karşı karşıya kalmamıza yol açabiliyor. Ama burada dikkat etmemiz gereken nokta iftar ve sahurda bir anda su tüketimimize yüklenmek değil. İftar ve sahur arasında yaymak oldukça önemli. Nasıl yapabiliriz, iftarda 1-2 bardak su ile başlayıp sahura kadar en az 1,5-2 litre kadar su içmemiz oldukça kıymetli" dedi. "Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içecekler suyun yerini tutmaz" Çay, kahve ya da tüketilen asitli, gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını belirten Merve Sena Nazlı, "Bunlar diüretik olduğu için vücudumuzdaki suyu daha da fazla dışarı attığı için sıvı ihtiyacımızı arttırıyor. Bu yüzden su tüketimimize oldukça dikkat etmemiz gerekiyor. Ramazan ayında enerjik kalmak, metabolizmamızın yavaşlamaması ve kabızlık için sadece yediklerimiz değil, suyu da nasıl ve ne kadar tükettiğimizde oldukça kıymetli" şeklinde konuştu.
Tekirdağ Üreticiye yüzde 70 hibeli fide desteği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin Sebzeciliği Geliştirme Projesi çerçevesinde 2026 yılı için domates, kapya biber, kavun ve karpuz fidesi başvuruları başladı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen "Sebzeciliği Geliştirme Projesi" ile artan girdi maliyetlerine karşı üreticinin desteklenmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor. Proje ile birim alandan elde edilen verimin artırılması ve üreticinin ekonomik yükünün hafifletilmesi amaçlanıyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ ili Ziraat Odası Başkanlıkları iş birliğinde yürütülen proje kapsamında üreticilere salçalık ve sofralık domates ile kapya biber, kavun ve karpuz fideleri dağıtılacak. Proje çerçevesinde üreticiler, fide çeşitlerinin her birinden en fazla bir viyol olmak üzere toplamda en fazla üç çeşit fide alabilecek. Talep eden üretici ise yalnızca bir çeşit, bir viyol fide temin edebilecek. Uygulama ile desteklerin daha fazla üreticiye ulaşması ve dengeli dağıtılması hedefleniyor. Fide bedelinin yüzde 30’u üretici tarafından karşılanırken, yüzde 70’i Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak. Fidelerin mayıs ayı içerisinde üreticilere dağıtılması planlanıyor. Son başvuru tarihi 4 Mart 2026 olarak açıklanan fide desteğinden yararlanmak isteyen üreticiler, bağlı bulundukları ziraat odası başkanlıklarına başvurabilecek. Detaylı bilgi ve başvuru şartlarının, üyesi olunan ziraat odası başkanlıklarından ya da ALO 153 Candan Çözüm Merkezi aracılığıyla öğrenilebileceği bildirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve kırsal kalkınmanın sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik projelerini sürdüreceği kaydedildi.