GÜNDEM - 03 Aralık 2023 Pazar 11:36

Aksaray Malaklısı 3 bin 500 yıl öncesinin savaş köpeği

A
A
A
Aksaray Malaklısı 3 bin 500 yıl öncesinin savaş köpeği

Tarihçesi 5 bin 500 yıl öncesine dayanan ve iri cüssesi, uysal yapısı, gücü, koruma içgüdüsü ve heybetiyle dikkat çeken Aksaray Malaklı Köpeği, 3 bin 500 yıl önce Asurlular tarafından savaş köpeği olarak kullanıldı.


’Anadolu Aslanı’ olarak tanınan, bacak ve ayak kalınlığı, büyük kafası, sarkık dudak yapısı, boyu, kilosu, koruma içgüdüsü ve heybetiyle dikkat çeken Aksaray Malaklı Köpeği 3 bin 500 yıl önce savaş köpeği olarak kullanıldığı belirtildi. Dünya genelinde isminden söz ettiren ve son yıllarda yurtdışından da yoğun bir talepte alınan Aksaray Malaklısı köpekleri özellikleriyle ilgi çekiyor.


Aksaray Malaklı köpeğinin tarihçesinin 5 bin 500 yıl öncesine dayandığını ve 3 bin 500 yıl önce de savaş köpeği olarak kullanıldığını anlatan Aksaray Malaklısı Irkları Geliştirme Derneği Başkanı (AKMİD) Muammer Tıpırdamaz köpeğin ne kadar öldürücü bir yapısı olduğunu anlattı. İnsana saldırması halinde gırtlak ve enseden tuttuğunu ve silkelemesiyle boyun kemiğini kırdığını ifade eden Başkan Tıpırdamaz, “Dünya bu köpekleri Anadolu Aksaray Malaklısı Çoban Köpeği olarak biliyorlar. Bunların bekçi özelliği çoktur. Bu köpeklerin tarihçesi de 5 bin 500 yıl öncesine dayanır. Orta Asya’da Sümerler gelirken Mezopotamya havzasına getiriyorlar ilk bunları. 3 bin 500 yıl evvel de Asurlular zamanında savaş köpeği olarak düşmanlarına önden salıyorlar. Bunlar büyük, çok cüsseli köpeklerimiz bunlar. Tarihten bahsediyoruz, 3 bin 500 yıl evvelden bu yana kırıla kırıla bunlar ufalmışlar yani. Asurlular zamanında savaş köpeği olarak kullanılıyor. Asurluların ticaret merkezi de Aksaray Yeşilova beldesiymiş. Şimdi Asurlular tek tip bir elbise giyiyor ve bu köpeklerde onların içinde yetişiyor. 50 tane 100 tane. Karşı taraftan gelen düşmanlarında başka bir elbise giydiğinde önden bunları salıyorlar. Bunlar varıyorlar, adamcıl bunların sertliği. Bakma burada yalvoş olduğuna. Irkı çok serttir bunların. Çobanda ve bekçilikte. Ama biz yalvoş yetiştiriyoruz. Neden? Çok iri köpek çünkü. Allah göstermesin birisine saldırdığı an normal köpeğin verdiği zararın 3-4 katını verir ve öldürmeye kadar gider. Çünkü bunlar ilk bayta insanlarda ya gırtlağa ya da enseye giriyor. Orada da silkeleme dediğimiz bir olay var. Adamın boyun kemiğini kırar. Bırak yaralamayı, tutup da enseden salladığı an boyun kemiğini kırar ki insan kurtulsa bile felç olur. Dünyadaki de en büyük çoban köpeği. Yakın tarihte bunun merkezi olarak, 3 bin 500 yıl önce Aksaray’a gelip Asurlular zamanında yerleştirilmiş köpekler, savaş köpeği olarak kullanmışlar” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin unutulan türküleri 150 öğrencinin emeğiyle yeniden hayat buldu Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, ilçe ilçe, köy köy gezerek derledikleri 15 özgün Denizli türküsünü resim, tiyatro ve koro gösterileriyle sahneye taşıdı. Denizli’de kültürel mirası yaşatmaya yönelik örnek bir çalışma hayata geçirildi. Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü" derleme projesi kapsamında önemli bir projeyi başarıyla tamamladı. Uzun süren saha çalışmaları kapsamında Denizli’nin Tavas, Acıpayam ve Çameli ilçeleri ile Tavas’ın Nikfer Mahallesi başta olmak üzere birçok mahalle ve köy ziyaret edildi. Ayrıca Burdur’un Gölhisar ilçesinde de derleme çalışmaları yapıldı. Proje ekibi, yöre halkı, yerel sanatçılar ve kaynak kişilerle bir araya gelerek canlı kayıtlar aldı, unutulmaya yüz tutmuş eserleri kayıt altına aldı. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış ya da zamanla unutulmuş 15 özgün Denizli türküsü tespit edilerek yeniden düzenlendi. Derlenen eserler sadece müzik alanında kalmadı, farklı sanat disiplinleriyle zenginleştirildi. Resim bölümü öğrencileri, türkülerin anlattığı hikâyeleri hayal ederek imgesel eserler hazırladı. Hazırlanan çalışmalar düzenlenen sergide sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Türkülerin hikâyeleri tiyatro gösterilerine dönüştürülerek sahnede canlandırıldı. Öğrenci ve öğretmenlerin ortak çalışmalarıyla yeniden bestelenen eserler ise koro eşliğinde dinleyicilerle buluştu. Projede yaklaşık 35 ila 40 öğrenci aktif görev alırken, toplamda 150 öğrenci çalışmanın bir parçası oldu. Müzik, resim ve tiyatronun bir araya geldiği çalışma, Denizli’nin kültürel hafızasına önemli katkı sundu. Okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler, Denizli’nin kültür hazinesine yeni bir nefes bırakmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini ifade etti. (HA-MB-