EKONOMİ - 25 Mayıs 2024 Cumartesi 15:33

Başkan Dinçer: “Her türlü atığı kaynağa dönüştürüyoruz”

A
A
A
Başkan Dinçer: “Her türlü atığı kaynağa dönüştürüyoruz”

Aksaray Belediyesinin Atık Toplama Ayırma Tesisi (TAT) ile I. Sınıf Atık Getirme Merkezinde toplanan geri dönüşebilen atıklar ayrıştırılarak hem çevreye vereceği zararların önüne geçiliyor hem de ayrıştırılan maddeler ekonomiye tekrar kazandırılıyor. Belediye Başkanı Evren Dinçer, “Tesislerimizde her türlü atığı kaynağa dönüştürüyoruz” dedi.


Sıfır atık projesine destek vermek ve gelecek nesillere yaşanabilir bir şehir inşa etmek için hayata geçirilen Atık Toplama Ayırma Tesisi (TAT) ile I. Sınıf Atık Getirme Merkezinde haftada 120 ton atığın ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılması sağlanıyor. Sürdürülebilir atık yönetimi amacı ile hayata geçirilen toplama ayırma tesisinde geri dönüşebilen cam, kağıt, metal, plastik gibi atıklar ayrıştırılıyor. Ayrıştırılmak üzere işletmeye gelen hammadde miktarı her gün artarak devam ediyor. Mevcutta günlük 18 ton atığın toplanıp ayrıştırıldığı tesis, tam kapasiteye ulaşıldığında günlük 60 ton atığı ayrıştırılabilecek. İstihdam kaynağı da oluşturulan tesiste kadın istihdamının desteklenmesi için çalışanların yüzde 50’sinin kadınlardan oluşmasına dikkat edildi. Üreten belediyecilik anlayışı ile hayata geçirilen projelerden biri olan Atık Toplama Ayırma Tesisi (TAT) ve I. Sınıf Atık Getirme Merkezi’nde geri dönüşümden elde edilen mali gelirler halkın hizmetlerinde kullanılmak üzere belediye bütçesine ek bir getiri sağlıyor. Ayrıca cam, kağıt, metal, plastik gibi toprakta uzun yıllar yok olmayan ve doğaya zararlı atıklar da ekonomiye tekrar kazandırılmış oluyor.


Toplama merkezde yapılan araştırmalara göre 1 ton atık kağıt 17 ağacı kesilmekten kurtarıyor. Tesiste günlük toplanan toplam 18 Ton atık kağıt ile yaklaşık 250 ağacın kesilmesinin önüne geçildi. Atıkların dönüştürülerek ekonomiye kazandırılması ve çevre bilinci oluşturulması konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak için çeşitli eğitim projeleri de düzenleyen Aksaray Belediyesi, öğrencilere ayrıştırma tesisini de gezdiriyor. Proje kapsamında çevre bilinci ve sıfır atık farkındalığının oluşturulması amacı ile tesiste gerçekleştirilen faaliyetler öğrencilere anlatılıyor. Tesis içerisinde cam, kağıt, metal, plastik gibi atıkların tekrar kullanılması için yapılan sınıflandırma işlemlerini çocuklar tek tek inceliyorlar. Çocuklara çevre kirliliğinin doğaya verdiği zararları ve bu durumun neden olduğu çevresel problemleri gözlemlemeleri için geri dönüşüm ve sıfır atığın önemi anlatılıyor. Çocuklara günlük hayatlarında kullandıkları ürünlerin kullanıma hazır hale gelmesinin kolay olmadığı vurgusu yapılıyor.


Tesisi ziyaret eden çocukların çevre konusunda motivasyonunu ve duyarlılığını artırmak adına Belediye Başkanı Evren Dinçer’in imzaladığı teşekkür belgesi veriliyor. Atıkları hiçbir zaman çöp olarak görmediklerini belirten Başka Dinçer, “Dünyada hızla artan nüfus artışı ve tüketim sürdürülebilir atık yönetimlerini de zaruri hale getirdi. Bizler de ülke genelinde başlatılan sıfır atık kampanyasına destek olmak için yenilikçi projeler ürettik. Şehrimizde hayata geçirdiğimiz çevreci projelerle çevre kirliliğinin önüne geçmenin yanı sıra toplanan ham maddelerle şehrimizin ekonomisine de destek olduk. Biz hiçbir atığı çöp olarak görmüyoruz. Her türlü atığı tesislerimizde bir kaynağa dönüştürüyoruz” dedi.



Başkan Dinçer: “Her türlü atığı kaynağa dönüştürüyoruz”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.