KÜLTÜR SANAT - 28 Mayıs 2024 Salı 17:05

Ihlara Vadisinin Cam Terası, Bakan Ersoy tarafından açıldı

A
A
A
Ihlara Vadisinin Cam Terası, Bakan Ersoy tarafından açıldı

Aksaray Belediyesi tarafından dünyanın ikinci en büyük kanyonu olan Ihlara Vadisine yaptırılan Cam Teras, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla hizmete açıldı.


Çok sayıda kilise ve tarihi yapılarla zenginleşen Ihlara Vadisi, Melendiz Çayı’nın geçtiği eşsiz bir coğrafyaya sahip. Bu doğal ve tarihi mirası daha yakından görebilmek amacıyla Aksaray Belediyesi tarafından hayata geçirilen Cam Teras projesi, bölgenin turizm potansiyelini artırmayı hedefliyor. Proje çerçevesinde yapılan çevre düzenlemesiyle birlikte, ziyaretçilere bölgeyi daha detaylı keşfetme fırsatı sunulacak. Ihlara Vadisinde bugün gerçekleştirilen açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. Vadi ve cam terasta incelemelerde bulunduktan sonra bir konuşma yapan Bakan Ersoy, “Dünya’nın en büyük kanyon vadilerinden biri olan ve doğanın etkileyici güzelliklerini gözler önünde seren Ihlara Vadisini yukarıdan izlemeye fırsatı verecek olan Ihlara Cam Teras ve Kafeterya Projesinin açılışı için sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti dile getirerek konuşmama başlamak istiyorum. Ihlara Vadisi, tarihi ve doğal güzellikleriyle ülkemizin en nadide yerlerinden biri. Vadinin derinliklerine inen her adımda tarih boyunca burada yaşamış medeniyetlerin izlerine rastlamak mümkün. İçerisinde 105 adet kilise yer almakta. Aynı zamanda vadiden Melendiz çayıyla da geçilebilmektedir. Bugün açılışını yaptığımız Cam Teras bu eşsiz güzelliklerin daha yakından görülmesini sağlayacak, ziyaretçilerimize unutulmaz deneyimler sunacak" dedi.



"Cam Seyir Terası projesinin şehir turizmine ve ekonomisine de önemli katkıları olacak"


Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ülkenin her köşesindeki tarihi, doğal mirası korumak ve geleceğe taşımak için çalıştıklarını ifade eden Bakan Ersoy, "Ihlara Vadisinde hayata geçecek bu proje büyük bir cazibe merkezi olma potansiyeline de sahip. Vadiden 150 metre yükseklikte inşa edilen ve 12 metre açık alana sahip olan ve 150 metrekarelik cam terasıyla ziyaretçilere Ihlara Vadisi manzarasını geniş bir perspektifte en güzel noktadan seyredebilecekleri imkanlar sunacak. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Cam Teras projesi bütünleşik bir proje olarak düşünüldüğünde ve sosyal donatılarıyla da zenginleştirilmiş bir proje. Aynı anda 200 kişilik dolaşım alanına sahip Cam Teras projesi içerisinde şu anda burada da görebildiğiniz kadarıyla kafeterya bölümünün yanı sıra yürüyüş yolu, fotoğraf çekim noktası, otopark, mescit ve lavabolar da yer almakta. Proje için ayrıca özel bir çevre ve mezar çalışması da yapıldı. Her yıl yaklaşık 1 milyon yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen Ihlara Vadisi ören yeri, tarihi ve doğal güzelliklerin yanı sıra bölgeye gelen turistlere bakanlığımızın gerçekleştirdiği çevre düzenleme projesiyle 14 kilometre uzunluğundaki muhteşem bir trekking parkurda fırsat da sunulmakta. Şimdi bu projenin son etabı olan Ihlara kasabası içerisinde girişi sağlayacak Ihlara kasaba içi yürüyüş yolu ve karşılama merkezi projesini de hayata geçireceğiz. Böylece Ihlara kasaba merkezinden vadiye giriş yapan ziyaretçiler Selime Katedraline kadar kesintisiz 14 kilometre yürüyüş yapabilme imkanına kavuşmuş olacak. Ayrıca Kapadokya’nın en özel tarihi mekanlarından biri olan Selime Katedrali Karşılama Merkezi ve Çevre Düzenleme Projesi üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Bakanlığımıza bağlı en çok ziyaret edilen ören yerlerinden biri olan Ihlara Vadisi’nde hayata geçirilen Cam Seyir Terası projesinin şehir turizmine ve ekonomisine de önemli katkıları olacağına eminim. Cam Terası ilk aşamada günlük olarak 2 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret etmesi planlıyor. Ama bunu bir adım olarak düşünmeliyiz. Devamı niteliğinde de yeni projeler bölge halkı ile belediye başkanımızın da söyledikleriyle konuşulacak inşallah" şeklinde konuştu.


Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde 2 Haziran’da seçimlerin yenileneceğini de hatırlatarak, "Ülkemizin yerel yöneticilerini belirlemek için 31 Mart tarihinde sandık başına gitmiştik. Güzelyurt’ta ise ilçe seçim kurulunca seçimin yenilenmesi kararı alınmıştı. Bu hafta sonu Güzelyurtlular yeniden sandık başına gidecek. Halkımızın kendisine en güzel hizmeti sunacak adayı seçeceğine eminim. Ben seyir keyfi yüksek bu projenin hayata geçirilmesinde başta belediye başkanımız Evren Dinçer olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.



"Aksaray Belediyesi olarak önemli bir turizm yatırımını faaliyete geçirmiş bulunmaktayız"


Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer ise Aksaray’ın Kapadokya’nın merkezinde bulunan ve bölge itibari ile de çok çok önemli turizm alanlarına sahip bir il olduğunu ifade ederek, "Aksaray, 11 bin yıllık tarihi geçmişe sahip bir vilayetimiz. Bu alan da Dünya’nın en büyük 2. kanyonu Ihlara Vadisi. Hasan Dağı’mız, Tuz Gölü’müz ve birçok tarihi ve kültürel oluşumlarımız Aksaray sınırları içerisinde mevcut. Aksaray’da turizmi canlandırmak, turizme katkı sağlamak, bu potansiyeli açığa çıkarmak adına Aksaray Belediyesi olarak önemli bir turizm yatırımını faaliyete geçirmiş bulunmaktayız. Ihlara Vadimizin en güzel bölgelerinden bir tanesinde ve vadi tamamen en güzel şekilde seyir halinde görülebilen bir alana Cam Teras projemizi hayata geçirmiş bulunmaktayız. İçerisinde kafeteryamızın bulunduğu, sosyal alanlarımızın bulunduğu Cam Terasımız inşallah şehrimize, Ihlara kasabamıza hizmet etmiş olacak. Turizm için bölgemize gezmeye gelen, bölgemizi tanımaya gelen yerli ve yabancı tüm turistlerimize hizmet edecek nitelikte bir tesisimiz. Hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.


Konuşmaların ardından Bakan Ersoy ve protokol mensupları kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.


Açılışın ardından Bakan Ersoy ve Başkan Dinçer 2 Haziran tarihinde yeniden seçimin yapılacağı Güzelyurt ilçesine geçti. Burada vatandaşlarla buluşan Ersoy seçimde AK Parti’ye destek isterken, tarihi ve kültürel alanları gezerek çalışmaları yerinde inceledi.



Ihlara Vadisinin Cam Terası, Bakan Ersoy tarafından açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nün incisi Çarpanak Adası için kritik uyarı Van Gölü’nün saklı cenneti Çarpanak Adası, bugünlerde doğa tutkunlarının hayranlığıyla değil, bilinçsiz ziyaretçilerin yaşattığı tahribatla gündemde. Özellikle bahar ve yaz aylarında artan insan trafiği, adadaki bin yıllık tarihi mirası ve hassas doğal dengeyi yok olma eşiğine getirdi. Van Gölü’ndeki dört büyük adadan biri olan ve üzerinde 9. yüzyıldan kalma Ktouts Manastırı’nı barındıran Çarpanak Adası, bugünlerde doğa tutkunlarını ve tarihçileri derin bir üzüntüye sevk ediyor. Baharın gelişiyle birlikte turizm hareketliliği hız kazanırken, kentin göz bebeği olan Çarpanak Adası başta olmak üzere birçok tarihi ve doğal alan yeniden yoğun ziyaretçi akınına uğrarken, bu ziyaretlerde ise tarihi yapılar ve ada sakinleri olumsuz yönde etkileniyor. Çarpanak Adası, son yıllarda artan insan faaliyetleri ve bilinçsiz kullanım nedeniyle hem doğal yapısını hem de kültürel mirasını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Van Gölü üzerinde yer alan ve badem ağaçlarıyla ünlü ada, kontrolsüz ziyaretçi akını ve çevre kirliliği nedeniyle alarm veriyor. Ada üzerinde bulunan ve tarihi geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan Ktouts Manastırı da ihmallerden nasibini alıyor. Bakımsızlık ve insan kaynaklı zararlar nedeniyle tarihi yapının her geçen gün biraz daha yıprandığı belirtiliyor. Kilise ile birlikte adanın müdavimleri olan martılar kontrolsüz ziyaretlerden etkilemiyor. "Çarpanak Adası’nda ekolojik ve kültürel yıkım" Çarpanak Adası’na kontrolsüz yapılan ziyaretlerle ilgili Vangölü Aktivistleri Derneği yönetimi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Son dönemde Çarpanak Adası’na yönelik gerçekleştirdiğimiz saha gözlemleri ve adayı ziyaret eden duyarlı vatandaşlarımızdan gelen geri bildirimler, bölgemiz için endişe verici bir tabloyu ortaya koymaktadır. Yaptığımız araştırmalar ve yerinde incelemeler sonucunda ulaşılan tespitler şunlardır. Adanın en önemli sakinleri olan martıların ve göçmen kuşların kuluçka döneminde olduğu tespit edilmiştir. Ancak denetimsiz tekne seferleriyle adaya çıkan yoğun insan trafiği nedeniyle, binlerce kuş yumurtasının ezildiği ve üreme alanlarının tahrip edildiği raporlanmıştır. Kültürel Mirasın Korunmasızlığı: Adanın simgesi olan tarihi kilisenin (Ktouts Manastırı) duvarlarına yazılar yazıldığı, yapının fiziksel bütünlüğüne zarar verildiği ve adanın adeta bir ’piknik alanı’ gibi kullanılarak kirletildiği gözlemlenmiştir. Bölgeyi ziyaret eden ve doğaya duyarlı birçok vatandaşımız, adadaki bu başıboşluktan ve koruma kalkanı eksikliğinden derin üzüntü duyduklarını dile getirmektedir. Toplum, bu mirasın sahipsiz bırakılmamasını talep ediyor" denildi. "Acil eylem çağrımızdır" Açıklamanın devamında ise, "Adaya girişler kısıtlanmalı. Kuşların üreme dönemi boyunca adaya sivil tekne geçişleri ve ziyaretler acilen durdurulmalıdır. Ada, ’Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ statüsüne uygun şekilde 7/24 denetlenmeli, giriş-çıkışlar yetkili birimlerce kontrol altına alınmalıdır. Tarihi yapılar vandalizme karşı fiziksel önlemlerle bariyer, bilgilendirme levhaları gibi korunmalı ve verilen zararlar onarılmalıdır. Van Gölü’nün sessiz çığlığına kulak verin! Çarpanak Adası bir eğlence mekanı değil, yaşayan bir ekosistem ve bin yıllık bir tarihtir" ifadelerine yer verildi.
İstanbul Yeşilçam oyuncularından sanatçı dostları için vefa çağrısı: "Yeşilçam Huzurevi" Türk sineması usta oyuncuları, yıllar sonra "Yeşilçam Huzurevi" projesi için Beyoğlu’nda bir araya geldi. Kemal Sunal ile başrol paylaştığı filmlerle hafızalara kazınan Serpil Nur ve sinemanın "harbi kadını" olarak bilinen Şehnaz Dilan, zor durumdaki sanatçı dostları için destek çağrısında bulundu. Geçmişte milyonları ekran başına kilitleyen, ancak bugün birçoğu geçim sıkıntısı ve barınma sorunuyla mücadele eden Yeşilçam emektarları için Avukat Onur Yağışan kolları sıvadı. "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için adım atan Yağışan’a Yeşilçam oyuncuları Serpil Nur ve Şehnaz Dilan da destek verdi. Usta oyuncular hayatlarını sinemaya adamış ancak şimdilerde yardıma muhtaç durumda olan meslektaşlarının başlarını sokabilecekleri yapının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. "Çoğu Yeşilçam oyuncusunun evi yok barkı yok, bazıları barakalarda yaşıyor" Sinema Oyuncusu Serpil Nur, çoğu Yeşilçam oyuncusunun evinin olmadığını ifade ederek, "Bazıları barakalarda yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda duydum, barakada yaşayan bir zamanların jön bir sanatçısıydı. Barakada ölüsü bulundu. Hiçbir sanatçı böyle bir sona layık değil. Dilerim avukat beyin çıktığı bu yolda tüm sanatçılar ve devlet destek olup güzel bir yola girer ve o ihtiyacı olan sanatçılarımıza bir mekan, bir yer, bir ev, bir barınak olurlar. Çünkü eski dönemlerde çalışan sanatçıların, bilhassa ikinci, üçüncü rollerde oynayan dostlarımızın, arkadaşlarımızın sigortaları yoktu. Ve bugün hayatlarını idame ettirmeleri için herhangi bir hayat güvenceleri yok; evleri yok, maaşları yok, hiçbir şeyleri yok. Gidin bakımevlerinde, Darülaceze’lerde birçok sanatçı gerçekten çok zor durumda. İnşallah bu çıkılan yolda bir başarı elde edilir. Umuyorum, diliyorum her şey çok güzel olsun" dedi. "Evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım" Sinema oyuncusu Şehnaz Dilan ise evsiz durumda bulunan Yeşilçam oyuncuları için biran önce harekete geçilmesi gerektiğine belirterek, "Avukatımız Onur Yağışan, Türkiye’de yapılmayan bir şeyi yapacak. Lütfen rica ediyorum, bu Yeşilçam oyuncuları için, sokakta kalanlar için, bilhassa evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım. Bunda ses sanatçılarından bilhassa rica ediyorum; destek olmalarını istiyorum ve hükümetin destek olmasını istiyorum. Kimse kalmadı gibi, kalanlar da çok zor durumda. Ben kendilerini biliyorum, görüşüyorum da. Çünkü sinemada son kuşak benim. Bazı dernekler zaten ilgilenmiyor. Derneğe para yatırıyorsunuz, bu kadar. Ama lütfen bir an önce yardımcı olsunlar. Onur Bey’e de buradan çok teşekkür ediyorum gerçekten bu gayretleri için; bizim için koşturması, Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu. "Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim" "Yeşilçam Huzurevi" projesinin hayata geçirmek için girişimlerde bulunan Avukat Onur Yağışan, "Öncelikle, birçok Yeşilçam emektar sanatçımızın ne yazık ki sosyal güvenceleri yok. Ne yazık ki şu an birçok emektar sanatçımızın yaşamlarının son dönemlerini başlarını sokacak, bir ev alacak durumları yok ve evleri de yok. Biz de öncelikle ahde vefa gereği ve bu durumlardan dolayı Yeşilçam emektarlarımızın huzur içinde yaşamaları için "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Buradaki amacımız şu: Yeşilçam emektarlarımızın, sanatçılarımızın hak ettiği en azından ömürlerinin son dönemlerinde; öncelikle güvenilir ve insanca bir yaşam yaşamaları onların hakkıdır. Bu hakka kavuşmaları için biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Buradan da çağrımız; öncelikle devletimizin, iş insanlarımızın, sağduyulu bütün vatandaşlarımızın bu projeye omuz vermeye davet ediyorum. Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim, sevinç gözyaşlarına boğduralım diyorum ve bütün herkesten destek bekliyorum" ifadelerini kullandı
Adıyaman Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu’ndan Güneydoğu’da şampiyonluk gururu Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Yurtlig organizasyonu kapsamında gerçekleştirilen Güneydoğu Bölgesi Masa Tenisi Müsabakaları’nda Adıyaman’ı temsil eden Veysel Karani Erkek Yurdu, büyük bir başarıya imza atarak bölge şampiyonu oldu. Bölge genelinden çok sayıda ilin katılım sağladığı ve yüksek rekabet ortamında geçen müsabakalarda sporcular, hem teknik kapasiteleri hem de mücadeleci ruhlarıyla izleyenlerden tam not aldı. Turnuva boyunca disiplinli oyun anlayışı, takım uyumu ve kararlı performansıyla dikkat çeken Adıyaman temsilcisi, final karşılaşmalarında da üstün bir oyun ortaya koyarak şampiyonluk kupasını kazandı. Organizasyon süresince sporcular yalnızca sportif başarılarıyla değil; fair-play anlayışları, centilmenlikleri ve örnek davranışlarıyla da ön plana çıktı. Bu yönüyle müsabakalar, gençlerin sosyal gelişimine katkı sunan önemli bir platform olma özelliği taşıdı. Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Elüstü, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin spora olan ilgisi, azmi ve disiplinli çalışmaları bizleri son derece mutlu ediyor. Yurtlig organizasyonları, gençlerimizin hem fiziksel hem de sosyal yönden gelişmesine önemli katkılar sağlıyor. Bu tür organizasyonlar sayesinde gençlerimiz yeni dostluklar kuruyor, takım ruhunu öğreniyor ve kendilerini daha iyi ifade etme imkanı buluyor. Güneydoğu Bölgesi’nde elde edilen bu anlamlı şampiyonlukta emeği geçen tüm sporcularımızı, antrenörlerimizi ve idarecilerimizi yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu. Elde edilen bu başarı, Adıyaman’da spor altyapısına verilen önemin ve gençlere sunulan imkanların somut bir göstergesi olurken, gelecekte kazanılacak yeni başarılar için de önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu sporcularının önümüzdeki süreçte Türkiye finallerinde de aynı başarıyı sürdürmesi hedefleniyor.
İstanbul Yağmur yağdı, İstanbul koştu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İBB Spor İstanbul tarafından 2016 yılından bu yana organize edilen ’İstanbul’u Koşuyorum’ etkinliğinin bu yılki Asya etabı gerçekleştirildi. Üsküdar’da düzenlenen organizasyonda zorlu hava şartlarına karşın yaklaşık 4 bin kişi parkura çıktı. ’İstanbul’u Koşuyorum, Şehri Hissediyorum!’ sloganıyla hayata geçirilen yarışın startını Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay, İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk ve İBB Sportif Değerlendirme Şube Müdürü İlker Öztürk birlikte verdi. Etkinlikte zorlu hava koşullarına rağmen 5K parkurunda 848, 10K parkurunda ise 2 bin 973 olmak üzere toplamda 3 bin 821 koşucu ter döktü. 5K’da şampiyonlar Ali ve Kolpakova Üsküdar’ın tarihi dokusu ve doğal güzellikleri eşliğinde koşulan İstanbul’u Koşuyorum Asya etabında, saat 08.00’de başlayan 5K yarışında erkeklerde Suriyeli Nuri Mohamed Ali, 16:36’lık derecesiyle birinciliğe ulaştı. Ömer Talyak 16:47 ile ikinci sırayı alırken, Iraklı Ishaq Abbas Mahmood Alridha 16:51 ile üçüncü oldu. Kadınlarda ise Rus Mariia Kolpakova, 21:01’lik derecesiyle zirvede yer aldı. İranlı Samin Larki 22:45 ile ikinci, Gizem Taşyaka ise 23:08 ile üçüncü sırada finiş gördü. 5K genel klasmanda dereceye giren kadın ve erkek sporculara hediye çeki verildi. Yarış sonunda birinciler 10 bin, ikinciler 7 bin 500 ve üçüncüler 5 bin lira değerinde hediye çeki kazandı. 10K’da zirve Bakar ve Kapdan’ın Saat 09.15’te başlayan 10K yarışında erkekler kategorisinde 33:09’luk performansıyla Ayhan Bakar birinciliği elde etti. Onu 34:18’lik ile Mestan Turhan ve 34:21 ile Sefa Karakaya takip etti. Kadınlar kategorisinde ise birincilik 41:28 ile koşan Ebru Kapdan’ın oldu. İkinci sırayı 45:22 ile Gamze Turhan, üçüncü sırayı ise 46:38 ile Liubov Özkalgay aldı. 10K yarışında dereceye giren sporcular; birincilikten sekizinciliğe kadar sırasıyla 25 bin, 20 bin, 15 bin, 10 bin, 8 bin, 6 bin, 5 bin ve 4 bin lira para ödülünün sahibi oldu. Ayrıca 10K kategorisinde yarışı 90 dakika içerisinde tamamlayan katılımcılar, 1 Kasım’da düzenlenecek Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu kapsamındaki 15,5K koşusuna katılım için gerekli barajı da geçmiş oldu. Yarış kapsamında 10K parkurunda 13 farklı yaş kategorisinde ilk üçe giren sporculara da kupa ve madalya takdim edildi.
İstanbul Yeşilçam oyuncularından sanatçı dostları için vefa çağrısı: "Yeşilçam Huzurevi" Türk sineması usta oyuncuları, yıllar sonra "Yeşilçam Huzurevi" projesi için Beyoğlu’nda bir araya geldi. Kemal Sunal ile başrol paylaştığı filmlerle hafızalara kazınan Serpil Nur ve sinemanın "harbi kadını" olarak bilinen Şehnaz Dilan, zor durumdaki sanatçı dostları için destek çağrısında bulundu. Geçmişte milyonları ekran başına kilitleyen, ancak bugün birçoğu geçim sıkıntısı ve barınma sorunuyla mücadele eden Yeşilçam emektarları için Avukat Onur Yağışan kolları sıvadı. "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için adım atan Yağışan’a Yeşilçam oyuncuları Serpil Nur ve Şehnaz Dilan da destek verdi. Usta oyuncular hayatlarını sinemaya adamış ancak şimdilerde yardıma muhtaç durumda olan meslektaşlarının başlarını sokabilecekleri yapının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. "Çoğu Yeşilçam oyuncusunun evi yok barkı yok, bazıları barakalarda yaşıyor" Sinema Oyuncusu Serpil Nur, çoğu Yeşilçam oyuncusunun evinin olmadığını ifade ederek, "Bazıları barakalarda yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda duydum, barakada yaşayan bir zamanların jön bir sanatçısıydı. Barakada ölüsü bulundu. Hiçbir sanatçı böyle bir sona layık değil. Dilerim avukat beyin çıktığı bu yolda tüm sanatçılar ve devlet destek olup güzel bir yola girer ve o ihtiyacı olan sanatçılarımıza bir mekan, bir yer, bir ev, bir barınak olurlar. Çünkü eski dönemlerde çalışan sanatçıların, bilhassa ikinci, üçüncü rollerde oynayan dostlarımızın, arkadaşlarımızın sigortaları yoktu. Ve bugün hayatlarını idame ettirmeleri için herhangi bir hayat güvenceleri yok; evleri yok, maaşları yok, hiçbir şeyleri yok. Gidin bakımevlerinde, Darülaceze’lerde birçok sanatçı gerçekten çok zor durumda. İnşallah bu çıkılan yolda bir başarı elde edilir. Umuyorum, diliyorum her şey çok güzel olsun" dedi. "Evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım" Sinema oyuncusu Şehnaz Dilan ise evsiz durumda bulunan Yeşilçam oyuncuları için biran önce harekete geçilmesi gerektiğine belirterek, "Avukatımız Onur Yağışan, Türkiye’de yapılmayan bir şeyi yapacak. Lütfen rica ediyorum, bu Yeşilçam oyuncuları için, sokakta kalanlar için, bilhassa evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım. Bunda ses sanatçılarından bilhassa rica ediyorum; destek olmalarını istiyorum ve hükümetin destek olmasını istiyorum. Kimse kalmadı gibi, kalanlar da çok zor durumda. Ben kendilerini biliyorum, görüşüyorum da. Çünkü sinemada son kuşak benim. Bazı dernekler zaten ilgilenmiyor. Derneğe para yatırıyorsunuz, bu kadar. Ama lütfen bir an önce yardımcı olsunlar. Onur Bey’e de buradan çok teşekkür ediyorum gerçekten bu gayretleri için; bizim için koşturması, Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu. "Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim" "Yeşilçam Huzurevi" projesinin hayata geçirmek için girişimlerde bulunan Avukat Onur Yağışan, "Öncelikle, birçok Yeşilçam emektar sanatçımızın ne yazık ki sosyal güvenceleri yok. Ne yazık ki şu an birçok emektar sanatçımızın yaşamlarının son dönemlerini başlarını sokacak, bir ev alacak durumları yok ve evleri de yok. Biz de öncelikle ahde vefa gereği ve bu durumlardan dolayı Yeşilçam emektarlarımızın huzur içinde yaşamaları için "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Buradaki amacımız şu: Yeşilçam emektarlarımızın, sanatçılarımızın hak ettiği en azından ömürlerinin son dönemlerinde; öncelikle güvenilir ve insanca bir yaşam yaşamaları onların hakkıdır. Bu hakka kavuşmaları için biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Buradan da çağrımız; öncelikle devletimizin, iş insanlarımızın, sağduyulu bütün vatandaşlarımızın bu projeye omuz vermeye davet ediyorum. Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim, sevinç gözyaşlarına boğduralım diyorum ve bütün herkesten destek bekliyorum" ifadelerini kullandı