SPOR - 13 Aralık 2025 Cumartesi 18:53

Amasyaspor’da yönetim genel kurul kararı aldı

A
A
A
Amasyaspor’da yönetim genel kurul kararı aldı

TFF 3. Lig’de mücadele eden Amasyaspor’da yönetim genel kurul kararı aldı. Kulüp Başkanı Şükrü Derici, istifa etmeyi düşündüklerini açıkladı.


Düzenlediği basın toplantısında geçmişte katkı sağladığı kulübün eski yöneticilerinden destek alamayıp yalnız bırakıldığını öne süren Şükrü Derici, "Bu şartlar altında, bu ilgisizlikten bir yere varamayacağımız netleşmiştir. Yönetim olarak yaptığımız değerlendirme sonucunda genel kurula gitme kararı alınmıştır. İki maç daha takımı götürerek istifa etmeyi düşünüyoruz. Bu karar bir kaçış değil. Aksine Amasyaspor’un geleceğini kurtarma adına atılmış bir zorunlu adımdır" dedi.



"Herkes Amasyaspor’u görmezden gelmiştir"


Sezon başında başkanlığı üstlenirken verilen sözlerin çok az kısmının hayata geçtiğini anlatan Şükrü Derici, "Geri kalan kısmı havada kaldı. Geçmiş yıllarda Amasyaspor’da görev yapan başkanlara ve yöneticilere ciddi maddi desteklerim olmuştur. Bunu övünmek için değil, bir gerçeği ifade etmek için söylüyorum. Ancak sebebini hala anlamadığım bir şekilde benim başkanlığım döneminde herkes kör olmuşçasına Amasyaspor’u görmezden gelmiştir" diye konuştu.



"Ceza alan 13 futbolcuya verdiğimiz paraların çoğu boşa gitti"


Futbolda bahis soruşturması kapsamında futbolcularından 13’ünün ceza aldığına işaret eden Derici, "Bu durum bizim belimizi bükmüştür. 13 futbolcuya verdiğimiz paraların çoğu boşa gitmiştir. Sonuçta bu takım ligin ikinci yarısında yeniden kurulacaktır. Kararımızda bahis soruşturmasının da etkisi var. Hoş olmayan bir durum. Ancak zaman olarak yanlış. Sonraya bırakılabilirdi. Bizim verdiğimiz paralar, emekler şu anda boşa gitti" şeklinde konuştu.



Amasyaspor’da yönetim genel kurul kararı aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Darp sonucu ölen genç paramediğin annesi mahkemede gözyaşlarına boğuldu Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramediğin ölümüne ilişkin davada, olay gününe ait güvenlik kamerası görüntüleri izlendi. Görüntüler sırasında gözyaşlarına boğulan anne Şükriye Tavşan, "O çocuk benim, nasıl kıydınız. Ben bu çocuklardan davacıyım, affedemem. Ben bu çocuğumun hayaliyle yaşıyorum. Her şeyimle o ilgilenirdi, yalnız kaldım. Her güne uyanabilmek için dua ediyorum" diyerek isyan etti. Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve kaldırıldığı hastanede üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramedik Hamit Aras’ın ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşması görüldü. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya anne Şükriye Tavşan ve maktulün halası Hamit Aras’ın fotoğrafıyla katıldı. Tutuklu sanıklar Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğulları, tutuksuz sanık İsmail S., taraf avukatları ve Aras’ın birlikte görev yaptığı sağlık çalışanları da duruşma salonunda hazır bulundu. "Maktul yere düşerek mermere çarptı" Tutuksuz sanık İsmail S., ilk kez katıldığı duruşmada olay günü yaşananları anlatarak, "Öncelikle başsağlığı diliyorum. Olay günü Gökhan memleketine dönecekti. Son günü olduğu için birlikte daha fazla gezdik. Emir, maktulden sigara istedi, daha sonra geri geldi. O sırada Gökhan’la konuşuyordum. Emir geri geldiğinde maktule ‘Ne bakıyorsun’ diye bağırdı. Savaş ve Emir maktulün hizasında ilerliyordu. Bu sırada Emir, maktule yumruk attı. Maktul yere düşerek mermere çarptı. Ben o an şoktaydım. Galiba Emir çantayı aldı, ardından koşmaya başladı. Emir koştu, Savaş da peşinden gitti. Emir, ‘Telefonu verelim’ dedi, Savaş da telefonu geri verdi. Gökhan’la birlikte geri döndük. Maktul yerde yatıyordu. Yanına gelen bir ağabey vardı. O kişiden acil servisi aramasını istedik. Sağlık ekipleri gelince onlara yardım ettik. Daha sonra otobüs durağına koşarak gittik. Orada Emir ve Savaş da vardı, tesadüfen karşılaştık. Karşılaştıktan sonra MarkAntalya durağında Gökhan, Emir’e ‘Niye vurdun?’ diye vurdu. Emir de kötü bir şey söylediğini düşündüğü için vurduğunu söyledi" şeklinde konuştu. "Bir anlık cahillikle ardından gidip vurdum" Tutuklu sanık Muhammet Emir K. ise savunmasında, "Ben böyle bir şey olmasını istemedim, çok pişmanım. Sigara istediğimde ‘Sigaram yok; sen tatlı çocuksun, gel sana marketten alayım’ dedi. İsmail ve Gökhan’ın yanına giderken benimle dalga geçiyorlar gibi baktıklarını düşündüm. Gidip yerime oturdum. Ancak bir anlık cahillikle ardından gidip vurdum. O gün sakinleştiriciye benzer bir hap da almıştım. Maktule vurduğum sırada Gökhan ve İsmail biraz uzağımdaydı, Savaş ise yakınımdaydı" ifadelerini kullandı. "Bunlara iki üç tokat vurmam lazım" Duruşmada söz alan Hamit Aras’ın annesi Şükriye Tavşan, mahkeme heyetine elinde tuttuğu oğlunun fotoğrafını göstererek, "Ben bu çocuklardan davacıyım, affedemem. Ben bu çocuğumun hayaliyle yaşıyorum. Eğer bu çocuğumun fotoğrafı olmasaydı, bunların yanlarına giderdim. Benim çocuğumun telefonunu alıp geri getiriyorlar; peki benim çocuğumun suçu neydi? Bunlara iki üç tokat vurmam lazım. Çocuğumun kanını yerde bırakmayacağım. Eğer çocuğum para verdiyse alsınlar ama benim gözümde bunlar insan bile değil. Benim çocuğum onlardan on kat daha değerliydi. Kamera kayıtlarında her şey açıkça ortada. Başsağlığı da istemiyorum. Ben nasıl gözyaşı döktüysem, onların anaları da sonuna kadar gözyaşı döksün" dedi. Görüntüler salonda izletildi Maktulün avukatı Kerem Polat, sanıkların yaş ve görünüşleri arasında çelişki bulunduğunu belirterek, kimlik tespiti talebinde bulundu. Avukat Polat, olay gününe ait güvenlik kamerası görüntülerini flash bellekle mahkeme heyetine sundu. İzletilen görüntülerde tutuklu sanık Muhammet Emir K.’nın Hamit Aras’a yumruk attığı, diğer sanıkların ise Aras’ı çevrelediği görüldü. Görüntüler sırasında gözyaşlarına boğulan anne Tavşan, "O çocuk benim, nasıl kıydınız. Allah da size kıysın, benim tek çocuğumdu. Her şeyimle o ilgilenirdi, yalnız kaldım. Her güne uyanabilmek için dua ediyorum" diyerek isyan etti. Mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntülerinin iyileştirilmesi için yazı yazılmasına, sanıkların kimlik tespitinin yapılmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve dosyadaki eksiklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Olayın geçmişi Olay, 3 Mart 2025 tarihinde gece saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi üzerinde meydana geldi. Muratpaşa 5 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda görev yapan 30 yaşındaki paramedik Hamit Aras, Ramazan ayının ilk günü bir arkadaşıyla sahur yaptıktan sonra arkadaşının "kal" ısrarını geri çevirerek evine gitmek üzere yola çıktı. Ticari taksiyle Doğu Garajı bölgesine gelen Aras, evine yaklaşık 150 metre kala araçtan indi. Bu sırada yaşları 17 ile 20 arasında değişen 4 genç yanına gelerek kendisinden sigara istedi. Sigara kullanmadığını söyleyerek yoluna devam eden Aras’ı gençler arkasından gidip darbetti. Kafasına aldığı darbeyle yere yığılan Aras, kaldırıma çarpması sonucu ağır yaralandı. Şüpheliler, yerde hareketsiz yatan Aras’ın çantasını alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, yerde yatan kişinin meslektaşları Hamit Aras olduğunu fark ederek müdahaleye başladı. Kalbi duran Aras, olay yerinde yapılan müdahaleyle yeniden hayata döndürüldü. Önce yakındaki özel bir hastaneye, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen genç paramedik, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Aras, üç gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Olayın ardından güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, şüpheliler İsmail S. (16), Gökhan A. (17), Savaş İ. (20) ve Muhammet Emir K.’yı (17) kısa sürede yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Muhammet Emir K. ile Savaş İ. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail S. ve Gökhan A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadelerinde Hamit Aras’ı darbederek çantasını aldıkları, içindeki eşyaları aldıktan sonra çantayı birkaç sokak ileride yaktıklarını söyledikleri belirtildi.