GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 10:50

Coniler, Conolara komşu oluyor

A
A
A

Adana’nın Yüreğir ilçesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne ait yeni konsolosluk binasının inşasına başlandı. Conoların yaşadığı mahallede belirlenen alanın etrafı tel örgüyle çevrilirken, alana iş makineleri girdi. İnşaatın kısa sürede başlaması ve 4 yıl içerisinde tamamlanması bekleniyor.

Yüreğir ilçesi Özgür Mahallesi Girne Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri Adana Konsolosluğu, Conoların yaşadığı Sinanpaşa Mahallesi’ne taşınacak. Yüreğir Otogarı’nın karşısındaki alan tel örgüyle çevrilip içerisine iş makineleri girerken inşaatın kısa süre içerisinde başlaması ve 4 yıl sürmesi bekleniyor. TOKİ’nin geri dönüşüme başladığı bölgede, yeni konsolosluk binasının inşa sürecinin başlamasıyla birlikte Sinanpaşa Mahallesi’nde altyapı yatırımlarının artması, çevre düzenlemelerinin yapılması ve plansız yapılaşmanın zamanla yerini planlı yerleşim alanlarına bırakması bekleniyor. Uzun süredir kentsel dönüşüm beklentisi içinde olan mahallede, kamu ve özel sektör yatırımlarının hız kazanacağı ifade ediliyor.

Coniler, Conolara komşu oluyor

"Ekonomimize can simidi olacak"

Konuyla ilgili Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Karslıoğlu, "Bu tip projeler yapıldığı yerin çehresini değiştirir. Yüreğir’imizde TOKİ’nin projeleri ve konsolosluk binası bölgeyi canlandıracak. Bu tip projeler 3-4 yılda tamamlanır ve ekonomimiz açısından bir can simidi olur. Yüreğir’in önü açık. Hem TOKİ’nin bölgede proje yapması, hem de konsolosluğun yapılması Yüreğir’i canlandıracak, ilçenin geleceğini şekillendirecek" ifadelerini kullandı.

Coniler, Conolara komşu oluyor

"Konsolosluktan ümidimiz çok"

Sinanpaşa Mahalle Muhtarı Arif Palalı ise yapılan yatırımın mahalle için dönüm noktası olduğunu vurguladı. Palalı, "Mahallemiz dönüşüm aşamasında ve bu çok güzel bir yatırım. İnşallah mahallemizi beraber dönüştüreceğiz. Mahallemizin bir an önce düzelmesini istiyoruz. Konsolosluktan ümidimiz çok. 4 yıl firmayla anlaşmaları varmış ve inşallah 4 yıl içerisinde el ele burayı dönüştüreceğiz" dedi.

Coniler, Conolara komşu oluyor

"İnşallah burası değişecek, gelişecek"

Mahalle sakinleri de konsolosluk binasının yapılmasının bölgeye değer katacağını belirtti. Mahalle sakinlerinden Şükrü Çelik, "Yollarımız, parklarımız yapılacak. İnşallah burası değişecek, gelişecek. Burası eskiden fabrikaydı, sonra yıkıldı ve boş arazi kaldı. Boş arazi olmasındansa buranın konsolosluk olması, bölgenin çehresini değiştirecek" diye konuştu.

Coniler, Conolara komşu oluyor

Umutcan İşledici - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.