GENEL - 01 Ocak 2018 Pazartesi 12:27

(Özel)

A
A
A
(Özel)

Avukat Zerrin Gölyeri’nin, ‘Frezzy’ adlı müzik uygulamasından gizlice ByLock IP’lerine yönlendirildiğini tespit eden Adli Bilişim Uzmanı Hakan Erdoğan’ın Mor Beyin raporunu paylaşan hukukçu Levent Mazılıgüney, “Bunu tespit etmek çok zor.

Avukat Zerrin Gölyeri’nin, ‘Frezzy’ adlı müzik uygulamasından gizlice ByLock IP’lerine yönlendirildiğini tespit eden Adli Bilişim Uzmanı Hakan Erdoğan’ın Mor Beyin raporunu paylaşan hukukçu Levent Mazılıgüney, “Bunu tespit etmek çok zor. Bu, bütün mağdurlar için bir şanstı ve bu şansı değerlendirmek gerekiyordu. Mor Beyin yazılım ekibi gibi bir balina tespit etmişsiniz ama balinayı bırakıp hamsi olup olmadığı şüpheli balıklarla uğraşılmaz” dedi.


Diyarbakır’da, terörle mücadelede görev yapan ve 3 Kasım 2016 tarihinde ByLock kullanıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan kardeşinin suçsuz olduğunu ispatlamak için mücadele eden hukukçu Levent Mazılıgüney, Mor Beyin tuzağının ortaya çıkarılma aşamalarını anlattı. Jandarma Komando Yüzbaşı olan kardeşinin 11 Ağustos 2014 ve 3 Eylül 2014 tarihinde 2 gün 2 ayrı ByLock iddiası ile açığa alındığını ve daha sonra ByLock uygulaması üzerine araştırma yaptığını söyleyen Mazılıgüney, “Kardeşimin, 11 Ağustos 2014 ve 3 Eylül 2014 tarihlerinde helikopter ile intikal edilen bir yerde operasyon bölgesinde olduğunu ve orada operatörün çekmediğini gördük. Bu durumu bağlı olduğu kuruma bildirdik ve ayrıca indirdiği bütün uygulama listesini ortaya çıkarttık, ByLock uygulamasının olmadığını gösterdik. 8 Kasım 2016 tarihinde ByLock ile ilgili mağduriyet oluşturabilecek alanları ilgili bütün kurumlara teslim ettik. O tarihten sonra hazırlamış olduğum raporu birçok devlet kurumu ile paylaştım. O dönemlerde Milli Savunma Bakanlığında görevliydim ancak üst düzey bir yetkili tarafından, ‘Sen ByLock’u çürütmeye mi çalışıyorsun. ByLock çok önemli bir delil. Belki elimizdeki tek delillerden bir tanesi. Bunu çürütmeye çalışman yanlış bir davranış’ şeklinde bir cevap ile karşılaştım. Daha sonra Adli Bilişim Uzmanı Hakan Erdoğan ile tanıştık ve kendisine kardeşimin ve eşinin telefonlarını teslim ettik. İnceleme sonucunda ByLock olmadığına dair adli bilişim raporunu kurumuna sunduk. Bu konularla ilgilenebilmek için ameliyat oldum. İş yerinden arayıp geçmiş olsun ziyaretine geleceklerini söylediler, sevindim. Geldikten yaklaşık 45 dakika sonra, ‘Biz seni açığa alıyoruz’ dediler. 14 Aralık 2016 tarihinde beni de açığa aldılar ve 29 Nisan 2017 tarihinde kamu görevinden çıkartıldım. Takip eden KHK’da ByLock kullanıcısı olduğu iddia edilen kardeşim ve bir sonraki KHK’da diğer kardeşim kamu görevinden çıkartıldı” ifadelerini kullandı.


Avukat Gizay Dulkadir ve Adli Bilişim Uzmanı Hakan Erdoğan ile birlikte ortak bir çalışma yaptıklarını ve ByLock Uygulaması İnceleme Raporu şeklinde 80 sayfalık bir rapor hazırladıklarına dikkat çeken Mazılıgüney, “Bizim yoğunlaştığımız konu ByLock delildir veya değildir konusu değildi, ByLock tespitlerindeki problemlerdi. Avukat Zerrin Gölyeri, ByLock kullandığı iddiasıyla gözaltına alındı. Ankara Barosu sahip çıktı ve ilgili Cumhuriyet Savcısı, Gölyeri’nin telefonunun hızlı bir şekilde incelenmesi için Hakan Erdoğan’a talimat verdi ve inceleme raporu sonucunda Gölyeri’nin tutuksuz olarak soruşturması devam etti. Gölyeri’nin telefonu, Adli Bilişim Uzmanı Erdoğan tarafından detaylı olarak incelenince Freezy adlı müzik indirme uygulamasından 3 Haziran 2014 tarihinde Tarkan’dan Kuzu Kuzu şarkısını dinlerken ByLock IP adreslerine yönlendirildiği ortaya çıktı. Bu tespit edildi ve raporlaştırıldı. Savcılığa sunuldu ama Zerrin Gölyeri ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmedi. Verilmemekle birlikte aradan zaman geçti ve soruşturmanın gizliliği var denildi. Ancak bu nedenle mağdur olmuş olan çok insan olabilir. Etrafımızda FETÖ ile iltisaklı olmadığına emin olduğumuz ByLock kullanıcı listesinde olan çok sayıda isim var. Bunlardan birisi de benim kardeşim. Biz 3 kardeşte kamu görevinden çıkartıldık” diye konuştu.


Avukat Zerrin Gölyeri’nin, Frezzy adlı müzik uygulamasından gizlice ByLock IP’lerine yönlendirilmesi sonucu ortaya çıkartılan Mor Beyin tuzağının diğer mağdurları da kapsayacak şekilde genişletilmesi için Hakan Erdoğan’ı ikna etmeye çalıştığını ancak soruşturmanın gizliliği nedeniyle Erdoğan’ın bunu kabul etmediğini belirten Mazılıgüney, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Freezy müzik uygulamasını Mor Beyin adlı bir yazılım ekibi yapmış ve ben bu arada Mor Beyin başka bir yazılım yapmış mı diye araştırdım. O tespiti yapmak çok zor. O tarihlerden bir cep telefonu bulacaksınız, bu ByLock kullanıcı listesinde olacak, bu uygulamaları indirmiş olacak, yönlendirme yapılmış olacak ama aynı zamanda bu cep telefonu fabrika ayarlarına dönmemiş, formatlanmamış olacak. Böyle bir telefon bulmak ve bunu tespit etmek çok zor. Bu bütün mağdurlar için bir şanstır ve bu şansı değerlendirmek gerekirdi. Tabiri caizse Mor Beyin yazılım ekibi gibi bir balina tespit etmişsiniz ama balinayı bırakıp hamsi olup olmadığı şüpheli balıklarla uğraşılmaz. Başlangıçta biz bunu birlikte çıkartmayı düşündük fakat mesafe katedilemedi ve daha sonra Hakan Erdoğan bundan vazgeçti. Bunu nasıl çıkartabilirdik? Hem soruşturmanın gizliliğini ihmal etmeyeceğiz, hem de mağdurlara yardımcı olacağız. Önemli olan o raporun ilgili bölümü, ekran görüntüsüydü. Ekran görüntüsünü ben temin edemedim ama bir başka arkadaşım fotoğrafını çekti ve bana verdi. Avukat Ali Aktaş ile irtibata geçtik. Kendisiyle 4 Ekim 2017 tarihinde bir araya geldik. Bu rapor Temmuz ayının başında ortaya çıkmıştı. Kendisine durumu anlattık. Avukat Gizay Dulkadir ile birlikte Hakan Erdoğan’ın ofisinde ekran görüntüsü üzerinde konuştuk ve bunun kamuya malolması gerektiğini orada da dile getirdik. Ali Aktaş’a bu durumu anlatırken Mor Beyin’in diğer 7 uygulaması ile ilgili bilgileri de bir dosya ile birlikte kendisine verdim. Mor Beyin yazılım ekibinin sadece Freezy müzik uygulamasında bu yönlendirme yoktu. Böyle bir kuvvetli şüphemiz vardı. Adli Bilişim Uzmanı Koray Peksayar ile görüştük ve ekran görüntüsünü kendisine verdik. Adli Bilişim Uzmanı Peksayar 8 uygulamanın da APK dosyalarına baktı, APK dosyalarının içeriklerine baktı ve Mor Beyin’in bütün uygulamalarında yönlendirme olduğuna dair bulguları içeren bilgi notu hazırladı. Bu uygulamalar içerisinde en bilineni Freezy müzik uygulaması fakat bununla birlikte 2 müzik uygulaması daha var, araba alıp satılabilen bir uygulama var, ‘en ucuz fiyat’ diye bir uygulama ve 2 tane de sözlük uygulaması var. 8 ayrı uygulamadan bir yönlendirme yapılmış. Bir yükleme söz konusu değil, ByLock sunucusuna yönlendirme söz konusu. Ciddi bir gündem oluştu ve suç duyurusu ile birlikte Mor Beyin ekibiyle ilgili soruşturma başlatıldı. Sonuç olarak devletimizin tespitleriyle 11 bin 480 kişi listelerden çıktı ve rahata erdi. Bu listeler içinde kardeşim yok ama sağlık olsun.”


Daha fazla mağdurun olduğunu vurgulayan Mazılıgüney, Adli Bilişim Uzmanları Tuncay Beşikçi, Şükrü Durmaz ve Koray Peksayar’ın, ‘Namaz Vakitleri TR’ ve ‘Kıble Pusulası’ isimli uygulamalarda da bu yönlendirmeleri teknik olarak ispat ettiklerini açıkladı. 11 bin 480 kişilik liste içerisinde ‘Namaz Vakitleri TR’ ve ‘Kıble Pusulası’ isimli uygulamalar nedeniyle mağdur olan isimlerin yer almadığını kaydeden Mazılıgüney, “Bu uygulamalar 2014 Şubat ayında TÜBİTAK’tan ayrılmış ve yurt dışına çıkmış Yasin Alpen tarafından hazırlanmış. Çalışma şekli biraz daha farklı. Mor Beyin’de bir iframe kodu var, diğerinde ise Google’ın reklam tekniği kullanılmış. 10 tane uygulamanın tespit edilmiş olması 11’incinin olmayacağı anlamına gelmiyor” dedi.


Ortak internet kullanımı ve Carrier-grade NAT (CGN) kayıtlarından oluşan mağduriyetlerin henüz çözülmediğini ifade eden Mazılıgüney, “15 Temmuz darbe girişimine kadar ortak internet kullanımı çok yaygındı. Özellikle askerler arasında da yaygın olan cep telefonlarında wifi hotspot özelliğini açma ve ortak internet kullanımı nedeniyle oluşan mağduriyetler çözülmedi. İkincisi; Carrier-grade NAT (CGN) kayıtlarıdır. Carrier-grade NAT kayıtları nedeniyle ciddi mağduriyetler var. Burada, operatörün ve sunucunun zaman damgasının doğru tutuluyor olması lazım. Verinin çokluğunu, milyonlarca kullanıcı olduğunu düşünürsek bu kaydı tutmak mümkün ama çok büyük bir depolama alanına ihtiyaç var. Carrier-grade NAT kayıt yapıyor ama her alanı kaydetmiyor. Bu sağlıklı olmayan kayıtlar üzerinden ByLock sunucusuna bağlantı talebi yapanlar bildirilsin ve ByLock kullanıcı listeleri oluşturulsun. Bunu sunucudaki verilerle kontrol etmeksizin yaptığınız zaman hatalı sonuç çıkartma ihtimalimiz yüzde 80’dir. Carrier-grade NAT her zaman hatalı kayıt tutar demiyorum ama bunun doğru kayıt tutması için bir takım standartlar var ve operatörlerin bu standartlara uyması lazım. Bunların da bir an evvel temizlenmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi gerekiyor. ‘Mor Beyin’ ve benzeri uygulamaların problemi çözüldükten sonra ortak internet kullanımı ve Carrier-grade NAT kayıtlarındaki problemlere de değinilmesi gerekiyor” diye konuştu.


Mor Beyin tuzağının ortaya çıkartılmasında Levent Mazılıgüney ile birlikte hareket eden Mazılıgüney’in Avukatı Gizay Dulkadir, “Anlamlandıramadığımız bir şeyler vardı. Şahıs hiçbir şekilde ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmiyor, hiçbir tespit değerlendirme tutanağı da gelmiyor ama tahmin ettiğimiz hataların içine de koyamıyoruz. Durum değerlendirmesi için Hakan Erdoğan’ın ofisine gittik, ByLock konusundaki mağduriyetlerden bahsettik. Hakan Erdoğan, ‘Muhteşem bir şey buldum. İnanamayacaksınız ama dosya soruşturma aşamasında. Burada üçümüzün arasında kalacak’ dedi. Büyük ekrana yansıttı ve aşama aşama anlatmaya başladı. Freezy müzik uygulamasından bir ByLock IP’sine yönlendirme yapıldığını tespit ettiğini söyledi. Dosyanın soruşturma aşamasında olması sebebiyle herhangi bir şey yapılmadığını ifade etti. Dosya soruşturma aşamasında ama böyle bir durumun gizli kalmaması gerekiyordu. Listede hala çok büyük hatalar var. Carrier-grade NAT verileri üzerinden böyle bir liste hazırlama yoluna giderek çok fahiş bir hata yaptık. Carrier-grade NAT verileri böyle bir liste hazırlamaya uygun değil. Türkiye’deki operatörler uygun bir şekilde verileri tutmamışlar ve Carrier-grade NAT verileri sağlıklı olarak tutulamamış. Tutulan veriler ciddi manada bir hata payına sahiptir” açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe, ligin son virajına derbi galibiyetiyle girmek istiyor Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’de son haftalarda kaybettiği puanlarla zirvede artan puan farkını kapatmak için Beşiktaş derbisiyle birlikte seriye devam etmek istiyor. Sarı-lacivertliler, ligin son virajına galibiyetle girmenin hesaplarını yapıyor. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 20.00’de Beşiktaş’ı konuk edecek. Sarı-lacivertliler, milli maç için verilen ara öncesi Gaziantep FK’yı mağlup ederken son 5 lig maçında 7 puan kaybetti. Tedesco’nun öğrencileri, taraftarı önünde oynayacağı derbide kazanarak son 6 haftaya şampiyonluk hedefini sürdürmenin hesaplarını yapıyor. Büyük maçlarda 10 puan topladı Fenerbahçe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de ezeli rakipleriyle oynadığı maçlarda başarılı performans sergiledi. Sarı-lacivertliler, Beşiktaş deplasmanında 3-2’lik galibiyet elde ederken, Galatasaray ile sahasında 1-1 berabere kaldı. Kanarya, Trabzonspor ile oynadığı 2 maçta ise 6 puanı hanesine yazdırdı. Fenerbahçe, ligin ilk yarısında evinde 1-0 kazanırken, deplasmanda 3-2’lik skorla galibiyete ulaştı. Sarı-lacivertliler, Turkcell Süper Kupa finalinde de sarı-kırmızılılara karşı 2-0 kazanarak kupayı müzesine götürdü. Son maçlarda kalesini gole kapatamıyor Sarı-lacivertliler, ligde oynadığı son 7 maçta kalesini gole kapatamadı. Bu süreçte 6 maçta gol sevinci yaşayan Fenerbahçe, 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Bu maçların 6’sında kaleyi Ederson korurken, 1 maçta Mert Günok görev aldı. Kanarya, bu sezon ligde oynadığı 27 karşılaşmanın 8’inde rakiplerine gol izni vermedi. Son olarak ligin 20. haftasında Kocaelispor deplasmanında gol yemedi. Tek eksik Alvarez Fenerbahçe’de milli maç arası döneminde sakat oyuncuların tedavisinde sona gelindi. Nelson Semedo ile Milan Skriniar da takımla çalışmalara başladı. İki oyuncunun da derbide kadroda olması bekleniyor. Takımda tek eksik olarak operasyon geçiren ve tedavisi süren Edson Alvarez bulunuyor. 6 futbolcu kart sınırında Fenerbahçe’de derbi öncesinde Kerem Aktürkoğlu, Nelson Semedo, Anthony Musaba, Archie Brown, Mert Müldür ve Matteo Guendouzi, sarı kart ceza sınırında yer alıyor. Bu futbolcular yarınki karşılaşmada sarı kart görmeleri halinde gelecek hafta oynanacak Kayserispor maçında forma giyemeyecek.
Erzurum Denetimli serbestlik kapsamındaki 16 katılımcı, Atatürk Üniversitesinde Gastronomi ve mutfak sanatları eğitimi alacak Atatürk Üniversitesi, toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda önemli bir projeye daha ev sahipliği yapıyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Ticaret Borsası ve Atatürk Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen "Gastronomi ve Mutfak Sanatları Eğitimi Programı", denetimli serbestlik statüsünde bulunan bireylerin mesleki becerilerini geliştirmeyi ve topluma kazandırılmalarını amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATASEM) tarafından yürütülen ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen projenin açılış programı; Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk ile akademisyenler, öğrenciler ve kursiyerlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Dört hafta sürecek olan eğitim programı kapsamında, denetimli serbestlik statüsünde bulunan 16 katılımcıya teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı mutfak eğitimi verilecek. Eğitimler, Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim elemanları Öğr. Gör. Burak Başar ve Öğr. Gör. Ferhat Boztoprak tarafından, uygulama mutfakları ile merkezi yemekhane alanlarında gerçekleştirilecek. Program sonunda katılımcılara sertifika verilerek, Erzurum’daki lokanta ve catering işletmelerinde istihdam edilmeleri hedefleniyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sosyal Yaşama Dokunan Bu Tür Projeleri Son Derece Kıymetli Buluyoruz" Açılış programında değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan kurumlar olduğunu vurguladı. Hacımüftüoğlu: "Toplumun farklı kesimlerine dokunan, onların yeniden üretken bireyler olarak sosyal hayata katılmalarını sağlayan bu tür projeleri son derece kıymetli buluyoruz. Denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerimizin meslek edinmeleri, özgüven kazanmaları ve ekonomik hayata katılmaları, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli kazanımlar sağlayacaktır. Atatürk Üniversitesi olarak paydaş kurumlarımızla birlikte bu tür sosyal sorumluluk projelerini desteklemeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Projenin, katılımcıların mesleki yeterliliklerini artırmanın yanı sıra iş gücü piyasasına entegrasyonlarını kolaylaştırması ve girişimcilik kapasitelerini geliştirmesi hedefleniyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve deneyimlerin, katılımcıların kendi iş yerlerini kurmalarına da zemin hazırlaması bekleniyor.
Ağrı Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı Türkiye finallerine yükseldi Kars’ta düzenlenen Okul Sporları Bölge Müsabakaları’nda mücadele eden Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı, sergilediği başarılı performansla Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı. Turnuva boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Ağrı temsilcisi, ilk maçında Hakkari Spor Lisesi’ni 4-0 gibi farklı bir skorla mağlup ederek organizasyona iyi bir başlangıç yaptı. İkinci karşılaşmada ise güçlü rakibi Van Spor Lisesi ile karşılaşan ekip, sahadan 2-1 galip ayrılarak adını Türkiye finallerine yazdırdı. İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, elde edilen başarıdan dolayı öğrencileri ve öğretmenleri tebrik etti. Genç sporcuların disiplinli çalışmaları ve azimleri sayesinde önemli bir başarıya imza attıklarını belirten Kökrek, "Öğrencilerimizin sporun birleştirici gücüyle elde ettiği bu başarı bizleri son derece gururlandırmıştır. Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımımızın Kars’ta düzenlenen bölge müsabakalarında gösterdiği mücadele, disiplin ve takım ruhu takdire şayandır. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Okul Müdürümüz Kerem Güngör olmak üzere, antrenörlerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Eğitimle birlikte sporun da gençlerimizin gelişiminde önemli bir yer tuttuğuna inanıyoruz. Türkiye finallerinde de aynı azim ve kararlılıkla mücadele edeceklerine yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum."dedi.
Kars Arpaçay’da "Köydes Yatırım Programı" toplantısı yapıldı Arpaçay’da köylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik toplantı düzenlendi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz başkanlığında Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen "Köydes Yatırım Programı Toplantısı"nda, 2026 yılı içerisinde köylere yapılması planlanan yatırımlar ele alındı. Toplantıya İl Genel Meclis Üyeleri Lütfü Çelik ve Erdi Yıldırım ile Birlik Müdürü Erdem Tazegül katıldı. Muhtarlar tarafından iletilen talepler doğrultusunda hazırlanan yatırım programı, tüm yönleriyle değerlendirilerek öncelikli ihtiyaçlar masaya yatırıldı. Toplantıda özellikle köylerin altyapı sorunlarının çözümüne yönelik projeler üzerinde duruldu. İçme suyu, yol yapım ve onarım çalışmaları, kanalizasyon sistemleri ile çevre düzenlemeleri gibi temel hizmetlerin 2026 yılı programında öncelikli olarak yer alması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mevcut hizmetlerin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla yapılacak çalışmalar da gündeme geldi. Kaymakam Akköz, köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının hızlı ve etkin bir şekilde karşılanmasının önemine dikkat çekerek, kaynakların en verimli şekilde kullanılacağını ifade etti. Köylerin gelişimine katkı sağlayacak projelerin titizlikle planlandığını belirten Akköz, muhtarların taleplerinin sürecin en önemli belirleyicisi olduğunu vurguladı. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona ererken, belirlenen yatırım programının önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesiyle Arpaçay köylerinde önemli hizmetlerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
İstanbul Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor Kanserle mücadelede önleme, erken tanı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın tanıtımı Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapıldı. Tanıtım toplantısında uzmanlar, kanserin yalnızca tıbbi değil toplumsal bir boyutu olduğuna dikkat çekerek, çevresel faktörler, bilinç eksikliği ve toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kanserle mücadeleye bilimsel ve bütüncül katkı sağlamak amacıyla ‘Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı (TKÖAV)’ kuruldu. Kurucu başkanlığını Prof. Dr. Berrin Pehlivan’ın üstlendiği vakfın tanıtımı, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıyla gerçekleştirildi. Vakıf, kanserin önlenmesi, erken tanının yaygınlaştırılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefliyor. Vakfın tanıtım toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Şengül Karslı, TKÖAV Kurucusu Prof. Dr. Berrin Pehlivan, TKÖAV Mütevelli Heyet Başkanı ve Üyesi Prof. Dr. Türker Kılıç, BAU Mütevelli Heyeti üyesi Saygın Şenel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç ve tiyatro oyuncusu Mert Fırat katıldı. Prof. Dr. Berrin Pehlivan: "Kanser örgütlü mücadeleden korkuyor" "Onkoloji, hayatımın merkezine yerleşti. Bunun ilk nedeni, en çok emek verdiğim alan olması" diyen Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "İkinci nedeni ise en çok yaşadığım alan olması. Çünkü ailemde, sevdiklerimde ve çevremde kanserle ilgili yaşananlar, bu hastalığın yalnızca bir meslek olarak kalmasına izin vermedi; neredeyse hayatımın tamamı haline geldi" dedi. Prof. Dr. Pehlivan, "Bu nedenle kansere bir radyasyon onkoloğu, bir akademisyen, bir hasta yakını ve bir insan olarak pek çok açıdan bakmak durumunda kaldım. Öğrendiklerim ise oldukça çarpıcıydı. İlki; kanser aslında yalnızca bir hastalık değil, bir fenomen. İkincisi; sadece hastayı değil, çevresini de derinden etkiliyor. Son olarak ve belki de en önemlisi kanser, örgütlü mücadeleden çok korkuyor. Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı, bilimin ve insan hikâyelerinin kesiştiği bir noktada doğdu. Çünkü biz kanserin yalnızca bir hastalık olmadığını gördük. Bir aileyi, bir çocuğu, bir hayatı kökten değiştiren derin bir süreç olduğunu yaşayarak öğrendik" diye konuştu. Kanserle mücadelenin yalnızca tedaviyle kazanılmayacağını belirten Prof. Dr. Pehlivan, "Önleme, farkındalık, erken tanı ve bilinç bu mücadelenin en kritik unsurlarıdır. Doğru bilginin doğru zamanda ve doğru şekilde verilmesi bir hayatı değiştirebilir" dedi. Prof. Dr. Türker Kılıç: "Kanser önemli bir halk sağlığı problemi" Her gün yaklaşık 650 kişinin kanser tanısı aldığını belirten Prof. Dr. Türker Kılıç ise şunları söyledi: "350 kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de her yıl her 100 bin kişiden yaklaşık 220’sine kanser tanısı konuluyor. Bu yönüyle kanser, önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkıyor. Kanser yalnızca tanı alan kişiyi değil, çevresini de etkileyen bir hastalık. Bu nedenle ben de bir beyin cerrahı olarak kanserle mücadele eden grubun içindeyim. Akademi tarafında uzun yıllardır edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: Her akademisyenin kendi alanında gelişmenin yanı sıra bir enstitü kurma hedefi olmalı ve bu yapıyı bir vakıf aracılığıyla desteklemelidir. Bu düşünceyi her platformda dile getirdim. Berrin Hocamız da bu çağrıya kulak vererek bu vakfın kurulmasına öncülük etti." Dr. Özlem Koç: "Mücadele yalnızca tıbbi değil, toplumsal" Dr. Özlem Koç, "Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın ilk resmi etkinliğinde yer almaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bu vakfın bilimi ve insan hayatını odağına alan güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu düşünüyorum. Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir konu olmadığını, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturma süreci olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. "Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve farkındalık son derece önemli" diyen Koç, sözlerini "Ancak bunun yanında toplumsal dayanışmanın da güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim, toplumu geliştiren en büyük güçtür ve biz de bu bilinçle hareket ediyoruz" şeklinde sonlandırdı. Prof. Dr. Esra Hatipoğlu: "Önleme vurgusu daha da güçlenmeli" Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da, "Bugün önemli bir vakfın açılışına tanıklık ediyoruz. Özellikle ‘önleme’ kavramının altının daha güçlü çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü son dönemde bu hastalıkla ilgili çok daha fazla örnekle karşılaşıyoruz. Kanserle mücadele eden bireyler ve yakınları çoğu zaman tıbbi destekten çok, sosyal yaşamlarını sürdürebilmek ve kendilerini iyi hissedebilmek adına destek arıyor. Bu nedenle erken tanının yanı sıra önleme konusunun da daha fazla vurgulanması gerekiyor. Bu mücadelenin ancak bütüncül bir yaklaşımla ve toplumsal iş birliğiyle yürütülebileceğine inanıyorum" dedi. Mert Fırat: "Farkındalık ve önleme hayati önem taşıyor" Kanserle ilgili Türkiye’de atılan her adımın son derece önemli olduğuna dikkat çeken Mert Fırat, "Her gün yaklaşık 350 kişiyi bu hastalık nedeniyle kaybettiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz. Çevresel faktörlerden beslenmeye kadar pek çok unsur kanser riskini artırıyor. Bu nedenle farkındalık oluşturmak, araştırma yapmak ve önleyici adımlar atmak büyük önem taşıyor" dedi. Fırat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Türkiye’nin bu alanda önemli bir birikimi var. Bu vakfın önlenebilir vakaların azaltılması ve mevcut vakaların daha etkili yöntemlerle ele alınması konusunda önemli çalışmalara öncülük edeceğine inanıyorum."