SAĞLIK - 16 Temmuz 2020 Perşembe 12:01

KBB Uzmanı Prof. Dr. Fuat Tosun’un "Endoskopik Sinüs ve Kafa Tabanı Cerrahi Atlası" piyasaya çıktı

A
A
A
KBB Uzmanı Prof. Dr. Fuat Tosun’un "Endoskopik Sinüs ve Kafa Tabanı Cerrahi Atlası" piyasaya çıktı

Özel 100.

Özel 100. Yıl Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Fuat Tosun’un hazırladığı "Endoskopik Endonazal Sinüs-Kafa Tabanı Cerrahisi Atlası" piyasaya çıktı. Endoskopik sinüs ve kafa tabanı cerrahisine yönelik özel yaklaşımları içeren ve alanında ilk olma özelliği taşıyan atlas, Ankara Nobel Tıp Kitapevlerinden çıktı.


Piyasaya çıkan kitapla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Tosun, ülkemizde endoskopik endonazal cerrahi uygulamalarının ileri bir seviyeye ulaştığını söyledi. Endoskopik endonazal cerrahinin burun boşluklarının, paranazal sinüslerin ve kafa tabanının kronik sinüzit, kist, iyi huylu tümörleri, kanserleri ve ensefalosel gibi hastalıkların tedavisinde önemli bir yöntem olduğunu dile getiren Tosun, bu yöntem sayesinde sağlıklı dokulara en az hasar ile optimum tedavi olanağı sağlandığını aktardı. Prof. Dr. Tosun, sözlerine şöyle devam etti:


"Ameliyatın mantığı, burun içinden küçük kameralarla girilerek görüntünün dışarı aktarılması ve yüz cildinde kesi olmadan ameliyatın burnun doğal boşluklarından girilerek yapılmasına dayanmaktadır. Endoskopların burun içi ve kafa tabanındaki dar alanları çok iyi aydınlatması, görüntüyü çok iyi bir çözünürlükle büyüterek monitora aktarması ve kolay manevra kabiliyeti ile açılı kısımlardaki saklı koridorları kolayca göz önüne getirmesi bu yöntemin cerrahi aşamasında sağladığı kolaylıklar arasındadır. Burun boşluklarının arka tarafında ve kafa tabanında endoskopik cerrahinin sağladığı görüş açısı, açık cerrahi yaklaşımlara göre çok daha iyidir. Ayrıca endoskopik endonazal cerrahi ile yüzde cilt ve kemik kesilerine gerek kalmadan hastalık giderilebildiğinden hastanede kalma ve iyileşme süresi de kısa olmaktadır. Endoskopik endonazal cerrahi yaklaşımları, açık cerrahi tekniklere göre fizyolojiye çok daha uygundur. Bu özellikleri ile endoskopik endonazal cerrahi, KBB uzmanları için önemli bir uygulama haline gelmiştir."


Türkiye’de endoskopik endonazal cerrahi uygulamalarının ileri bir seviyeye olduğuna vurgu yapan Fuat Tosun, "Endoskopik endonazal cerrahinin daha çok sayıda kulak burun boğaz ve beyin cerrahi uzmanı tarafından öğrenilmesi ve uygulanabilmesi için ulusal düzeydeki konferans, panel ve kurs şeklindeki faaliyetler devam etmektedir. Diğer taraftan fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi, özellikle de ileri endoskopik endonazal cerrahi ve endoskopik kafa tabanı cerrahisi konularında pratik olarak cerrahi basamaklara odaklanmış temel bir başvuru eseri bulunmamaktadır. Bu alandaki boşluğu doldurabilme beklentisi ile Endoskopik Endonazal Sinüs-Kafa Tabanı Cerrahisi Atlası çıkarıldı. Kitap teorik bilgi detayına girmeden diseksiyon görüntüleri eşliğinde okuyucunun tek tek cerrahi basamakları takip edebilmesini amaçlamaktadır. Kitapta diseksiyon resimleri üzerindeki kritik noktaları tek tek işaretleyerek, ilgili anatomiye kolayca hakim olunmasını hedefledim. Ayrıca okuyucunun ameliyat tekniklerini ardışık olarak takip edebilmesi için atlastaki her teknikle ilgili bir video içeren DVD eklendi. Bu hali ile sunulan atlasın endoskopik endonazal sinüs ve kafa tabanı cerrahisi teknikleri konusunda önemli bir boşluğu doldurması beklenmektedir" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.