- 27 Ağustos 2021 Cuma 16:28

Ankara’da tartışmalara sebep olan aslanlı hayvanat bahçesinin işletmecisi yapılan haberleri yalanladı

A
A
A
Ankara’da tartışmalara sebep olan aslanlı hayvanat bahçesinin işletmecisi yapılan haberleri yalanladı

Ankara’da tartışmalara sebep olan 12 aslanın yer aldığı hayvanat bahçesinin işletmecisi Ahmet Zeki Öner, iddiaların hepsinin işletmelerine atılan bir iftira olduğunu, yan komşularından başka rahatsız olan kimsenin olmadığını ve işletmeleri hakkında çıkan haberlerin ticari ve kişisel hırslar yüzünden yapıldığını söyledi.

Ankara’da tartışmalara sebep olan 12 aslanın yer aldığı hayvanat bahçesinin işletmecisi Ahmet Zeki Öner, iddiaların hepsinin işletmelerine atılan bir iftira olduğunu, yan komşularından başka rahatsız olan kimsenin olmadığını ve işletmeleri hakkında çıkan haberlerin ticari ve kişisel hırslar yüzünden yapıldığını söyledi.


Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde geçtiğimiz aylarda üçü yetişkin 12 aslana ev sahipliği yapan Berkem Aslan Parkour mini hayvanat bahçesi hayata geçirildi. Ziyaretçilerin minik aslanları evcil bir hayvan gibi sevebilme imkanı bulduğu aslan parkı, açılışından bu yana tartışmalara neden oldu. İşletme sahibi Ahmet Zeki Öner, mini hayvanat bahçesine komşu olan Yılmaz Kıbrıs’ın iddialarının yer aldığı haberler üzerine İHA’ya konuştu. İşletme sahibi Öner, iddiaların hepsinin işletmelerine atılan bir iftira olduğunu belirterek, yan komşularından başka rahatsız olan kimsenin olmadığını söyledi. Öner, yan komşularının iddiaları üzerine hem maddi hem de manevi tazminat davası açtıklarını dile getirdi. İşletmeleri hakkında çıkan haberlerin hiçbir rahatsızlık olmamasına karşın ticari ve kişisel hırslar yüzünden yapıldığını belirten Öner, işletmeden şikayetçi olan komşularının televizyonlara çıkararak meşhur olmaya çalıştığını savundu.



“Yan komşumuzdan başka kimseden bir şikayet almadık, almıyoruz”


Ahmet Zeki Öner, işletmeleri hakkında çıkan haberlere ilişkin şunları söyledi:


“İşletmemize atılmış bir iftira bunların hepsi. Ne bir koku var ne bir ses var. Yan komşumuzdan başka rahatsız olan hiç kimse yok. Onun da başka emelleri, istekleri var galiba. O yüzden bu haberler yapılıyor. İmza toplasa bir tek kendisi atar, bir de çalışanları atar. Başka kimseden bir şikayet almadık, almıyoruz.”



“Hem maddi hem manevi tazminat davamızı açıyoruz”


Hukuki yollara başvurup başvurmadıkları sorusu üzerine Öner, “Tabii ki bugün avukatımız gerekli başvuruları yapacak. Hem maddi hem manevi tazminat davamızı açıyoruz bugün” dedi.


Yaklaşık 5 senedir bulundukları yerde olduklarını dile getiren Öner, “Burada yoğunlukla düğün salonlarının olduğu bir bölgedeyiz. Yan komşumuz ilk başta biz burayı açarken müzik sesinden rahatsız olduğunu söyledi. Sırf o rahatsız olmasın diye burayı kimseye rahatsızlık vermemek için böyle bir işletme açmaya karar verdik. Şu anda da hiçbir rahatsızlık yok aslında ama ticari ve kişisel hırslar yüzünden bu haberler yapılıyor” diye konuştu.


Başka bir komşunun rahatsız olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Öner, “Kesinlikle yok. İsterseniz gidebiliriz. Öbür yanımızda Sema hanım var. Kendisi geldi ilk başta bize birkaç rahatsızlığını bildirdi. Biz de hemen onları giderdik. Bu amcamızdan da böyle bir şey beklerdik ama onun yerine televizyonlarda kendini meşhur etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanlığı, belediyeler ile Tarım ve Orman Bakanlığı dahil her yerden işletmesini denetime geldiklerini söyleyen Öner, “Denetim yaptılar. Hiçbir kusur bulmadılar, hiçbir eksik bulmadılar. Hem hayvanların sağlığı hem hijyenimiz hem etrafa verdiğimiz hiçbir zarar yok. Hiçbir eksiğimiz yok. Eksik bir şeyimiz yok. Her şeyimiz tam” dedi.


Yasadışı hiçbir şeyleri olmadığını ifade eden Öner, herkesin gözü önünde olan bir işletme olduklarına dikkati çekti. Aslanların doğası gereği 20 saat uyuyan hayvanlar olduğunu aktaran Öner, “İsteyenler internetten girip bakabilir. Şu anda da uyuyorlar zaten. Bunlar günde ya bir kere ya da iki kere kükrüyorlar. Akşamüstü ve sabaha karşı. Bu kükremeler de çok etrafa gürültü verecek, çok rahatsız edecek bir ses de değil. Sadece bir dakika süren bir kükreme sesi” diye konuştu.



“Aslanların buradan kaçma imkanları yok”


Aslanların kaldığı kafeste alınan tedbirler hakkında bilgi veren Öner, “Dünya standartlarında bu çitleri 4 metre olarak belirlemişler. Biz 6 buçuk metre yaptık. Yani her şeyi iki kat önlem alarak yaptık. Buradan kaçma imkanları yok. Öyle bir imkan yok” dedi.


Etrafında apartman veya çok katlı daireler olmayan mini hayvanat bahçesinin işletmecisi 43 yaşındaki Öner, “Şimdi haberlerde tüm İncek Mahallesi rahatsız oldu diye haberler çıkıyor. Böyle bir şey yok. Sadece bir tane komşumuz rahatsız. Onun da dediğim gibi farklı ticari kaygı ve hırsları var” dedi.



“Hiçbir ses duymuyorum bütün gün”


Berkem Aslan Parkour’un yan komşusu olan Sema Kıbrıs ise, açıldığı zamanlarda hayvanat bahçesine ilişkin rahatsızlıkları olduğunu dile getirerek, “Bu aşağıda koku ve sinek oldu. Ben işletme sahibi Ahmet Bey ile konuştuktan sonra bütün bu rahatsızlıklarımı giderdi. Şu anda benim herhangi bir şikayetim, problemim yok. Sabaha doğru bir iki dakika aslanların inlemesi oluyor. Onun dışında bir ses duymuyorum. Hiçbir ses duymuyorum bütün gün” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa ’Tarım kenti’ Şanlıurfa yağışa doydu Şanlıurfa’da 2026 yılında etkili olan yağışlar bereket getirdi. Geçtiğimiz yıl kuraklıkla mücadele eden kentte, bu yılın ilk aylarından itibaren etkili olan yağışlar dikkat çekici seviyelere ulaştı. Hububat tarımının önemli kentlerinden biri olan Şanlıurfa’da, bu yıl hiç sulama yapılmaya gerek kalmadan ekimi yapılan buğday, arpa ve mercimek gibi ürünlerin hasadı yapılacak. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, tarlada yağan yağış miktarı ve faydaları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. "Oldukça bereketli bir yıldayız" Öztürkmen, "2026 yıllı bereketli ve bol yağmurlu bir yıl oldu. Geçen yıl yaşadığımız kurak bir yılın ardından 2026 yılı bize çok ümit verdi. Geçtiğimiz yıl normal şartlar altında Ocak ayından Mart ayına kadar yağın yağış miktarı 160 kilogram iken, yağış miktarı bu yıl 300 kilograma yaklaştı. Bizim Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tamamında da aynı ortalama elde edildi. 2025-2026 su yıllı diyoruz. Ekim ayından itibaren ilimize yağan yağmur miktarı 490 milimetre yani geçmiş yılları biz çoktan geçtik, yüzde 25 ile geçtik. Yine aynı şekilde bu yıl, geçen yıl Ocak’tan Mart ayına kadar yağan yağmur miktarını 2 katını elde ettik. Oldukça bereketli bir yıldayız. Çünkü geçen yıl çiftçimiz, yaşanan kurallık nedeniyle büyük sıkıntı yaşadı. Bu kuraklık bütün toplumu da etkiledi. Bu yaşlılar ümit ediyorum, kuru tarım arazilerinde olduğu gibi sulu tarım arazilerinde de yüzümüzü güldürecek" dedi. Suruç Ovası çiftçilerinden Mehmet Dindar Yıldız, geçen yılla göre çok yağışlı, bereketli bir yıl yaşadıklarını belirterek, "Geçtiğimiz yıl kurak, sıkıntılı bir dönem yaşadık. Çok şükür bu yıl Allah’ın bereketi bayağı fazlaydı. Ekinler de baya iyi oldu. Çok şükür bu yıl baraj suyuna gerek kalmadan ekinler büyüdü. Allah’ın rahmet ve bereketi hepimizin gözünü doyurdu" diye konuştu. Meteorolojik verilere göre, 2026 yılının ilk dört ayında metrekareye 490 kilogram yağış düştü. Uzmanlar, bu yağış miktarı ile tarımsal üretimde yüksek rekolte beklendiğini bildirdi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımızda insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamalarında firmaların kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazılarının da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.