KÜLTÜR SANAT - 08 Ekim 2022 Cumartesi 13:12

Türk Kültürü farkındalık Projesi TÜRKDES Ankara’da tanıtıldı

A
A
A
Türk Kültürü farkındalık Projesi TÜRKDES Ankara’da tanıtıldı

Türk devletlerinde eğitim gören öğrencilere Türk kültürü ve evrensel değerleri hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan "Türk Devletlerinde Etnopedagojik Eğitim Sistemi (TÜRKDES)" projesi Ankara’da düzenlenen konferansla tanıtıldı.

Türk devletlerinde eğitim gören öğrencilere Türk kültürü ve evrensel değerleri hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan "Türk Devletlerinde Etnopedagojik Eğitim Sistemi (TÜRKDES)" projesi Ankara’da düzenlenen konferansla tanıtıldı.


Türk devletlerinde eğitim gören, okul öncesinden liseye kadar tüm öğrencilerin, ortak bir müfredatla Türk dünyasını daha yakından tanımasını hedefleyen TÜRKDES projesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) binasında düzenlenen konferansla tanıtıldı. TÜRKDES üyesi olan ülkelerde ortak bir diploma programı oluşturarak Türk Kültürü ve evrensel değerleri hakkında farkındalık oluşması amaçlanan proje; ATAMDER, TÜRKSOY, Yunus Emre Vakfı ve Özbekistan Türkiye Büyükelçiliği iş birliği ile düzenlendi. Konferansa İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumlarla İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Türköz, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Bilal Çakıcı, Yunus Emre Enstitüsü Yönetim Kurulu Başka Yardımcısı Abdullah Kutalmış Yalçının yanı sıra pek çok yazar katıldı.


İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumlarla İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Türköz yaptığı konuşmada, dilde, fikirde, birlik olmazsa ülkünüzü hayta geçirmenizin mümkün olmayacağını vurgulayarak, “Türkiye çok büyük bir medeniyet coğrafyasında hüküm sürmüş ciddi tarihi kökleri olan bir ülke. Bu köklere de sahip çıkmazsanız kültür alanında verilen savaşı da kaybedersiniz. Malum konvansiyonel savaş çok kalmadı dünyada 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonra ufak çatışmalar oluyor ama asıl savaş kültür alanında veriliyor” dedi.


Türk devletleri arasındaki ilk iş birliği teşkilatı olarak yaşanan gelişmeleri sonra derece memnuniyetle karşıladıklarını belirten TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Bilal Çakıcı, “Bizi biz yapan değerler çok önemli bir işin başlaması için. Ortak değerlerimiz var eğer bu ortak değerler unutulmazsa biz tekrar diriliriz. Biliyorsunuz Manas’ımız varsa, Korkut atamız varsa, Köroğlu’muz varsa, ortak hikayelerimiz varsa bir ölsek bin diriliriz. Bunda hiç korkacak bir şey yok. Bizim beraberliğimiz gerçekten beraberlik üzerine bir beraberlik. Siyasi değil, menfaate dayalı değil” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce Valisinden sürücülere: "Vatandaşına tuzak kuran bir bakış açımız yok" Düzce Valisi Mehmet Makas, Ramazan Bayramı tatili süresince kent genelinde bin 551 personelin görev yapacağını belirterek, denetimlerde vatandaşlara ceza yazmaktan ziyade rehberlik etmeyi amaçladıklarını bildirdi. Vali Mehmet Makas, bayram tedbirlerine ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliği için emniyet, jandarma ve sahil güvenlik unsurlarının sahada yoğun mesai harcadığını ifade etti. İl genelindeki 38 asayiş ve 28 trafik kontrol noktasında uygulamaların aralıksız sürdüğünü aktaran Makas, "547’si asayiş, 591’i trafik timi olmak üzere toplam bin 367 ekip ile sahadayız. Bin 551 personelimizle vatandaşlarımıza hizmet vereceğiz" bilgisini paylaştı. "Vatandaşına tuzak kuran bir bakış açımız yok" Okulların ara tatile girmesiyle trafik yoğunluğunun daha geniş bir zamana yayıldığını, arife günü itibarıyla aşırı bir yoğunluk gözlemlemediklerini belirten Makas, kentte şu ana kadar büyük bir kaza yaşanmadığını kaydetti. Tatil dönüşünde trafik yükünün artmasını beklediklerini ancak buna karşı tüm önlemleri aldıklarını vurgulayan Makas, şunları kaydetti: "Bizim yaklaşımımız ceza yazan bir mekanizma olmak değil, vatandaşımıza rehberlik eden bir anlayışla hareket etmektir. Vatandaşına tuzak kuran bir bakış açımız yok. ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla hareket ediyoruz." Makas, tüm vatandaşların bayramı huzur içerisinde geçirmesini temenni ederek, kazasız bir tatil süreci için trafik kurallarına uyulması çağrısında bulundu.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ziyaret etti Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ve Ankara’daki Taceddin Sultan Dergâhı’nı ziyaret etti. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun Taceddin Sultan Dergâhı’ndaki kabrini ziyaret etti. Türkiye’de Ramazan’ın huzur içinde geçirildiğini ancak birçok İslam coğrafyasında durumun çok farklı olduğunu belirten Destici, Doğu Türkistan’da Müslümanların esaret altında, Filistin ve Gazze’de ise yıkıntılar ve çadırlar içinde Ramazan’ı geçirdiğini söyledi. Destici, Suriye, Irak, Yemen, Somali ve daha birçok bölgede Ramazan’ın kan ve gözyaşıyla geçtiğini belirtti. Destici, ABD, İsrail ve emperyalist güçlerin saldırılarına dikkat çektiği açıklamasında tüm mazlum coğrafyaların kurtuluşa ermesi temennisinde bulundu. Bayram öncesinde vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Destici, trafik kazalarının her bayram büyük acılara yol açtığını hatırlattı. Sürücülerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Destici, hız yapılmaması, emniyet kemeri takılması ve alkollü araç kullanılmaması konusunda hassasiyet çağrısı yaptı. "Mazlumların yanında bir liderdi" Muhsin Yazıcıoğlu’nu da anan Destici, onun davasının bugün de dimdik ayakta olduğunu dile getirdi. Yazıcıoğlu’nun hayatını Allah rızasını kazanmak ve millete hizmet etmek üzerine kurduğunu belirten Destici, büyük bedeller ödediğini, 7,5 yıl cezaevinde kaldığını ve bunun 5,5 yılını hücrede geçirdiğini hatırlattı. Yazıcıoğlu’nun sadece Türkiye’de değil, Bosna’dan Çeçenistan’a, Doğu Türkistan’dan Filistin’e kadar geniş bir coğrafyada mazlumların yanında olduğunu belirten Destici, bu nedenle tüm Türk ve İslam dünyasında büyük bir sevgi kazandığını söyledi. "Ecdadın emanetine sahip çıkacağız" Ankara’da bulunmaları vesilesiyle Hacı Bayram Veli ve Taceddin Sultan başta olmak üzere tüm manevi büyükleri rahmetle andıklarını belirten Destici, ecdadın bıraktığı bağımsız vatan mirasını koruyacaklarını söyledi. Konuşmasının sonunda gelecek nesillere bağımsız ve güçlü bir Türkiye bırakacaklarını vurgulayan Destici, Büyük Birlik Partisi camiası başta olmak üzere tüm vatandaşların ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı.
Antalya Antalya’da kadavradan organ bağışı emekli öğretmene bayram sevinci yaşattı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kadavradan böbrek nakli yapılan emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıl süren bekleyişin ardından sağlığına kavuştu. Yeğenoğlu, "Bu Allah’ın bir lütfu. Herkese organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum" diyerek yaşadığı mutluluğu paylaştı. Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıldır mücadele ettiği böbrek yetmezliği hastalığından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil ile kurtuldu. Yaklaşık 9 yıldır organ nakli bekleme listesinde bulunan Yeğenoğlu’na Ramazan Bayramı öncesinde uygun kadavradan böbrek bulundu. Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Yeğenoğlu, Ramazan Bayramı öncesi gelen nakille bayram sevincini ikiye katladı. "10 yıldır nakil bekliyordum" Organ nakli sürecini paylaşan Yeğenoğlu, "Kadavradan nakil oldum ve şu anda taburcu oldum. Sıhhat, sağlığım iyi. Bu sıhhat sağlığımın iyiliğinde emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Ben 10 yıldır nakil bekliyordum, diyalize giriyordum. Diyaliz kolay bir şey değil. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniyim. Şimdi ben önce böbreğini bana veren kardeşimin ahirete intikal ettiğini biliyorum. O aileye büyük bir sabır diliyorum. İnşallah böbreğini veren kardeşim de ahirette bunun sevabını bol bol alacak. Çünkü bir cana can kattı. Hayatta en güzel şey bu" dedi. "Organ nakli caiz" Organ naklinin caiz olduğunun altını çizen Yeğenoğlu, "Organ nakli yapılıyor, caiz. Çünkü insan vefat ettiği zaman ruh Allah’a gidiyor. Beden çürüyor toprakta. Onun için insanlarımız biraz korku içerisindeler. Hiç korkuya gerek yok. Rahat rahat organlarını bağışlayabilirler. Vatandaş zannediyor ki organlarımı ölmeden alıyorlar. Hayır, öyle bir şey yok. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra bütün doktorlarımız bunun üzerinde duruyorlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra artık organ nakli yapılıyor. Kadavra bu şekilde yapılıyor. Onun için korkuya gerek yok" diye konuştu. "Yeniden doğdum" Nakil sonrası adeta yeniden doğduğuna vurgu yapan Yeğenoğlu, "Bir cana can katmak kadar hayatta en sevimli olan nedir ki acaba? Değil mi? Bir insana en büyük iyiliklerin iyiliği yani. Ben bundan dolayı kardeşlerime, ülkemizdeki bütün vatandaşlara hiç çekinmeden, rahatlıkla sıkıntıda olan kardeşlerine yardım edebilmeleri için organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biz 10 yıldır böbrek bekliyorduk. Şimdi ben yeniden doğdum. Yeniden bir hayata kavuştum. Dünyada en büyük iyilik bu. Çekinmeden kardeşlerimiz rahatlıkla organ nakli yapabilirler. Zaten hocalarımız bunu televizyonlarda anlatıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde, vaazlarında organ bağışının caiz olduğunu ve iyi bir şey olduğunu, cana can kattığını, yeniden bir hayata kavuşturduklarını kürsülerde söylüyorlar. Vatandaşımızı bilgilendirmeye çalışıyorlar" dedi. "Yaşantım sınırlıydı" Organ nakli öncesinde yaşantısının sınırlı olduğunu söyleyen Yeğenoğlu, "Yaşantımız sınırlıydı. Ama şimdi biraz daha rahatlayacağız. Çok diyet yapıyordum, yemem içmem azdı. Tuzsuz yiyorduk. Şimdi daha rahat hareket edeceğim. İnsanlarla daha iyi bir diyalog kuracağım. İç içe olacağız. Bu şekilde dediğim gibi ikinci bir hayatım olmaya başladı. Çok memnunum, çok huzurluyum. Allah razı olsun hepinizden" şeklinde konuştu. "Büyük bir bayram hediyesi oldu" Bağışlanan böbreğin kendisi için büyük bir bayram hediyesi olduğuna değinen Yeğenoğlu, "Ben diyorum ki bu Allah’ın bir lütfu. Allah’ın bana verdiği bir lütuf, bereket. Onun için bütün kardeşlerime organ naklinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. Bundan büyük mutluluk olmaz diyorum. Korkmasınlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hocalarımız karar veriyor. Öyle halkın anlattığı efsanelere bakmayalım. Gerçekten bu benim için büyük bir bayram hediyesi oldu. Şimdi böbreği bana nasip olan kardeşimi bilmiyorum, görmedim, tanımadım ama bana bir hayat verdi. Bundan daha büyük sevap olur mu? Onun için insanlarımız dünyada sevap kazanmak istiyorsa, kendisinden sonraki insanlara faydalı olmak ve onun da sevabını kazanmak istiyorlarsa lütfen organlarını bağışlasınlar" ifadelerini kullandı.